T.C.
İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/8 Esas
KARAR NO : 2025/42
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 24/01/2023
KARAR TARİHİ : 20/03/2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket adına "... " markasının tescil edilmesi amacıyla tpmk'ye başvuruda bulunduğunu, Müvekkili şirketin, 1996 yılından beri yatırım teşvik sistemi, KOSGEB kobi destekleri, kalkınma ajansları ve proje hazırlama, patent ve marka tescil işlemleri, ihracata yönelik devlet destekleri ve yardımları, pazarlama ve yönetim danışmanlığı vb, alanlarda iş ortaklarına danışmanlık hizmeti verdiğini, müvekkili şirketin danışmanlık hizmeti sektöründe faaliyetlerini yürüttüğü esnada tüm ticari işlemlerinde ve işletmelerinde kullanmış olduğu " pamar " ibaresini şirket adına marka olarak tescil ettirmek için TPMK'ye başvuruda bulunduğunu, müvekkili şirketin asli unsuru nun " ..." olan "... " adlı markanın 35. ve 45. nice sınıflarda kendisi adına tescil edilmesi için... başvuru numarası ile TPMK'ye marka tescil başvurusu yaptığını ve TPMK tarafından yayın kararı verildiğini, müvekkili şirket tarafından " pamar " markası danışmanlık hizmeti sektöründe 35. ve 45. nice sınıfta yer alan mal ve hizmet alanlarında 1996 yılından bu yana fiili olarak kullanıldığını, müvekkili şirkete ait " ... " markasının hukuka aykırı olarak "... VE DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LİMİTED ŞİRKETİ " adlı işletme tarafından kullanıldığınıntespit edildiğini, taraflarınca müvekkilimin gerçek hak sahibi olduğu ve başvurusunu yaptığı " ... " adlı markasının tüketiciler nezdinde karışıklığa yol açacak şekilde merkezi ... Mah. ... Sk.... Sitesi No... Selçuklu / KONYA adresinde bulunan şirket üzerinden davalı şirket tarafından kullanıldığının tespit edildiğini, davalı tarafın, müvekkilinin markasını tüketiciler nezdinde karışıklığa yol açacak şekilde ekte sunduğu görüntülerden anlaşılacağı üzere ... alan adlı internet sitesinde, medyapamir kullanıcı adlı... hesabında, ... hesabında,...adlı ... hesabında kullandığını, davalı tarafından müvekkilinin sahibi olduğu " ... " markası işletmenin unvanında ve adında, işletmeye ait sosyal medya hesapları ile internet sitesinde "..." markasının tescilli olduğu 35 ve 45. nice sınıflarda yer alan mal ve hizmetlerin üretimi ve satışında kullanılmak suretiyle SMK 7. ve 29. maddeleri uyarınca müvekkil şirketin sahibi olduğu "... " markasından doğan hakkına tecavüz ettiğini, davalı şirketin marka hakkına tecavüz içeren eylemleri nedeniyle bu tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulmasını ve müvekkil şirketin maddi ve manevi açıdan uğradığı zararların davalıdan tazmin edilmesini,SMK 149/d,f gereği tecavüz oluşturan iş yeri tabelası ve iş yerinin içerisindeki tecavüze konu ürünlere elkonulmasına ve bu el konulan tabela ile ürünlerin üzerlerindeki markaların silinmesine veyahut imha edilmesine, davalıya ait sosyal medya hesapları ile internet sitesine erişimin engellenmesine karar verilmesini, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu madde 151/2-a bendi uyarınca sınai mülkiyet hakkına tecavüz eden davalı şirketin rekabeti olmasaydı müvekkil şirketin elde edeceği net kazancın sayın mahkemenizce bilirkişi marifetiyle tespit edilerek müvekkil lehine maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmış ancak davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
TPMK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.TPMK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacının markası olan... şeklindeki tescilli markasının davalı tarafınca hukuka aykırı olarak marka hakkına tecavüzde bulunup bulunulmadığı, önlenme, maddi ve manevi tazminat taleplerinin haklı ve yerinde talep olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık toplanmakta olup, yapılan yargılama sonucunda;
Marka mevzuatı açısından: 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 1.fıkrası: “Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir” hükmünü amirdir. 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 2.,3. Ve 4. fıkrası:(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir. İşaretin kullanılması. Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir sebep olmaksızın kullanılması
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi.
İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
c) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. 6769 s.lı SMK. "Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller” başlıklı 29.maddesi-(7) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 s.lı SMK. “Sınai Mülkiyet Hakkı Tecavüze Uğrayan Hak Sahibinin İleri Sürebileceği Talepler” başlıklı 149.maddesinin 1.fıkrası: Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması, Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması. (d) bendi uyarınca el konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
Madde 6- (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Tescilli bir marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanması iltibastır. İltibas için markanın aynı, tescil kapsamına giren mal ve hizmetlerinde aynı olması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde ise ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurması olarak ifade edilmektedir, doktrinde ise bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önceden tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vesair sebeplerle aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırma tehlikesi olarak tanımlanmaktadır.
Somut olayda; TPMK kayıtlarına göre davacı şirket adına "..." ibareli markasının 17/06/2022 başlangıç tarihli olup tescil numarasının ... olduğu, 35 ve 45. Sınıflarda yer alıp 13/02/2023 tarihi itibariyle tescil edildiği anlaşılmıştır. Davalı adına tescilli markada ise "..." ibareli olduğu, başvuru tarihinin 28/01/2022 olup, tescil numarasının... olup 45. Sınıfta tescil edildiği, 21/02/2024 tarihinde de tescil edildiği, tarafların markalarının geçerli olup, geçerliliğini koruduğu hukuki koruma kapsamında olduğu anlaşılmıştır.
TPMK kayıtlarından da anlaşılacağı üzere her ne kadar davalının markasının tescil tarihi davacının markasının tescil tarihinden sonra olsa da öncelik bakımından tescil tarihinin değil de başvuru tarihi esas alınması gerekeceğinden davalının başvuru tarihinin davacının başvuru tarihinden önce olması nedeniyle öncelik hakkı bulunduğundan ve davacının talep ettiği marka hakkına tecavüzün tespiti, önleme ve tazminat talebine ilişkin koşulları gerçekleşmeyeceği dosyadaki tüm bilgi ve belgeler ile alınan bilirkişi raporu kapsamından davacının davasının reddine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Koşullar oluşmadığından davacının davasının reddine,
2- Alınması gereken 615,40 TL peşin harcın davacı tarafından yatırılan 187,86 TL harçtan mahsubu ile eksik 427,54 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı kendisini vekille ile temsil ettirdiklerinden, AAÜT.'ne göre belirlenen miktar 40.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı tarafından yapılan 3552,40 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak, davalıya verilmesine,
6-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili yanlara iadesine,
Dair, hazır bulunan taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı. 20/03/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır