T.C.
İZMİR
FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/106 Esas
KARAR NO: 2023/119
DAVA: Faydalı Model Belgesi (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 09/09/2021
KARAR TARİHİ: 19/12/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/12/2023
Davacı vekili tarafından 09/09/2021 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin plastik bazlı arıcılık malzemeleri üretim ve satışı işi ile iştigal etmekte olduğunu, sektörde “...” markası ile oldukça tanınan bir konumda olduğunu, davalının ... Plastik ünvanlı firmasının, müvekkili ile aynı sektörde faaliyet göstermekte olduğunu, firmanın “facebook” sosyal medya hesabında yayınlamış olduğu görüntülerden tespit ettikleri üzere, adı geçen firmanın; Tasarımı ve geliştirilmesi tümü ile müvekkiline ait olan, getirdiği yenilikler bakımından; ”...gesinin ve tasarımsal özellikleri dolayısı ile, ”...” ve “...” ürün adlı,...nolu Tasarım Tescil Belgesi’ne konu ürünlerin izinsiz olarak ürettiğini ve piyasaya sunduğunu , davalının bu fiilinin, müvekkiline maddi anlamda zarar verdiğini, Davalının kullandığı kalitesiz plastik malzeme ve işçilik dolayısı ile ürünün itibarını zarara uğramakta olduğunu belirterek; davalının müvekkilinin SMK dan kaynaklı haklarına vaki tecavüz fiillerinin tespitini, durdurulmasını, tecavüze konu fiillerle üretilen ürünlere el konularak imhasını, bu ürünlerin kalıpları dahil olmak üzere münhasıran bu ürünlerin üretiminde kullanılan makinalara el konulmasını, 5.000 TL manevi tazminat ve HMK md.107 hükmü uyarınca belirsiz alacak taleplerinin kabulü ile tahkikat neticesinde alacak miktarının belirlenmesinden sonra müddeabihin arttırılmasına ilişkin hakkını saklı tutarak şimdilik 1.000 TL mahrum kalınan kar tutarı üzerinden maddi tazminata hükmedilmesini ve tazminat taleplerinin reeskont avans faizi ile tahsilini, verilecek hükmün masrafı davalıya ait olmak üzere gazete de ilanını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davanın yetkisiz olarak İzmir Mahkemelerinde açılmış olduğunu davaya bakmada yetkili mahkeme Konya Mahkemeleri olduğunu, yetkisizlik kararı vermesini ve Konya mahkemelerinin yetkili olduğundan dolayı dosyanın Konya mahkemelerine gönderilmesini, davacının müvekkili ile birlikte bu zamana kadar birlikte katıldıkları fuarların olduğunu, aynı fuarlarda yan yana stantlar açmış olduklarını, taklit ürün iddiasını kabul etmediklerini, davacının aradan zaman geçmesine rağmen davayı açmasının kötü niyetli olduğunu, bu sektörde 6 Farklı firmanın bulunduğunu, davacı tarafın kendisine rekabet etmesine engel olmak adına tekelleşmek için bu şekilde yol izlemekte olduğunu, müvekkilinin kesinlikle kısmen veya tamamen taklit suretiyle meydana getirilen ürünler üretmemekte ve satmamakta olduğunu, müvekkilinin farklı, taklit ürün olmayan, sahip olduğu faydalı model koruma belgesine sahip ürünleri üretmekte ve satmakta olduğunu,"..." faydalı model belgesine sahip özgün ürün olduğunu, Konya ... Asliye Hukuk Mahkemesi... K. Sayılı dosyasında haklılıklarının belirlendiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekili, müvekkili adına Türk Patent Kurumu nezdinde "... " başlıklı ... sayılı faydalı model belgesi ve "..." isimli ... sayılı tasarım tescil belgesi bulunduğunu, faydalı model ve tasarım tescil belgelerine konu ürünlerin davalı tarafça izinsiz olarak üretildiğini ve piyasaya sunulduğunu, bu hususta Konya ... Asliye Hukuk Mahkemesi nezdinde tespit talep edildiğini, mahkemece taraflara ait ürünler, faydalı model ve tasarım tescillerinin farklı istem ve özelliklere sahip olduğu, karıştırma ihtimali bulunmadığından bahisle talebin kabul edilmediğini, bu dosyadaki raporun hukuka uygun olmadığını iddia ederek davalının müvekkilinin Sınai Mülkiyet Haklarına tecavüz fiillerinin tespitine, durdurulmasına, ürünlerin imhasına, el konulmasına, ürünlerin üretiminde kullanılan makinelere el konulmasına, 5.000 TL manevi tazminat ve fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL mahrum kalınan kar nedeniyle müvekkili yararına tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, mahkemenin yetkisiz olduğunu, davaya bakmak yetkisinin Konya Mahkemelerine ait olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, söz konusu sektörde 6 farklı firma bulunduğunu, davacı tarafın kendisine rekabet edilmesini engellemek ve tekelleşmek için bu yolu izlediğini, müvekkilinin kısmen veya tamemen taklit herhangi bir ürün üretmediğini, müvekkilinin ürettiği ürünlerinin müvekkili adına TPMK nezdinde ... isimli faydalı model belgesine uygun olarak üretildiğini, bunların özgün olduklarını, Konya ...Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Karar sayılı dosyasında bu durumun tespit edildiğini ileri sürerek yetkisizlik kararı verilmesi veya davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dava, faydalı model ve tasarım tesciline tecavüzün tespiti, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkememizce Konya ...Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ... Karar sayılı dosyası ve dosyada mevcut rapor getirtilerek incelenmiştir. Söz konusu raporda, her iki taraf tasarımlarının faydalı model belgesi olarak tescilli bulunduğu, taraflara ait faydalı model belgelerinin istem ve amaçlarının farklılık içerdiği, ayrıca dosyamız davalısına ait faydalı model belgesi ve istemlerinin ve ürünlerin davacıya ait tasarım ve faydalı model belgesine konu istemler ile ürünler yönünden benzer olmadıkları, iltibas oluşturmadıkları ve tecavüz oluşturmadıkları tespitlerine yer verildiği görülmüştür.
