(5237 S. K. m. 168) (5271 S. K. m. 223)
Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
Katılan vekili istinaf dilekçesinde; sanığın adreste suç tarihinde 16 yaşında olan oğlunun oturduğunu belirterek karşılıksız enerji kullanmadığını belirtmiş ise de, yaşı itibariyle oğlunun kendi insiyatifini kullanarak direk bağlantı yapmasının mümkün olmadığını, sanığın emniyet ifadesinde ikamet adresi olarak tutanaktaki adresi bildirdiğini, sanık hakkındaki beraat kararının kaldırılarak mahkumiyetine karar verilmesini talep etmiştir.
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Mahkemece sanığın kaçak elektrik kullanma suçundan yapılan yargılama sonucunda beraatine karar verilmişse de mahkemece eksik inceleme yapıldığı, emniyet araştırması yapılarak suç tarihi olan 27/04/2016 tarihi ve öncesinde suça konu adreste kimin oturduğunun net bir şekilde tespit edilmesi gerektiği,
Karşılıksız yararlanma suçu bakımından özel bir etkin pişmanlık düzenlemesi olan TCK'nın 168/5 maddesi gereğince ve kanun koyucunun amacı doğrultusunda katılan kurumun uğradığı zararı, vergisi dahil suç tutanağı ile belirlenmiş veya belirlenecek olan cezasız tutarı, ödemesi halinde hakkında kamu davası açılamayacağının, ödeme süresi ve yerinin soruşturma merciince sanığa bildirilip, bildirime ilişkin belge denetime esas olacak şekilde dosyaya konulup sanığa hakkında dava açılmasını engelleme imkanı tanınmadan, bunun da iddianamenin iadesi sebebi olduğu gözetilmeyerek yargılama yapılmışsa da mahkemece sanığa zararı gidermesi halinde TCK 168/5 ve CMK 223/8 maddesi gereğince hakkındaki davanın düşeceği hususunda ihtarat yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği,
Tanık .......... hakkında karşılıksız yararlanma suçundan mahkemece kararın kesinleşmesi sonrasında suç duyurusunda bulunulmasına karar verilmişse de, tanığın duruşmada TCK madde 48'deki yasal hakları hatırlatılmadan kendisiyle ilgili aleyhe olarak dinlendiği görülüp suç duyurusu üzerine sonrası açılacak davada bunu inkar etmesi halinde atılı suçun her ikisi hakkında beraat kararı verilmesi ihtimaline binaen cezasız kalma ihtimalinin bulunduğu, Yargıtay uygulamasına göre karar kesinleşmeden suç duyurusunda bulunup her iki dosyanın birlikte görülüp delillerin değerlendirilmesi gerektiği hususu da görülmekle;
Ayrıca sanığın oğlu olan ..........'ın tanık olarak dinlendiği, ancak tanığa CMK 48'deki haklarının hatırlatılmadığı, tanığın usulüne uygun dinlenmediği, buna rağmen bu tanığın beyanına itibar edilerek sanığın beraatine karar verildiği, bu nedenle Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmekle, CMK'nın 289/1-i, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin hükmün bozulmasına,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
Kesin olmak üzere 16.02.2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)