T.C.
İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/184 Esas
KARAR NO : 2025/60
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/10/2024
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin "..." alan adının 31/03/2017 tarihinden bu yana sahibi olduğunu, müvekkili tarafça belirtilen domain üzerinden aynı tarihten bu yana aktif olarak futbol organizasyonları hizmetleri yürütüldüğünü, söz konusu web sitesinin futbol oynamak isteyenleri buluşturan, bu kişilerin birbirleri ile iletişim kurmalarını sağlayan bir platform olarak işletildiğini, buna ek olarak yine bu site üzerinden çeşitli zamanlarda futbol turnuvaları da düzenlendiğini, davalı tarafın 27/06/2021 tarihinde müvekkili tarafa ait platforma kayıt olduğunu ve... ismi ile kullanıcı hesabı oluşturduğunu, daha sonra müvekkiline ait platformu kullanarak defalarca kez çeşitli organizasyonlara dahil olduğunu, bir yıl sonra... başvuru numaralı dosya üzerinden "..." ibaresinin "spor, kültür ve eğlence hizmetleri ( sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil) hizmet sınıfında tescili için başvuruda bulunduğunu, başvurunun daha sonra tescillendiğinin fark edildiğini ve iş bu davayı açma gerekliliğinin doğduğunu belirterek, davalının kötüniyetli tescil ve önceye dayalı kullanım hakkı nedenleriyle davalı taraf adına tescilli bulunan... tescil numaralı ve "..." kelime unsurlu markanın tüm sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazında bulunduklarını, davalı müvekkilinin yerleşim yeri adresinin İstanbul olduğunu, davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkilinin saltı internet sitesi ya da sosyal medya platformlarında kullanılan markasal kullanım olarak nitelendirilemeyeceğini, davacı, davaya konu ibarenin kullanımına ilişkin sınai ya da ticari hiçbir faaliyette bulunmadığını, salt internet sitesi adı ile markasal kullanım şartlarının oluşmayacağının içtihatlara göre ait olduğunu, davacı yanın sitesine kaydın site sahiplerince de oluşturulabileceği gibi ilgili kaydın müvekkili tarafından yapıldığına dair hiçbir kanıt sunulamadığını, müvekkilinin yapmış olduğu marka tescilinin kötü niyetli olmadığını, müvekkilinin tescilli markasının " ..." ibaresini uzunca yıllar whatsapp grubu üzerinde kullandığını, müvekkilinin markasının TPMK'da tescilli olduğunu, davacının eskiye dayalı kullanım nedeniyle markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Tpmk kayıtları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini istemlerine ilişkindir.
6100 sayılı HMK'nın yetkiyi düzenleyen 5 ve devamı maddelerinde genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin, davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğu açıkça belirtilmiştir. Yine konuya ilişkin 6769 sayılı SMK'nın 156/5 maddesinde 3. Kişiler tarafından Sınai Mülkiyet Hakkı sahibine açılacak davalarda yetkili mahkemenin davalının yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesi olduğu açıkça düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 19/2-3-4. Maddelerinde yetkinin kesin olmadığı davalarda yetki itirazının cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerektiği, yetki itirazında bulunan tarafın yetkili mahkemeyi bildirmesi gerektiği, mahkemece de yetkisizlik kararında yetkili mahkemenin gösterilmesi gerektiği, yetkinin kesin olmadığı davalarda davalı tarafça süresinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunulmadığı takdirde davanın açıldığı mahkemenin yetkili hale geleceği hususları açıkça düzenlenmiştir.
Yukarıda değinilen yasal düzenlemeler ve somut olay birlikte değerlendirildiğinde; davalının yerleşim yerinin İstanbul olduğu, davalının cevap dilekçesi ile birlikte, yasal süresi içerisinde ve usulüne uygun bir şekilde yetki itirazında bulunduğu, itiraza ilişkin dilekçede yetkili mahkemeyi belirttiği, 6769 sayılı SMK 156/5 ve 6100 Sayılı HMK 6. Maddeleri gereğince huzurdaki davada mahkememizin yetkisiz olduğu, yetkili mahkemenin davalının, dava açıldığı tarihteki yerleşim yeri olan İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla davalı tarafın yetki itirazının kabulüne, mahkememizin yetkisizliğine karar verilmesi gerektiği takdir ve sonucuna ulaşılmıştır.
Mezkur nedenlerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanununun 156/2 ve 6100 sayılı HMK'nın 6/1, 19, 20, 115, 2 maddeleri gereğince Mahkememizin yetkisiz olması nedeniyle, davanın usulden reddine,
Yetkili mahkemenin İstanbul Anadolu Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin olduğuna,
Karar kesinleştiğinde ve süresinde talep yapıldığında dosyanın yetkili olan mahkemeye gönderilmesine, süresi içinde kanun yoluna gidilmeyerek kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde mahkememize başvurularak, dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini talep edebileceklerine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
Harç, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirileceğine, süresinde gönderme başvurusu yaptırılmadığı takdirde karar kesinleştiğinde yargı giderleri hakkında karar verilebileceğine,
Dair davacı asil ve davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf Yasa Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 20/05/2025
Katip ...
E imza
Hakim...
E imza