(5237 S. K. m. 31, 35, 116, 119, 142, 143, 151) (5271 S. K. m. 230, 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvuran Cumhuriyet Savcısı istinaf talepli dilekçesinde; olayda Hırsızlık suçuna ilişkin TCK 141/1. Maddesi uygulanması gerektiğini, yerin tarif edilen durumu itibariyle Konut Dokunulmazlığını Bozma suçunun unsurlarının oluşmadığını, ayrıca ne gibi zarar verildiği açıklanmadan Mala Zarar Verme suçundan mahkumiyet kararı verilmiş olduğunu belirterek suça sürüklenen çocuk lehine istinafta bulunduğu anlaşılmıştır.
SSÇ müdafi Av. Ş.K. da; fahiş ceza verildiğini, lehe olan hükümlerin tamamının tatbik edilmediğini, bu sebeplerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep ettiklerini bildirmiştir.
Başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Konut veya İşyeri Dokunulmazlığını Bozma suçuna ilişkin hüküm kurulurken TCK 116/4. Maddesi uyarınca temel ceza belirlenmesi gerektiği halde TCK 116/1. Maddesi olarak yazılmış ise de bu hususun maddi hata olarak değerlendirildiği, yine kabule göre Hırsızlık eyleminin malın hakimiyet sahasına alınmış olmasından sonra polis tarafından şüphe üzerine olayın ortaya çıkarıldığı ve bu nedenle suçun tamamlanmış olmasına rağmen teşebbüs hükümleri uygulanarak eksik cezaya hükmedildiği anlaşılmış ise de aleyhe istinaf bulunmadığı,
Ancak Mala Zarar Verme suçunun kapının bulunduğu yerden alınması dışında ne şekilde oluştuğu açıklanıp bunun gerekçesi ortaya konulmadan mahkumiyet kararı verilmesi, ayrıca söz konusu yerin niteliği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelere göre tam olarak ortaya konulmadan depo mu yoksa konut eklentisi mi olduğu netleştirilip bu husustaki tereddüt giderilmeden ve bunun gerekçesi de ortaya konulmadan bu suç yönünden de mahkumiyet yoluna gidilmiş olduğu, yine kapının bulunduğu yerin niteliği itibariyle eklenti olup olmadığı, bahçe kapısının konumu tespit edilerek bu yöndeki delillere ve sabit kabul edilen olgulara göre karar verilmesi gerektiği halde bu konulardaki tereddütlerin ortadan kaldırılmadan yetersiz gerekçeyle hüküm kurulduğu görülmüş ve bu nedenle;
Hükmün CMK'nın 230 uncu maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan Cumhuriyet savcısının ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf nedenleri uygun görüldüğünden CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 08.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)