T.C.
İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/27 Esas
KARAR NO : 2024/106
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/02/2023
KARAR TARİHİ : 06/06/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili'nin, "..." tabela ismi ile 24.01.2018 tarihinde ve sonrasında, "..." tabela ismi ile 20.06.2019 tarihinden bu yana faaliyet göstermekte olduğunu; Davalı..., Müvekkili'nin eski eşi olup, tarafların 30.10.2018 tarihinde evlendiğini ve Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayıl kararı ile 16.10.2020 tarihinde anlaşmalı olarak boşanmış olduklarını; Davalı'nın (eski koca) 11.01.2020 tarihinde Müvekkili'ne ait işyerinde çalışmaya başladığını ve 31.10.2020 tarihinde iş sözleşmesini feshetmiş olduğunu; Müvekkili'nin, Ankaralı olması nedeniyle İzmir-Çeşme gibi bir yerde, ... yapmayı planlamış olduğunu; bu süreçte faaliyetini yürüttüğü “... ...tşekil” ibaret olan işletme adını, marka olarak tescili için marka tescil firmaları ile görüşme yapıldığını bilen Davalı'nın, Müvekkili'nin işletmesinden istifa ettikten iki gün sonra, 02.11.2020 tarihinde TPE nezdinde Müvekkili'ne ait işletme adını tescil ettirmek için başvurduğunu ve 17.01.2023 tarihi itibariyle ilgili işaretin, marka olarak Davalı adına tescil edilmiş olduğunu; aynı zamanda Müvekkili'nin yanında çalışmakta Müvekkili'nin, "... ..." tabela ismi ile 24.01.2018 tarihinde ve sonrasında, "..." tabela ismi ile 20.06.2019 tarihinden bu yana faaliyet göstermekte olduğunu; Davalı ...'in, Müvekkili'nin eski eşi olup, tarafların 30.10.2018 tarihinde evlendiğini ve Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... sayıl kararı ile 16.10.2020 tarihinde anlaşmalı olarak boşanmış olduklarını; Davalı'nın (eski koca) 11.01.2020 tarihinde Müvekkili'ne ait işyerinde çalışmaya başladığını ve 31.10.2020 tarihinde iş sözleşmesini feshetmiş olduğunu; Müvekkili'nin, Ankaralı olması nedeniyle İzmir-Çeşme gibi bir yerde, ... döneri yapmayı planlamış olduğunu; bu süreçte faaliyetini yürüttüğü “... ...tşekil” ibaret olan işletme adını, marka olarak tescili için marka tescil firmaları ile görüşme yapıldığını bilen Davalı'nın, Müvekkili'nin işletmesinden istifa ettikten iki gün sonra, 02.11.2020 tarihinde TPE nezdinde Müvekkili'ne ait işletme adını tescil ettirmek için başvurduğunu ve 17.01.2023 tarihi itibariyle ilgili işaretin, marka olarak Davalı adına tescil edilmiş olduğunu; aynı zamanda Müvekkili'nin yanında çalışmakta katıldığının, ortaya konduğunu; "...” ibaresinin bir marka başvurusunda ayırt edici değil tanımlayıcı bir unsur dahi olsa bu tanımlayıcı unsurlardaki “Ö ve İ” işaretlerinin Müvekkili tarafından farklı bir şekilde kullanılıyor. olması ve “Ö” harfinin herkes tarafından alevli ve “İ” harfinin ise döner şeklinde kullanımının olağan bir kullanım olmadığını; herkes tarafından kullanımı olağan olmayan işaretlerin, Davalı'nın markasında görsellik olarak birebir aynı formatta yer almasının, ilgili işaret üzerinde önceye dayalı kullanım nedeniyle hak sahibi olan Müvekkili'nin, tescilsiz markasının Davalı tarafından TPE nezdinde kötü niyetle tescil edildiğini ortaya koyar nitelikte olduğunu; dolayısıyla bir bütün olarak değerlendirildiğinde tanımlayıcı bir unsurda yer alan farklılıkların Davalı'nın marka tescilinde birebir yer alması ticari hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığını; bu bağlamda da