(5237 S. K. m. 53, 163)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan katılan vekilinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
Katılan vekili, mevcut kanıt durumuna göre sanığın atılı suçtan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek hükmün bozulmasını istemiştir.
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 29/12/2016 tarih 2016/34445 Sayılı iddianamesiyle; sanığın 30/04/2015 tarihinde kiralamış olduğu ... Cad. No:574 .../İZMİR adresindeki taşınmazda suç tarihinde yapılan kontrollerde sayaçsız kaçak su kullanıldığının tespit edildiği, şüphelinin üzerine atılı suçu işlediği iddia edilerek, karşılıksız yararlanma suçundan sanığın eylemine uyan TCK'nun 163/3, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile kamu davası açıldığı,'
Sanığın: "Mithatpaşa Caddesi no:574 Narlıdere/İzmir adresindeki yeri 2015 yılının mart ayında kiraladım. Tadilat masrafı çok çıkınca tadilatı erteledik. Bu yer tamamen harabe bir haldeydi. Ben burayı cüzi miktara Ö. A.'a kiraya verdim. Ben bu yeri kiraladıktan yaklaşık on gün sonra Ö. A.'a kiraya vermiştim. Ben orada hiç bir şekilde oturmadım, hiç bir şekilde işletmedim. Halen harabe bir şekilde durmaktadır. Bahse konu yerde kaçak su kullanmadım. Suçlamayı kabul etmiyorum. Ben öncelikle gayrimenkulü satın almayı düşünmüştüm olmayınca kira sözleşmesiyle kiralamıştım. Kiraladıktan yaklaşık 10-15 gün sonrada başkalarına kiraladım. Tutanak tarihinde ben kullanmıyordum. Burayı ben hiç kullanmadım." şeklinde savunma yaptığı,
Tanık A. M.'ın: "Ben sanığı tanımam. Sormuş olduğunuz ... Caddesi No:574 .../ İZMİR adresindeki yer Ö. A.'a ait bir evdir. Ben bu evde diğer tanık F. B. ile birlikte kaldım. Kaldığım tarihi tam olarak hatırlamıyorum 2015 yılı Mart ayı olabilir. Sene sonuna kadar aynı yerde kaldık. Bahse konu yerde su vardı. Ufak bir çeşme bulunuyordu." şeklinde; tanık F. B.'in: "Hakkında tutanak tanzim edilen ... Caddesi No:574 .../ İZMİR adresinde yer alan yeri biliyorum. Burası iki katlı harabe şeklinde bir villadır. Burayı Ö. A. adlı arkadaşım kiralamıştır. Kendisi ile Çeşme'de Yusuf Usta'nın Yeri adlı ev yemekleri yapılan yerde birlikte çalışmıştık. Ben aynı yerde çalıştığım Azat Muhammet isimli arkadaşımla işten ayrıldıktan sonra kalacak yer sorunumuz olduğu için Ö. A.'a telefon ettik kalacak yerimiz olmadığını söyledim. O da söz konusu adresi tarif etti. Bizde Azat Muhammet ile birlikte davaya konu yere 2015 yılının mayıs ayında gittik. 2016 yılman Ocak ayına kadar orada kaldık. Ben sanığı tanımıyorum. Sanığın davaya konu yere gelip gittiğini görmedim." şeklinde beyanda bulundukları;
Mahkemece, iddia, sanık savunması, tanık beyanı, kira sözleşmesi, İ. İdaresi Genel Müdürlüğünün 30/03/2016 tarihli yazısı ekleri, sanığın nüfus ve adli sicil kayıtlan ile tüm dosya kapsamı delil olarak kabul edilip; toplanan deliller ile tüm dosya kapsamından; sanık hakkında 30/04/2015 tarihinde kiralamış olduğu Mithatpaşa Cad. No:574 Narlıdere/İzmir adresindeki taşınmazda suç tarihinde yapılan kontrollerde sayaçsız kaçak su kullandığından bahisle karşılıksız yararlanma suçundan kamu davası açılmış ise de; sanık davaya konu yeri kiraladığı tarihten kısa bir süre sonra Ö. A. isimli şahsa kiraladığını, orada hiçbir şekilde oturmadığını, bahse konu yeri işletmediğini, kaçak su kullanmadığını bildirerek Ö. A. ile aralarında yaptıkları 08/03/2015 tarihli kira sözleşmesi suretini ibraz ettiği, buna göre, sanığın davaya konu yeri suç tarihinden çok önce Ö. A. isimli şahsa kiraladığının anlaşıldın, bu hususun duruşmada dinlenen tanıklar F. B. ve A. M.'ın beyanları ile de açıklığa kavuştuğu, bu durumda sanığın yüklenen suçu işlediğinin sabit olmaması sebebiyle beraatine karar vermek gerektiği ve ayrıca hakkında tutanak tanzim edilen davaya konu yeri suç tarihinden önce sanıktan kiraladığı bildirilen buna dair kira sözleşmesi ibraz edilen Ö. A. isimli kişi ile ilgili karar kesinleştiğinde gereğinin takdir ve ifası Cumhuriyet Başsavcılığına bildirimde bulunulmasına karar verilerek istinaf olunan hükmün kurulduğu;
İstinaf talebi ile birlikte dosyanın tümüyle incelenmesinden:
Sanığın savunmasında, suça konu yeri 2015 yılı mart ayında kiraladığını ve sonrasında Ö. A. isimli kişiye kiraya verdiğini belirttiği, Ö. A.'ın olayla ilgili beyanının hiç bir aşamada alınmadığı, ancak tanık olarak beyanları alman F. B. ve A. M.'ın suç tarihine kadar uzunca bir süre burada kaldıklarını belirtmiş olmalarına göre kullanılan su sebebiyle kendilerinin hukuki ve cezai sorumluluklarının bulunabileceği göz önüne alınarak CMK 48 maddesi hükmüne göre tanıklıktan ve yeminden çekinme hakları hatırlatılarak beyanlarının alınmasının gerekmesine rağmen bu yolda işlem yapılmadığı, bu suretle alınmış beyanlarının hükme esas alınamayacağı,
Yargılama sürecinde sanığın suça konu yeri kiralamasından 10 gün kadar sonra konutu Ö. A. hakkında suç ihbarında bulunulup dava açılır ise davaların birleştirilmesi yoluna gidilmesi, açılmaz ise bu kişinin tanık olarak beyanının alınması ile delillerin birlikte değerlendirilmesinde ve davaların birlikte görülmesinde zorunluluk bulunmasına usul yönünden hukuka aykırı olarak beyanları alınan F. ve A.'ın ifadelerinden hareketle bu beyanlara da itibar edilerek hüküm kurulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla;
Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması, Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan sanığın istinaf nedenleri ile CMK'nın 289/1 -i, 280/1-b maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA,
Dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
CMK 284/1 maddesi uyarınca kesin olmak üzere 28/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)