(5237 S. K. m. 31, 32, 142, 151) (5271 S. K. m. 74, 280, 284, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvuran suça sürüklenen çocuğun babası aynı zamanda vasisi olduğunu bildiren M. E. I., 18/01/2017 havale tarihli dilekçesinde; oğlunun vasisi bulunduğunu, oğlunun herediter retinal patoloji, madde kullanımına bağlı optik sinir hastası olduğunu, askerliğe elverişli olmadığına dair raporu bulunduğunu, cezanın kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiğini belirtmiştir.
Başvurunun ve kararın niteliği, başvuranın sıfatı ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Dosya kapsamında hüküm tarihine kadar suça sürüklenen çocuğun ceza sorumluluğu konusunda dosyaya herhangi bir bilgi beyan sunulmadığı, sosyal inceleme raporunda da suça sürüklenen çocukla ilgili belirgin psikopatolojik bulgu gözlemlenmediği belirtilmiş ise de, suça sürüklenen çocuğun babası olduğunu bildiren M. E. I.'ın istinaf talepli dilekçesinde, oğlunun aynı zamanda vasisi bulunduğunu herediter retinal patoloji madde kullanımına bağlı optik sinir hastalığı bulunması nedeniyle verilen cezayı ödemesinin mümkün bulunmadığını bildirdiği, Yargıtay 22. Ceza Dairesinin 30/06/2015 tarih, 2015/2444 Esas, 2015/2927 Karar sayılı ilamında "Sanığın babası tarafından hüküm tarihinden sonra sunulan 04/05/2015 tarihli dilekçede sanıkta organik beyin sendromu mevcut olduğunu belirten Meram Tıp Fakültesi Hastanesi Başhekimliğince düzenlenen TCK 32/1. Maddesinden yararlanacağına ilişkin rapor ve Karaman 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen sanık hakkında TCK 32/1. Maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına ilişkin kararların sunulması karşısında, sanığın 5237 Sayılı Yasanın 32. Maddesi uyarınca suçu işlediği sırada akıl hastalığı veya zayıflığı nedeniyle eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğini tamamen kaldıracak veya önemli ölçüde azaltacak şekilde akıl hastalığının ve ceza ehliyetinin bulunup bulunmadığı saptandıktan sonra, sonucuna göre hüküm kurulması zorunluluğu" nedeniyle bozma kararı verildiği dikkate alınarak, öncelikle müdafi görevlendirilmesi yapılarak suça sürüklenen çocuğun CMK 74. Maddesi uyarınca fiili işlediği sırada akıl hastası olup olmadığı, akıl hastası ise ne zamandan beri hasta olduğu ve bunun davranışları üzerindeki etkilerini saptamak için uzman hekim raporu aldırılması ve bu şekilde ceza sorumluluğunun bulunup bulunmadığı hususunun tam olarak tespiti gerektiği bu durumun savunma hakkı kapsamında değerlendirilmesi lüzumu karşısında;
Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunanın istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden, CMK'nın 289/1-h, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK 284. Maddesi uyarınca kesin olmak üzere 24.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)