T.C.
İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/90 Esas
KARAR NO : 2024/76
DAVA : Marka (Maddi Tazminat İstemli)
DAVA TARİHİ : 03/08/2021
KARAR TARİHİ : 09/05/2024
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; SMK m.6/6 uyarınca müvekkilin ticaret unvanı ile davalının kullanımı arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin... markalarının sahibi olup, 1945 yılından beri 3 kuşaktır aile şirketi olarak Çeşme’de faaliyetine devam ettiğini, müvekkili şirketin önceye dayalı hak sahibi olup, davalının kullanımının müvekkilinin markaları ve ticaret unvanı ile iltibas yaratıp haksız rekabet oluşturduğunu, davalının kullanımında ayırt edici ibarenin... olup, davalının müvekkili ile birebir aynı sektörde faaliyet gösterdiğini, benzer olaylar hakkında önceki tarihli kararların bulunduğunu beyan ederek teminatlı veya teminatsız tedbir kararı verilmesini, davalının eyleminin müvekkilinin markasına tecavüz ve haksız rekabet yarattığının tespitini, tespit edilen marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin durdurulmasını, önlenmesini ve sonuçların ortadan kaldırılmasını, davalının iltibas yaratan tabelalar, levhalar, dış camlar, kartvizitler, broşürler, reklam araçları, iş yerinin içerisinde bulunan diğer unsurlar, davalının reklam ve tanıtımlarında, internette veya sair mecralarda, her türlü tanıtım malzemesi ve basılı evrakta faturalar ve benzeri dokümanda kullanımının engellenmesini, 3 000 TL maddi ile 20 000 TL manevi tazminata hükmedilmesini, buna tecavüzün gerçekleştiği andan itibaren ticari faiz uygulanmasını talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı ve husumet itirazlarının olduğunu, davacının ticaret unvanının ... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ iken müvekkilinin ticaret unvanının ise... TULUMBA olarak 29.07.2015 tarihinden beri ticaret sicilinde kayıtlı olduğunu, davacı tarafın 01.06.2021 tarihine kadar sessiz kalarak müvekkilinin markasını kullanmasına bir itirazda bulunmadığını, şimdi itirazda bulunmasının MK 2. Maddesine açıkça aykırı olduğunu, davacı vekilinin davalının ... şeklindeki markasında... kelimesini kullanımının markasal haksız bir yararlanmaya sebep olmakta ve müvekkilinin markasını ve ticaret unvanını olumsuz yönde etkilemekte olduğunu beyan etmiş ise de: ... ibaresinin bir coğrafi yerin ismi olup bu kelimenin tek başına bir marka olarak bir kişinin tekeline verilmesinin mümkün olmadığını, kaldı ki bir coğrafi yer adı, ayırt edicilik kazansa bile 3. Kişilerce dürüstçe ve ticari hayatın olağan akışı içinde oluşan kullanımların engellenemeyeceğini, yani bir coğrafi yer adı marka olarak tescil edilmiş ise, marka sahibi dışındaki kişiler tarafından kendi markalarının tali unsuru olarak tescil edilebildiğini, davacının marka ve ticaret unvanı ile davalı müvekkilin marka ve ticaret unvanı arasında karışıklığa neden olabilecek yahut haksız rekabet yaratacak bir benzerlik bulunduğunu kabul etmenin mümkün olmadığını, bu şekilde yer adlarının kamu yararı gereğince kullanımının kimsenin tekeline bırakılamayacak vasıfta olması nedeniyle farklı eklerle birlikte ve düşük düzeyde bile olsa somut ayırt edicilik vasfı kazandırılarak marka olarak tescil ettirilebilmelerinin mümkün olduğunu, bu yönde Yargıtay kararları olduğunu, müvekkilinin ayrıca... kelimesini markasında ve ticaret unvanında asli unsur olarak değil tamamlayıcı unsur olarak kullanmış olduğundan her iki marka kıyaslandığında markalar arasında iltibasa yol açacak bir husus bulunmadığını, Yargıtay .... Hukuk Dairesi, Esas No:...Karar Tarihi: 19.11.2014 sayılı ilamında “...” markasını tescil ettirmiş olan davacının, davalının ürettiği kaşar peynirlerinde “ürünün yöresini belirtmek amacıyla” bu ifadeyi kullanmasını engelleyemeyeceğini belirttiğini, davalı müvekkilinin .... DONDURMA VE TULUMBA markası ile davacının ÇEŞME... ibareli tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığını markanın ayırt edilemeyecek derecede benzer olmadığının dikkate alınması gerektiğini, İnternette araştırma yapıldığında çok sayıda... ismini taşıyan tatlıcının bulunduğunun bilirkişi tarafından da tespit edileceğini, bu sebeple... kelimesinin başlı başına zayıf bir marka olduğunu, hatta... pastanecilik olarak davacıdan önce marka tescili yapılmış işletmenin bile mevcut olduğunu,... kelimesinin markalar açısından bir ayırt ediciliğinin bulunmadığını, tek başına “..., kelimesinin, davacı tarafından markasal olarak kullanılmak suretiyle, ibareye yüksek bir ayırt edicilik kazandırılmadığını, davacı tarafında bölgesel olarak butik tatlı işletmesi düzeyinde olduğunu, kaldı ki, davacının markasını tescil tarihinden çok uzun süre önceden beri... ismini kullandıkları için marka üzerinde rüçhan haklarının bulunduğunu, müvekkilinin Bahçelievler de tek şube olarak faaliyette bulunduğunu, İzmir'de dar bir alanda bilinen markanın kendi satışlarını nasıl artıracağı ve kendilerinin davacının markasından nasıl istifade etmiş olacağına ilişkin dosyaya sunulmuş bir delilin bulunmadığını, bilirkişi incelemesi yapıldığında davacı tarafın tüm defterleri incelenerek son 5 yılda gelirlerinde artma veya azalma bulunup bulunmadığının ve bunun nerden kaynaklandığının tespitini talep ettiklerini, ayrıca... kelimesini ihtiva eden aynı sektördeki tüm işletmelerin araştırılmasını ve davacının maddi zararı varsa bunun hangi işletmenin faaliyetinden kaynaklandığının tespitini talep ettiklerini, markalarda kullanılan, işaretlerin görsel olarak markaları yeterince farklılaştıklarını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER
TPMK kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacının markasına, davalı tarafınca marka hakkını ihlal tespiti haksız rekabetin tespiti, ihlalin fiziki ve internet ortamında kullanımlarının önlenmesi, durdurulması ve giderilmesi, davalının kullanımının SMK 6'da düzenlenen iltibasın oluşturup oluşturmadığı ihlaller nedeniyle de talep edile maddi ve manevi tazminat taleplerinin haklı yerinde bir talep olup olmadığı davalının davalı sıfatını taşıyıp taşımadığını tazminat taleplerinin zaman aşımına uğrayıp uğramadığına ilişkin yargılaması yapılmıştır.
Marka mevzuatı açısından: 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 1.fıkrası: “Bu Kanunla sağlanan marka koruması tescil yoluyla elde edilir” hükmünü amirdir. 6769 sı SMK. “Marka Tescilinden Doğan Hakların Kapsamı ve İstisnaları” başlıklı 7.maddesinin 2.,3. Ve 4. fıkrası:(2) Marka tescilinden doğan haklar münhasıran marka sahibine aittir. Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde, aşağıda belirtilen fiillerin önlenmesini talep etme hakkı vardır: a) Tescilli marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanılması. b) Tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir. İşaretin kullanılması. Aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde olmasına bakılmaksızın, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın itibarından haksız bir yarar elde edecek veya itibarına zarar verecek veya ayırt edici karakterini zedeleyecek nitelikteki herhangi bir işaretin haklı bir. sebep olmaksızın kullanılması. Aşağıda belirtilen durumlar, işaretin ticaret alanında kullanılması hâlinde, ikinci fıkra hükmü uyarınca yasaklanabilir: a) İşaretin, mal veya ambalajı üzerine konulması. b) İşareti taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi. İşareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi.©) İşaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması. d)İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması. e) İşaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması. 0) İşaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması. (4) Markanın sahibine sağladığı haklar, üçüncü kişilere karşı marka tescilinin yayım tarihi itibarıyla hüküm ifade eder. Ancak marka başvurusunun Bültende yayımlanmasından sonra gerçekleşen ve marka tescilinin ilan edilmiş olması hâlinde yasaklanması söz konusu olabilecek fiiller nedeniyle başvuru sahibi, tazminat davası açmaya yetkilidir. Mahkeme, öne sürülen iddiaların geçerliliğine ilişkin olarak tescilin yayımlanmasından önce karar veremez. 6769 s.lı SMK. "Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller” başlıklı 29.maddesi-(7) Aşağıdaki fiiller marka hakkına tecavüz sayılır: a) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7 nci maddede belirtilen biçimlerde kullanmak. b) Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek. Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak. £) Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek. 6769 s.lı SMK. “Sınai Mülkiyet Hakkı Tecavüze Uğrayan Hak Sahibinin İleri Sürebileceği Talepler” başlıklı 149.maddesinin 1.fıkrası: Sınai mülkiyet hakkı tecavüze uğrayan hak sahibi, mahkemeden aşağıdaki taleplerde bulunabilir: a) Fiilin tecavüz olup olmadığının tespiti. b) Muhtemel tecavüzün önlenmesi. c) Tecavüz fiillerinin durdurulması, Tecavüzün kaldırılması ile maddi ve manevi zararın tazmini. d)Tecavüz oluşturan veya cezayı gerektiren ürünler ile bunların üretiminde münhasıran kullanılan cihaz, makine gibi araçlara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde el konulması, (d) bendi uyarınca el konulan ürün, cihaz ve makineler üzerinde kendisine mülkiyet hakkının tanınması) Tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınması, özellikle masraflar tecavüz edene ait olmak üzere (d) bendine göre el konulan ürünler ile cihaz ve makine gibi araçların şekillerinin değiştirilmesi, üzerlerindeki markaların silinmesi veya sınai mülkiyet haklarına tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise imhası Haklı bir sebebin veya menfaatinin bulunması hâlinde, masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşmiş kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özet olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesidir.
Tescilli bir marka ile aynı olan herhangi bir işaretin, tescil kapsamına giren mal veya hizmetlerde kullanması iltibastır. İltibas için markanın aynı, tescil kapsamına giren mal ve hizmetlerinde aynı olması gerekmektedir. Karıştırılma ihtimalinde ise ortalama tüketicilerin, her iki işaret arasında bir şekilde bağlantı kurması olarak ifade edilmektedir, doktrinde ise bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önceden tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vesair sebeplerle aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırma tehlikesi olarak tanımlanmaktadır. CJEU ise halkın söz konusu mal ve hizmetin aynı ya da bağlantılı işletmelerden geldiğini düşünme tehlikesi olarak tanımlamaktadır.
Davacının TPMK'daki kayıtlı markalarındaki ibarelerinde "..." ibaresi asıl unsur olduğu kelime ve şekil olarak kombine edilmiş markalarla baskın unsurun somut olaya göre değerlendirilmesi gerektiğinden bu kapsamda yapılan değerlendirmede davacının markasının kelime markasının daha kuvvetli olduğu anlaşılmıştır. Davacının markası ve davalının kullanımları karşılaştırıldığında davacının özellikle... ve Dondurma ibarelerinin yer aldığı davalının kullanımında yer alan külah şekli ve "..." kelimesinin genel intibada ayırt edilecek etkiye sahip olmayıp küçük bir kombinasyonda geri planda kaldığı pastane ve tulumba kelimelerinin varlığı ya da yokluğu açısından birbirlerinden farklılıkları söz konusu olsada bunların tali unsur olarak değerlendirileceği ve genel itibarla öneminin kalmadığı anlaşılmaktadır.
Mal ve hizmetlere ait karşılaştırma yapıldığında davacının markasının koruması kapsamında olan mal ve hizmetler ile davalının faaliyetinin aynı olduğu marka işaret karşılaştırmasında ise davalının kullanımlarının davacıya ait...sayılı markalarının benzerinin kullanılması mahiyetinde olduğu bu benzerliğinde ortalama tüketici nezdinde tescilli marka ile ilişkilerinde bilinen karıştırılma ihtimali taşıdığı iltibasın gerçekleştiği, davalı marka hakkına ihlalinin ve haksız rekabetinin noter ihtarı tabi olan 01/06/2021 tarihinden itibaren gerçekleştirildiği dosyadaki tüm bilgi ve belgeler alınan bilirkişi raporu kapsamında anlaşılmış olup davacının davasının kabulüyle davacının davasının kabulü ile, davalının davacıya ait markaya karşı eyleminin haksız rekabet kapsamında ve marka hakkına tecavüzün tespitine, davalının haksız eylem niteliğinde olan levha, reklam, broşür vs. Gibi eylemlerinin gerek fiziki gerek internet ve sosyal medya ortamlarında kullanmasının engellenmesine, durdurulmasına, giderilmesine, bilirkişi raporunda tespit edilen ihlalin başlangıcı olarak kabul görülen 01/06/2021 tarihinden dava tarihine kadar hesaplanan 36.121,87 TL'nin haksız tecavüz tarihinden itibaren davalıdan alınıp davacıya verilmesine davalının manevi tazminat talebinin ise davalının kusur derecesi, davacının markasının tanınmışlığı, davaya konu markaların kullanıldığı ürünlerin nitelikleri kriterleri bir bütün olarak değerlendirilmiş kısmen kabulüyle 15.000,00 TL'nin haksız tecavüz tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalının husumet itirazının ve zaman aşımının def'i ise zaman aşımının süresinin başlangıç tarihi ise 01/06/2021 tarihinden itibaren başlayacağı davalının eyleminin aynı zamanda SMK'daki düzenlenen hakların ihlal edilmesiyle suç unsurununda taşıdığından 8 yıllık ceza zaman aşımı süresi dolmadığından davanını zaman aşımı def'inin reddine davalının diğer husumet itirazının ise sicil kaydındaki bilginin davalı şahıs adına olması ayrı bir ticari şirketi unvanı taşımadığı ve gerçek kişi olarak kendisine davanın yönetilmesi yerinde olduğundan husumet itirazın reddine dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının kabulü ile, davalının davacıya ait markaya karşı eyleminin haksız rekabet kapsamında ve marka hakkına tecavüzün tespitine, davalının haksız eylem niteliğinde olan levha, reklam, broşür vs. Gibi eylemlerinin gerek fiziki gerek internet ve sosyal medya ortamlarında kullanmasının engellenmesine, durdurulmasına, giderilmesine,
2-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 36.121,87 TL'nin haksız tecavüz tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan alınıp, davacıya verilmesine,
3-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile15.000,00 TL'nin haksız tecavüz tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4- Davalının zaman aşımı ve husumet itirazlarının yerinde olmadığından reddine,
5-Alınması gereken 873,03 TL peşin harcın davacı tarafından yatırılan 392,79 TL harçtan mahsubuyla, 566,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 958,79 TL harçtan mahsubu ile artan 85,76 TL harcın davacıya iadesine, davacı tarafından yatırılan 873,03 TL harcın harcın davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine,
6-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (maddi tazminat yönünden) hesap ve takdir edilen 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (kabul edilenmanevi tazminat yönünden) hesap ve takdir edilen 15.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre (reddedilen manevi tazminat yönünden) hesap ve takdir edilen 5.000 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
10-Davacı tarafından yapılan toplam 7562,55 TL yargılama giderinin kabul / red oranları göz önüne alınarak 6806,29 TL'sinin davalıdan alınarak, davacı tarafa verilmesine,
11- Davalı tarafından yapılan toplam 1.000 TL yargılama giderinin kabul / red oranları göz önüne alınarak 100 TL'sinin davacıdan alınarak, davalı tarafa verilmesine,
12-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı. 09/05/2024
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır