T.C.
İZMİR
FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/42 Esas
KARAR NO: 2024/137
MAHKEMEMİZİN BİRLEŞEN 2021/139 ESAS SAYILI DOSYASINDA;
DAVA: Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli), Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli), Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Ref'i İstemli), Endüstriyel Tasarım (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ: 10/06/2020
KARAR TARİHİ: 18/07/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli), Endüstriyel Tasarım (Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan), Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli), Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Ref'i İstemli), Endüstriyel Tasarım (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin ... no.lu tasarımın sahibi olduğunu, davalı Şirketin aynı görsel/tasarım ile "..." model adıyla üretim yapmış ve aynı ürün adıyla satmaya başladığını, Beyşehir Sulh Hukuk Mahkemesinde ... D.İş Esas numarası ile Davalı şirketin fabrikasında durum tespiti talep edilmiş olup talebin reddedildiğini, Tasarım ihlali için Beyşehir Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuş olup, Beyşehir Sulh Ceza Hakimliği'nin ... D.İş sayılı kararı ile Davalı şirketin iş yerinde 16/01/2020 tarihinde gündüzleyin saat 17:00-18:30 saatleri arasında bir defaya mahsus olmak üzere arama ve el koyma kararı alınmış olup Davalı şirketin adresinde arama sonucu Tasarımı müvekkili şirkete ait olan Av Tüfeğinin görseli ile aynı olan 24 adet Alüminyum üst kapak, 163 Adet Namlu bağlantı kasası, 207 adet Kep bağlı namlu, 76 adet plastik alt gövde ve 1 adet ... av tüfeği ele geçirildiğini, davalı şirketin iş yerinde yapılan arama sonucunda davalının üretim için izin aldığı ve ürettiği ... model adı işyeri kasasında bulunan şahit numune tüfek Tasarım Tescili müvekkili şirkete ait olan... numaralı Av Tüfeği ile tıpa tıp aynısıdır bu durum Bilirkişi raporuyla da tespit edildiği, tasarım ihlalinin müvekkilini zarara uğrattığı ileri sürülerek tasarım tecavüzün tespitine, önlenmesine, halihazırdaki tecavüz fiillerinin durdurulmasına ve kaldırılmasına ve tazminat taleplerinin kabulüne karar verilmesi talep edilmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, ... projesinin müvekkil şirkete ait olduğu ve bu projenin başlama yılının 2014 olduğunu, müvekkili şirketin bilgisi ve onayı dışında davacı şirket adına olan modelin alelacele ... adına tescil ettirildiğini, savcılık dosyasında raporu düzenleyen bilirkişinin uzman olmadığını, dava konusu edilen müvekkili şirkete ait model-tasarım ile davacının tasarımının aynı olmadığını, hak ihlali bulunmadığını ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.
Mahkememizin Birleşen 2021/139 E Sayılı Dosyasında;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davalı firmanın ... sayılı “Av Tüfeği” başlıklı tasarım için 19.09.2016 tarihinde tescil başvurusunda bulunmuş ve söz konusu tasarımının tescil edilmiş olduğunu, tescile konu tasarımın tescil edilebilirlik kriterlerini taşımadığını, kötü niyetli bir başvuru olduğunu, davaya konusu tasarımın; esas itibarıyla “...” olarak adlandırılan, şarjörün tetik mekanizmasının arkasına yerleştirildiğini, bu sayede namlu uzunluğu muhafaza edilerek tüfek boyutunun kısaltılabildiği bir çeşit silaha ilişkin görselleri içermekte olduğu nu, II. Dünya Savaşı'ndan sonra ... silahların kullanımının yaygın hale geldiği, yenilik ve ayırt edicilik niteliklerine sahip olmadığını, ileri sürülerek dava konusu tasarımın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini talep edilmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davacının hukuki menfaatinin olmadığını, dava konusu tasarımın benzerliğine ilişkin davacının görsellerini sunduğu ... Tüfekler ile dava konusu tasarımın herhangi bir ilişki yahut benzerlik dahi bulunmadığını, müvekkilinin tasarım başvurusunun kötüniyetli olmadığını, davacının 5 yılı aşkın süreyle kötüniyetle sessiz kaldığını ileri sürülerek davanın reddi talep edilmiştir.
DELİLLER
TPMK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Asıl dava bakımından; davacıya ait ... nolu tasarımın davalı şirketin tasarımı olan ürünün davacıya ait tasarıma ihlalinin tespiti, önlenmesi ve giderilmesi ve buna bağlı olarak maddi ve manevi tazminat taleplerinin alacak kalemleri bakımından davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının taleplerinin haklı ve yerinde bir talep olup olmadığı, davacının zamanaşımı definin yerinde bir itiraz olup olmadığı hususlarında anlaşmazlık bulunmakla, birleşen dosya bakımından ise; davacının yukarıda belirtilen tasarımın yeni ayırt edicilik nitelik taşımadığı, tasarımın hükümsüzlüğü talebinin haklı ve yerinde bir talep olup olmadığı hususlarında anlaşmazlık bulunmakla yapılan yargılama sonucunda,
Tasarım ile ilgili mevzuat açısından: 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunundaki düzenlemeye göre: Kanunun 55. maddesinde tasarımın tanımı aşağıdaki şekilde yapılmıştır: "Tasarım ve ürün MADDE 55- (1) Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. (2) Ürün, bilgisayar programları hariç olmak üzere, endüstriyel yolla veya elle üretilen herhangi bir nesnenin yanı sıra birleşik bir ürün veya bu ürünü oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneleri, birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik karakterleri ifade eder. (3) Birleşik ürün, sökülüp takılma yoluyla değiştirilebilen veya yenilenebilen parçalardan oluşan üründür. (4) Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması hâlinde tescilli Tasarım, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması hâlinde ise tescilsiz tasarım olarak Korunur. SMK Kanunun 56. Maddesinde Tescilsiz Tasarımlarla ilgili yenilik ve ayırt edicilik kıstaslarının ele alındığını görüyoruz: Yenilik ve ayırt edicilik MADDE 56- (1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur. (2) Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir: a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olmalıdır. b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını Karşılamalıdır. (3) Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder. (4) Bir tasarımın aynısı; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul Edilir Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. (5) Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. (6) Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır İlk kriter : Yenilik " Tescilsiz tasarım için ; tasarımın aynısı kamuya sunulduğu ilk tarihten önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir.” Bir tasarımın yeni olup olmadığını değerlendirirken 2. kriter olan ayırt edicilik kıstası ele alınacaktır. Buna göre bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. Kamuya sunma MADDE 57- (1) Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz. (2) Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez. * 6769 sayılı kanunun 56. maddesinde yenilik şu şekilde düzenlenmiştir: “(4) Bir tasarımın aynısı; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.” Tasarımda yenilik kavramının tanımı değişmemiştir. Ancak tescilsiz tasarımlar için de bir düzenleme yapılarak yeni kanunla düzenleme genişletilmiştir. Buna göre tescilli tasarımlarda başvuru ve rüçhan tarihi göz önünde bulundurulurken, tescilsiz tasarım için kamuya sunma tarihi önemlidir.” Hükümsüzlük hâlleri MADDE 77- (1) Aşağıdaki hâllerde tasarımın hükümsüz sayılmasına mahkeme tarafından karar verilir: a) 55 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56 ncı ve 57 nci maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci maddenin dördüncü fıkrası ve 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmişse. b) Hak sahipliğinin başka kişiye veya kişilere ait olduğu ispat edilmişse. c) Sonradan kamuya açıklanan aynı veya benzer nitelikteki bir tasarımın başvuru tarihi, tescilli bir tasarımın başvuru tarihinden önce ise. (2) 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (b) ve (ç) bentleri ile fikri mülkiyet haklarının yetkisiz kullanımı gerekçesiyle tasarımın bir kısmına ilişkin hükümsüzlük talebinin kabul edilmesi hâlinde, o kısmın tescili hükümsüz kılınır. Kısmi hükümsüzlük sonucunda tescilin devamı için, kalan kısmın koruma şartlarını sağlaması ve tasarım kimliğini muhafaza etmesi şarttır. “Kamuya Sunma herhangi bir sınırlama veya sır saklama yükümlülüğü bulunmayan kişilere tasarımın açıklanmasıdır. Diğer bir değişle, kamuya sunma bilginin kontrol edilemeyecek şekilde ifşa edilmesidir...”” “Tasarımın kamuya sunulmasından itibaren tasarım sahibine sağlanan 12 aylık yeni sayılma süresi sahibine bir öncelik hakkı vermez. Yani bu süre, sadece 554 sayılı KHK'nin 8. Maddesinde belirtilen kişilerce kamuya sunuma karşı bir yeni sayılmadır. Diğer bir değişle , yeni sayılma süresince bir başkası, bağımsız olarak aynı veya ufak değişiklikler nedeni ile aynı sayılan bir tasarım meydana getirmişse, tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliği kalmaz. Bu nedenle tasarım sahipleri, bu süreyi kullanırken böyle bir riskin varlığını dikkate almalıdır. 554 sayılı KHK nun 8. Maddesi SMK 57/(2)'ye denk gelmekle : “Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez.
