T.C.
İZMİR
FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/91 Esas
KARAR NO: 2021/142
DAVA: Tasarıma Tecavüzün Durdurulması, Önlenmesi
DAVA TARİHİ: 21/10/2020
KARAR TARİHİ: 22/09/2021
Birleşen 02/07/2021 Karar Tarihli 2021/11 Esas - 2021/113 Karar sayılı dosya bakımından;
DAVA: Tasarıma Tecavüz Nedeniyle, Maddi- Manevi Tazminat
DAVA TARİHİ: 27/01/2021
KARAR TARİHİ: 02/07/2021
Davacı vekili tarafından 21/10/2020 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 07/10/2019 Tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu’na .../...nolu tasarım başvurusu yaptığını 20/02/2020 tarihinde tescil işleminin gerçekleştiğini, davalı tarafın müvekkiline ait tasarımların aynısını ve benzerlerini izinsiz olarak satışa sunduğunu, bu ürünlerin hak sahibinin kime ait olduğu noktasında vatandaşların herhangi bir bilgisi olmadığını, bu durumun müvekkilinin imajının zedelenmesine ve emeklerinin çöpe gitmesine neden olduğunu, davalı tarafın, müvekkilinin tasarım hakkına haksız müdahalesi olduğunu, tasarım başvuru tarihinden önce ve sonra tasarım hakkına olan tecavüzleri durdurmaları noktasında sözlü ve yazılı Selçuk Noterliği ... gönderilen ihtarname ile uyardığını, davalının tecavüzü devam etmekte olduğunu, tasarım Hakkına saldırının 22 Eylül 2018’den bu yana devam ettiğini instagram paylaşım tarihi ile tespit ettiklerini belirterek, müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılmasını, tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulmasını, kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin %48 engelli bir vatandaş olduğunu, dışarıda çok uzun vakitler geçirmesinin sakıncalı olduğu için boş zamanlarında hobi amaçlı olarak kendi el emeği ile hediyelik eşyalar imal etmekte olduğunu, davacı yanın iddia ettiği müvekkilinin ürettiği bu ürünlerin davacının tasarım hakkına tecavüz etmemekte olduğunu, müvekkilinin üretmiş olduğu ürünlerin kendisine ait tasarımlar olduğunu, davaya konu davacıya ait tasarımların veya kopyalarının herhangi bir şekilde üretimini ve satışını yapmamış ve yapmamakta olduğunu, davacının amacının, ... kendi adına tescilini aldığı tasarımlarının satışını değil; ... ürününe ait tüm tasarımların satışına engel olup bu yörede tek el olmaya çalışmak olduğunu, bu amaçla da davacının Selçuk Noterliği 06.07.2020 tarih ve ... Yev. Numarası ile müvekkile kendi adına tescil edilen tasarımlara yönelik olarak haksız kullanımların durdurulması için ihtar çekilmiş olduğunu, fakat müvekkilinin davacının bu ihtarından önce veya sonra hiç bir şekilde davacıya ait tasarımları imal etmemiş ve satışını yapmamış olduğunu, bu doğrultuda müvekkilinin davacının kendisine defalarca kez onun ürünlerini üretmediğini ve kendi nam ve hesabına fiziki olarak satışını yapmadığını belirtmişse olduğunu, her defasında davacı tarafın müvekkilinin hiç bir şekilde ... üretmemesi gerektiğini belirterek müvekkilinin kendi şahsi tasarımlarını da üretmesine engel olmaya çalışmakta olduğunu, müvekkilinin kendi tasarımlarının tescili için Türk Patent ve Marka Kurumuna .../... başvuru numarası ile yapmış olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkememizin Birleşen 02/07/2021 Karar Tarihli 2021/11 Esas - 2021/113 Karar sayılı dosya
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Şirince köyünde yer alan atölyesinde ahşap üzerine imalat, tasarım vs. Gibi işlerle uğraştığını ve kendisinin tasarlayıp ürettiği ürünleri yine yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeri olan köyde sattığını, 8 adet tescilli tasarımı bulunduğunu, davalı yanın ise müvekkilinin tescilli tasarımının aynısını ve benzerlerini müvekkilinin izni olmadan imal ettiğini, piyasaya sunduğunu, davalı aleyhine İzmir FSHHM'nin .../... Esas sayılı dosyası ile tasarım hakkına tecavüzün durdurulması, önlenmesi istemli dava açıldığını, usul ekonomisi açısından bu dosyanın mahkememizin 2020/91 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini ve şimdilik 10.000 TL maddi ve 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanını haksız ve yersiz olduğunu, müvekkilinin hobi amaçlı olarak hediyelik eşyalar imal ettiğini, davacının tasarım hakkına tecavüz etmediğini, müvekkilinin üretmiş olduğu ürünlerin kendine ait tasarımlar olduğunu, davaya konu davacıya ait tasarımları veya kopyalarının herhangi bir şekilde üretimini ve satışını yapmadığını, davacının tasarımlarının yeni olmadığını zaten yıllardan beridir herkes tarafından üretilen ürünler olduğunu, müvekkilinin kendi üretmiş olduğu tasarımlarla ilgili .../... nolu tasarım başvurusu bulunduğunu, davacınını amacının yörede tek el olmaya çalıştığını belirterek, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanını maddi ve manevi taleplerinin usul ve esas yönünden reddini talep etmiştir.
