(5237 S. K. m. 7, 141, 145) (765 S. K. m. 102, 491, 522) (5271 S. K. m. 230, 280, 289) (5252 S. K. m. 9)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvuran sanık İ. K. müdafi dilekçesinde özetle; verilen kararın yasa ve usule uygun olmadığını, müvekkiline hasım olan R. Ç. isimli kişinin net ve ikna edici olmayan beyanına itibar edildiğini, delillerin takdirinde ağır hataya düşüldüğünü, bozulması gerektiğini bildirmiştir.
Başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İddianamede suç tarihinin 2004 yılı Kasım ayı olarak belirtildiği, Hırsızlık suçu olarak değerlendirilip 765 Sayılı TCK ve 5237 Sayılı TCK hükümlerine göre lehe maddenin tespiti ile cezalandırma talep edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda sanığın eylemi suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu olarak kabul edilip buna göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, ikinci suçunu 18/03/2010 tarihinde işlendiğinin ihbar edildiği, açıklanması geri bırakılan hükmün bu şekilde açıklandığı ancak infaza esas teşkil edecek olan ikinci kararda CMK 230. Maddesine aykırı olarak gerekçe yer almadığı, gerekçesiz karar verilemeyeceği diğer taraftan hem ilk kararda hem de ikinci kararda TCK 7. Maddesinde belirtildiği şekilde 01/06/2005 tarihinden önce işlendiği kabul edilen eylemle ilgili 5252 sayılı yasanın 9. Maddesi uyarınca her iki yasa hükümlerinin olaya ayrı ayrı uygulanıp lehe durumun tespiti ve bunun kararda gösterilmesi gerektiği halde bu yönde işlem yapılmadığı, 765 Sayılı yasa hükümlerinin lehe kabul edilmesi veya tatbik edilmesi halinde aynı yasanın 102/4. Maddesi uyarınca azami zaman aşımı süresinin 7 Yıl 6 Ay olduğu dikkate alındığında bu yönde değerlendirme içermeyen gerekçeden yoksun karar verildiği görülmekle,
Hükmün CMK'nın 230 uncu maddesi gereğince gerekçeyi içermemesi,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden, CMK'nın 289/1-g, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, davanın suçtan zarar gören kişisi olarak katılan sıfatını kazanmış N.Y.'ın yokluğunda hükmün açıklandığı görülmüş ise de en azından katılana gerekçeli kararın tebliğ edilmesi zorunlu ise de, bozma sonrası yapılacak olan yargılamada bu hususun dikkate alınabileceğine, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 23.02.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)