(5237 S. K. m. 110, 149, 150)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunanların istinaf dilekçeleri içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İddianame ile K. E., S. Ş., U. K., Y. E. P., C. G. ve M. D.'un müşteki A. C.'a yönelik olarak TCK 110 maddesinin uygulanmasını gerektirecek biçimde nitelikli olarak hürriyeti tahdit suçunu işledikleri, TCK 109/2, 109/3-b, 110 maddeleri uyarınca cezalandırılmaları gerektiği belirtilerek; K. E. ve S. Ş.'in, K.'a ait hukuki bir alacağın tahsili amacıyla 06/11/2015 ve 08/11/2015 tarihlerinde zincirleme suretle 5 adet ve el yazılı protokol almak suretiyle nitelikli yağma suçunu işledikleri ancak bunun TCK 150/1 yollamasıyla nitelikli tehdit suçunu oluşturduğu ileri sürülerek sanıkların TCK 149/1-c, 150/1 yollamasıyla 106/2-c, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması, sanıklar, Cüneyt, Y. E., M. D. hakkında TCK 39 maddesinin uygulanması suretiyle cezalandırılmalarının talep edildiği, K. E.'in müştekiye karşı zincirleme suretle hakaret suçunu işlediği ileri sürülerek kamu davası açıldığı,
Sanıklardan K. E.'in SEGBİS bağlantı yöntemiyle şeklen savunmasının alındığı ancak buna ilişkin kaydın dosya arasında olmadığı, çözümünün de yapılmadığı; sanıklardan U. K.'ın savunmasının SEGBİS bağlantı yöntemiyle alındığı, bulundukları yer mahkemelerince kimliklerinin tespit edilip savunmalarının usulünce alındığına dair ancak buna ilişkin kaydın dosya arasında olmadığı, Uyap ortamında da rastlanamadığı, sanıkların duruşma sürecinin tümünden sesli ve görüntülü olarak haberdar olup olmadıklarının duruşmanın onlar açısından açık olup olmadığının tespit edilemediği; bu uygulamanın duruşmanın açıklığı yanında savunma hakkını kısıtlar nitelikte olduğu,
Müştekinin katılma talebinde bulunduğu, suçtan doğrudan zarar görme ihtimali nedeniyle bu talebin kabulüne karar verildiği; duruşma sürecinde SEGBİS bağlantı yöntemiyle savunması alınan sanıklarla ilgili açıklamalar dışında duruşmanın usulünce yürütüldüğü, taleplerin karşılandığı, ancak sanık K. müdafinin dilekçeye iş yerinde tutulan ajanda ile ilgili inceleme talebinde bulunmasına karşın bu taleple ilgili olumlu ya da olumsuz herhangi bir karar verilmediği,
Katılan vekilinin istinaf konulu dilekçesiyle müştekinin beyanlarında bahsi geçen ve iddianamede açıklanan hadiselerin tümüyle gerçek olmasına rağmen sanıkların tümünün nitelikli olarak hürriyeti kısıtlama ve zor kullanarak senet vesair evrak imzalatılmış olduğunu, dosyadaki fotoğraflar, kamera kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre bu suçlar sabit olduğu halde sanıkların beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu öne sürerek kararının kaldırılması ve sanıkların cezalandırılmasını talep ettiği görülmektedir,
Dosyanın incelenmesinde katılan tarafından ibraz edilen olay yerinde bulunan güvenlik kamerası kayıtlarıyla ilgili olarak delillerin doğrudan doğruyalığı ilkesi uyarınca mahkemece herhangi bir izlemenin söz konusu olmadığı, soruşturma aşamasında bir kaç fotoğrafın eklendiği kolluk tarafından düzenlenen tutanak dışında herhangi bir incelemenin yapılmadığı, raporun aldırılmadığı, bu kayıtların emanete aldırılmadığı, duruşma sürecinde izlenmedikleri, oysa hürriyeti kısıtlama suçu açısından bu kaydın kanıt olarak kabul edilip edilmemesi hususunda karar verilmesi hali ayrık olmak üzere; kaydın izlenmesinin mutlaka yapılması gerekli bir işlem olduğu, mahkemenin bu kaydı izleyip delil olarak değerlendirmemesinin kovuşturma açısından önemli bir eksiklik olması yanında, savunma hakkını kısıtlayan yönünün de bulunduğu;
Bu nedenlerle savunma hakkını kısıtlar nitelikle bulunan uygulamalar olarak açıklanan hususların; hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması, olarak değerlendirilmiş olması hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunanın istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden CMK'nın 289/1-h, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK 284/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 23.12.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)