BİLİRKİŞİ RAPORU
18/06/2021 tarihli tasarım uzmanı bilirkişiden alınan raporda özetle; Dosyada delil olarak sunulan TP tarafından verilen tasarım tescil belgelerinin; davacı tarafa ait olan... .... 1,2,3,4,5, 6,7 ve 8 nolu çoklu tasarımın ... adına 07.10.2019 tarihinden itibaren tescilli olduğunu, anılan tasarımların dava tarihi itibariyle hukuki koruma altında bulunduklarını ve tasarım hakkı sahibi lehine tescilden kaynaklanan ve kanunda belirtilen koruma haklarını sağladıklarını, dosyada delil olarak sunulan TP tarafından verilen tasarım tescil belgelerinde; davalı tarafa ait olan ... .... 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8 ve 9 nolu çoklu tasarımın ... adına 17.12.2020 tarihinden itibaren tescilli olduğunu, anılan tasarımların dava tarihi itibariyle hukuki koruma altında bulunduklarını ve tasarım hakkı sahibi lehine tescilden kaynaklanan ve kanunda belirtilen koruma haklarını sağladıkları tespit edildiğini, davacı tarafa ait olan ... ... nolu çoklu tasarımda yer alan tüm tasarımlar incelenerek, davalı tarafa ait olan ... ... nolu çoklu tasarımda yer alan tüm tasarımlarlar karşılaştırarak, yapılan bu karşılaştırma sonucunda davacı tarafa ait tasarımların hiç birinin davalı tarafın tasarımlarıyla aynı ya da benzer olmadıklarını, tasarımın sadece “görünüm” ile ilgili olduğunu, tasarım korumasının konusu, tasarıma konu ürünün, işlevi, güzelliği, vs.si değil, insan algılarına hitap eden dış görünüşü olduğunu, bu nedenle, bir tasarımın elde edilmesinde harcanan dikkat, çaba, tecrübe, tasarımın kaliteli, estetik, faydalı, işlevsel olması gibi hususların tek başına herhangi bir önemi olmadığını, uygulama ve öğretide, gerek yenilik gerekse ayırt edicilik değerlendirmesinde, tasarımların dış görünümünün esas alınması gerektiğini, dosyadaki belgeler ve her iki tarafın tescilli tasarım görselleri karşılaştırılmış olduğunu, davacı adına kayıtlı tasarım ile davalı tarafının tasarımlarının aynı veya belirgin benzer olmadıklarını, davacı tasarımının koruma kapsamına girdiğini rapor etmiştir.
TESPİT DELİL DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE
Tasarım bir ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerden kaynaklanan görünümüdür. Bir tasarım yeni ve ayırt ediciliğe sahip olması halinde 6769 sayılı yasa kapsamında korunmaktadır.
Bir tasarımın aynısı "tescilli tasarım" için başvuru veya rüçhan tarihinden önce "tescilsiz tasarım" için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.
Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim, "tescilli tasarım" için başvuru veya rüçhan tarihinden önce "tescilsiz tasarım" için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın, ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir.
Tasarıma tecavüz halini oluşturan eylemler SMK'nın 81/1 . Maddesinde
a) Tasarım sahibinin izni olmaksızın bu Kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı ürünün aynısını veya genel izlenim itibarıyla ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak.
b) Tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
c) Tasarım hakkını gasp etmek, şeklinde tanımlanmıştır.
Tasarıma Tecavüz halinde hak sahipleri SMK'nın 149. Maddeki talepler ile 150 ve 151. Maddesinde düzenlenen maddi tazminat ve yoksun kalınan karı isteyebilecektir. Yine hak sahipleri 149/1-ç maddesi uyarınca manevi zararlarını talep edebilecektir.
Dosya kapsamında toplanan deliller ve bilirkişi raporu dikkate alındığında davacı tarafa ait tasarımların hiç birinin davalı tarafın tasarımlarıyla aynı ya da belirgin benzer olmadıkları anlaşılarak davacının asıl ve birleşen dosya kapsamında davalarının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Asıl ve birleşen dosya kapsamında davacının davasının reddine,
Ana dosya bakımından,
Alınması gereken 59,30 TL karar harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 737,50 TL TL harçtan mahsup edilerek fazla 678,20 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı yana iadesine,
Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT.'ne göre belirlenen 5.900 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 899,10 TL yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 8,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalı tarafa ödenmesine,
Birleşen 2021/11 Esas - 2021/113 Karar sayılı dosya bakımından;
Alınması gereken 59,30 TL karar harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 683,10 TL harçtan mahsup edilerek fazla 623,80 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı yana iadesine,
Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT.'ne göre belirlenen 5.900 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan toplam 144,80 TL yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 8,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalı tarafa ödenmesine,
Gerekçeli hükmün, tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, İstinaf Kanun yolunun İzmir Bölge Adliye Mahkemelerinin 11. Ve 20. Hukuk İstinaf Daireleri nezdinde açık olduğuna dair verilen karar, hazır bulunan yanların huzurunda usulen okunup anlatıldı.22/09/2021
Katip ...
(e-imza)
Hakim ...
(e-imza)