hükümsüzlük değerlendirilmesinde her ne kadar “...” ibaresinin herkes tarafından kullanımı mümkün olsa da, renk, şekil ve yazı stili yönünden de (görsel olarak) her iki kullanım arasındaki aynıyetin, hükümsüzlük değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiğini; Davalı'nın tescilli markası ile Davacı'nın işletme adında yer alan döner kesen usta resminin ise her iki işaret arasındaki ayırt edici unsurlardan olduğunu; Müvekkili'nin işletme adı olarak tabelasında 2019 yılından bu yana kullanılan döner kesen usta resmi ile Davalı'nın tescile konu markasındaki döner kesen usta resminin renk ve şekil yönünden görsel olarak birebir aynı olmasının da yine herkes tarafından aynı şekilde tesadüfen kullanılması ya da tercih edilmesi mümkün olan bir işaret olmadığını; öte yandan taraflar arasında hukuki bir ilişkinin mevcudiyeti de yine kötü niyetin ispatı açısından değerlendirilmesi gereken bir husus olduğunu; Davalı tarafından boşandıktan (30.10.2018-16.10.2020) ve Müvekkil nezdindeki iş akdini sonlandırdıktan(11.01.2020-31.10.2020) 2 gün sonra (02.11.2020) Müvekkili'ne ait olan “...enin Müvekkili'nden habersiz bir şekilde marka olarak tescil ettirilmiş olmasının, SMK Md.6/9 uyarınca kötü niyetli tescil olduğunu; Davalı "..." ismi ile Müvekkili'nin kazancını boşanmadan öncesinde bilmesi nedeniyle boşandıktan hemen sonrasında TPE'ye tescil için kötü niyetli olarak başvurduğunu; kaldı ki tanınmış olmayan bir markanın da sırf haksız yararlanma amacıyla tescil ettirilmesinin de kötü niyetli marka tescili olarak değerlendirileceğini; bu gibi hallerde sözcük unsurundan başka şekil, logo, harf ve yazım karakterinin dahi kopyalanarak tescil ettirilmesi halinde kötü niyetin ortaya konduğunun ispat edilmiş olacağını; nitekim Davalı tarafından, Müvekkili'nin işletmesinin klonu niteliğinde olan işletme hesabına ait yapılmış olan paylaşımlarda görüleceği üzere Müvekkili'nin müşteri çevresindeki tanınmışlığından da haksız bir şekilde yararlanmaya çalıştığının ortaya konmuş olduğunu; keza Müvekkili'nin “...” hesabı üzerinden almış olduğu puanlama ve yorum sayısına da bakıldığında, Alaçatı gibi bir yerde faaliyet gösteren Müvekkili'nin işletmesi hakkındaki olumlu kanaat ve puanlamanın da görüleceğini; Davalı, tescilli markası ile Davacı Müvekkil ile aynı alanda ve dar bir çevrede faaliyet göstermekte, internet üzerinden aynı sitelerden satış yapmakta olduğunu; nihai tüketicilerin aynı olması nedeniyle bu iki işletmenin makul müşteri çevresi tarafından karıştırılmasının kuvvetle muhtemel olduğunu; keza Davalı'nın işletmesi ile Davacı'nın işletmesi arasında 550 m mesafe bulunmaktadır. Davalının tescil başvurusu 12 13 yapmasından sonrasında Müvekkili'nin işletme adıtşekilden oluşan işaretini birebir aynı olacak şekilde kendi işletmesinde kullanıma geçmesi nedeniyle Davalı'nın haksız rekabet teşkil eden bu eylemleri üzerine Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... E. sayılı yargılama dosyası ile haksız rekabetin meni, tespiti ve maddi manevi tazminat istemli dava ikame edildiğini; işbu yargılamada Davalı yanın iltibas teşkil eden kullanımları nedeniyle Davalı'nın tescil başvurusuna konu edilen işarete ilişkin kullanımı İzmir BAM.... HD...1 ve 07.09.2021 tarihli kararı ile tedbiren durdurulmuş olduğunu; İbraz edilen görsellerden de anlaşılacağı üzere Müvekkili tarafından bulunduğu bölgede