T.C.
İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/168 Esas
KARAR NO : 2024/159
DAVA : Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 06/10/2017
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Türk Patent ve Marka Kurumundan tescilli ... nolu tasarımların sahibi olduğunu, davalı yanın ise müvekkiline ait bu tasarımları taklit ederek üretim yaptığını, müvekkilinin tasarımlarını ihlal ettiğini ve bu durumun İstanbul ... FSHHM’nin ... D.iş sayılı dosyası ile tespit edildiği belirterek, haksız rekabet ve tasarıma tecavüzün tespitini, önlenmesini, men’ini, tecavüzlü ürünlere el konulmasını, şimdilik 5.000 TL maddi ve 20.000 TL manevi tazminatın tecavüzün gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikli yetki itirazında bulunmuş, yetkili mahkemenin İstanbul FSHHM olduğunu savunmuştur.
Esasa ilişkin beyanlarında, ürünler arasında benzerlik bulunmadığını, tespit dosyasında alınmış olan bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, raporun gerçeği yansıtmadığını, iki ürün arasında iltibastan söz edilemeyeceğini, bilinçli tüketicinin yanılma olasılığının çok düşük olduğunu, kaldı ki davacının sadece kendisine ait olduğunu ve yeni olduğunu söylediği tasarımların da yeni olmadığını, davacının başvurusundan önce piyasada bulunan ve üretilen modeller olduğunu, tasarımların davacıya ait olmadığını savunarak, davanın reddini, ihtiyati tedbirin reddini istemiştir.
DELİLLER
TPMK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı adına...nolu tasarımların davalı tarafınca taklit edilip edilmediği iltibasın bulunup bulunmadığı bilinçli tüketicinin yanılma durumunun gerçekleşip gerçekleşmediği davalının, davacıya ait tasarımlara tecavüz edip etmediği'nin tespiti önlenmesi ve buna dayalı maddi ve manevi tazminat taleplerinin haklı yerinde bir talep olup olmadığı hususlarında ihtilafın bulunduğu anlaşılmış olup yapılan yargılama sonucunda mahkememizce verilen kararın İzmir 11. Hukuk Dairesinde kaldırması üzerine yapılan yargılama sonucunda;
Tasarım ile ilgili mevzuat açısından: 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunundaki düzenlemeye göre: Kanunun 55. maddesinde tasarımın tanımı aşağıdaki şekilde yapılmıştır: "Tasarım ve ürün MADDE 55- (1) Tasarım, ürünün tümü veya bir parçasının ya da üzerindeki süslemenin çizgi, şekil, biçim, renk, malzeme veya yüzey dokusu gibi özelliklerinden kaynaklanan görünümüdür. (2) Ürün, bilgisayar programları hariç olmak üzere, endüstriyel yolla veya elle üretilen herhangi bir nesnenin yanı sıra birleşik bir ürün veya bu ürünü oluşturan parçaları, ambalaj gibi nesneleri, birden çok nesnenin bir arada algılanan sunumlarını, grafik sembolleri ve tipografik karakterleri ifade eder. (3) Birleşik ürün, sökülüp takılma yoluyla değiştirilebilen veya yenilenebilen parçalardan oluşan üründür. (4) Tasarım; bu Kanun hükümleri uyarınca tescil edilmiş olması hâlinde tescilli Tasarım, ilk kez Türkiye'de kamuya sunulmuş olması hâlinde ise tescilsiz tasarım olarak Korunur. SMK Kanunun 56. Maddesinde Tescilsiz Tasarımlarla ilgili yenilik ve ayırt edicilik kıstaslarının ele alındığını görüyoruz: Yenilik ve ayırt edicilik MADDE 56- (1) Tasarım yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olması şartıyla bu Kanunla sağlanan haklar kapsamında korunur. (2) Birleşik ürünün parçasının tasarımı, aşağıdaki şartları taşıyorsa yeni ve ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir: a) Parça birleşik ürüne takıldığında, birleşik ürünün normal kullanımında görünür durumda olmalıdır. b) Parçanın görünür durumda olan özellikleri, yenilik ve ayırt edici nitelik şartlarını Karşılamalıdır. (3) Bu maddede yer alan normal kullanım; bakım, servis veya onarım işleri hariç olmak üzere, son kullanıcı tarafından kullanımı ifade eder. (4) Bir tasarımın aynısı; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul Edilir Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir. (5) Bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. (6) Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınır İlk kriter : Yenilik " Tescilsiz tasarım için ; tasarımın aynısı kamuya sunulduğu ilk tarihten önce dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir.” Bir tasarımın yeni olup olmadığını değerlendirirken 2. kriter olan ayırt edicilik kıstası ele alınacaktır. Buna göre bir tasarımın bilgilenmiş kullanıcı üzerinde bıraktığı genel izlenim tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya sunulduğu tarihten önce, kamuya sunulmuş herhangi bir tasarımın aynı kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimden farklı ise bu tasarımın ayırt edici niteliğe sahip olduğu kabul edilir. Kamuya sunma MADDE 57- (1) Kamuya sunma; sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım, tanıtım veya benzer amaçlı faaliyetleri kapsar. Tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz. (2) Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez. * 6769 sayılı kanunun 56. maddesinde yenilik şu şekilde düzenlenmiştir: “(4) Bir tasarımın aynısı; a) Tescilli tasarım için başvuru veya rüçhan tarihinden önce, b) Tescilsiz tasarım için tasarımın kamuya ilk sunulduğu tarihten önce, dünyanın herhangi bir yerinde kamuya sunulmamış ise o tasarım yeni kabul edilir. Tasarımlar sadece küçük ayrıntılarda farklılık gösteriyorsa aynı kabul edilir.” Tasarımda yenilik kavramının tanımı değişmemiştir. Ancak tescilsiz tasarımlar için de bir düzenleme yapılarak yeni kanunla düzenleme genişletilmiştir. Buna göre tescilli tasarımlarda başvuru ve rüçhan tarihi göz önünde bulundurulurken, tescilsiz tasarım için kamuya sunma tarihi önemlidir.” Hükümsüzlük hâlleri MADDE 77- (1) Aşağıdaki hâllerde tasarımın hükümsüz sayılmasına mahkeme tarafından karar verilir: a) 55 inci maddenin birinci ve ikinci fıkralarında yer alan tanımlara uygun olmadığı, 56 ncı ve 57 nci maddelerde belirtilen şartları taşımadığı, 58 inci maddenin dördüncü fıkrası ve 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (c) bendi kapsamında olduğu, başvurunun kötüniyetle yapıldığı ve bir fikri mülkiyet hakkının yetkisiz kullanımını içerdiği ispat edilmişse. b) Hak sahipliğinin başka kişiye veya kişilere ait olduğu ispat edilmişse. c) Sonradan kamuya açıklanan aynı veya benzer nitelikteki bir tasarımın başvuru tarihi, tescilli bir tasarımın başvuru tarihinden önce ise. (2) 64 üncü maddenin altıncı fıkrasının (b) ve (ç) bentleri ile fikri mülkiyet haklarının yetkisiz kullanımı gerekçesiyle tasarımın bir kısmına ilişkin hükümsüzlük talebinin kabul edilmesi hâlinde, o kısmın tescili hükümsüz kılınır. Kısmi hükümsüzlük sonucunda tescilin devamı için, kalan kısmın koruma şartlarını sağlaması ve tasarım kimliğini muhafaza etmesi şarttır. “Kamuya Sunma herhangi bir sınırlama veya sır saklama yükümlülüğü bulunmayan kişilere tasarımın açıklanmasıdır. Diğer bir değişle, kamuya sunma bilginin kontrol edilemeyecek şekilde ifşa edilmesidir...”” “Tasarımın kamuya sunulmasından itibaren tasarım sahibine sağlanan 12 aylık yeni sayılma süresi sahibine bir öncelik hakkı vermez. Yani bu süre, sadece 554 sayılı KHK'nin 8. Maddesinde belirtilen kişilerce kamuya sunuma karşı bir yeni sayılmadır. Diğer bir değişle , yeni sayılma süresince bir başkası, bağımsız olarak aynı veya ufak değişiklikler nedeni ile aynı sayılan bir tasarım meydana getirmişse, tasarımın yenilik ve ayırt edicilik özelliği kalmaz. Bu nedenle tasarım sahipleri, bu süreyi kullanırken böyle bir riskin varlığını dikkate almalıdır. 554 sayılı KHK nun 8. Maddesi SMK 57/(2)'ye denk gelmekle : “Koruma talep edilen bir tasarım, başvuru tarihinden veya rüçhan talebi varsa rüçhan tarihinden önceki on iki ay içinde tasarımcı veya halefi ya da bu kişilerin izni ile üçüncü bir kişi tarafından veya tasarımcı ya da halefleri ile olan ilişkinin kötüye kullanımı sonucu kamuya sunulması hâlinde bu açıklama tasarımın yeniliğini ve ayırt edici niteliğini etkilemez. Tescilli tasarım sahibine 3.kişileri dışlayıcı tekel hakkı sağlamaktadır. Tasarım ayni veya belirgin benzerinin izinsiz kullanımı SMK 81.madde anlamında özel ve haksız rekabet tipi, tasarım hakkına tecavüzdür. Koruma yenilik ve ayırt edicilik taşıyan tasarımlara sağlanmakta olup, Türk Patent Kurumundan getirtilen kayda göre davacının tasarım hakkı devam etmektedir.
Somut olayda; davacının tasarımı olan (Abiye Elbisesiyle-...) davalının piyasaya sunduğu ürünün karşılaştırılmasında davalının elbisesinin genel görünüm itibariyle ayniyet yakın benzer olduğu, yine davacının...sayılı tescilli tasarımı ile davalının piyasaya sunduğu elbisesinin genel görünüm itibariyle farklılık bulunmadığı benzer olduğu, bilgilenmiş kullanıcı ve seçenek özgürlüğü kıstasları bakımından ayırt edici nitelik kıyaslaması yapıldığından genel izlenimdeki farklılık tespitinin bilgilenmiş kullanıcı gözüyle yapılmasının gerekmekte olup, bilgilenmiş kullanıcı kural olarak alanında uzman bir olmamakla birlikte sıradan bir kullanıcının gözden kaçırılabileceği ayrıntıları fark edebilecek düzeyde dikkatli ve deneyimli bir kullanıcı olup, ürün hakkında önceden beri belli bir bilgi birikimi olan kimsedir.
Yukarıda davacının tasarımları ile davalının piyasaya sunduğu ürünler arasında iltibasın bulunduğu bu iltibasın bilgilenmiş kullanıcı açısından yanılgıya sebebiyet vereceği, davalının davacıya ait tasarımları iltibaslı şekilde izinsiz olarak piyasaya sürdüğü ve satışa konu etmesinin tecavüz ettiğinin tespitine ayrıca bu durumun TTK'da düzenlenen TTK 54, 55 maddelerinde haksız rekabetin oluştuğunun tespitine, önlenmesine, tecavüzlü ürünlere el konularak imhasına, davacının seçtiği hesap yöntemi bakımından maddi tazminat hesaplanamadığı ancak TBK 50. madde kapsamında hakkaniyet gereğince takdiren 10.000,00 TL ihlalin tespit tarihi olan 11/07/2014 itibaren ticari faiz ile manevi tazminat olarak da davalının kusur derecesi, davacının markasının tanınmışlığı, davaya konu markaların kullanıldığı ürünlerin nitelikleri kriterleri bir bütün olarak değerlendirilmek suretiyle takdiren 15.000,00 TL'nin ihlalin tespit tarihi olan 11/07/2017 tarihinden itibaren ticari faiz ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davalının davacıya ait... nolu tasarımlarının davalının ürünleriyle ihlal ettiğinin tespitine, ayrıca bu durumun da haksız rekabete neden olacağına, ihlalin tespitine, önlenmesine ve menine, davalının bu ürünlerine el konulmasına ve imhasına,
Davacının maddi tazminat talebinin TBK 50. Maddesi kapsamında değerlendirilmek suretiyle 10.000,00 TL'nin ihlal tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 15.000,00 TL'nin ihlal tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
Alınması gereken 1707,75 TL karar harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 461,14 TL harçtan ve 35,90 TL ıslah harcının mahsubuyla eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (tecavüzün tespiti yönünden) hesap ve takdir edilen 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (maddi tazminat yönünden) hesap ve takdir edilen 10000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre ( maddi tazminat talebinin reddi yönünden ) hesap ve takdir edilen 2921,20 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (manevi tazminat yönünden) hesap ve takdir edilen 15000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre ( manevi tazminat talebinin reddi yönünden ) hesap ve takdir edilen 5000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan 12671,50 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 9503,62 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı tarafından yapılan 28,88 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 7,22 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmının davalı üzerinde bırakılmasına,
Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı.17/09/2024
Katip...
¸e-imzalıdır
Hakim...
¸e-imzalıdır