(5237 S. K. m. 53, 86, 106) (5271 S. K. m. 223)
Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dairemizce duruşma açılmasına karar verilerek, yapılan yargılama sonucunda;
İDDİA:
Menderes Cumhuriyet Başsavcılığının 05/04/2016 tarih ve 2016/442 esas sayılı iddianamesi ile olay tarihinden önce müştekinin ... isimli iş yerini çalıştırmakta olduğu, şüpheli ile aralarındaki anlaşma nedeniyle bu iş yerini boşaltmak durumunda kaldığı, olay tarihinde de eşyalarını almaya geldiğinde iş yeri sahibi olan şüpheli ile aralarında tartışma çıktığı, bu tartışma sırasında şüphelinin müştekiye vurmak suretiyle hayati tehlike geçirmeyecek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu ve yine tanık anlatımlarında da belirtildiği üzere, elde edilemeyen bıçakla müştekiyi kastederek yanındakilere hitaben " evi çabuk boşaltsınlar, yoksa elimden bir kaza çıkacak, sen daha beni tanımıyorsun" şeklinde hitapta bulunduğu ve yine müştekiye bıçak gösterdiği, bu şekilde üzerine atılı kasten basit yaralama suçu ile birlikte silahla tehdit suçunu da işlemiş olduğu, basit yaralama suçunun uzlaşmaya tabi suçlardan olduğu, tarafların uzlaşma hükümlerinden yararlanmak istemediklerini belirttikleri, böylece şüphelinin üzerine atılı suçları işlediği, yukarıda belirtilen delillerle anlaşılmış bulunduğundan; şüphelinin eylemine uyan TCK'nın 86/2, 106/2.a, son, 53 maddeleri gereğince cezalandırılması talep edilmiştir.
YEREL MAHKEME HÜKMÜ:
Menderes 3.ASCM'nin 2016/151 Esas 2016/643 karar sayılı 30/12/2016 karar tarihli ilamı ile sanık Hasan Hüseyin Ö. hakkında
A)1-Sanık …..'e atılı bulunan ''silahla tehdit'' suçunun sanık tarafından işlendiğine dair dosya kapsamında mahkumiyetine yeterli delil bulunmadığından, yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanığın 5271 sayılı CMK'nun 223.md./2f-e bendi gereğince atılı suçtan BERAATİNE,
2-Bu dava nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına,
B)1-Sanık ….'ün katılan SANİYE A.'ya yönelik sübut bulan kasten yaralama suçundan,suçun işleniş biçimi,suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı,suça sürüklenen çocuğun kastının yoğunluğu, amaç ve saiki gözönüne alınarak, eylemine uyan TCK'nun 86/1.maddesi gereğince takdiren 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
2-Sanığın eylemi sonucu meydana gelen yaralamanın niteliği gereği katılanda hayat fonksiyonlarını orta(2) derecede etkileyecek nitelikte kemik kırığı oluştuğundan verilen cezanın TCK'nun 87/3 maddesi gereğince 2/12 oranında artırılarak sanığın 1 YIL 2 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
3-Sanığın duruşmadaki hal ve davranışları ile işlediği suç nedeni ile pişmanlık duyduğu yönünde kanaat hasıl olduğundan sanığa verilen cezanın 5237 sayılı TCK'nun 62.maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 11 AY 20 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
4-Sanığın cezasında başkaca bir arttırım veya indirim yapılmasına yer olmadığına,
5-Sanığın tekerrüre esas sabıkasız oluşu, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları,ayrıca doğmuş bulunan maddi bir zararında bulunmayışı gözönünde bulundurularak, yeniden suç işlemeyeceği hususunda mahkememizce kanaat hasıl olduğundan sanığa verilen cezaya ilişkin HÜKMÜN 5271 sayılı CMK'nun 231.md./5f ve devamı maddeleri uyarınca AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
-Sanığın 5271 sayılı Kanun'un 231.md./8f uyarınca 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına; ayrıca tedbir uygulanmasına yer olmadığına,
-Sanığın 5271 sayılı Kanun'un 231.md./10f uyarınca 5 yıl süre ile denetim süresi içerisinde kasten bir suç işlemediği taktirde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılacağı ve davanın düşmesine karar verileceği hususunun ihtarına,
-Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanacağının CMK'nun 231/11.maddesi gereğince sanığa ihtarına,
6-Katılan vekili yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 1.800 TL ücreti vekaletin sanıktan tahsili ile katılana verilmesine,
7-Bu dava nedeni ile yapılan 100 TL adli tıp rapor gideri ile 60 TL davetiye gideri olmak üzere toplam 160 TL yargılama giderinden ibaret yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye irat kaydına karar verilmiştir.
