Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1- Mahkemenin yaralama suçuna dair kararında usule ve esasa dair herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı, anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan katılan sanık ve katılan sanık vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2- Katılan-sanık Ü.T. hakkında diğer katılan-sanık H.K.'ya yönelik basit tehdit suçundan hüküm kurulurken TCK'nun 106/1-2.cümlesi yerine, 106/1-1.cümlesi uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına şeklinde hatalı hüküm kurulduğu,
Katılan-sanıklar Ü.T. ve H.K. hakkında basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şeklide kasten yaralama suçları sebebiyle verilen cezalara 5237 Sayılı Kanun'un 29.maddesi gereğince indirim yapılması yoluna gidildiği halde, katılan sanıklara tehdit suçu sebebiyle verilen cezalara haksız tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının, ya da neden uygulanmadığının gerekçe kısmında tartışılmaksızın hüküm kurulması,
Hukuka aykırı ve istinaf başvurusunda bulunan katılan-sanıkların istinaf nedenleri uygun bulunmakla, CMK'nın 289/1-g, 280/1-b.maddeleri uyarınca başkaca yönleri incelenmeksizin HÜKMÜN BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, CMK 286/2.maddesi gereğince kesin olmak üzere, 12.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)