(5237 S. K. m. 53, 58, 142) (5271 S. K. m. 230, 280, 284)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanığın kararı kabul etmiyorum, verilen karar yasaya ve usule aykırıdır, mahkemede kendimi savunamadım, dosyamın incelenmesini, kararın bozulmasını arz ederim ifadelerini içeren dilekçeyle kararı istinaf ettiği görülmekle;
Mahkemenin; müşteki M. D.'nin inşaat işleriyle uğraştığı, olay günü Balıkesir ili sınırları içerisindeki Toygar Mahallesi Okul Caddesi Numara 168 sayılı adreste ki binanın bodrum katında açıkta bulunan ve kapı kilidi olmayan bir yerde üzerini değiştirdiği, hırsızlığa konu olan Samsung marka cep telefonunu da çıkarttığı elbiselerin altına gelecek şekilde bıraktığı, daha sonra oradan ayrılarak çalışmaya başladığı, müştekinin inşaatta çalıştığı esnada sanık Y. B.'ın müştekinin cep telefonunu hırsızladığının anlaşıldığı mahkememizce oluş ve sübutun bu şekilde kabul edildiği, sanığın atılı suçu işlemediğini savunduğu, olayın meydana geldiği tarih olan 21/04/2016 tarihinde müştekinin cep telefonunun çalındığını fark ettikten sonra BTK'yı arayıp çalıntı kaydı koydurduğu, mahkemece tanık olarak dinlenen A. A. Ç.'un Ç.. İletişim adlı iş yerinin sahibi olduğu, 21/04/2016 tarihinde S. Y. adına düzenlenmiş sürücü belgesi kullanan bir şahsın kendisine Samsung Grand 2 marka 3 adet telefon getirdiğini, BTK'dan yaptığı sorgulamada herhangi problem olmadığını, fakat ertesi gün satın aldığı telefonun BTK tarafından kapatıldığını beyan ettiği; sanığın mahkemenin 2016/750 Esas ve 2016/1268 Karar sayılı ilamında müştekisi S. Y. olan bina içinde muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında hırsızlık suçundan hüküm giymiş olması, sanık Y. B.'ın müşteki S. Y.'a ait nüfus cüzdanı, sürücü belgesi, kredi kartı ve 50,00-TL parası ile iki adet vesikalık fotoğrafın bulunduğu cüzdanı hırsızladığı ve bu ehliyetle araç kiraladığının, mahkeme kararıyla sabit olduğu; 26/04/2016 ve 12/05/2016 tarihli CD izleme ve araştırma tutanaklarında sanığın 21/04/2016 tarihinde Ç.. İletişim adlı işyerine girdiği ve bu işyerine girerken üzerinde bulunan tişörtün 12/05/2016 tarihli ev arama tutanağında belirtildiği üzere evde bulunduğu ve bu tişörtlerin aynı olduğunun tespit edildiği, sanığın evinde yapılan aramada kamera kayıtlarında yer alan şahsın üzerinde bulunan tişörtün aynısının bulunması, kamera kayıtlarındaki saat bilgisinden müştekinin telefonunu bodrum katında bıraktığını bildirdiği ve daha sonra çalındığını fark ettiğini söylediği zaman dilimiyle kamera kayıtlarından Ç.. İletişime geldiği tespit edilen şahsın geliş zaman diliminin uyumlu olması, Y. B.'ın hırsızladığı telefonu Ç.. İletişim isimli iş yerine satarken S. Y.'ın kimliğini kullanması, S. Y.'ın kimliğinin sanık Y. B. tarafından çalındığının mahkemenin 2016/750 Esas ve 2016/1268 Karar sayılı ilamı ile sabit bulunduğunun anlaşılması karşısında sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunu işlediğinin mahkemece sabit kabul edildiği; sanığın inkara yönelmesi ve geçmişi göz önünde bulundurulduğunda, sanık hakkında takdiri indirim uygulanmadığı; sanığın sabıka kaydı incelendiğinde aynı suçtan birden fazla hüküm giymiş olduğu, sanığa verilen cezaların caydırıcılık özelliği