T.C.
İZMİR
FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/110 Esas
KARAR NO: 2024/133
DAVA: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)
DAVA TARİHİ: 25/07/2023
KARAR TARİHİ: 16/07/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; “şirket yetkilisi ... tarafından 15.01.2016 tarihinde ... Labaratuvar Endüstriyel ve Kimyasal Ürünler Gıda San. Ve Ltd.Şti. ibaresini marka olarak ... numara ile 10 yıl süreyle tescil ettirdiğini, müvekkilinin bu markayı işyerinde, reklam panolarında, tabela ve reklam vasıtalarında kullanarak büyük bir tanınırlık elde ettiğini, hizmet kalitesinin haklı bir üne kavuştuğunu, benzerlerinden ayrılan, bilinen ve aranan bir marka haline geldiğini, müvekkilinin bu marka ile halen hem üretm hemde pazarlama faaliyetlerine devam ettiğini, davalı şirket yetkilisi ...'ın müvekkili bünyesinde uzun yıllar Satış Pazarlama Şefi olarak çalıştığını, 02.06.2023 tarihinde emeklilik sebebiyle işten ayrıldığını, 22.06.2023 tarihinde ... Labaratuvar Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adı altında bir şirket kurduğunu, karşı tarafın müvekkilinin tescilli markası kapsamındaki mal ve hizmetlerle ilgili alanda faaliyet gösterdiğini, müvekkiline ait tescilli marka ile neredeyse aynı ibareyi müvekkilinin izni olmaksızın kendi mal ve hizmetlerinde kullandığını, ...'ın müvekkiline ait Pazar payına saldırdığınıve adeta müvekkilinin müşterilerini çaldığını, karşı taraf ile müvekkilinin aynı ibareyi aynı sektörde marka olarak kullanmasının tecavüz niteliğinde bir eylem oluşturduğunu, taraflara ait ticaret sicil kayıtları incelendiğinde karşı tarafa ait şirketin kuruluş amacının ve faaliyet gösteriği alanların, müvekkili ile aynı doğrultuda olduğunun ortaya çıkacağını, aleyhine tespit istenenin kullandığı ... Labaratuvar Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ibaresinin müvekkilinin tescilli markasına iltibas meydana getirecek şekilde benzediğinin ve bu durumun haksız rekabet nedeniyle müvekkilinin tescilli markasına tecavüz oluşturduğunun tespiti” istemi ile davacı olduğu anlaşılmıştır.
Tensip zaptı ve dava dilekçesinin, davalıya usulüne uygun olarak tebliğ yapılmasına rağmen, süresinde davaya cevap vermediği ve delillerini sunmadığı, bu şekilde dilekçeler teatisi aşamasının tamamlanmış olduğu görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalının eskiden davacıya ait iş yerinde satış şefi olarak çalışan olduğu, iş yerinden ayrıldıktan sonra ... Laboratuvar ürünleri Ltd Şti.'ni kurduğu, davacı ile aynı ticari faaliyette bulunduğu bu durumun davacının marka hakkına ihlalinin oluşup oluşmadığı, davacının taleplerinin haklı ve yerinde talep olup olmadığına ilişkin hususlarda uyuşmazlık bulunmakla yapılan yargılama sonucunda;
Marka mevzuatı açısından: 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 1.fıkrası: “Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir” hükmünü amirdir. 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 2.,3. Ve 4. fıkrası:(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir. İşaretin kullanılması. Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir. sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif
edilmesi.
İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
c) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. 6769 s.lı SMK. "Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller” başlıklı 29.maddesi-(7) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 s.lı SMK. “Sınai Mülkiyet Hakkı Tecavüze Uğrayan Hak Sahibinin İleri Sürebileceği Talepler” başlıklı 149.maddesinin 1.fıkrası: Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması. (d) bendi uyarınca el konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
Tescilli bir marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanması iltibastır. İltibas için markanın aynı, tescil kapsamına giren mal ve hizmetlerinde aynı olması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde ise ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurması olarak ifade edilmektedir, doktrinde ise bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önceden tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vesair sebeplerle aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırma tehlikesi olarak tanımlanmaktadır. ...ise halkın söz konusu mal ve hizmetin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesi olarak tanımlamaktadır.
Somut olayda, davacının markasının ... no ile tescil edildiği, koruma hakkını koruduğu, markasının şekil + Karmalab ibaresinden oluştuğu, davalının SGK kayıtlarında davacının iş yerinde önceki yıllarda çalıştığı, davalının şirket kurucusu olarak sonsuz şirket ünvanını seçme özgürlüğü varken Karma ibaresini seçtiği, davalının TTK'nın 43.maddesinde düzenlenen ayırt edicilik sağlama hususunu yerine getirmediği, davacının şirketini 10/03/2010 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği ve aktif olduğu, davalının ise 22/06/2023 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği ve halen faal olduğu, tarafların ticari faaliyetlerinin bulunması, Türkiye sınırları içerisinde bu faaliyetlerini yürütmeleri, davacının web sayfasından da anlaşılacağı üzere markasını aktif şekilde kullandığı, davalının ticaret ünvanının davacının marka tescilinden sonra kullandığı, marka hakkına ihlal şartlarının oluştuğu, davacının Karmalab markası ile davalının ... Laboratuvar Tic. Ünvanında yer alan işaretlerin fonetik, semantik ve görsel olarak benzer olduğu, aynı sektörde faaliyet gösterdikleri, işaretlerinin benzer hizmet ve mallarının aynı olması sebebiyle SMK'nin 7/2.maddesindeki iltibas düzeyinde benzer olduğu, SMK'nin 29.maddesinin atfıyla 7/3-e'deki yasaklar kapsamında olduğu, tüketici nezdinde de aynı ticari menşeine ait olduğunun sanılmasına ya da bu hizmetleri üreten işletmeler arasında idari ekonomik bir bağın bulunduğu düşüncesine sebebiyet verecek nitelikte olduğu kanaati hasıl olmakla dosyadaki tüm bilgi ve belgeler alınan bilirkişi raporu kapsamında davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacının davasının kabulüyle,
2-Davalının kullandığı "... Laboratuvar Ürünleri Sanayi ve ticaret Limited Şirketi" ibaresinin davacının markasına iltibas oluşturduğundan markanın ihlalinin tespitine,
3-Alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harçtan mahsubuyla eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harcın davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine,
4-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 5572 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili yanlara iadesine,
9-Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı. 16/07/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı