(5237 S. K. m. 142) (5271 S. K. m. 230, 280, 284, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvuran katılan vekili istinaf talepli dilekçesinde; söz konusu hattın sanık adına kayıtlı olduğunu, telefonun çalındığı yerin müvekkilinin oğlunun suç tarihi itibariyle eğitim gördüğü kurum olan Çanakkale İmam hatip Ortaokulu olduğunu, sanığın olay tarihinde Çanakkale Bilim Sanat Merkezinde çalıştığını ve imam hatip ortaokulu ile bu merkezin aynı yerleşke içerisinde bulunduğunu, sanığın sim kartını bir başkasına verebilecek kadar güven duyması ve kime verdiğini hatırlamamasının hayatın olağan akışına uygun olmadığını, mahkemece verilen kararın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, sanığın cezalandırılması gerektiğini, bu nedenle beraat hükmünün kaldırılmasını talep ettiklerini bildirmiştir.
Başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Hırsızlık suçundan, iddianamede tarif edilen eyleme göre değerlendirme yapılarak bu suçun işlenmediği veya sübut bulmadığı tespit edilip suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturması halinde eylem değişmediğinden suç vasfının değişmesi ihtimaline göre ek savunma hakkı verilerek sonuca ulaşılabileceği ve bu yönde de mahkemece karar verilebileceği halde suç duyurusunda bulunulmasının usule uygun olmadığı,
Sanığın sim kartını kullanması için birine verdiğini beyan etmesine rağmen bu kişiyi hatırlamamasının normal bir durum olmadığı, dosya incelendiğinde IMEI numarasına göre suça konu telefon cihazının hangi tarih aralığında, hangi hatlarla kullanıldığı tespit edilmesine rağmen ilk kullanım tarihi olan 31/03/2015 tarihinden itibaren belirli bir süreç içerisinde hattın hangi abonelerle görüşme yaptığı, bunların arasında sanığın yakını olabilecek kişiler olup olmadığı, dikkat çeken görüşme sıklığı bulunması halinde en azından bu kişilerin tanık olarak beyanlarına başvurulup görüşmeyi kiminle yaptıklarının sorulmasının gerektiği, bu tespitler yapılmadan soyut, delil yetersizliği gerekçesiyle beraat kararı verildiği anlaşılmış ise de, iddia edilen hususlar, yapılan tespit, savunma içeriği dikkate alınarak suç duyurusunda bulunulduğu da göz önüne alındığında, ilgili dosyada kamu davası açılması halinde aynı eylemle ilgili bağlantı nedeniyle birleştirme müessesesi düşünülerek sonuca ulaşılabileceği mahkemece kurulan hükmünde CMK 230. Maddesi kapsamında gerekçenin yeterli kabul edilmesinin mümkün bulunmadığı, bu nedenle;
Hükmün CMK'nın 230 uncu maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf nedenleri uygun görüldüğünden, CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK 284, 280/1-b maddeleri uyarınca kesin olmak üzere 09.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)