göstermediği, Türk Ceza Kanunun amacının suçluları cezalandırıp topluma kazandırmak ve ıslah etmek olduğu, verilecek cezaların sanığı bir daha suç işlemeye yönlendirmeme kuvvetinde olması ve caydırıcılık özelliğinin bulunması gerektiği hususları göz önünde bulundurulduğunda, sanığa verilen cezada hem sanığın ıslahı, hem de bozulan kamu düzeninin tesisi için alt sınırdan uzaklaşılarak ceza vermek gerektiği belirtilerek sanığın üzerine atılı bulunan ve sabit olan hırsızlık suçundan eylemine uyan TCK'nın 142/2-h maddesi uyarınca 6 Yıl 6 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılmasına, TCK 53 ve 58 maddelerinin tatbikine karar verilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden tanık A. A. Ç. kollukta 21/04/2016 günü hatırlamadığı bir zaman diliminde kendisinin işlettiği Ç.. İletişim isimli yere gelen esmer tenli 1.70 - 1.75 boylarında olan görse tanıyabileceği bir erkeğin kendisine Samsung Grand 2 model cep telefonu olduğunu ve satmak istediğini belirttiğini, kendisinin telefonu kontrol edip çalıntı olma ihtimali nedeniyle IMEI kontrolünü yapıp çalıntı olmadığını anlaması sonrasında 250 TL karşılığında telefonu satın alma konusunda anlaştıklarını, bu şahsın farklı bir telefona ait fatura vermesi nedeniyle ona 200 TL'yi ödeyip telefona ait evrakı getirmesi durumunda 50 TL'yi vereceğini söylediğini, kimlik bilgisine göre S. Y. olduğunu öğrendiği bu şahıstan aldığı telefonu kendisine ait hattı takarak kullandığını, fakat cihazın 22/04/2016 günü sabahında çalışmaması üzerine yaptığı kontrolde çalıntıdır ibaresiyle karşılaştığını, cep telefonunun S. Y.'a ait olmadığını, M. D.'ye ait olduğunu ve çalınmış olduğunu öğrenerek onları arayıp durumu bildirdiğini ve fatura sahibi M. T.'un iş yerine gelerek telefonu teşhis ettiğini, kendisinin de durumu polise bildirdiğini beyan ettiği,
Şikayetçinin kollukta Toygar Mah. Okul Cad. No: 168'de bulunan adresin bodrum katında açıkta bulunan kapısı ve kilidi olmayan bir yerde üzerini değiştirip çalınan telefonunu elbiselerinin altına bırakıp oradan ayrılıp çalışmaya başladığı sırada saatin 08:30 olduğunu, saat 10:30 sıralarında şarjının biteceğini düşünmesi nedeniyle telefonunu şarj etmek için onu bıraktığı yere gittiğinde çalındığını fark ettiğini, tanık A. A. Ç.'un 22/04/2016 günü saat 10:00 sıralarında telefonun çalıntı ikazı verdiğini belirtmesi üzerine cihazın sahibi M. T.'u ona gönderdiğini, bu telefonu ona sattığını öğrendiği S. Y.'dan şikayetçi olduğunu belirttiği,
A. A. Ç.'un S. Y.'a ait sürücü belgesi fotokopisini kullanan kişi olarak başka bir olay nedeniyle yakalanan Y. B.'ı kendisine telefonu satan kişi olarak canlı biçimde teşhis ettiği,
S. Y. kimlik bilgilerini kullanarak suça konu telefonu satan kişi olarak üzerinde timsah desenli bir tişört bulunan şahsın çevrede bulunan güvenlik kamerası kayıtlarındaki görüntülerinin alındığı, timsah desenli bir tişörtün olayın faili olduğu düşünülen kişide olduğu gibi aynı özellikleri taşıyan bir giysinin sanık Y.'un konutunda yapılan aramada ele geçirildiği, güvenlik kamerası kayıtlarında görünen timsah desenli tişörtlü şahsın canlı teşhisteki fotoğraflara göre Y. B.'a benzerliğinin kesin olarak söylenemeyeceği, kamera kaydındaki görüntülerin mukayeseye yeterli olmadığı,
Y. B.'a ait fotoğraflar ile güvenlik kamera kayıtlarındaki şahsın karşılaştırılmasında görüntülerin net olmaması nedeniyle inceleme yapılamadığının Bursa Kriminal Polis Laboratuvarının 17/06/2016 tarihli raporuyla belirtildiği,
Sanık Y.'un kolluk tarafından alınan savunmasında suçlamaları kabul etmediğini, başkasına ait sürücü belgesini kullanmadığını belirterek müdafii huzuruyla suçlamayı inkar ettiği,
Sanığın verdiği ileri sürülen belgedeki yazı ve imzanın karşılaştırılması bakımından yazı, rakam ve imzalarının alındığı, asıl kullandığı eliyle 12/05/2016 tarihli ifade tutanağında bulunan imzası ile alınan imzanın diğerleriyle benzerlik göstermediği, yazılarının ise kasten yapıldığını düşündürecek şekilde elin titretilmesi suretiyle yazıldığı, bu konuda düzenlenen Bursa Kriminal Polis Laboratuvarının 21/07/2016 tarihli raporuyla sürücü belgesi fotokopisinin altında bulunan yazılar ve imza ile sanıktan alınan yazılar ve imzanın sanığın elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte uygun kaligrafik bulgular elde edilemediğinin belirtildiği,
İncelenen dosya kapsamına göre mukayese edilen S. Y.'a ait bilgilerin bulunduğu fotokopi niteliğinde belgedeki S. Y.'a ait görünen fotoğrafın silik olduğu, ancak S. Y.'ın dosya arasında bulunan nüfus cüzdan fotokopisi ve sürücü belgesi fotokopisindeki fotoğrafların farklı olduğu, ayrıca fotokopi sürücü belgesinin 05/06/2006 tarihinde alınmış göründüğü, S. Y.'dan alınan sürücü belgesinin ise farklı görünümde ve sonraki bir tarihte alınmış bir belge olduğu, yeni sürücü belgelerinde bulunması gereken unsurlara göre düzenlendiği, 15/04/2026 tarihine kadar geçerli olduğunun belirtildiği,
Sanık Y.'un fotoğrafları ile huzurda bulunduğu sırada gözlenen durumunun mukayeseye esas S. Y.'a ait görünen fotokopi belgedeki fotoğraf ile aynı olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği halde mahkemece bu yolda işlem yapılmadığı, bu hususun eylemin sübutu ile doğrudan ilgili olduğu,
Müştekinin soruşturma aşamasında M. T. ile beyanının alındığı, işitme engelli olduğundan bahisle Meryem TİMUR'un bilirkişi tayin edilerek beyanının alındığı, olayı soruşturma aşamasında olduğu gibi açıklayan müştekinin şikayetçi olduğu ancak katılma talebinin bulunmadığı,
Tank A. A. Ç.'un sanığın bulunduğu ortamda olayı soruşturma aşamasında alınan beyanı ile benzer biçimde açıkladığı ve kendisine cihazı satan kişi olarak sanığı teşhis ettiği, bu hususun sübutla doğrudan ilgili ve savunmaya göre değerlendirilmesi gereken bir husus olduğu,
Tanık S. Y.'ın duruşma sırasında sanık Y.'un kendisinden hırsızladığı cüzdan ile ilgili olarak Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/750 esasında yargılandığını ve 5 yıl hapis cezası aldığını, suça konu telefonun kendisinin çalınan sürücü belgesi fotokopisiyle satıldığını gördüğünü belirttiği,
Yargılama sonucunda sanığın TCK 142/2-h maddesi uyarınca 6 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği,
Yargılama sürecini yansıtan tutanak ve kayıtların incelenmesinden;
1-Mağdurun işitme engelli olduğu anlaşılmakla gerektiğinde bu durumun mahkeme gözlemi ve tıbbi raporu aldırılarak tespiti suretiyle CMK 234/2 maddesi uyarınca isteği aranmaksızın vekil tayin edilmesi gerektiği halde bu yolda işlem yapılmaması,
2-Konut dokunulmazlığını ihlal suçundan dolayı dava açılmış ve karar verilmemiş ise de, dava zaman aşımı süresi içerisinde mahkemesince her zaman karar verilebileceği,
3-Duruşma sırasında huzurda bulunan sanık ile tanık - A. A. Ç.'a cep telefonu satışı sırasında ibraz edilen S. Y.'a aitmiş gibi düzenlendiği değerlendirilen - fotokopi belgedeki fotoğraf ile sanık Y.'un aynı kişi olup olmadığı hususunun mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği halde bu yolda bir işlem yapılmadığı, bu hususun eksiklik olarak kabul edilmesi gerektiği,
4-Telefon satışı sırasında ibraz edilen belge fotokopisindeki yazı, rakam ve imzaların sanığa ait olduğu konusunda kesin bir kanaat bildirilemediğine ve gözlendiğine göre sanığın kasten farklı yazı ve imza tatbiki yoluna gitmesi ihtimali bulunduğundan bu belgedeki yazı, rakam ve imzaların aidiyeti araştırılır iken; sanığın suç tarihi ve öncesinde başkaca yerlerde bulunan yazı, rakam ve imzalarını içeren belgelerle birlikte mukayese yapılması gerekmesine rağmen yetersiz evrak ile mukayese yapıldığı, bu hususun eksik inceleme olarak kabul edilmesi gerektiği,
5-Sübuta etkili olduğu değerlendirilmesi nedeniyle tanık A. A. Ç.'a fotokopi belgenin kendisine yazılmış halde mi getirildiği, yoksa kendisinin teşhis ettiği Y.'un bu yazıları ve imzayı kendi bulunduğu ortamda mı tatbik ettiğinin sorulması gerektiği halde sorulmadığı, bu hususun yazı ve imza incelemesi yoluna gidilmesine rağmen sonuca etkili olduğunun değerlendirilmesi gerektiği,
6-Suçun işlendiği yerin kapısı ve penceresi olmayan bodrum katı olduğunun müşteki tarafından ifade edildiği, suçun işlendiği bölüm ve binanın diğer halinin değerlendirilmesi, inşaat halinde bir yer olup olmadığının tespit edilmesi bakımından mahallinde keşif yapılarak suçun niteliğini tayin etmek gerektiği halde keşif yapılmadığı ve gerekçede eylemin TCK 142/2-h maddesine hangi nedenle uyduğunun yasal ve yeterli biçimde açıklanmadığı, bu yönüyle gerekçenin yasal ve yeterli olmadığı,
7- Temel cezanın belirlenmesi sırasında suçun işleniş şekli gerekçe gösterilip alt sınırdan ayrılmanın söz konusu olduğu anlaşılmakta ise de, bina veya eklentilerinden hırsızlığın zaten suç tipinde tanımlandığı, bu gerekçenin yasal ve yeterli olmadığı, soyut biçimde suçun işleniş şekli ibaresinin yasal ve yeterli olarak kabul edilemeyeceği,
Bu itibarla öncelikle eksik soruşturmaya ilişkin hususların ikmali, istinaf incelemesi sırasında değerlendirilebilecek hususlar ise de, 6 ve 7 nolu bentlerde açıklanan sebeplerle kararın yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle alındığı kabul edilerek hükmün bozulması gerekmiştir.
Bu itibarla;
Hükmün CMK'nın 230 uncu maddesi gereğince yasal ve yeterli gerekçeyi içermemesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın hırsızlık suçundan veriler cezaya yönelik istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA,
DOSYANIN YENİDEN İNCELENMEK VE HÜKMOLUNMAK ÜZERE HÜKMÜ BOZULAN İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
CMK 284/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 14.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)