T.C.
İZMİR
FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/88 Esas
KARAR NO : 2024/161
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/07/2021
KARAR TARİHİ : 17/09/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dünyanın en büyük ... üreticisi olan İsrail merkezli ...firmasının resmi ve tek yetkili Türkiye distribütörü olduğunu, müvekkilinin distribütörü olduğu ...firması adına tescilli olan ...ayılı “...” markasını kullandığını, davalının "..." markasını piyasa içinde haksız ve hukuka aykırı kullanarak müvekkili şirketin distribütörlüğünü yaptığı firmanın tanınırlığından faydalanmak istediğini, adına tescillendirdiği... sayılı marka ile... sayılı marka arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, müvekkilinin tek yetkili distribütörü olduğu ...firmasının “...” markasının eskiye dayalı kullanım nedeniyle gerçek hak sahibi olduğunu, davalının markasında bulunan “baller” ifadesinin de müvekkilinin kendi ürettiği isimlerden biri olduğunu, müvekkiline ait olan “...” markasının SMK md.6/4 uyarınca tanınmış marka olduğunu, bu markayla birçok ülkeye satış yapıldığını, 91 yılı aşkındır bu sektörde faaliyet gösterildiğini, davalının markasını kullanımının müvekkilinin markası ile iltibas yaratacak düzeyde olduğunu ve davalının yasal boşluktan faydalanmak suretiyle tarım sektöründe kullanılan dünyaca ünlü birçok markayı TÜRKPATENT nezdinde tescil almaya çalıştığını ve ettirdiğini, bu durumun davalının kötü niyetini gösterdiğini, davalı taraf markalar arasında sınıfsal iltibasın bulunmadığını iddia etse de davanın SMK madde 6/1, madde 6/3 ve madde 6/9 uyarınca açıldığını, ayrıca müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu ileri sürerek ... sayılı markanın hükümsüzlüğü ve ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hükümsüzlüğe gerekçe gösterilen dayanak marka davacı adına tescilli olmadığı için davacının hukuki yararının ve aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, mevcut uyuşmazlıkta SMK md.6/1'in şartlarının oluşmadığını, her iki markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin farklı olduğunu, ayrıca markalara bütün olarak bakıldığında aynı veya benzer olmadığını, davacının öncelikli hak sahibi olmadığını, bunun için markaların asli unsurlarının aynı olması (gerek emtia gerekse işaret olarak) gerektiğini ve çekişmesiz kullanım şartı olduğunu, TÜRKPATENT sicilinde online şirket adına tanınmış marka tescilinin bulunmadığını, davacının bu kapsamdaki diğer soyut nitelikteki iddialarının da ispata muhtaç olduğunu, markanın tanınmış olmadığını, asıl kötü niyetlinin davacı olduğunu, çünkü müvekkilinin tescilli markasını, tescilli olduğu sınıflar kapsamında kullandığını, davacının, müvekkilinin tescilli markasını açıkça bilmesine ve hiçbir yetki ve hakkı bulunmamasına rağmen, müvekkilinin müşterileri hakkında asılsız suç duyurularında bulunduğunu, müvekkilinin ticari itibarına ve maddi haklarına zarar vermek amacıyla bu şikayetleri kapsamında yine asılsız iddialarla ve müvekkilinin tescilli markasından bahsetme gereği de duymaksızın arama ve el koyma tedbirleri talep ettiğini, davacının, müvekkili adına kayıtlı olan ancak iş bu dava konusu olmayan markalar üzerinden tahminlerini paylaşmasında ne gibi bir amaç olduğunun anlaşılamadığını, ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep ettiği görülmektedir.
DELİLLER
TPMK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davalı adına... nolu “......” ibareli markanın SMK 6/1,3,4 ve 9’daki hükümsüzlüğe ilişkin nispi sebepler ile hükümsüzlüğün gerçekleşip gerçekleşmediği davayı açmakta menfaati olup olmadığına ilişkin yapılan yargılama sonucunda;
Marka mevzuatı açısından: 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 1.fıkrası: “Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir” hükmünü amirdir. 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 2.,3. Ve 4. fıkrası:(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir. İşaretin kullanılması. Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir. sebep olmaksızın kullanılması.
(3) Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir:
a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması.
b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif
edilmesi.
İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.
c) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması.
d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması.
e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması.
İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması.
(4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. 6769 s.lı SMK. "Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller” başlıklı 29.maddesi-(7) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır:
a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.
6769 s.lı SMK. “Sınai Mülkiyet Hakkı Tecavüze Uğrayan Hak Sahibinin İleri Sürebileceği Talepler” başlıklı 149.maddesinin 1.fıkrası: Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir:
a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti.
b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi.
c) Tecavüz fiillerinin durdurulması. Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini.
d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması. (d) bendi uyarınca el konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası. Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla ...men veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesi.
