T.C.
İZMİR
FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/57 Esas
KARAR NO: 2021/86
DAVA TARİHİ: 06/08/2020
KARAR TARİHİ: 09/06/2021
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), Marka (Manevi Tazminat İstemli), Marka (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin yetkilisi ...’in, sektöründe tanınmış olan "... " markasını 27.12.2013 tarihinden itibaren 10 yıl müddetle olmak üzere 27.01.2015 tarihinde marka sahibi olarak adına tescil ettirmiş olduğunu, davalı tarafın ise müvekkili ile aynı alanda faaliyette bulunmakta olup “...” ibaresini marka olarak hizmetlerinde ve ürünlerinde fiili olarak kullanmakta olduğunu, tasarımı ile üretiminin müvekkiline ait ürünlerin görsellerini ... üzerinden sergilemek suretiyle kullanmakta, müvekkilinin satış fiyatlarının çok daha altında bir fiyat ile satışa sunmakta olduğunu, davalının ürünlerin görsellerini kullanmakla birlikte, ... internet sitesinden de müşterilerin görüp beğendiği ürünlerin siparişini vermesine rağmen taraflarına çok farklı ürünlerin gönderildiği yönünde şikayetlerin bulunmakta olduğunu ve davalı firmayı, marka ve internet sitesi benzerliği nedeniyle de müvekkili ile karıştırıldığını belirterek, 1.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi İhtiyati tedbir kararı verilerek; müvekkilinin sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin önlenmesi ve durdurulması amacıyla, "..." markasının müvekkilinin marka ile iltibas tehlikesi göz önünde bulundurularak marka hakkına tecavüz teşkil eden fiillerin tespiti ile "..." internet sitesine erişimin engellenmesini, tecavüzün durdurulmasını, davanın kabulüne karar verilmesi halinde masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin " ... " markasını 07.03.2018 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle 28.08.2018 tarihinde adına tescil ettirmiş olup, tescil sonucu kazanmış olduğu hakları yasal çerçevede kullanmış olduğunu, " ... " markası 35. sınıfta tescilli olduğunu, müvekkilinin yapmış olduğu tasarım ve hizmetlerle kısa sürede tanınan ve tercih edilen bir marka haline gelmiş olduğunu, gerek şirketin gerekse markanın bilinirliğini artırmak amacıyla bir çok projeye imza atmış ve markasını tanınmış bir marka haline getirmiş olduğunu, satışa sunduğu ürünlerin hem Türkiye'den hem de yurtdışından rağbet görmesi ile birlikte " ..." resmi web sitesi üzerinden ürünlerin tanıtımına ve satışına başlamış olduğunu, müvekkilinin yaklaşık 2,5-3 yıldır bu markayı tescil ettirmiş olduğunu, davacı tarafın bu zamana kadar " markaların müşteriler tarafından karıştırıldığı, ya da kendilerine ait kargo şirketi üzerinden gönderim yapıldığı vs." konularda müvekkiline ihtar çekilmediğini, resmi bir kuruma da şikayet etmemiş olduğunu, davacı tarafından marka olarak tescil edilen "..." ve "..." kelimelerinin hiç bir ayırt edici özelliğinin olmadığını, doğal bir taş olan mermeri mal ve hizmetinde kaynak olarak bulunduran herkesin kullanımında olan bu kelimenin davacının tekeline bırakılmasının mümkün olmadığını, davacı tarafın " ..." adlı sitede müşteriler tarafından kendilerine yönelik yapılan olumsuz yorumlara, sanki, müvekkilinin markası sebep olmuş gibi bir izlenim yaratma çabasında olduğunu, ancak, sitede bulunan şikayetlerin incelendiğinde, internet sitesi kurulmadan önce şikayetlerin başladığını, söz konusu şikayetlerde davacı şirketin isminin yer aldığını, müvekkilinin davacı tarafın iddia ettiği gibi davacı tarafından tasarlanıp, üretilmiş bir görsel müvekkili tarafından kullanılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
BİLİRKİŞİ RAPORU:
Mahkememizce alınan 26/04/2021 tarihli bilirkişi kurulu raporunda;
1-06.08.2020 tarihli dava dilekçesinde, dosyanın davacı isminin yer aldığı giriş kısmında ... yetkilisi ... yazmaktadır, bu açıdan davacının, şirket olduğu anlaşılmaktadır , dosyanın tensip zabtında davacı ... olarak kaydedilmiş olup, Uyap üzerinden işlemler bu şekilde devam etmektedir.
2-Davacı vekilinin, delil dilekçesi ile sunduğu ... numaralı marka ... adına kayıtlıdır. ... ile ... yetkilisi olmakla birlikte, şirket ile arasında markanın kullanılmasına ilişkin bir lisans sözleşmesi dosyada yoktur.
