Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
Katılan vekili soruşturma aşamasında idarenin sanığa kaçak kullanım bedelini de bildirmek suretiyle ödemesi için ihtarda bulunmuş olması karşısında mahkemenin kovuşturma aşamasında yapılan ödemesi soruşturma aşamasında yapılmış olarak kabul edip verdiği kararın yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak sanığın cezalandırılmasına ve katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesini talep etmiştir.
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçilmiştir.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 19/06/2017 tarih 2017/22929 esas sayılı iddianamesi ile mahkememize açılan kamu davasında, "şüphelinin hadise tarihinde tutanaklarda belirtilen tarihli ve adreste su sayacı sökük olmasına rağmen idareye ait tapalı branşmanı açıp dahili tesisat arasına bağlantı yapmak sureti ile kaçak su konutunda kullandığı; Bu şekilde, atılı suçu işlediği soruşturma evrakından anlaşılmakla" eylemine uyan TCK'nın 163/3 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi istemi ile kamu davası açıldığı anlaşılmaktadır.
6352 Sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçlarında 5237 Sayılı TCK'nın 163/3. ve 168/5. maddelerine göre soruşturma aşamasında Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararı bilirkişiye hesaplattırılıp, sanığa miktar da belirtilip usulüne uygun süre verilmek suretiyle "bilirkişinin hesapladığı kurumun cezasız ve vergisiz gerçek zararını soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi durumunda hakkında kamu davası açılmayacağına" dair bildirimde bulunulması gerektiği ve bildirim sonrası verilen sürede kurumun gerçek zararının soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin edilmesi halinde bu bir dava şartı olduğundan TCK'nın 168/5. maddesine göre kamu davasının açılamayacağı ve eğer soruşturma aşamasında bu ihtar işlemi yapılmamış olmasına rağmen sanık tarafından kovuşturma aşamasında katılan kurumun zararının tamamen karşılanması halinde bu ödemenin soruşturma aşamasında yapılmış gibi kabul edilerek sanık hakkında CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekeceği, nazara alınarak belirtilen şekilde işlem yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması karşısında;
Mahkemece yapılan yargılama sonucuna göre: sanığın oturmuş olduğu 1011 sokak N.26/2 Bornova adresinde İzmir Su ve Kanalizasyon İdaresi görevlileri tarafından yapılan denetimde 11236791 numaralı abonelik kaydı olan sanığın borcundan dolayı sayacının sökülmüş olmasına rağmen, branjman tapasının sökülüp tesisat arasına bağlantı yapılmak sureti ile kaçak su kullanıldığı tespit edildiği, söz konusu kaçak bağlantının sanığın bu tarihte bu dairede oturuyor olması nedeni ile sanık tarafından bu bağlantının yapılıp kaçak kullandığı tespit edilmesine rağmen sanığın suç tarihinde tahakkuk ettirilen kaçak su bedelini ödediği, 5237 Sayılı TCK'nun 168/5 maddesi gereğince kamu davası açılmadan önce zararın giderilmesi halinde kamu davasının açılamayacağı yönündeki düzenleme de nazara alındığında sanığın müşteki kurumun zararını tamamen soruşturma aşamasında ödeme için ihtarat yapılmamış olması nedeni ile yargılama aşamasında yapılan ödemenin soruşturma aşamasında yapıldığı kabul edilerek hakkında açılan kamu davasının düşürülmesine ilişkin hüküm tesisinde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmakla;
Mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu,
İstinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN CMK 280/1-a MADDESİ UYARINCA ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, Kararın istinaf edene mahkemesince tebliğine,
CMK'nın 286/2-h maddesi gereğince kesin olmak üzere, 23.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)