KATILAN VEKİLİ İSTİNAF DİLEKÇESİNDE ÖZET OLARAK:
Sanığın elindeki çakı bıçağını katılana doğrultmak suretiyle onu tehdit ettiğinin ik tanık beyanı ile sabit olmasına karşın, beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu iddiasıyla bozulmasını talep etmiştir.
İSTİNAF YARGILAMA SÜRECİ:
SANIK SAVUNMASINDA: Sanık ... ilk derece mahkemesinde vermiş olduğu; Üzerine isnat edilen suçlamayı kabul etmediğini, soruşturma safahatinde vermiş olduğu ifadesinin içeriğini aynen tekrar ettiğini, müştekinin kendisinin Ahmetbeyli sahilde bulunan pansiyonunu, restoranını ve marketini kiraladığını, daha sonra kirayı ödemediği gibi, elektrik-su parasını, gazinocular derneğine verilmesi gereken bedeli ve vergi borcunu ödememesi üzerine, kiraladığı yeri boşaltmak zorunda kaldığını, müştekiden vergi borcunu ve diğer borçlarını ödemesini istediği için müştekinin kendisine iftira attığını, kesinlikle kendisine vurmadığını, bıçakla tehdit etmediğini, hakkında şikayetten vazgeçme olması halinde, şikayetten vazgeçme beyanını kabul ettiğini, suçsuz olduğunu, beraatini talep ettiğini, şayet hakkında ceza verilecek olursa hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep ettiğini, devamla tanık ... A.'nın yalan söylediğini, olay günü telefonun katılanın sağ elinde olduğunu, telefonu katılanın elinden çekip aldığını, vurmadığını, çünkü katılanın telefonda konuştuğu oğluna küfrettiğini, vurmadığını, sol kolundaki kırıktan kendisinin sorumlu olmadığını, yokluğunda dinlenen ...'in beyanını da kabul etmediğini, beyanının yalan olduğu şeklindeki beyanını tekrar etmiş, Gırtlak kanseri rahatsızlığından dolayı konuşamadığını, savunmasını yazılı olarak verdiğini, yazılı savunmasını tekrar etmiştir.
Ayrıca sanığın savunması alınırken elinde elektronik konuşma cihazı olmadan sesinin çıkmadığı, konuşmak istediğinde elindeki kumanda aletini boğazına doğru yaklaştırarak ve dokundurarak konuşmaya çalıştığı gözlemlendi.
BAM CUMHURİYET SAVCISI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA; "Her ne kadar müdahil S. A. vekili tarafından ilk derece mahkemesince verilen beraat kararının bozulması talebiyle kararı istinaf etmiş olmakla dosya içerisindeki deliller, bu celsede alınan beyanlar dikkate alındığında ilk derece mahkemesince şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." şeklinde mütalaada bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İddia, savunma, tanık beyanları ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde; sanığın aşamalarda değişmeyen savunması, yaralama eylemine ilişkin olayın tanığı ve aynı zamanda katılanın kızı olan ...'nın yargılama safahatinde ''Ben sanığın yalnızca belinden bıçak çıkardığını gördüm, bıçağı anneme doğrultarak tehditvari bir şeyler söylediğini duymadım'' yönündeki beyanı ve sanığın, gırtlak kanseri rahatsızlığından dolayı sürekli yanında bulundurduğu ve konuşmak için sağ eli ile boğazına dayadığı elektronik konuşma cihazının bıçak olarak algılanma ihtimali birlikte değerlendirildiğinde, sanığa atılı bulunan silahla tehdit suçunun işlendiğine dair her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli somut herhangi bir delil bulunmadığından, ceza hukukunun temel prensibi olan "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi uyarınca yüklenen müsnet silahla tehdit suçunun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle, katılan vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle,
1-Sanık Hasan Hüseyin Öztürk hakkında silahlı tehdit suçundan verilen beraat kararı yönünden, mahkemenin kararında usule ve esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı, delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu anlaşıldığından, katılan vekilinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Dair, sanık ve katılan vekilinin yüzüne karşı, Cumhuriyet Savcısının huzuru ile mütaalaya uygun olarak, CMK 286/2 md. gereğince KESİN OLMAK üzere oyçokluğu ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/06/2017
KARŞI OY
Tanık ... A.'nın ifadesinde sanığın elinde bıçak gördüğünü, tanık ... B.'ın ifadesinde sanığın silahtan sayılan çakıyı katılana doğrultarak " Öldürürüm seni" dediğini beyan ettikleri bu suretle sanığın suç tarihinde katılanı elinde bıçak olduğu halde tehdit ettiğinin tanıklar ... ve ...'in beyanları ile sabit olduğu halde atılı suçtan mahkumiyeti yerine beraatine karar verilmiş olması nedeniyle istinaf başvurusunun esastan reddi yönündeki çoğunluk görüşüne katılmıyorum. (¤¤)