(5237 S. K. m. 116, 142, 151) (5271 S. K. m. 230, 280, 284, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından dolayı açılan davada istinaf edilen hükümler verilmek suretiyle sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi sonrasında vekaletname ibraz eden müdafiinin yasal süre içerisinde her üç suçtan dolayı verilen mahkumiyet hükmünü sanık lehine olmak üzere inkara yönelik savunma dışında mahkumiyete yeterli kanıt olmadığı, sanığın suça konu telefonu bulup akrabası vasıtasıyla sattığı yönündeki savunmasının suçların unsurları itibariyle oluştuğuna kanıt olamayacağı, sanığın sattığını savunduğu telefon dışında çalınan diğer telefonla ilgili olarak bu telefonun yabancı uyruklu bir kişi tarafından 536 839 29 .. nolu hat takılmak suretiyle kullanıldığı tespit edildiği halde bu yönde araştırma yapılmadığı, sanık hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı vermek yerine tüm suçlardan mahkumiyetine karar verilmiş olmasının yasaya aykırı olduğu, teşdiden ceza verilmesine ilişkin gerekçenin yasal olmadığı ileri sürülüp bu sebeplerle ve resen gözetilecek nedenlerle kararın bozulmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmekte olup,
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Katılanın evinden başkaca eşyaların çalındığı iddia edilmekle birlikte sadece bir telefona dair araştırma yapıldığı, sanığın suça konu telefonu bulup akrabası vasıtasıyla sattığı yönündeki savunmasına mahkemece itibar edilmediği,
Mahkemece sanığın üzerine atılı suçlamayı kabul etmediği bunun yanında savcılıkta söz konusu telefonu akrabasının olmakla M.'a sattığını, çelişki üzerine sorulduğunda da M.'a akrabası aracılığı ile sattığını beyan ettiği, akabinde mahkeme huzurunda da suçlamayı inkar ettiği ancak çelişki üzerine kendisine çelişkiyi gidermesi için açıklama hakkı tanındığında sessiz kaldığı, cevap vermekten imtina ettiğinin anlaşıldığı, bu şekli ile suçlamayı suçtan kurtulmak maksadı ile hareket ederek üzerinden savabileceğini düşündüğünün kabul edildiği, bu itibarla sanığın inkara yönelik savunmasına itibar edilmediği, iletişimin tespiti ile ilgili araştırma sonucu ulaşılan suça konu telefonun sanık tarafından tanık M.'a satıldığına ilişkin talimat beyanı ve telefonu satın alırken kimlik fotokopisi ve satım işlemine ilişkin evrakında beyana eklendiği, sanığın beyanlarının çelişkiler barındırdığı itibarsız beyanı üzerine sucunun sabit olduğunun kabul edildiği yolundaki gerekçenin yasal ve yeterli olmadığı; sanığın sattığını savunduğu telefon dışında kalan eşyalar arasında bulunan çalınan diğer telefonla ilgili olarak bu telefonun yabancı uyruklu bir kişi tarafından 536 839 29 .. nolu hat takılmak suretiyle kullanıldığı tespit edildiği halde bu yönde araştırma yapılmadığı, bu telefon ile ilgili araştırma yapılarak kullanan kişi ya da kişilerin edilme ile ilgi beyanları alınıp gerektiğinde kamu davası açılması yada tanık olarak beyanlarının alınması, sanığın hukuki durumunun yasal ve yeterli gerekçe ortaya konularak belirlenmesi gerektiği halde suçların sübutuna ilişkin gerekçenin CMK 230 maddesinde belirli hususları tümüyle içerecek şekilde oluşturulmadığı, bunun yanında çalınan diğer telefon ile ilgili araştırma yapılmamasının eylemli olarak savunma hakkının kısıtlanması olarak kabul edilmesi nedeniyle kararın bozulması gerekmekle,
Hükmün CMK'nın 230 uncu maddesi gereğince açılanan suretle yasal ve yeterli gerekçeyi içermemesi ve savunma hakkının kısıtlanması,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunanın sanık müdafisinin nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal ve mala zarar verme suçlarından dolayı verilen cezalara yönelik istinaf başvurusu yerinde görülmekle CMK'nın 289/1-gh, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, DOSYANIN yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
CMK 284/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 06.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)