(5237 S. K. m. 32, 57) (5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 28/05/2015 tarih ve 2015/2230 Esas ve 2015/1975 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere akıl hastalığı nedeniyle kusur yeteneği bulunmadığı saptanan sanığın savunması tespit edilip, yükletilen suça ilişkin tüm kanıtlar gösterilip tartışıldıktan sonra suçun kanıtlanması halinde TCK 32/1 ve 57 maddeleri uyarınca akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunması, kanıt bulunmaması halinde ise beraat kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden usulünce sanığın sorgusu yapılmadan eksik kovuşturma ile ceza verilmesine yer olmadığına ve güvenlik tedbiri uygulanmasına karar verilmesi savunma hakkının kısıtlanmasına neden olduğundan;
Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf nedenleri CMK'nın 289/1-h, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 25.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)