3-Davalı vekili tarafından, davalı markası olarak dosyaya sunulu olan ... numaralı marka ... adına kayıtlıdır. ... İzmir ... Noterliği' nin ... numaralı vekaletnameye göre davalı şirket yetkilisidir. Ancak ... ve davalı arasında markanın kullanımına ait bir lisans sözleşmesi dosyada yoktur.
4-Davacı şirket yetkilisine ait ... Marka 19. Sınıfta tescillidir, 19. Sınıf mal sınıfıdır. Mal listesinde " Beton alçı toprak. kil. kum. doğal taş, yapay taş, ahşap plastik veya sentetik malzemelerden yapılmış biçimlendirilmiş halde yapı / inşaat / yol yapımı malzemeleri, yapı parçaları, yapılar, direkler, bariyerler, inşaatlar ıçin cam ürünleri, Akvaryum kumlan yazmaktadır.
5-Davalı şirket yetkilisine ait ... marka 35. Sınıf hizmet sınıfıdır ve kapsayan hizmetler listesinde yer alanlardan bazıları şunlardır "...Sıhhi tesisat ürünleri: musluklar, duş takımları, klozet iç takımları, banyo-duş kabinleri, küvetler, klozetler, evyeler. lavabolar, musluklar için contalar, salmastralar (musluk iç takımı). Su yumuşatma cihazları, su arıtma cihazları, su arıtma tesisatı, atık arıtma tesisatı....Bu sınıfa dahil biçimlendirilmemiş halde malzemeler: kum, çakıl, mıcır, asfalt, zift, çimento, kireç, alçı, sıva. beton, blok mermer. Beton, alçı, toprak, kil. taş, mermer, ahşap, plastik veya sentetik malzemelerden imal edilmiş ve şekil almış yapı/inşaat/yol yapımı ve benzer amaçlı malzemeler: metalden olmayan binalar/yapılar, yapı elemanları, direkler, bariyerter. tabii veya sentetik ısı ile yapıştırılabilen kaplamalar, çatılar için ziftli kartonlar, ziftli kaplamalar, ahşap ve sentetik malzemeden kapı ve pencereler. Yollar için metal, mekanik ve aydınlatmalı olmayan trafik işaretleri. Beton, taş veya mermerden yapılmış anıtlar, heykeller."
6-Davacı yan sınai mülkiyet hakkına tecavüz teşkil eden fullerin önlenmesi ve durdurulmasına, "..." internet sitesine erişimin engellenmesine ve zararının tazmini talep etmiş olup, görevlendirme kapsamımız da "davacının marka hakkına tecavüz iddiaları ve olası tazminat "..." ve itibar tazminatı yönünden rapor alınmasına" şeklinde olup, bu kapsamda taraflar yetkililerine ait olan ve taraf şirketler tarafından kullanılan marka tescil belgeleri incelendiğinde her iki markanın da mermer ve doğal taştan yapılan yapı ve inşaat malzemelerini kapsadığı tarafların yaptıkları iş itibari ile mal ve hizmetleri aynı tüketici kitlesine hitap ettikleri tespit edilmiştir. Ancak taraf markalarının ortak unsurları olan ..., ... kelimeleri markaların tanımlayıcı unsurları olup İLTİBAS DEĞERLENDİRİLMESİNDE DİKKATE ALINAMAZ. Taraf marka ve fiili kullanımlanndaki sınıfsal olarak aynı olsa da markaların tanımlayıcı kısımları dışında esaslı unsurlarında işaret benzerliği olmadığından aralarında karıştırılma ihtimalinin olmadığı kanaatine varılmıştır.
7-Dava konusu Resim-ı, Resim-2 ve Resim-3'deki görsellerin;
a.İnternet arama motorlarında sadece davacının web sitesinde bulunan halleri bulunduğu ve başka örnekleri bulunmadığı,
b.Davacının web sitesindeki resimlerin sırasıyla 25.06.2014, 21.01.2015 ve 18.08.2016 tarihlerinde ilanların mevcut haliyle bulunduğu.
c.Davalının web sitesinin mevcut haline ilk kez 27.09.2020 tarihinde ulaşılabildiği nedenleriyle;
Söz konusu görsellerin davacının web sitesine ait olduğu ve davalı tarafından söz konusu ilanlarda kullanıldığı,
8-Dava konusu Resim-ı, Resim-2 ve Resim-3' dekı görsellerin bulunduğu web siteleri incelendiğinde dava konusu sayfaların benzer olmadığı tespit edilmiştir.
9-Dolayısı ile itibar tazminatı hesaplanması yönünden herhangi bir hesaplama yapılmasına gerek olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı, ayrıntılı ve gerekçeli olarak belirtilmiştir.
TESPİT, DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Marka, bir işletmenin mal ve/veya hizmetlerini bir başka işletmenin mal ve/veya hizmetlerinden ayırt etmeyi sağlaması koşuluyla, kişi adları dahil, özellikle sözcükler, şekiller, harfler, sayılar, malların biçimi veya ambalajları gibi çizimle görüntülenebilen veya benzer biçimde ifade edilebilen, baskı yoluyla yayımlanabilen ve çoğaltılabilen her türlü işarettir.
Markanın hükümsüzlük sebepleri 6769 sayılı SMK'nın 25. Maddesinde gösterilmiştir. Bu madde'ye göre; SMK'nın 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. SMK'nın 6. Maddesinde haller;
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Markanın başkaları tarafından haksız kullanımı ve marka hakkının ihlali durumunda ise marka sahibi SMK'nın 149. Maddeki talepler ile 150 ve 151. Maddesinde düzenlenen maddi tazminat ve yoksun kalınan karı isteyebilecektir.
Bu kapsamda aşağıda sayılan fiiller marka hakkına tecavüz sayılmaktadır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 6769 sayılı kanunun 7. maddesinde belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilmeyecek derecede benzerini
kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
c) Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit
edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği halde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
d) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu
hakları üçüncü kişilere devretmek.
Markalar arasında benzerlik değerlendirmesi yapılırken bakılması gereken ilk husus markaların yanı ya da benzer mal veya hizmetler sınıfı için mi kullanılıp kullanılmadığı hususudur. Markaların kullanıldığı mal veya hizmet sınıfları aynı ya da benzer bulunursa bir sonraki aşama olan markaların benzerliğinin değerlendirilmesine geçilmektedir. Söz konusu markaların benzerlik değerlendirilmesi yapılırken yerleşik içtihatlara göre görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlikleri bakımından incelenmeli daha sonra markaların bir bütün halinde tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali doğurup doğurmayacağı değerlendirilmelidir.
Zayıf marka kavramı ayırt edicilik derecesi düşük olan veya tescil istendiği mal veya hizmete yakın duran, ait olduğu işletmenin mal veya hizmetlerini , diğer işletmelerin mal veya hizmetlerinden ayırt etme kapasitesi göreceli olarak az olan markalarıdır. Bir marka ister doğuştan, ister kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanmış olsun, ne kadar ayırt edici ise karıştırma ihtimali o derece de yüksektir. Zayıf marka tescilli olduğu mal veya hizmet ile yakınlık içerisinde olan ya da günlük hayatta herkesçe ve her yerde kullanılan sıradan sözcükler bakımından söz konusu olabilir. Bir markanın zayıf marka olarak kabul edilebilmesi için ilgili ibarenin kullanıma konu edildiği mal ya da hizmet ile ilintili olması zaruri değildir. Yaygın kullanılan bir isim de zayıf marka olarak kabul edilebilmektedir.
Markalar düşük seviyede ayırt ediciliği olan bir unsuru paylaşıyorsa, karıştırılma ihtimali değerlendirmesinde örtüşmeyen bileşenlerin markaların genel izlenimi üzerindeki etkisine odaklanılacaktır. Örtüşmeyen bileşenlerin benzerlikleri/farklılıkları ve ayırt edicilikleri ele alınacaktır. Düşük seviyede ayırt ediciliği olan bir unsurun örtüşmesi, normalde kendiliğinden karıştırılma ihtimaline yol açmaz ve başına veya sonuna ekleme yapılarak kullanılmaya müsaittir.
Dosya kapsamında toplanan deliller ve bilirkişi raporu dikkate alındığında Davacı adına tescilli ...(...) "..." ibareli markanın tescil edildiği sınıf yönünden tanımlayıcı unsurlardan olduğu, ayırt ediciliği bulunmadığı, davalının başına ekleme yaparak kullanımının davacı markasına iltibas oluşturmadığı kanaatiyle davacının davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda Açıklandığı Üzere;
Davacının, davasının REDDİNE,
Alınması gereken 59,30 TL karar harcının davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 54,40 TL harçtan mahsubu ile eksik 4,90 TL karar harcının davacı taraftan alınarak Hazine'ye irat kaydına,
Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, maddi tazminat davası reddedilmekle, AAÜT'ne göre belirlenen miktar, markaya tecavüz davası da dikkate alınarak arttırılmakla, 5.900 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalı tarafa ödenmesine,
Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, manevi tazminat davası reddedilmekle, AAÜT.'ne göre belirlenen 5.900 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalı tarafa ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 2.100,70 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 16,30-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili yanlara iadesine,
Gerekçeli hükmün, tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, İstinaf Kanun yolunun İzmir Bölge Adliye Mahkemelerinin 11. ve 20. Hukuk İstinaf Daireleri nezdinde açık olduğuna dair verilen karar yanların huzurunda usulen okunup anlatıldı. 09/06/2021
Katip ...
E-İmza
Hakim ...
E-İmza