T.C.
İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/128 Esas
KARAR NO : 2024/93
DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Manevi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 12/10/2021
KARAR TARİHİ : 21/05/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan), Marka (Maddi Tazminat İstemli), Marka (Manevi Tazminat İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
DAVA
Davacı dava dilekçesini özetle; Çeşitli kişi ve şirketlere kendi tasarladığı abiye ve gelinlik tarzında kıyafetler ürettirip, kendi markası olan “...” markası ile yurt içi ve yurtdışı piyasada satışını yaptığını, bu marka altında Alman geleneksel kıyafetlerinin satışını yapmak amacı ile kıyafetleri tasarlayıp üretmesi için davalı ile anlaştıklarını, davalının sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davalıdan temin ettiği kıyafetlerin tanıtımı için ...ile çekim (fotoğraf, video) sözleşmesi yapıp profesyonel çekim yaptırdığını, çekimlerin mülkiyet hakkının kendisinde olduğunu, davalının izinsiz olarak, fotoğrafçının sayfasından ürünlerin fotoğraflarını ve video klibini alıp kendi instagram hesabında paylaştığını, davaya konu kıyafetlerin tasarımlarını TPMK'da tescil ettirdiğini, markasına ait ürünlere tecavüzde bulunularak 5846 sayılı Fikri ve Sınai Haklar Kanunu, 6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ile TTK haksız rekabete ilişkin hükümleri ihlal edildiğini beyan ederek marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesini, davalının instagram hesabındaki davacı markasına ait ürünlere ilişkin fotoğrafların videoların kaldırılması için ihtiyati tedbir kararı istediği, maddi ve manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.
SAVUNMA
Davalı savunma dilekçesinde özetle: İddiaları kabul etmediğini, video ve fotoğraf çekimini yapan fotoğrafçının taraf olmadığını, davacı açısından eser sayılamayacağını, tasarımın kendilerine ait olduğunu, portföy amaçlı ve her halükarda davacının kamuya sunma tarihinden sonra yayınlandığını, davacının üretimi yapılan kıyafetlerin tasarımını kendisinin yaptığını kabul ettiklerini, tasarımlara ait eskizleri ibraz edeceğini, ticari amacı olmadığını, görsellerdeki ürünleri davacıya fatura ettiğini, SMK 151'de seçimlik hak olmadığını, davacıyı gelir kaybına uğratmadığını, gelir elde etmediğini, taraflar arasında lisans sözleşmesi olmadığını beyan ederek savunma yapmıştır, davalı son dilekçesinde ise bilirkişi incelemesi ile davacının taleplerinin FSEK kapsamında korunan bir hakka yönelik olup olmadığının, davaya konu tasarımların hak sahipliği iddialarının marka hakkına tecavüz olup olmadığının, üçüncü kişi ile yapılan sözleşmenin davaya konu edilen fotoğraf ve videoların davaya etkisinin, davacı tarafından tasarımın davalıya ait olduğunun ikrar edildiği iddiasının değerlendirilmesinin, CD ile sunulan eskiz olduğu iddia edilen çalışmaların davacının iddiaları karşısında değerlendirilmesinin, fotoğrafların davacı tarafından kamuya sunulmasından sonra yayınlamalarının iddiaları ne şekilde etkilediğinin, tescilsiz tasarım hükümlerinin somut olayda uygulama alanı olup
olmadığının, fotoğrafların FSEK kapsamında bir eser olarak kabul edilip edilmeyeceği ile maddi
tazminat talebine etkisinin kusur durumu ile tespiti istenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacının FSEK kapsamında, Marka Kanunu ve TTK'nın haksız rekabete ilişkin hükümlerinin davalı tarafça ihlal edilip edilmediği ihlalin tespiti önlenmesi giderilmesi Maddi ve Manevi tazminat taleplerinin haklı bir yerinde talep olup olmadığı mahkememizin görevli olup olmadığı davalının davalı sıfatının bulunup bulunmadığına ilişkin yapılan yargılama sonucunda; davacı adına ...no'lu Markanın kayıtlı olduğu TPMK'nın yazısıyla anlaşılmıştır.