belirli bir tanınmışlığa ulaştırılmış olan işaret ile Davalı'nın tescilli markası arasında ciddi bir iltibas durumu söz konusu olduğunu; bu noktada Müvekkili'nin işletmesinin müşteri çevresinde oluşturduğu olumlu algıdan da Davalı'nın kötü niyetli olarak yararlanmasının söz konusu olduğunu; Davalı'nın marka olarak tescil ettirmiş olduğu işaretin 2019 yılından bu yana Müvekkili tarafından işletme adı olarak kullanılmakta ve tanıtımı hususunda ciddi çabalar sarf edilmiş olduğunu; Müvekkili'nin işletme adı olarak kullanmakta olduğu işaretin marka olarak tescili hususunda görüşme aşamasında olduğu süreçte bu durumu Müvekkili'nin çalışanı ve eski eşi olması sebebiyle bilen Davalı'nın Müvekkili'nin işyerinden istifasından iki gün sonra kendi adına Müvekkili'nden habersiz olarak marka tescil başvurusunda bulunmuş olması nedeniyle, SMK Md. 6/3, 6/6 ve 6/9. maddelerine aykırı olarak aynı sınıf mal ve hizmetler için Davalı adına yapılmış olan marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi için huzurdaki iş bu davayı açma zarureti doğduğunu belirterek, Davalı'nın ... sayılı 43.sınıfta tescilli “...tŞekil” markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin dava dilekçesinde delil olarak; Müvekkili'nin tabela ismi şekilden oluşan işletme adının karışıklığa yol açacak şekilde kullanıldığına dair resimler ve her nevi görüşme kayıtları ile video kayıtlarına; Müvekkili'ne ait vergi dairesi yoklama fişleri, Müvekkili'nin eskiye dayalı kullanımı gösterir her nevi resim, video içerikleri ve belgelere; Davacı'nın markanın tanıtımına ilişkin yaptığı faaliyetlere ilişkin görseller ve kayıtlarına; her iki işletme arasındaki mesafeyi gösterir haritaya; Müvekkili'ne ait işletme ile karışıklığa neden olan sosyal medya hesapları ve yemek sepeti kayıtları ve...hesabı gibi bütün sosyal medya ve internet üzerindeki kayıtlarına; Davalı'nın işten ayrılış bildirgesine; Müvekkili'nin işletmesinde sigortalı hizmet döküm listesine; İzmir BAM... HD...ve 07.09.2021 tarihli kararına, tanık beyanları, bilirkişi incelemesi, keşif, yemin ve sair yasal delillere dayandığı; ayrıca yine delil olarak, Davalı yana ait olan vergi açılış kayıtları ile işyeri açma ve çalışma ruhsatının, Davalı'nın...1 sayılı 43.Sınıf marka tescil belgesinin, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nin... E. sayılı yargılama dosyasının, Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesinin... K. 16.10.2020 tarihli anlaşmalı boşanma ilamının celbini talep ettiği; görülmektedir. Davacı vekilinin 30.05.2023 tarihli delillerin sunumu konulu dilekçesi ekinde delil olarak; İzmir Vergi Dairesi Başkanlığı Çeşme Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce Davacı tarafla ilgili düzenlenen e yoklama fişi fotokopisini; Davalı Taraf'ın işe giriş çıkış bildirgeleri fotokopilerini; Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16.10.20220 tarihli...K. Sayılı boşanma ilamı fotokopisini, kesinleşme şerhi ve Anlaşmalı Boşanma Protokolü fotokopilerini; İzmir BAM....HD'nin, 07.09.2021 tarihli... K. Sayılı tedbir kararı örneğini; Sigortalı Hizmet Listesi başlıklı, bir sayfadan ibaret belge fotokopisini; Davacı Taraf'ın sosyal medya hesabından alındığı belirtilen sosyal medya paylaşımlarına ilişkin görselleri; Davalı Taraf'ın sosyal medya hesabından yapıldığını belirttiği paylaşımlara ilişkin görselleri sunduğu görülmektedir.
