(5237 S. K. m. 31, 142, 143, 168) (5271 S. K. m. 34, 230, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunanın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suça sürüklenen çocuğun, duruşma sürecinde eylemi kabul eder biçimde beyanda bulunduğu, müşteki temsilcisinin olay nedeniyle şikayetçi olmadığını ifade ettiği,
Mahkemece; tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; müştekinin Çiftçi Malları Koruma Meclisi Başkanlığının müdürlüğünü yaptığı, Suç tarihinde suça sürüklenen çocuğun hakkında tefrik kararı verilen M. Y. ile birlikte saati tam olarak tespit edilemeyen bir zaman diliminde Çiftçi Malları Koruma Meclisi Başkanlığına ait kahvehanenin önünde kilitsiz olarak bulunan Kanuni marka motosikleti aldıkları, suça sürüklenen çocuk motosiklet ile gezerken emniyet görevlilerince yakalandığı, suça sürüklenen çocuğun alınan savunmasında suçunu açıkça kabul ettiği, motosikleti çaldığını belirttiği, böylece suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediği, motosikleti nereden aldığını belirterek iadeyi sağladığı, mağdur temsilcisinin motordaki hasarlardan dolayı maddi zarar talebinin de bulunmadığı anlaşılmakla TCK'nun 168/1 maddesi uyarınca cezasından indirim yapıldığı, her ne kadar iddianamede suçun geceleyin işlendiğinden bahisle hakkında TCK'nun 143/1 maddesinin uygulanması talep edilmiş ise de; suça sürüklenen çocuğun savunması dışında olayın saat kaçta olduğuna ilişkin delil bulunmadığı, suça sürüklenen çocuğun gece olduğu beyan ettiği, ancak saat bildiremediği ve mağdur temsilcisinin de hırsızlık olayını görmediği sabah saat:08:00'de öğrendiği nazara alındığında bu haliyle bu durumun suça sürüklenen çocuğun lehine düşünülmesi gerektiği kaaatine varılmakla eylemin gündüz vakti diliminde gerçekleştiğinin kabul edildiği ve TCK'nun 143/1 maddesinin uygulanmadığı,
Suça sürüklenen çocuk hakkında TCK 31/2. maddesine göre, adı geçenin suçun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmiş olduğunu belirten Adli Tıp Kurumu İzmir Şubesinin 09/09/2016 tarihli raporu ile tespit edilen durum karşısında; psikolog M. T. tarafından düzenlenen sosyal inceleme raporuna göre suça sürüklenen çocuğun bilişsel becerilerinin takvim yaşının gerisinde olduğu ve üzerine atılı Hırsızlık eyleminin anlamı ve hukuki sonuçları konusunda bilgi sahibi olduğu, ancak davranışlarını yönlendirme konusunda yetersiz olduğu izleniminin oluştuğunun belirtildiği görülmekle bu durum nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun İstanbul Adli Tıp Kurumuna sevki ile durumunun TCK 31/2. maddesine göre tereddütte yer vermeyecek biçimde belirlenmesi gerektiği halde, bu yolda işlem yapılmamak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması ve hangi nedenle Adli Tıp Kurumu İzmir Şubesinin raporuna itibar edildiğinin açıklanmaması bu hususun gerekçesiz bırakılması suretiyle hüküm kurulması nedeniyle kararın bozulması gerekmekle;
Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunanın talebinin bu nedenlerle kabulü gerekmekle CMK'nın 289/1-h, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK 284/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 09.01.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)