T.C.
İZMİR
FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/112 Esas
KARAR NO: 2024/136
DAVA: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/07/2023
KARAR TARİHİ: 18/07/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Amerika Birleşik Devletleri merkezli bir firma olduğunu, 50 yıldan uzun süredir özellikle motosiklet sporuna ilişkin kask, eldiven, ceket gibi ürünler sunmanın yanı sıra, ayakkabı ve ceket gibi ürünleriyle gündelik kullanıcıya da hitap ettiğini, Müvekkili markalarının ismini, 1960 yılından beri motosiklet tutkunu olan kurucusu ...’dan almakta olduğunu, tüm marka hakları müvekkiline ait bulunan ...ve ...... markaları, dünya çapında çok uzun süredir kullanılmakta ve etkin biçimde tanıtılmakta olup, motosiklet giyim ve aksesuarlarında en tanınmış markalar arasında yer almakta olduğunu, müvekkiline ait markalar bugün itibariyle dünya çapında pek çok ülkede tescilli olup, müvekkili ürünlerini dünya çapında çok sayıda ülkede satışa sunduğunu, işbu davamıza ilişkin iddia ve taleplerimiz değerlendirilirken müvekkilimizin “...” ve “......” markaları üzerindeki gerçek hak sahipliği ve müvekkilinin “...” ve “......” markalarının yüksek tanınmışlık statüsüne haiz olduğu dikkate alınması gerektiğini, müvekkili firmanın “...” ve “........” markalarının tüm dünyadaki ve Türkiye’deki tek ve gerçek hak sahibi olup, uzun yıllardır yapmış olduğu reklam ve tanıtım harcamaları ile kaliteli üretimi sayesinde ...ve ...... markalarını dünya çapında maruf hale getirdiğini, müvekkilinin, kurucusu ...’ın adında yer alan bir ibare olan ...ibaresinin tescili için ülkemizde marka başvuruda bulunduğunu, bunu takiben, davalı tarafından yasal süresi içerisinde marka başvurusuna itirazda bulunulmamasına rağmen, müvekkilimize İzmir .... Noterliği aracılığıyla ihtarname gönderildiğini, davalı tarafından, söz konusu markayı Türkiye’de 25. sınıftaki ürünler bakımından kullanabilmek için davalıdan lisans alması gerektiği, aksi takdirde müvekkilin ...markası üzerindeki kullanımlarını derhal sonlandırması gerektiği ve kendilerine noter tasdikli taahhütname gönderilmesi beyan ve talep edildiğini, ihtarnameden de açıkça görüldüğü üzere davalı, müvekkilimizin ana faaliyet alanlarından birini oluşturan 25. sınıftaki ürünler nezdinde özgün “...” markasını Türkiye’de kullanmasını ve müvekkilinin ülkemizdeki marka hakları ve faaliyetlerini haksız olarak sınırlandırmaya çalışmakta olduğunu, Tescilinden itibaren 5 yıllık süre içerisinde haklı bir neden olmaksızın kullanılmayan markanın, SMK’ya dayalı olarak iptal davası açılarak iptali ve sicilden terkininin mümkün olduğunu, somut olayda ise dava konusu ... sayılı “...” markası için SMK md. 9 hükmünde belirtilen 5 yıllık süre 13.03.2023 tarihinde sona ermiş olup, ilgili marka kullanım yükümlülüğüne tabii olduğunu, kullanılmama nedeniyle iptal davalarında tescilli markanın, tescilden itibaren 5 yıl içerisinde markasal ve ciddi biçimde kullanıldığının ispat yükü davalıya ait olduğunu, davaya konu marka, 16. sınıftaki “Kağıt, karton (mukavva); kağıt veya karton malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, karton kutular; kağıttan yapılmış tek seferlik kullanıma mahsus ürünler (kırtasiye amaçlı ürünler hariç): kağıt havlular, tuvalet kağıtları, kağıt peçeteler, Plastik malzemeden mamul ambalajlama ve sarma malzemeleri, Matbaa ve ciltleme malzemeleri. Basılı yayınlar, basılı evrak: kitaplar, dergiler, gazeteler, faturalar, irsaliyeler, gelir makbuzları, takvimler, posterler, fotoğraflar, afişler, tablolar, çıkartmalar, pullar. Kırtasiye, büro, eğitim-öğretim, yazım, çizim, resim ve sanatçılar için malzemeler (mobilyalar ve cihazlar hariç): kırtasiye tipi kağıt ürünler, yapıştırıcılar, kalemler, silgiler, kırtasiye tipi bantlar, el işi için karton, yazı kağıtları, kopyalama kağıtları, yazarkasa kağıt ruloları, çizim aletleri, kara tahtalar, resim boyaları. Büro makineleri. Badana ve boya işleri için fırçalar ve rulolar.” ve 25. sınıftaki “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler. “üzerinde tescilli olup, davalının söz konusu ürünlerle ilgili bu marka altında bir üretimi veya herhangi bir faaliyetinin bulunmadığını, davalıya ait TÜRKPATENT nezdindeki ... sayılı “...” ibareli markanın işbu dava sonunda verilecek esas hükmün kesinleştiği tarihe kadar üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik davalıya tebligat yapılmaksızın ihtiyati tedbir kararı verilmesine, bu kararın marka siciline şerh düşmek amacıyla TÜRKPATENT’e gönderilmesine ve verilen ihtiyati tedbir kararının esas hakkında verilecek hükmün kesinleşmesine kadar devamına, davalıya ait TÜRKPATENT nezdindeki ... sayılı “...” markasının SMK Madde 9 ve ilgili sair hükümler uyarınca kullanmama sebebiyle iptaline ve Türk Patent ve Marka Kurumu sicilinden terkin ettirilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkili ...'ın, "..." markasını Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ... Nice sınıfı 17/08/2017 başvuru tarihi 13/03/2018 tescil tarihi olmak üzere ... numarası ile tescil ettirmiştir. Müvekkil markayı daha önceden de ticaret için kullanmakta olup ekte sunulu belgelerden görüleceği üzere, ticaret unvanını "... ...İÇ VE DIŞ TİCARET" olarak kullandıını, müvekkilinin ticari hayatta bu şekilde var olduğunu, aynı şekilde ticaret unvanı ile kullandığı "..." markası da kendisiyle özdeşleştiğini, Müvekkiline ait "..." markası tescil edildiği sınıf içerisinde ürünleri ile müşterilerine hizmet vermekte olduğunu, müvekkilinin "..." markası ile ..., ..., ... gibi e-ticaret platformları üzerinden satış sağlamakta, müşterilerine ulaşmakta oldğuunu, müvekkilinin ayrıca hem dijital alanda hem de fiziki anlamda ürün üretimini fason şekillerde sağlayarak satışını gerçekleştirdiğini, günümüzde ticaret alanlarında en yaygın şekilde uygulama alanına sahip fason üretim, müvekkilin markasını tescil ettirdiği sınıflar bakımından, temel işlevine uygun şekilde markanın kullanımına dayanak oluşturmakta olduğunu, davacının Türkiye'de kullanmak istediği "..." markası tüm hakları ile müvekkiline ait olduğunu ve müvekkiline ait markanın başkaca biri tarafından kullanılabilmesi için müvekkilden lisans alınması gerektiğini, tüm bu nedenlerden dolayı müvekkil tarafından İzmir ... Noterliği'nden ihtar gönderilerek markadan doğan hakların talep edildiğini, müvekkilinin son 5 yıl içerisinde kanuni şartlara uygun şekilde marka kullanımı gerçekleştirdiğini, Türkiye'de birçok satış yapmış, markasını ticaret unvanında ve ayrıca işletme adı olarak da kullandığını, müvekkilinin yukarıda da söylenildiği gibi e-ticaret platformları ile bir dizi sözleşmeler yaparak bu platformlar üzerinden satış yaptığını, müvekkilinin son 5 yıl ve öncesinde yaptığı satışlara ilişkin faturalar, ürün katalogları, tanıtıma ilişkin reklam ve çeşitli araçlar ile marka ve işletmesiyle ilgili yaptıkları işlemler, fason imalat yolu ile hem yurt içi üretim hem yurt dışı üretim yolu ile hazırlanan ürünler sayın mahkemeye sunulacağını, davacı tarafça iddia edilenlerin tamamen dayanaktan yoksun olduğunu ve gerçekle uyuşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
TPMK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davalıya ait ... nolu (...) ibareli markanın kullanılmaması nedeniyle iptali ve sicilden terkinine ilişkin talebin yasal şartlarının oluşup oluşmadığı, davacının davayı açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı, davacının maddi, manevi, yoksun kalınan kara ilişkin taleplerinin haklı ve yerinde bir talep olup olmadığı hususlarında anlaşmazlık bulunmakla yapılan yargılama sonucunda;
Davaya konu edilen markanın 16 ve 25. Sınıflarda tescilinin yapılıp marka koruma kanunu kapsamında koruma altında olduğu, davalının (...) markasının üzerinde 2015 yılından 2020 tarihine kadar kullanıldığına dair sunulan belgelerden olan faturaların markanın tescilli olduğu 16 ve 25.sınıflara ait ürünlere ait olmadığı, bu söz konusu kullanımların 35.sınıfta yer alan tekstil ürünleri satışını kapsadığı, davalının ticaret odası kayıtlarında da faaliyet alanının hizmet sektörü olup, satış ve danışmanlık konularında hizmet verdiği anlaşılmıştır. SMK'nın Madde 25- 2 "Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir." yasal düzenlemesi kapsamında yapılan değerlendirmede davacı firmanın dava konusu "..." markası üzerinde gerçek hak sahibi olduğu iddiasını kanıtlayacak dosyada yeterli bilgi ve belgenin bulunmaması, gerçek hak sahibi olduğunu ispatlayamadığından SMK 25/2.maddesinde düzenlenen menfaati olan kişiler kapsamında olmadığı ve bu davayı açmakta hukuki yarar bulunmadığı kanaatiyle davasının reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davacının davasının hukuki yarar bulunmaması nedeniyle usulden Reddine,
2- Alınması gereken 427,60 TL karar harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 269,85 TL harçtan mahsubu ile eksik 157,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden, AAÜT.'ne göre belirlenen 25.500 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak, davalıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili yanlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı. 18/07/2024
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı