(5237 S. K. m. 6, 37, 116, 119) (6136 S. K. m. 15) (5271 S. K. m. 230, 280, 284, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunanların istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık G. K. 'un olay tarihinde kullandığı 0541 736 40 .. nolu telefon hattının takılı bulunduğu, cihazın incelenmesinden "YENGEM" olarak kayıtlı 0541 521 73 .. nolu telefonla V. K. 'nın aranması, bu şahsın araması ile ilgili kayıtlar ve 04/01/2016 günü saat:17:26'dan başlayarak gönderilen "Ne gerek vardı ki, ölümünü hazırladın, sağol dostluğuna, hakkını helal et" ; "Hakkını helal et gerçekten, gerçek dostluğunu gösterdin, elveda"; "Ölümümde kimse sorumlu değildir." şeklindeki tespit edilen mesaj kayıtlarının V. K. 'nın SEGBİS sistemi ile alındığı belirtilen savunması sırasında bu sanığa açıkça sorulmadığı, V. K. 'nın SEGBİS sistemi ile alındığı belirtilen savunmasına dair kaydın dosya arasında bulunmaması nedeniyle bu hususun sanığa sorulup sorulmadığının da belirli olmadığı, sanığın savunmasının bu suretle kısıtlandığı;
Sanık G. K. 'un kolluk tarafından müdafi huzuruyla alınan savunmasında, olaydan önce kendisinden 2,5 TL para istediği müştekinin kendisine "Siktir git" dediğini, olay günü öncesinde diğer sanığın kendisine müştekiyi kastedip "Sen kendisini bayılt, gerisini ben hallederim." demesi sonrasında müştekinin evini soymaya karar verdiklerini, olay günü saat:14:00 sıralarında binanın bodrumunda karşılaştığı müştekiye bir gün önceki para ve hakaret konusunu hatırlattığında, müştekinin "Senin gibi köpeklere para vermem" şeklinde karşılık verdiğini, su sırada V.'ın telefonunu arayarak "Kadın bana hakaret etti, ben de sinirlendim, ben onu bayıltacağım, sen gel." diyerek telefonu kapattığını, sonrasında kesmekte olduğu odunlardan birini alıp, mağdura sağ omuz kısmına 3 kez vurduğunu, mağdurun elinde bulunan ve yere düşen anahtarı aldığını, V.'ın kendisini telefonundan arayarak kendisine "Tamam mı, ben geliyorum." dediğini, V.'a "Kadına odunla vurup bayılttım, gel" dediğini, sonrasında yanına gelen V.'la birlikte müştekinin dairesinin kapısını açıp içeriye girdiklerini, V.'ın yatak odasına girmek istemesine rağmen kapının kilitli olması nedeniyle bir süre açmaya uğraşıp başaramamaları üzerine, V.'ın omuz ve tekme atarak kapıyı kırdığını, sonrasında birlikte içeri girdiklerini fakat yatak odasında birşey bulamadıklarını, akabinde diğer odaları karıştırdıklarını fakat nakit para ve altın tarzında bir değerli eşya bulamadıklarını, V.'ın bulduğu bir bileziği kontrol edip sahte diyerek yere attığını, bilahare birlikte dışarı çıktıklarını, V.'ın kendisine "Sen Tekirdağ'a evine git" dediğini, onun telkini üzerine terminale gittiği sırada T. G.'i telefondan arayarak, "Ben Nimet ile tartıştım ve bana laf söyledi, ben de kafasına odunla vurdum, bodrumda ben buradan gidiyorum hastaneye götürün" dediğini, daha sonra kendisini polislerin yakaladığını belirttiği; sanık G..'ın Cumhuriyet Savcısı tarafından alınan savunmasında, olayı benzer biçimde açıkladığı, ayrıca V.'ın kendisine 50 TL para verip, "Sen Tekirdağ'a git" dediğini, aldığı parayla terminale gittiği sırada N.'i düştüğü yerden alsın diye T. G.'e haber verdiğini belirttiği, Sulh Ceza Hakimliği tarafından yapılan sorguda benzer açıklamalarda bulunduğu; sanık G. K. 'un duruşma sırasında tanık olarak beyanı alınan T..'in akıllarına düşürmesi suretiyle diğer sanıkla birlikte hırsızlık yapmak amacıyla mağdurun evine girdiklerini, ancak birşey bulamayıp dışarı çıktıkları sırada karşılaştıkları mağdurun kendilerine engel olmaya çalışması üzerine iteklediğini, mağdurun merdivenlerden düştüğünü, V.'ın kendisine verdiği 50 TL'yi aldıktan sonra T..'i arayıp, mağdurun durumunu bildirdiğini, soruşturma aşamasında alınan beyanlara aykırı biçimde ifade ettiği,
Müşteki N. F.'nın Edremit Devlet Hastanesinde alınan 07/01/2016 tarihli beyanında olaydan 1 gün önce kapısını çalan G..'ın "Sana pasta getirdim" demesine rağmen kapıyı açmadığını, G..'ın "2,5 TL para ver," demesine rağmen bunu kabul etmediğini, olay günü tam olarak hatırlamadığı bir saatte oturduğu evin bodrum katına indiğinde sert bir cisimle başına ve omuzuna vurulduğunu hatırladığını fakat kendisine kim ya da kimlerin vurduğunu görmediğini, olaydan 1 gün sonra, oğlu Mustafa'nın evine gidip yaptığı kontrolde 22 Ayar 5 adet altın bilezik, 1 adet Cumhuriyet altını ve 1 adet yarım altın ile yatakların arasında bulunan 350 TL parasının ve içerisinde 0541 204 67 … numaralı hattın takılı olduğu, Samsung GT-E2250 marka …. IMEI numaralı cep telefonunun çalınmış olduğunu tespit ettiklerini, telefon hattının kendi adına kayıtlı olduğunu, olay nedeniyle şikayetçi olduğunu ifade ettiği; duruşma sürecinde de esas itibarıyla çok farklı bir beyanının olmadığı;
V. K. 'nın kullandığı 0541 521 73 .. nolu hat ile, G. K. 'un kullandığı 0541 736 40 36 nolu hattın görüşmelerine ilişkin kayıtlar celp edilmiş, 0541 736 40 .. nolu hattın kayıtlarının istendiği ifade edilmiş ise de gelen kayıtlarda G..'ın kullandığı 0541 736 40 .. nolu hattın görüşme kayıtları geldiğinden bu durum sonuca etkili görülmemiş, 04/01/2016 tarihinde V. ile G..'ın saat:09:18'den itibaren başlayıp, 14:23'e kadar devam eden süreçte birçok kez birbirleriyle arama ve aranma suretiyle görüştükleri, mesaj alış verişinin olduğu, sanık G..'ın kollukta alınan ilk beyanı ile uyumlu olacak şekilde görüşme kayıtlarının bulunduğunun anlaşıldığı,
Tanık T. G.'in kendisini telefonla arayan G..'ın cahillik yaptığını söyleyerek, mağdura bodrum katında ağaç sopayla birkaç kez vurduğunu, bu nedenle bodrumda bulunan mağdurla ilgilenmesini söylemesi üzerine mağduru gördüğünü ifade ettiği ilk beyanı ile uyumlu olarak mağdurenin yaralı vaziyette bulunması ile ilgili süreci açıkladığı;
Sanık V. K. 'nın Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından SEGBİS ortamında hazır edilmesi suretiyle alınan savunmasında, suçlamaları tümüyle inkar ettiği, telefon görüşme kayıtları da dahil olmak üzere dosya arasında bulunan ifade ve kayıtlardan aleyhe olanları kabul etmediğini ifade ettiği, bu savunmasının kayda alınmadığı, çözümlemesinin yapılmadığı, mevcut tutanağa göre durumun değerlendirilmesi gerektiği;
Mahkemece sanık G.. ve V.'ın TCK'nın 37 maddesi anlamında iştirak iradesi, başından itibaren yağma eylemini gerçekleştirmeye yönelik fikir ve eylem birliği içerisinde, müştekinin evine girerek değerli eşyalarını almayı planladıkları, bu çerçevede G..'ın müştekiyi bayıltıp anahtarını aldığı, birlikte evin kapısını açıp ikamete girdikleri, kapalı ve kilitli olan odanın kapısını V.'ın kırmak suretiyle açtığı, evde bulabildikleri para ve cep telefonunu alarak uzaklaştıkları kabul edilerek; sanık V. ile aralarındaki anlaşma ve iş bölümü gereği müştekiyi bayıltmak için bodrum katta kimsenin olmadığı tenha bir zaman diliminde, TCK'nın 6. Maddesi kapsamında eylemi gerçekleştirmeye elverişli ve yeterli silahtan sayılan sopa ile vurmak suretiyle yaraladığı, hatta müştekinin ilk anlatımına göre darbeyi aldığında yere düşerken iki kişinin arkasında olduğunu fark ettiği, hatta "bırakın beni" dediği, ancak yüzlerini net olarak göremediği, G..'ın silahla vurma sırasında yanında V.'ın da olduğunu dile getirdiği, Adli tıp Kurumu Raporuna göre müştekinin hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı, buna göre nitelikli yaralama eyleminden cezalandırılmalarının gerektiği, elinde bulunan anahtar alınarak ikametine girildiği, böylelikle haksız şekilde konuta girildiğinden konut dokunulmazlığının ihlal edildiği ve cezalandırılmasının gerektiği, evde bulunan para ve cep telefonu alınarak ayrıldıkları, hatta çıkışta V.'ın G..'a evde daha fazla değerli eşya olacağına yönelik inancından ötürü kızdığı, 50,00-TL vererek G..'ın Tekirdağ iline gitmesini istediği, bu aşamada konutta, birden fazla kişiyle ve silahla Yağma eyleminin gerçekleştirildiği ve cezalandırılmalarının gerektiği, evin içerisinde kapalı iç oda kapısının kırıldığı, dolayısıyla mala zarar verme eylemini birlikte iştirak iradesiyle gerçekleştirdiklerinden tecyizesinin gerektiği, ayrıca V.'ın evinde olay sonrasında usulüne uygun yapılan aramada ele geçirilen bıçağın 6136 sayılı Kanunun 15/1 maddesi kapsamında yasak nitelikte olduğunun tespit edildiği, uzmanlık raporuyla ortaya konulduğu belirlenmekle, cezalandırılması gerektiği vicdani kanaatine varıldığı belirtilerek mahkumiyet kararı verilmiş ise de;
Müştekinin IMEI numarasını bildirdiği cep telefonuyla ilgili olarak kendisinin bildirdiği telefon hattı numarasına göre, sahipliğe ilişkin herhangi bir belge sorulmadığı bu konuda sahiplik, kullanım ile ilgili olarak bir araştırma yapılmadığı, bu hususun eksik kovuşturma olarak kabul edilmesinin gerektiği;
Dosya arasında bulunan telefon inceleme tutanağı kapsamıyla belirli mesajların sanık V.'a sorulmadığı, iletişimin tespitine ilişkin kayıtların da açıkça okunarak olay günü diğer sanıkla olan görüşmeleri ile ilgili açıklamalarının kendisinden sorulmadığı, bu hususun eksik kovuşturma olarak kabul edilmesinin gerektiği;
G. K. 'un adli sicil kaydında bulunan Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/191 Esas sayılı dosyasında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın değerlendirilmesi bakımından ihbarda bulunulması gerektiği halde ihbarda bulunulmadığı, ancak bunun kararın kesinleşmesi akabinde de ikmal edilebilecek bir husus olduğunun kabul edildiği;
Katılanın 2,5 TL olduğunu söylediği para ile ilgili olarak maddi hata suretiyle tutanağa 250 TL yazıldığı, bu hususun duruşma sırasında fark edilip müştekiden sorulmadığı, bu hususun eksik kovuşturma olarak kabul edilmesinin gerektiği;
Mağdurun Adli Tıp Kurumu tarafından düzenlenen raporuna göre birden çok kırık ve hayati tehlike bulunması nedeniyle, bu kırık ve yaralanmaların vücudun hangi bölgesinde olduğu da bir uzmana açıklattırılmak suretiyle öldürmeye teşebbüs suçunun oluşup oluşmadığının tartışılmaması gerektiği halde tartışılmamasının eksiklik olarak kabul edildiği;
Konutta Yağma suçunun işlendiği kabul edildiği halde her iki sanığa TCK 116/4. maddesinden ceza verilmesi, TCK 119/1-c maddesinin, maddi hata suretiyle 119/1-a olarak yazılmasının maddi hata olarak kabul edilmesi gerektiği, kanısına varılmakla birlikte; ayrıca:
Suçların iştirak halinde işlendiğinin iddia ve kabul edilmesi nedeniyle;
Sanık G.. ve V.'ın TCK'nın 37 maddesi anlamında iştirak iradesi, başından itibaren yağma eylemini gerçekleştirmeye yönelik fikir ve eylem birliği içerisinde, müştekinin evine girerek değerli eşyalarını almayı planladıkları, bu çerçevede G..'ın müştekiyi bayıltıp anahtarını aldığı, birlikte evin kapısını açıp ikamete girdikleri, kapalı ve kilitli olan odanın kapısını V.'ın kırmak suretiyle açtığı, evde bulabildikleri para ve cep telefonunu alarak uzaklaştıkları kabul edilerek; hüküm kurulmuş ise de; müştekinin aşamalarda alınan beyanlarında kendisine vuran kişi ve veya kişileri görmediğine dair açıklamaları karşısında; mahkemenin "....sanık V. ile aralarındaki anlaşma ve iş bölümü gereği müştekiyi bayıltmak için bodrum katta kimsenin olmadığı tenha bir zaman diliminde, TCK'nın 6. Maddesi kapsamında eylemi gerçekleştirmeye elverişli ve yeterli silahtan sayılan sopa ile vurmak suretiyle yaraladığı, hatta müştekinin ilk anlatımına göre darbeyi aldığında yere düşerken iki kişinin arkasında olduğunu fark ettiği, hatta "bırakın beni" dediği, ancak yüzlerini net olarak göremediği, G..'ın silahla vurma sırasında yanında V.'ın da olduğunu dile getirdiği .... " biçimindeki kabul ve gerekçesinin dosya kapsamına uygun olmadığı, mevcut kanıt durumu ile gerekçe arasında zaafiyet oluşturulduğu;
Mağdurun anlatımına göre kendisine kimin vurduğunu sanık G.. açısından dahi net olarak görmediğini beyan etmesine karşın sanık V. K. hakkında olay yerinde bulunmadığı sırada diğer sanık tarafından işlenen eylemin ne şekilde ve hangi ağırlıkta işlendiğini bilebilecek durumda olmamasına rağmen yaralama eyleminden sorumlu tutularak bu suçtan mahkumiyetine karar verilmesinin gerekçesinin mağdurun açıklamaları karşısında yasal ve yeterli olmadığı;
Mahkemece dosya kapsamında mevcut kanıtlara göre iştirak halinde suç işlediği ileri sürülen sanıkların eylemler karşısındaki durumunun yasal ve yeterli gerekçeyle ortaya konması, suçların her biri için sübuta ve iştirakin nitelik ve derecesine ilişkin gerekçenin açıkça ortaya konması gerektiği, hangi kanıt ya da beyana hangi nedenle üstünlük tanındığının açıklanması, gerektiği halde bu yolda gerekçe tesis edilmediği,
Konutta, birden çok kişi ile birlikte ve silahla yağma suçunun işlendiğinin kabul edilmesine rağmen, ayrıca konut dokunulmazlığını ihlal suçundan hüküm kurulduğu görülmekle bu yolda karar verilmesinin gerekçede açıklanmadığı,
Sanık V.'ın SEGBİS bağlantısı ile savunmasının alındığı belirtilmekle birlikte kaydın dosya arasında olmaması bulunmaması nedeniyle mevcut hale göre, dosya arasında bulunan telefon inceleme tutanağı kapsamıyla belirli mesajların sanık V.'a sorulmadığı, iletişimin tespitine ilişkin kayıtların da açıkça okunarak olay günü diğer sanıkla olan görüşmeleri ile ilgili açıklamalarının kendisinden sorulmadığı, bu hususun eksik kovuşturma olarak kabul edilmesinin gerekmesi yanında, diğer sanıkla iştiraken suç işlediği ileri sürülen bu sanığın taktiri mahkemesine ait olmak üzere gerektiğinde tutuklama tedbirine başvurularak duruşmada hazır edilmesi, ya da diğer sanığın duruşma salonunda bulunduğu bir sırada SEGBİS bağlantısı ile duruşmaya dahil edilip sübuta ve suçun unsurlarına ilişkin konularda dosya kapsamı ile belirli konuların kendisinden açıkça sorulması ve diyeceklerinin zapta geçirilmesi suretiyle işlem yapılması gerekirken aksine işlem yapılmak suretiyle savunma hakkının her iki sanık açısından kısıtlandığı,
Hükmün açıklanan hususlarda CMK'nın 230 uncu maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi ve savunma hakkının kısıtlanması;
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunanların istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın bozma nedeni yapılan hususlarda kesin eksiklik noktasından işaret edilen yönleri ile de değerlendirilmek; yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK 284/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 19.01.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)