(5237 S. K. m. 106, 150) (5271 S. K. m. 280, 289)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuk müdafiinin süre tutum talebiyle verilen kararı istinaf ettiği görülmekle,
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Suç tarihinde saat 20:00 sularında Yıldıztepe mahallesi 90 sokak üzerinde güneye doğru yaya olarak yürüyen katılanın yanına suça sürüklenen çocuğun arabasıyla yanaştığı, katılana araca bin diye seslendiği, katılanın suça sürüklenen çocuğa" araca niye binecekmişim" dediği, suça sürüklenen çocuğun da sen bin görürsün dediği, katılanın araca binmemesi üzerine suça sürüklenen çocuğun aracını biraz ileri park ederek bir arkadaşı ile katılanın yanına geldiği ve katılana "bana 50 TL vereceksin" dediği, katılanın vermeyeceğini söylemesi üzerine cebinden çakı bıçağı çıkardığı, aralarında sözlü tartışma olduğu, daha sonra çevreden gelenlerin kendilerini ayırdığı, suça sürüklenen çocuğun olay yerinden ayrılırken katılana hitaben "bu konu burada kalmayacak daha sonra yine seni bulacağım" diyerek tehdit ettiği ve olay yerinden ayrıldığı, somut olayın bu şekilde meydana geldiği kabul edilmiş; suça sürüklenen çocuk ve katılan arasında sebebi tam olarak tespit edilemeyen 50 TL lik hukuki bir alacağın bulunduğu, olay günü katılanı gören suça sürüklenen çocuğun katılanı aracına almak istediği, ancak katılanın aracına binmediği, suça sürüklenen çocuğun katılanın yanına gelerek yanında bulundurduğu çakı bıçağını katılana göstererek, 50 TL lik borcunu istediği, katılanın borcunun olmadığını bildirdiği, etrafta bulunanların araya girmeleri nedeniyle tarafların ayrıldığı, suça sürüklenen çocuğun olay yerinden ayrılmadan önce "bu konu burda kalmayacak daha sonra seni yine bulacağım" şeklinde katılanı tehdit ettiği ve olay yerinden ayrıldığı, eylemin bir bütün olarak hukuki alacağını tahsil amacıyla yağma eylemi olduğu, TCK nın 150/1 delaletiyle TCK 106/2-a maddesinde düzenlenen Silahla Tehdit eylemini oluşturduğu kabul edilerek hüküm kurulmuş ise de;
Savunmada bahsi geçen taraflar arasında yaşandığı ileri sürülen hadise sırasında olay yerinin yakınında bulunduğu belirtilen kahvehanede oturduğu ve olayı araladığı ifade edilen kişilerin suça sürüklenen çocuktan ve gerektiğinde olay nedeniyle beyanı alınan tanık S. R. T.'tan sorularak tespit edilip dinlenmemeleri suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
Tanık S. R. T.'ın anlatımı ve suça sürüklenen çocuğun savunması ile birlikte diğer beyanlar değerlendirildiğinde hangi nedenle hangi beyana üstünlük tanındığı konusunda yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin hüküm kurulduğu, ayrıca gerekçede beyanlardan söz edilirken geçişli biçimde anlatımda bulunulduğu ve beyanların açıklanması sırasında gerekçede zaafiyet oluşturacak biçimde hüküm kurulduğu,
Kabule göre de, tehdit eyleminin tamamlanmış olduğu halde teşebbüs hükümleri uygulanarak ceza tayini yoluna gidildiği anlaşılmakla,
Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf nedenleri yerinde görülmüş olmakla CMK'nın 289/1-h, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere HÜKMÜ BOZULAN İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Kesin olmak üzere 13.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)