Mahkememizce, Sınai Mülkiyet uzmanı, mali müşavir ve sektör uzmanı bilirkişilerden oluşturulan heyetten rapor ve ek raporlar aldırılmıştır. Söz konusu rapor ve ek raporlarda dosya taraflarına ait faydalı model ve tasarım tescilleri ile bunlara konu ürünlerin farklı olduğu, ayırt edici özelliklerinin bulunduğu, iltibas ve ihlal oluşturmadığı, benzer olmadıkları hususlarında tespitler yapılmıştır. Söz konusu rapor ve ek raporlar mahkememizce hükme esas alınabilir kabul edilmiş ve benimsenmiştir.
Konuya ilişkin olarak, 6769 sayılı SMK'nın 81. Maddesinde; tasarım sahibinin izni olmaksızın bu kanun hükümlerine göre koruma kapsamındaki bir tasarımın kullanıldığı veya uygulandığı bir ürünün aynısını veya genel izlenim itibariyle ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretmek, piyasaya sunmak, satmak, sözleşme yapmak için öneride bulunmak, ticari amaçla kullanmak veya bu amaçlarla bulundurmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabii tutmak, tasarım sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek ve tasarım hakkını gasp etmek fiilleri, tasarım hakkına tecavüz oluşturan haller olarak düzenlenmiştir. Kanunun 150. maddesinde; Sınai Mülkiyet Hakkına tecavüz sayılan fiileri işleyen kişilerin hak sahibinin zararını tazminle yükümlü olduğu, tecavüz vaki olduğunda, hakka konu ürün veya hizmetlerin mütecaviz tarafından kötü şekilde kullanılması veya üretilmesi, bu şekilde üretilen ürünlerin temin edilmesi yahut uygun olmayan bir tarzda piyasaya sürülmesi sonucunda sınai mülkiyet hakkı itibarı zarara uğrarsa bu nedenle ayrıca tazminat istenebileceği, 151. Madde de hak sahibinin uğradığı zararın, fiili kayıp ve yoksun kalınan kazancı kapsayacağı, yoksun kalınan kazancın zarar gören hak sahibinin seçimine bağlı olarak, a) Sınai Mülkiyet Hakkına tecavüz edenin rekabeti olmasaydı, hak sahibinin elde edebileceği muhtemel gelir, b) Sınai Mülkiyet Hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç, c) Sınai Mülkiyet Hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeli, şeklinde seçimlik olarak düzenlenen değerlendirme usullerinden biriyle hesaplanacağı düzenlenmiştir.
Yukarıda tafsilatı verilen değişik iş dosyasındaki rapor, mahkememizce aldırılan heyet raporu ve ek rapor ile tüm dosya kapsamında davacı tarafın tasarım tescili ve faydalı model belgesine konu istemler ve ürünler ile davalı tarafın faydalı model belgesine konu istemler ve ürünler arasında benzerlik bulunmadığı, davalı tarafın faydalı model belgesine konu istemleri ve ürünlerinin davacı tarafın faydalı model belgesi, tasarım tescil belgesi ve bunlara ait istemler ile ürünlere iltibas ve tecavüz oluşturmadığı hususunda mahkememizde vicdani kanaat oluşmuştur.
Mezkur nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
Davanın REDDİNE,
Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (tasarıma tecavüz tespiti ve önlenmesi talebi yönünden) hesap ve takdir edilen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (maddi tazminat talebi yönünden) hesap ve takdir edilen 1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (manevi tazminat talebi yönünden) hesap ve takdir edilen 5.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine,
Alınması gereken 269,85 TL harcın davacı tarafından yatırılan 102,47 TL harçtan mahsubu ile eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davalı tarafından yapılan 93,80 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı.
19/12/2023
Katip ...
¸ e imzalıdır
Hakim ...
¸ e imzalıdır