T.C.
İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
8. Hukuk Dairesi
ESAS NO: 2026/1332
KARAR NO: 2026/1589
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30.04.2026
NUMARASI: 2026/443 Esas, 2026/502 Karar
MAHKEMESİ: İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 30.03.2026
NUMARASI: 2026/319 Esas, 2026/318 Karar
DAVA : ALACAK
KARAR TARİHİ: 24.06.2026
KARAR YAZIM TARİHİ: 24.06.2026
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 4. Ticaret Mahkemesi arasında oluşan görev (iş bölümü) uyuşmazlığının yargı yeri belirlenmesi yoluyla giderilmesi İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından talep edilmekle dosya kapsamı incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, alacak davasıdır.
Davanın açıldığı İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesince, davacı ile dava dışı ... arasında akdedilen 13.11.2024 tarihli faktoring sözleşmesi nedeniyle davalı şirket tarafından keşide edilen çekin kredi sözleşmesinin teminatı olarak ciro edilip edilmediği, davacının alacağı bulunup bulunmadığı, alacağının masaya kayıt edilip edilmeyeceği hususlarındaki uyuşmazlık hakkında 5411 sayılı Bankacılık Kanunu uyarınca değerlendirme yapılması gerektiği, kredi sözleşmesinden kaynaklanan hukuk davalarına bakmaya, finans mahkemesi sıfatıyla HSK tarafından İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin münhasıran görevlendirilmesi nedeniyle davanın anılan mahkemede görülmesi gerektiği gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş ve karar 21.04.2026 tarihinde kesinleşmiştir.
Dosyanın gönderildiği İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesince, dava türünün ve çekişmeli alacağa konu edilen alacak türünün ihtisası gerektirmediği, taraflar arasında faktöringden kaynaklı bir uyuşmazlığın bulunmadığı, davaya bankacılık ihtisas mahkemesi olarak değil genel hükümlere göre ticari dava olarak bakılması gerektiği, taraflar arasındaki ilişkinin cirantalar arasındaki alacak borç ilişkisi bulunup bulunmadığına ilişkin olduğu, davanın faktoring kaynaklı değil konkordato çekişmeli alacak tespitine müteallik genel hükümlere göre bir dava olduğu, davada temel ilişkinin hususiyet arz etmediği, faktoring kanununun uygulanmayacağı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiş ve karar 02.06.2026 tarihinde kesinleşmiştir.
İki mahkemenin de görevsizlik veya yetkisizlik kararı vermesi ve bu kararların kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleşmiş bulunması, 6100 sayılı HMK'nın 21. maddesinde davaya bakacak mahkemenin tayini için yargı yeri belirlenmesi yoluna başvurulacak hâller arasında sayılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 22/2. maddesi uyarınca da, "İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir."
Aynı nitelikte farklı Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki kesin kararlar arasındaki uyuşmazlığın giderilmesi istemine ilişkin talep üzerine; Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2022/7830 Esas, 2022/14067 Karar sayılı ve 17.10.2022 tarihli emsal kararında "HSK 1. Dairesinin 03.04.2018 tarihli, 538 sayılı kararıyla belirlenen 1, 2 ve 3 numaralı Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin belirlenmesi mahkemeler arasındaki iş bölümüne ilişkindir. HSK 1. Dairesi anılan kararı uyarınca ihtisas mahkemelerini belirlemiştir. İİK 308/B maddesi gereğince açılan davalarda HSK 1. Dairesi’nin 538 sayılı kararı gereğince belirlenen mahkemeler iş bölümü itibari ile yetkili kılınmıştır. Yani kanunla düzenlenmesi gereken görev ve yetki kararı niteliğinde değildir. Somut uyuşmazlıkta Asliye Ticaret Mahkemeleri tarafından verilen yetkisizlik kararları da gerçek anlamda yetkisizlik kararı olmayıp iş bölümü itibari ile devir kararı niteliğindedir, bu nedenle mevcut talep yönünden uyuşmazlığın giderilmesine yer olmadığına" şeklinde karar verilmiştir.
Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin emsal niteliğindeki kararına göre İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ihtilâf değerlendirildiğinde, gerçek anlamda (HMK m. 20) bir görev uyuşmazlığı mevcut olmayıp, "iş bölümü" ilişkisi ve uyuşmazlığı bulunduğu anlaşıldığından, merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) yoluyla davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesine olanak ve gerek bulunmamaktadır.
Somut sorunda geçerli hukuksal nedene dayanan devir kararı verilmiş olmakla, bu anlamda devir kararı görevsizlik niteliğinde değildir. Merci inceleme koşulu, karşılıklı verilmiş olması gerekli 2 (iki) ayrı görevsizlik ya da yetkisizlik kararının bulunmasıdır. Bu nedenle merci tayini koşullarının oluşmadığı sonucuna varılmıştır.
KARAR :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ihtilaf bakımından, merci tayini (yargı yeri belirlenmesi) yoluyla davaya bakacak görevli mahkemenin belirlenmesine olanak ve gerek bulunmadığından, dosyanın yargı yeri belirlenmesi isteyen mahkemesine İADESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-c maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 24.06.2026
5070 Sayılı Yasa gereğince e-imza ile imzalanmıştır.