(5271 S. K. m. 196, 235) (5237 S. K. m. 142)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan SSÇ müdafiinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
SSÇ müdafii tarafından verilen istinaf talepli dilekçede; müştekiye teşhis yaptırılmadığı, beyanının alınmadığı bildirilmiş ise de; müştekinin soruşturma aşamasındaki ifadesinde, odaya girdiğinde pencereden çıkan bir kişiyi gördüğünü ve teşhis için yeterli zaman ve açıya sahip olmadığını bildirmesi karşısında teşhis yaptırılmasının esasa etkili olmadığı, CMK 235 maddesi uyarınca da beyanının alınmasının zorunluluk arz etmediği,
SSÇ hakkında açılan davanın TCK 142/2-h maddesi kapsamında bulunduğu, cezanın suç tarihinde ve halen kanunda öngörülen alt sınırının 5 yıl hapis cezası olarak düzenlendiği, CMK 196/2 maddesi uyarınca SSÇ'nin savunmasının istinabe yoluyla alınamayacağı gözetilmeden bu şekilde yargılamaya devamla hüküm kurulmak suretiyle,
Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan SSÇ müdafiinin istinaf nedenleri ile CMK'nın 289/1-h, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 23.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)