Somut olayda; davacının tasarım ürünü olan silah ile dava konusu ürün arasında yapılan karşılaştırmada; ... tarzında tüfek oldukları, dipçik, şarjör yuvası ve kabzenin konumu, el kundağı, alt kenar formunda yer alan eğim açısından benzerliğin bulunduğu ancak dipçik alt formunda davacıya ait tasarımın oval bir geçiş söz konusu iken dava konusu üründe ise 3 kenardan oluşan köşeli bir form bulunmaktadır. Ek olarak da tescilli tasarımda şarjör yuvası ve dipçik alt yüzeyi aynı hizada bulunurken dava konusu ürün ek bir kenar vasıtasıyla biraz daha aşağıda olduğu, davacıya ait tasarım ürününün kabze kısmında bir muhafaza kısmı yer alırken dava konusu ürün fotoğrafında bu kısmın bulunmadığı gibi kabzenin alt kenarı namlu eksenine göre eğimli formda iken, davacının tasarımında namlu eksenine paralel bir kenar bulunmaktadır. Tüfeğin atış esnasındaki el ile desteklendiği el kundağı diye tabir edilen bölgenin eğimi davacının tasarımındaki tüfek ile benzer olsa da bu bölge üzerinde yer alan tırtıkların geometrisi bakımından da farklılık bulunmaktadır. Yine soğutma kanalları geometrisi ve konumu alev gizleyen geometrisi, picatini ray uzunluğu, dipçik arka formu ve genel olarak ürün üzerinde yer alan kanal ve işlemeler açısından da farklılığın bulunduğu, benzerliklerin ... tüfeklerin yaygın kullanım örneklerinden kaynaklandığı, tescilli tasarım ile dava konusu üründe belirgin farklılıkların bulunduğu, dolayısıyla davacının tasarıma ihlalin tespiti ve diğer taleplerinin haklı ve yerinde bir talep olmadığı, birleşen dosya bakımından ise hükümsüzlüğe konu edilen tüfeğin SMK'da düzenlenen yenilik ve ayırt edicilik özelliğini taşıdığı, hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaati dosyadaki tüm bilgi, belgeler ve alınan 18/01/2024 tarihli kök rapor ve ek rapor dikkate alınmak suretiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın da hükümsüzlük koşulları gerçekleşmediğinden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Asıl dava bakımından davacının ihlale ilişkin talebinin şartlar oluşmadığından Reddine,
Alınması gereken 427,60 TL karar harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harçtan mahsubu ile eksik 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT.'ne göre belirlenen 25.500 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 3980,00TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
2-Karşı dava bakımından da davalının hükümsüzlüğe konu edilen tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özellikleri taşıdığından Reddine,
Alınması gereken 427,60 TL karar harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harçtan mahsubu ile eksik 368,30 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT.'ne göre belirlenen 25.500 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine,
Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili yanlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı. 18/07/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı