(5237 S. K. m. 29, 35, 43, 53, 54, 62, 86, 106) (5271 S. K. m. 223, 231, 268) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dairemizce duruşma açılmasına karar verilerek, yapılan yargılama sonucunda;
İDDİA: Alaşehir C. Başsavcılığının 08/09/2017 tarih ve 2017/447 esas sayılı iddianamesi ile sanık ………'nın TCK 106/1-1.cümle, 106/2.a, 43/1, 53/1, 54 maddeleri gereğince cezalandırılmasının istenildiği anlaşılmıştır.
YEREL MAHKEME HÜKMÜ: Alaşehir 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/325 Esas, 2019/171 karar sayılı ilâmı ile sanık …… hakkında;
Sanığın mağdura karşı 86/2-3.a.e ve 35 maddelerinden hakkında suç duyurusunda bulunulmasına,
Her ne kadar sanık ...... hakkında mağdura karşı tehdit suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması istemiyle mahkememize kamu davası açılmış ise de, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasını gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin, somut ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, yüklenen suçun ssç tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı CMK'nın 223/2-emaddesi uyarınca beraatine,
Adli emanetin 2017/332 sırasında kayıtlı eşyanın TCK nun 54/1 maddesi gereğince müsaderesine karar verildiği anlaşılmıştır.
O YER CUMHURİYET SAVCISI İSTİNAF TALEBİNDE ÖZET OLARAK: "Sanık hakkında kuru sıkı silahla müştekiyi tehdit ettiği iddiasıyla kamu davası açılmasına rağmen, sanık hakkında silahla tehditten beraat kararı verilerek, silahla yaralamaya teşebbüs suçundan suç duyurusunda bulunulması yasa ve usule aykırı olup, sanığın kullandığı silah kuru sıkıdır ve yaralamaya elverişli olmadığı, bu sebeple kararın bozularak sanığın silahla tehditten cezalandırılması gerektiği, usul ve esas yönünden Kanun'a aykırı bulunduğundan kararın istinâfen kaldırılması" şeklinde talepte bulunduğu anlaşılmıştır.
İSTİNAF YARGILAMA SÜRECİ:
SANIK ...... TÂLİMAT MAHKEMESİNDE ALINAN SAVUNMASINDA: "Ben devlet memuruyum, daha önce hiç başıma böyle bir olay gelmedi, önceki ifadelerimi aynen tekrar ediyorum, daha öncede belirtiğim gibi üzerime aracın sürülmesi üzerine korkutma amacıyla kuru sıkı silahla ateş ettim, herhangi bir suç işleme kastım yoktur, eşimle aramda herhangi bir problem de yoktur, o günden sonra yaşamımıza aynı şekilde devam etmekteyiz, hakkımda yeniden beraat karar verilmesini talep ediyorum, önceki mahkeme kararına ve inceleme raporuna bir diyeceğim yoktur, takdir mahkemenindir, duruşmadan bağışık tutulmayı talep ederim" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır.
SANIK ...... İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN SAVUNMASINDA:
BAM CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "İlk Derece Mahkemesi olan Alaşehir 1. ASCM'nce sanık ...... hakkında tehdit, silahla tehdit suçlarından açılan kamu davasında kül hâlinde silahla tehdit kabul edilerek bu suçtan beraatine karar verilmiş olduğu, iş bu kararın o yer C. Savcısı tarafından sanık aleyhine istinaf edildiği, yapılan inceleme ve değerlendirmede mağdur ......nın sanığa haksız tahrik oluşturacak nitelikte beyanları içeren mesaj gönderdiği, bu hususun dosya içeriğinden anlaşıldığı, sanığın olay tarihinde mağdura yönelik olarak tehdit kastıyla kuru sıkı tabanca ile havaya 3 el ateş ettiği mağdurun bu tabancanın kuru sıkı olup olmadığını bilecek durumda olmadığı ve korku ile endişeye kapıldığı, yine sanığın aynı gün mağdurenin tanık sıfatıyla dinlenen anne ve babasının evine giderek tehdit söylemlerini mağdura iletme kastı ile devam ettiği, bu şekilde zincirleme olarak tehdit eyleminde bulunduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle sanığın silahla tehdit eyleminden TCK 106/2-a, 43/1, 53/1 ve 54 maddeleri gereğince cezalandırılmasına, emanette kayıtlı kuru sıkı tabancanın müsaderesine karar verilmesi mütalaa olunur," şeklinde mütalaada bulunduğu anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yapılan yargılama, tanık beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
Sanık ile eşi olan müşteki arasındaki bazı anlaşmazlıklar bulunduğu, olay günü yine müştekinin sanığa gönderdiği bazı mesajlardan dolayı tarafların tartıştıkları, bunun sonrasında mağdurun evden çıkıp aracı ile ailesinin yanına gitmek istediği sırada sanığın onun arkasından kuru sıkı tabanca ile iki el ateş ettiği, müştekinin bu sırada silahın kuru sıkı olduğunu bilmediği ve aracı ile olay yerinden hızlıca uzaklaştığı, sanığın daha sonra müştekinin anne ve babası olan tanıkların yanına giderek onlara, "bugün ......'nın arkasından 2 el ateş ettim ama vuramadım, kızını öldüreceğim" dediği, bu şekilde zincirleme olarak tehdit fiilini devam ettirdiği, sanığın mahkeme huzurunda alınan ifadesinde korkutmak amacı ile ateş ettiğini beyan ettiği, sanığın eyleminin TCK'nın 106/2. Maddesinde düzenlenen silahla tehdit suçuna uyduğu, kullanılan silahın vasfı ve ateş edilen mesafe dikkate alındığında yaralamaya teşebbüs olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmış, sanığın zincirleme şekildeki bu eylemi eşi olan müştekinin olaydan önce kendisini kızdıracak şekilde mesajlar çekmesi sonucunda haksız tahrik koşulları altında işlediği kabul edilerek TCK 29/1 maddesi gereğince sanığa verilen cezadan 1/4 oranı da indirim yapılmasına, geçmişteki sabıkasız hâli, müştekinin şikayetinden vazgeçmiş olması, dosyaya yansıyan somut hesaplanabilir maddi bir zararın bulunmaması, sanığın dosyaya yansıyan kişilik özellikleri göz önüne alındığında yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemeye kanaat gelmekle 5728 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK nın 231/5 maddesi gereğince sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, suçta kullanılan silahın müsaderesine ve yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1-CMK 280/2.maddesi gereğince, Alaşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/325 Esas, 2019/171 Karar numaralı, 30/01/2019 karar tarihli ilamındaki sanık ...... hakkında silahla tehdit ve tehdit suçundan verilen beraat kararının alt bentleri ile birlikte KALDIRILMASINA,
2-Sanık ......'nın, eşi olan ......'ya yönelik silahtan sayılan kuru sıkı tabanca ile silahla tehdit suçunu işlediği sabit görülmekle eylemine uyan TCK nın 106/2-a maddesi gereğince suçun işleniş şekli, özellikleri ve sonucuna göre takdiren alt sınırdan olmak üzere 2 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın bu eylemini aynı suç işleme kararının icrası kapsamında aynı gün değişik zamanlarda birden çok kez işlediği anlaşılmakla, TCK 43/1 maddesinde yazılı zincirleme suç hükümlerinin uygulanmak suretiyle sanığa verilen ceza eylemin özelliğine göre takdiren 1/4 oranında arttırılarak sanığın 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın bu eylemi eşi olan müştekinin olaydan önce kendisini kızdıracak şekilde mesajlar çekmesi sonucunda haksız tahrik koşulları altında işlediği kabul edilerek TCK 29/1 maddesi gereğince sanığa verilen cezadan takdiren 1/4 oranda indirim yapılarak sanığın 1 YIL 10 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın geçmişteki sabıkasız hâli ve cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gözönüne alınarak lehine takdiri hafifletici sebep kabul edilerek TCK 62. maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın sonuç olarak 1 YIL 6 AY 22 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın kasıtlı suçtan mahkumiyet kararı aldığı gözönüne alınarak, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E-2015/85 K sayılı iptal kararı da gözetilerek, TCK’nın 53/1-2-3. maddesinin uygulanmasına,
Sanığın geçmişteki sabıkasız hâli, müştekinin şikayetinden vazgeçmiş olması, dosyaya yansıyan somut hesaplanabilir maddi bir zararın bulunmaması, sanığın dosyaya yansıyan kişilik özellikleri göz önüne alındığında yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkemeye kanaat gelmekle 5728 sayılı yasa ile değişik 5271 sayılı CMK nın 231/5 maddesi gereğince sanık hakkında HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA
CMK 231/8. maddesi gereğince sanığın 5 YIL SÜRE İLE DENETİME TABİİ TUTULMASINA,
Bu süre içerisinde takdiren denetimli serbestlik tedbirinin UYGULANMASINA YER OLMADIĞINA
CMK nın 231/10-11. maddesi gereğince denetim süresi içerisinde sanığın kasten yeni bir suç işlemesi durumunda veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklerine aykırı davranması halinde MAHKEMECE MAHKUMİYET HÜKMÜNÜN AÇIKLANMASINA, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmemesi ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde 5 yıllık süre sonunda hükmün ortadan kaldırılarak davanın DÜŞÜRÜLMESİNE karar verilmesine,
Sanığın silahlı tehdit eyleminden sonra işlemiş olduğu ikinci tehdit eyleminin TCK 43/1 niteliğinde zincirleme suç kabul edilmesi nedeni ile sanık hakkında ayrıca TCK 106/1-1.cümlesinden HÜKÜM KURULMASINA YER OLMADIĞINA,
Alaşehir Adli Emanetinin 2019/332 sırasında kayıtlı ve suç sırasında kullanıldığı anlaşılan sol yan yüzünde ZORAKIMOD 4918 T ibaresi yazılı 0317-000748 seri nolu 9 mm çaplı kuru sıkı ses tabancası ve 3 adet kuru sıkı tabanca kovanının suç sırasında kullanıldığı anlaşılmakla TCK 54 maddesi gereğince MÜSADERESİNE,
Bu dava nedeni ile sanığın sebebiyet vermiş olduğu ilk derece mahkemesi ve istinaf yargılaması aşamasında yapılan 8 adet tebligat gideri 112,00 TL ile 1 adet posta gideri 13,00 TL olmak üzere toplam 125,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline, Hazineye irad kaydına,
Dair, sanığın ve müşteki AÇSHB vekilinin yokluğunda, Cumhuriyet Savcısının huzuru ile mütaalaya uygun olarak CMK'nın 231/12 ve 268. maddesi uyarınca, yokluğunda karar verilen sanık için tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, Dairede hazır bulunan C.Savcısı için tefhim tarihinden itibaren 7 gün içerisinde, dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere, İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere, oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/03/2020 (¤¤)