Tescilli bir marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanması iltibastır. İltibas için markanın aynı, tescil kapsamına giren mal ve hizmetlerinde aynı olması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde ise ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurması olarak ifade edilmektedir, doktrinde ise bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önceden tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vesair sebeplerle aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırma tehlikesi olarak tanımlanmaktadır. CJEU ise halkın söz konusu mal ve hizmetin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesi olarak tanımlamaktadır.
Markanın kapsadığı mal ve hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilen ihtimalide dahil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması ise iltibası teşkil etmektedir, başka bir şekilde ifade edecek olursak iltibas iki ayrı marka karşısında bulunan kişilerin, bu markaların benzeri sebebiyle sunulan mal veya hizmetlerin ayni işletmeye veya ekonomik olarak bağlantı içeresinde bulunan işletmelere ait olduğunu düşünmelerini ya da düşünme ihtimallerinin bulunma halidir. Marka ve benzerliğin saptanmasında markaların bütün olarak bıraktıkları genel izlenimler dikkate alınmalıdır. Her iki markanın görsel işitsel ve anlamsal olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Somut olayda; Davacının “...” markasını balya filesi ürün ve malzemelerinin satım ve ticaretinde kullandığı İzmir... Noterliğinin... yevmiye numaralı ve apostil şerhli belgesinden de anlaşılacağı üzere Türkiye’de ... grubunun tek distribitörü olduğu mahkememizdeki dosyaya da dava sonuçlanıncaya kadar da yetki verildiği dolayısıyla bu belgeler kapsamında davacının bu davayı açmakta menfaatinin bulunduğu anlaşılmıştır.
Davalı adına hükümsüzlüğe konu edilen markanın tescilli olduğu görülmüş olup, davacının iddia ettiği nispi ret sebepleri değerlendirildiğinde SMK 6/1 düzenlenen davacının markası ile davalının hükümsüzlüğü talep edilen markanın Mal ve hizmetlerin ayniyetlerine ve benzerliğinin bulunmadığı ve bu yasal şartın oluşmadığı 6/4 bakımından ise davacının, mevcut deliller kapsamında “...” esas ibareli markasının SMK kapsamında tanınmış bir marka olarak değerlendirilmeyeceği SMK 6/9’daki kötü niyete ilişkin şartların değerlendirilmesinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin yerleşik kararlarında belirttiği gibi kötü niyetli tescilde her somut olayın özellikleri göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerektiği başvuru tarihindeki tüm faktörler ile bütüncül bir değerlendirme yapılması gerekmekte olup bu faktörler arasında diğerlerinin yanı sıra başvuru sahibinin tescili talep edilen markayla aynı veya benzer mallar hizmetleri için 3. Kişilerince kullanıldığının ve kullanıldığının bilinmesi gerekmesi yönünde vesair şartlar bütün olarak değerlendirildiğinde davalının markayı kötü niyetle tescil ettiğine ilişkin dosyadaki mevcut deliler kapsamında anlaşılmayıp yeterli olmadığı davalının davacıyla aynı sektörde olması bu hususların davalı tarafça bilindiği kötü niyetle tescil ettirdiğine ilişkin dosyadaki mevcut delil durumuna göre kötü niyetinin oluştuğuna dair yeterli kanaat oluşmamıştır. SMK 6/3 bakımından yapılan değerlendirme de ise davacının fiili kullanımları ve dava dışı ...grubun yurt dışı tescilleriyle davanın tescil markası arasında sınıfsal yönden ayniyetinin olduğu davacının sunduğu faturalarda ve yurt dışı tescil belgelerindeki işaretlerde “...” ibaresinden ve kuşak formundaki başak şekillerinden oluştuğu ve davalının tescilli markasında ise “......” ibaresinden oluştuğu şekil ve sözcük unsurlarından oluşan markalarda, tüketicilerin markalardaki sözcük unsurlarına daha yüksek bir önem verdiği markasal çağrışımlarda ve işletmelerin ayırt edilmesinde şekli unsurlardan ziyade önceliğin sözcük unsurları olduğu figüratif unsurlarında göz ardı edilemeyeceği ancak bunların değerlendirilmesinde tali bir öneme sahip olacağı sözcük unsurlarının tüketici nezdinde daha akılda kalıcı olacağı her iki markada... ibaresinin esas unsur olduğu davalının kullandığı... ibaresinin ise ayırt edicilik fonksiyonun zayıf olduğu orta seviyede tüketici bakımından ... ibaresine odaklanıp yanılgıya düşebileceği ve bu durumun iltibas oluştuğu dosyadaki tüm bilgi ve belgeler alınan bilirkişi raporuyla anlaşılmış olup nispi ret sebeplerden birinin bulunması halinde hükümsüzlüğüne karar verileceğinden davacının davasının kabulüyle davalı adına ... nolu “...” markasının kısa kararda yazılmayan 22. Sınıf bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının SMK'nun 6/3.maddesinde düzenlenen yasal şartları taşıdığından kabulü ile, davalı adın... nolu "..." markasının 22. Sınıf bakımından hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
2-Alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harçtan mahsubuyla eksik harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine,
3-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 3251,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili yanlara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı.17/09/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim...
eimza