SAVUNMA
Davalı savunma dilekçesinde özetle: Davacı tarafın, Müvekkili'nin markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi ve tescilinin kaldırılması talepli olarak açtığı bu davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu; Davacı ile Müvekkil, evlilik birlikteliğinde iken, hem Davacı tarafça işletilen, hem de Müvekkili tarafından işletilen restaurantları açmış olduklarını; ilk önce açılan işletmenin, şu an Davacı tarafça açılan olduğunu ve Davacı adına açılmış olsa da her şeyi ile ilgilenen ve bizzat başında duran kişinin Müvekkili olduğunu; akabinde şu an Müvekkili tarafından işletilen restaurantın açılmış olduğunu ve Müvekkili ile döner ustası olan ...'ın, bu işletmede faaliyet göstermeye başladıklarını; bu sürecin akabinde tarafların anlaşmalı olarak boşandığını ve diğer mal varlıkları paylaşılırken bu işletmelerin davaya konu olmadığını, her iki tarafın işletmiş olduğu restaurantı işletmeye devam ettiği Davacı'nın işlettiği restoranın işlerinin tamamen Müvekkili tarafından yürütüldüğü için ve ustası olan kişi ... da Müvekkili ile birlikte yeni restorana geçtiği için çoğu Müşterinin de alışık olduğu tadın peşinden gitmiş olduğunu; ustanın Müvekkili'nin açtığı restaurantta çalışmasını haksız rekabet olarak nitelendirmenin, haksız rekabeti değil sadece ustanın işini iyi yaptığını kanıtladığını; ayrıca isteyenin, istediği kişi ile çalışacağını, bu durumun iş hukuku ile ilgili bir husus olduğunu; Davacı'nın bu durumu hazmedemediğini; aslında işin aslının tamamen bu olduğunu; hatta öyle ki, Davacı'nın, Müşterilere "döneri aynı usta takıyor" diyerek aldatma yoluna dahi gittiğini, ancak lezzet farkını anlayan müşterinin, ustanın olduğu yerde yemek yemeği tercih ettiğini; Tabela ile ilgili hususun, zaten Marka ve Patent Kurumu tarafından değerlendirilmiş olduğunu; Müvekkili'nin, 02.11.2020 tarihinde Marka ve Patent Kurumu'na "..." adıyla ve logo ile marka başvurusunda bulunduğunu; Davacı Taraf'ın ise 03.11.2020 "... ..." adıyla marka başvurusunda bulunduğunu; Müvekkili'nin başvurusuna Davacı tarafın itiraz ettiğini, Davacı tarafın başvurusuna ise hem Müvekkili'nin, hem de İstanbul'da bulunan "..." markasına sahip başka bir şirketin itiraz etmiş olduğunu; tüm bu itirazların Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından detaylı olarak araştırılmış ve incelenmiş olduğunu; netice olarak; Türk Patent ve Marka Kurumu'nun, "..." adı ve logosu ile yapmış oldukları başvuruyu kabul ettiğini ve 02.11.2020 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile korunmak üzere markayı 17.01.2023 tarihinde tescil etmiş olup,... nolu Marka Tescil Belgesi'ni ekte sunduklarını; “..."nin, tek başına marka olamayacağını, çünkü tıpkı "..." ya da "..." gibi coğrafi işaretli bir ürün olduğunu; tabela ile İlgili olarak ileri sürülen iddiaların ise kötü niyetli olduğunu; müvekkili'nin, işletmesi tabela yaptırılırken taraflar evlilik birliği içerisinde olup, Davacı'nın her gelişmeden haberdar olduğunu ve onayının bulunduğunu; tabelanın, kopyala yapıştır mantığı ile yapılmamış olduğunu, Müvekkili'nin reklamcı ile yaptığı yazışmaların, tabelanın kopyalanmadığını, farklı seçenekler arasından seçilerek oluşturulduğunu göstermekte olduğunu; her şeyin boşandıktan sonra Davacı açısından problem haline geldiğini; Müvekkili'ne ait restourantta sadece döner, kebap, köfte ve tavuk şiş satışı yapılmakta iken, Davacı tarafın, bunların dışında, pide ve sulu yemek dahil çok geniş bir menü ile satış yapmakta olduğunu; tarafların ürün yelpazesinin birbirinden farklı olduğunu; kaldı ki aynı olsaydı bile haksız rekabet olduğunu gösteren bir husus olmadığını; yemek sektöründe müşterinin aradığı tek şeyin lezzet olduğunu; adı her ne olursa olsun bunun değişmez bir gerçek olduğunu; Davacı'nın iş bu davayı kötü niyetli olarak açtığını, zira Davacı tarafça açılan ve Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...0 esas sayılı dosyası ile görülmekte olan, marka hakkına tecavüz nedeniyle tazminat davasının devam ederken Müvekkili'nin marka tescilinin yapılmış olması ve dosyanın artık karar aşamasına gelmiş olması hasebiyle odosyada verilen tedbir kararının devamını sağlayabilmek adına haksız olarak iş bu davanın açılmış olduğunu; bu nedenle haksız ve kötü niyetli olarak açılan iş bu davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, beyan etmiştir.
DELİLLER
TPMK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davalı adına ... nolu "..." isimli markanın, davacı tarafınca önceye dair olarak "..." ve "... ..." şekil ve diğer unsurlar yönüyle birebir aynı olup olmadığı SMK 6/3-6 ve 9. Fıkralarına aykırılık teşkil edip etmediği davacının davayı açıp açmakta hukuki yararının bulunup bulunmadığı davalının markasının hükümsüzlük koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin yargılaması yapılmış olup;
SMK'nin Marka tescilinde nispi ret nedenleri ;MADDE 6- (1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir. (4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir. (9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
Somut olaya göre keşif sırasında davalıya ait iş yerinde "... + Şekil +... + ... tabelalı iş yeri incelenmiş yine davacıya ait iş yeri adresinde ... ...n bulunduğuna ilişkin tespitler yapılmıştır. Taraflara ait iş yerlerinde Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının Resmi Gazetesinde yayınlanan Tüketilebilir Gıda Maddesi üretimi ve satışını yaptığı, davalının hükümsüzlüğüne konu edilen markasının tescilinin bulunduğu 43. Sınıfta yer alan "Yiyecek ve İçecek Sağlanması Hizmetlerine" istinaden faaliyet'te bulunulduğu, bilişim yönünden yapılan incelemede davacıya ait "... ......imli... sayfasını Url adresinin bulunduğu ve 03/07/2019 tarihinde açılışının yapıldığı davalının ise... isimli... adresinin 18 kasım 2020 tarihi itibariyle paylaşımda bulunduğu anlaşılmıştır.
Davacının nisbi ret sebeplerinden olan SMK 6/3 ve 6. fıkralarının incelenmesinde tescilsiz işaretin (Markanın) markasal kullanılması ve bu markasal kullanımının alelade kullanımdan öteye geçerek piyasada belirli bir bilinirlik sağlamaya yol açacak yoğunluğa erişmesi gerekmektedir. Bu hususlar tespit edilirken de tescilsiz kullanım işaretinin sınıfsal ve markasal kullanımının hükümsüzlüğünü talep olunan markayla da karşılaştırılması yapılmalıdır. Keza sınıfsal ve markasal kullanım açısından ayniyet veya benzerlik olması iş bu sınıfsal şartın sağlanması halinde şayet markasal kullanım açısından aynıyet değilde benzerlik varsa bu benzerliğin ortalama seviyede tüketiciler arasında hükümsüzlüğü talep olunan markayla karıştırılma ihtimaline yol açması yani iltibaslı kullanımın söz konusu olması gerekmektedir. Davacının dayanmış olduğu dosyadaki bilgi ve belgeler sosyal medya hesaplarında markasal kullanımlarda ... davalıya ait markada tarihi unsur olarak yer aldığı Dönecisi kelimesindeki "Ö" harfi üzerindeki alev şekli "İ" harfi yerinede döner şekli kullanılması gibi unsurlar benzeri karşılaştırılmasının ortalama seviyede tüketiciler gözü ve algısıyla yapılmakta olup, ortalama seviyedeki tüketicinin markayı aklında kaldığı kaba şekille hatırlaması söz konusu olacağından yazım şeklindeki bu özelliği algılaması fark etmesi mümkün olmayıp bunun ancak dikkat seviyesi yüksek tüketiciler tarafından algılamasının yapılabileceği bilinirliği sağlayacağı "Sosyal Medya Hesaplarında" kullanımlarının yoğun olmadığı, davacının dava dilekçesinde iddia ettiği ... ibaresinin bölgede belirli bir tanınmışlığa sahip olup yaygın kullanımda olduğu iddialarının dosyadaki mevcut delillerle yeterice irtibatlandırılmadığı sosyal medya hesaplarında "..." ibaresinin daha baskın ve ön planda olduğu orta derecede tüketiciler bakımından da akılda kalacak ibarenin de bu olacağı dolayısıyla SMK 6/3 ve 6. Fıkrada anılan yasal şartlarının oluşmadığı kanaati hasıl olmuştur.
Davacının diğer dayandığı nispi ret sebebi olan 6/9 fıkrasına göre yapılan değerlendirmede; Davacının vergi dairesindeki kaydının 20/06/2019'da ... unvanıyla iş yerini açtığı, davalının SGK kaydında 11/01/2020 tarihinde garson olarak çalıştığı, davalının davacının daha önceden kullandığı bildiği, stilize yazılmış ... ibaresiyle döner kesen usta figürü birebir kullanması bunlara sadece... ibaresini ilave etmesi davacıdan boşandıktan kısa bir süre sonra markaya bu şekilde tescil almasının, davacının tescilsiz marka kullanımlarına "YAKINLAŞMA AMACI TAŞIDIĞI" ve bu durumun TMK'de düzenlenen iyi niyet ve dürüstlük kuralına uygun olmadığı ve SMK'nın 6/9. maddesinde düzenlenen kötü niyetli tescil şartının gerçekleştiği dosyadaki tüm bilgi ve alınan bilirkişi raporuyla anlaşılmakla her ne kadar davacının ret sebeplerine dayandığı 6/3-6 şartları oluşmasa da 6/9'daki şartın gerçekleştiği dolaysıyla nisbi ret sebeplerinden birisinin gerçekleşmesi durumunda hükümsüzlük kararı verilebileceğinden davacının davasının kabulüyle davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalının... ibaresinin davacının tescilsiz markasına yakınlaşma amacıyla kullandığı kanaati hasıl olmakla SMK'nın 6/9. maddesindeki kötü niyete ilişkin şartların oluştuğundan davacının davasının kabulüyle davalı adına... no'lu "..." markasını hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine,
2-Alınması gereken 427,60 TL harcın davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harçtan mahsubuyla eksik 247,70 harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından peşin olarak yatırılan 179,90 TL harcın davalıdan alınıp davacı tarafa verilmesine,
3-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 8.681,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili yanlara iadesine,
7-Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı. 06/06/2024
Katip...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır