Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvuran sanık istinaf talepli dilekçesinde, dosyayı temyiz etmek istediğini, gereğinin yapılmasını talep ettiğini bildirmiş olmakla,
Başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Kabule göre CMK 325 maddesi uyarınca yargılama giderlerinin sanığa yüklenmesi yerine hazine üzerinde bırakılmasına karar verildiği, TCK 57/1 maddesine göre koruma ve tedavi altına alınmasına ilişkin karar kurulması yerine yazılı şekilde hüküm kurulduğu,
Akıl hastalığı nedeniyle kusur yeteneği bulunmayan sanığa CMK 150/2 maddesi uyarınca müdafii atanmış ise de, Baro tarafından görevlendirilen avukatın sadece birinci oturum duruşmaya katıldığı, sanığın CMK 191, 147. maddeleri uyarınca yöntemine uygun olarak müdafii huzurunda savunması tespit edilip yükletilen suça ilişkin tüm kanıtlar gösterilip tartışıldıktan sonra suçun kanıtlanması halinde TCK 32/1, 57 maddeleri uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunması, kanıt bulunmaması ve suçu işlediğinin ispatlanamaması halinde ise beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden savunma hakkı ihlal edilerek müdafiisiz olarak alınan savunma ile yetinilerek ceza verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulması,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden, CMK'nın 289/1-e-g-h, 280/1-d maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK.284/1 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 17/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)