(5237 S. K. m. 142) (5271 S. K. m. 196, 230)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvuran O yer Cumhuriyet Savcısı M. D.; müştekiye ait eklenti niteliğinde bulunan teras katına rızası olmaksızın, fikir ve eylem birliği içerisinde gece vakti birden fazla kişiyle birlikte girdikleri ve kümese zarar vermek suretiyle 30 adet güvercini hırsızladıkları olayda mahkemenin mahkumiyet kararı vermesi gerekirken ayrı ayrı beraat yönünde karar vermesinin usul ve esas yönünden kanuna aykırı bulunduğundan istinafen kaldırılması talep edilmiş olmakla;
Başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İddianame içeriğinde güvercinlerin bulunduğu kümesin metal kısımlarının kesici bir alet yardımıyla kesilerek kopartılıp kömür çuvallarının içerisindeki küllerin dökülüp çalınan güvercinlerin bu çuvallara konulduğu şeklinde açıklama yapılarak mala zarar verme suçunun işlendiği de belirtilmesine karşın bu hususta dava açıldığının kabul edilebilmesi için bir olaydan söz edilmesinin yeterli olmadığı, mala zarar verme suçuna ilişkin sevk maddesinin sanıklar hakkında dava açan belge içeriğinde yer almadığı bu sebeple, usulünce açılmış bir dava bulunmadığından Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarla bu yöndeki eksikliğin ikmali yoluna gidilmesi gerektiği,
Hırsızlık ve geceleyin konut dokunulmazlığını bozma suçlarına ilişkin olarak sanıklar hakkında eylem kasıtlarının olduğu yönünde şüphe bulunduğundan söz edildiği, savunmaların aksine mahkumiyetlerine yeterli şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği belirtilerek ayrı ayrı beraat hükmü kurulduğu anlaşılmış ise de, sanıklardan B. E.'nin olaydan önce ve akabinde mağduru arayıp haber vermek istediği yönündeki savunma ve beyanlar dikkate alınarak savunmanın doğruluğunun tespiti bakımından arama kayıtlarının araştırılarak ilgili kurumdan celbi gerektiğinin gözetilmediği,
13/02/2015 tarihli CD izleme tutanağında olay yerine yakın S…. Emlak Danışmanlığı isimli iş yerinden alınan güvenlik kamera görüntülerinin yapılan incelemesinde, kamera saatine göre 03:57'de 20-25 yaşlarında 4 şahsın olay yeri istikametinden gelip Nazım Usluoğlu Caddesinden geçerek İrfan sokağın devamından Faik Usta kavşağı istikametine doğru gittikleri önde bulunan şahsın elinde 1 adet içi dolu çuval olduğunun görüldüğü belirtilmiş, 14/02/2015 tarihli değer tespit tutanağında toplam 16 adet güvercinin fiyatının 410 TL civarında olduğu belirlenmiş, olay yerine ilişkin basit kroki tanzim edildiği, ayrıca olay yerine ilişkin, olay, araştırma, yakalama, üst arama, muhafaza altına alma ve teslim tutanağı ile; kapının ahşap ve zincir ile asma kilitlerinin olduğu, asma kilitlerinin zincire sadece takılı ancak kilitli olmadığı, kapının 3 adet menteşesinden 2 adedinin metal kısmının kesici bir alet yardımıyla kesilerek kopartılmış olduğu ve ahşap kısmında da sert cisim izlerinin olduğuna dair olay yeri inceleme raporu tanzim edildiği anlaşılmasına göre, olay saati, mağdurun 30 adet güvercininin alındığı yönündeki iddiası, bulunabilen güvercin adedinin 16 olması, kümes üzerinde gerçekleştirilen hasar, güvercinlerin konulduğu çuvalın dahi oradan bir kısım malzemenin boşaltılarak alındığı yönündeki tespitler dikkate alındığında mağdurun evde olmadığının anlaşılmasına rağmen sanıkların miktarı kendilerince belirlenecek şekilde güvercinlerin yavrular hariç tamamının alınması olayı kapsamında suç kastı ile hareket etmedikleri veya buna ilişkin mahkumiyetlerine yeterli kesin delil elde edilemediğine dair beraat hükümleri kurulurken kabul edilen gerekçenin olayın gerçekleşme zaman ve şekli ile tam olarak örtüşmediği, bunu tam olarak karşılamadığı,
Sanıklardan E. E.'in iki kez Çorlu Asliye Ceza Mahkemesinde sorgusunun yapıldığı anlaşılmasına rağmen sanık hakkında TCK 142/2-h maddesi kapsamında cezalandırma istemli dava bulunduğu, sözü edilen maddede hapis cezasının alt sınırının 5 Yıl olarak düzenlendiği, CMK 196/2. Maddesi uyarınca savunmanın bizzat mahkemesince alınması gerektiği, buna aykırılığın savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurduğu, bu nedenlerle;
Hükmün CMK'nın 230 uncu maddesi gereğince olayın gerçekleşme biçimi, zamanı dikkate alınarak tespit edilen olgulara uygun gerekçeyi içermemesi, hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan o yer Cumhuriyet Savcısının istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden CMK'nın 289/1-g,h maddeleri uyarınca HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK 280/1-b, 284. Maddesi uyarınca kesin olmak üzere 05.04.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)