Kamuya sunma, sergileme, satış gibi yollarla piyasaya sürme, kullanma, tarif, yayım tanıtım ve benzeri faaliyetleri kapsar, tasarımın gizlilik şartıyla üçüncü bir kişiye açıklanması kamuya sunma sayılmaz. FSEK 69. maddesinde ise başvuru tarihinden itibaren 5 yıl süreyle korunduğu yenilemek suretiyle 25 yıla kadar uzanabileceğine ilişkin yasal düzenleme bulunmaktadır.
Tasarımda diğer bir önemli unsur ise yenilik ve ayırt edicilik kriterlerini taşıması gerekmektedir. Davacı tarafın çeşitli kişi ve şirketlere kendi tasarladığı Abiye ve Gelinlik kıyafetler ürettirip kendi markası olan "...' ismiyle yurt dışında satış yaptığı bu ürünleri kendisi tasarladığı üretile kıyafetlerin piyasada satışa hakimiyetine sahip olmak için bir fotoğrafçıyla anlaştığı ürünlere marka oluşturduğu 21 farklı elbise kostüm tasarımlarının TPMK'dan tescilini aldığı anlaşılmıştır.
Davalıya ait ürünler ile davacının Instagram sayfasında yer alan tasarımlar karşılaştırmalı incelendiğinde davacıya ait tasarımlar ile davalıya ait tasarımların kullanım alanı, kalıp, renk, malzeme ve biçim bakımından benzer olduğu genel izlenim itibariyle benzer olduğu davalının ınstagram sayfasında sergilediği tasarımların ayırt edici niteliğe sahip olmadığı ortalama seviyediki tüketicilerin en azından bir bölümü açısından karıştırmaya sebebiyet vereceği yine fotoğraflar üzerinde yapılan incelemede kıyafetlerin 3. Kişilerin gözlemleri açısından renk, desen, şekil ve genel görüş itibariyle kolayca ayırt edilmeyecek olduğu 2 farklı markanın fotoğrafının yan yana geldiğinde 3. Kişi olarak ilk bakışta ayrımının yapılamayacağı dosyadaki tüm bilgi ve belgeler alınan kök ve ek bilirkişi raporunda anlaşılmış olup davacının zararı olarak tespit edilen 34.770,00 TL olarak tespit edildiği FSEK 71. maddesi mali hak ihlalini tanımlamakta ve korunan eserle ilgili hak ihlalinin karşılığı olan cezai yaptırımları da içermektedir. Bundan ayrı, FSEK 70. madde mali hakları zarar gören kimseye mütecavizin kusuru halinde haksız fiillere ilişkin hükümlere göre tazminat talep hakkını verdiği gibi, FSEK 68. madde hak sahibine rayiç bedelin 3 katına kadar fazlasını isteyebilme yetkisini vermektedir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi geçmişte FSEK 68. maddeye göre talep edildiğinde her durumda 3 kat tazminatın hükmedileceğine ilişkin kararlar vermiştir. Bununla birlikte, intihal veya haksız mali hak ihlalleri, haksız mali hak kullanma eylemleri somut olaylara göre değişmektedir, FSEK 68. maddenin bedel belirleme konusunda mahkemeye takdir yetkisi tanıyıp tanımadığı tartışmalı bir konudur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin iki yönde de kararları bulunmaktadır. Nitekim 22/01/1998 tarihli 9221-246 sayılı kararlarında, ".... uzman bilirkişi görüşü alınmak suretiyle rayiç bedelin tayin ve tespiti ile gerekirse olayın mahiyetine göre tespit edilen rayiç bedelin ne miktara yükseltileceğinin takdiri" gerektiğine hükmedilmiştir. Ancak yüksek mahkemenin son dönemdeki kararlarında her durumda üç kat tazminatın uygulanacağı şeklinde uygulamalar yapılmıştır. Yüksek mahkeme FSEK 68 uygulamasında, mütecavizin kusurunun aranmayacağını, bununla birlikte ortak kusur halinde tecavüzün ref'i için FSEK 66/4 'ün dikkate alınabileceğini, belirlenen toplam bedel itibariyle, BK 42 ve 43 Maddelerinin uygulanabileceğini, BK 43'e göre ortak kusur dikkate alınarak indirim olabileceğini öngörmüştür (27/12/2012, 2011/14831-2011/17744). Böylece mütecavizin kusuru aranmaksızın FSEK 68 çerçevesinde rayiç bedelin üç katına kadar hükmedilebileceği anlaşılmaktadır. Diğer deyimle, kusura dayalı olmaksızın, davalının kusuru dikkate alınmaksızın üç kata kadar bedel takdiri mümkündür, öte yandan Yargıtay... HD. 20/02/2015 tarih,... sayılı kararında kusur, ihlalin arz ettiği özellikler ve somut şartlara göre 2 kat üzerinden verilen tazminata ilişkin İhtisas Mahkemesi kararını onamıştır. Yargıtay kararı kapsamında; davalının kusuru, ihlalin arz ettiği özellikler dikkate alınmak suretiyle dosyadaki tüm bilgi ve belgeler alınan 14/09/2023 kök ve ek raporu birlikte değerlendirildiğinde davacının FSEK kapsamında korunan haklarının davalı tarafça ihlal edildiğinin tespitine, maddi zararına ilişkin talebinin kısmen kabulüyle takdiren bilirkişi heyeti raporunda hesaplanan zarar miktarının 2 katı uygulanmak suretiyle 69.540,00 TL'nin 01/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan alınıp davacıya verilmesine davacının tasarım sahibi ve gerçek kişi olması nedeniyle manevi zararı talep etme hak ve yetkisi bulunduğundan manevi zarara ilişkin talebin kısmen kabulüyle 10.000,00 TL'nin 01/10/2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle davalıdan davacıya verilmesine fazlaya ilişkin talebin reddine davalının görev itirazının davaya konu edilen marka ve tasarım konularıyla alakalı olduğundan bu hususlardaki konulara da mahkememizce bakılacağından görev itirazının reddine, davalının davacıya ait fotoğrafları davacının rızası dışında paylaştığı kullandığı dosyadaki mevcut bilgi belgelerden anlaşıldığından sıfat yokluğu itirazının reddine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
DELİLLER
Tpmk kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
HÜKÜM:
1-Davalının, davacının FSEK kapsamında korunan haklarının ihlal edildiğinin tespitine,
2- Davacının maddi tazminata ilişkin talebinin kısmen kabulüyle iki kat uygulanmak suretiyle 69.540,00 TL'nin ihlal tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüyle 10.000,00 TL'nin ihlal tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4- Alınması gereken 5.433,37 TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 960,25 TL harç ve 1.782,00 TL ıslah harcının mahsubuyla, kabul ve red oranına eksik yatırılan harçta dahil olmak üzere 5.450,42 T.L' nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, kalan miktar olan 2.725,20 T.L'nin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (Fsek yönünden) hükmedilen ücret hesap ve takdir edilen 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (maddi tazminat) hükmedilen ücret hesap ve takdir edilen 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne (manevi tazminat talebinin kabulü yönünden) göre hesap ve takdir edilen 10.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden (manevi tazminat red) AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 10.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10-Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 25.500 TL(maddi tazminat red) vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
11-Davacı tarafından yapılan toplam 9.130,60 TL yargılama giderinin kabul/ ret oranına göre 6.391,42 TL'nin davalıdan alınarak, davacı tarafa verilmesine, kalan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
12-Davalı tarafından yapılan toplam 49,90 TL yargılama giderinin kabul/ret oranına göre 14,97 TL'nin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, kalan yargılama giderinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
13-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine,
14-Dair, hazır bulunan vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı 21/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır