(5271 S. K. m. 253, 254) (5237 S. K .m. 165, 253)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ifade ederek hükmün bozulması, aksi takdirde davanın yeniden görülerek beraat kararı verilmesi gerektiğini belirttiği görülmekle,
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Olay tarihinde 15-18 yaş gurubunda olan suça sürüklenen çocuğun 03/10/2010 tarihinde tam olarak belirlenemeyen bir saatte katılanın evinin eklentisinden katılana ait .. .. …. plakalı motosikleti hırsızladıktan sonra bu motosikleti hakkında tanık Y. K. oğlu olup tanık K.K. isimli şahsa 150 TL karşılığında sattığı iddiasıyla hırsızlık suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de motosikletin hırsızlık olayının meydana geldiği 02/10/2010 tarihinden yaklaşık 3 ay sonra bulunması, suça sürüklenen çocuğun savunmasının aksine iddia edildiği gibi olay günü sanığın katılanın evinin eklentisi içinde bulunan kömürlükten motosikleti aldığı ve böylelikle üzerine atılı hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarını işlediği yönünde her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı bir delilin olmaması karşısında suça sürüklenen çocuğun hırsızlık suçundan cezalandırılamayacağı ancak suça sürüklenen çocuğun savunmasında ikrar ettiği üzere suça konu motosikleti ismini bilmediği bir şahıstan faturasız olarak 20 TL ye satın almış olması karşısında suç eşyasının bilerek satın almak suçunu işlediği kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de;
02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 253. maddesinin 1. fıkrasına eklenen (c) bendi uyarınca ''Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçların'' uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca; ''Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.'' hükmü de gözetilerek suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasını satın alma suçunun uzlaşma kapsamında bulunması sebebiyle 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK'nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması karşısında,
Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden CMK'nın 289/1-h, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere HÜKMÜ BOZULAN İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
CMK 284/1 maddesi gereğince kesin olmak üzere 28.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)