T.C.
İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/102 Esas
KARAR NO : 2024/71
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/06/2022
KARAR TARİHİ : 30/04/2024
Davacı vekili tarafından 23/06/2022 tarihinde davalı aleyhine açılan dava, mahkememizin esas defterine kaydedilmiş olup, yapılan açık yargılaması sonunda;
DAVA:
Davacı dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin en çok önem atfettiği markalarından birinin aynı zamanda ticaret unvanı kılavuz unsuru olan 14.05.2019 başvuru tarihli... işlem numaralı "..." markası olduğunu, davalı adına tescilli bulunan 2019/128712 işlem numaralı "....." markasından haberdar olduğunu, Ankara... Noterliği'nin... yevmiye nolu ve 20.04.2022 tarihli ihtarnamesi ile davalıdan "....." markasından kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden tümden vazgeçilerek feragat etmesi talep edildiğini, davalı markasının 18.12.2019 tarihinde başvuru ve koruma altına alındığını, marka hukukundaki zamanda önce olanın hakta da önce olması ilkesi doğrultusunda müvekkilinin markasının davalı markasından üstün ve öncelikli olduğunu, müvekkili şirketin "..." markası ile davalının başvuru markası ".....” arasında çok ciddi düzeyde görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğunu, davalının başvuru markasının müvekkili şirket markası ile benzer mal ve hizmetlerde tescil edilmek istendiğini, bu haliyle markaların ortalama tüketicilerce ilişkilendirilmesi ve karıştırılmasının kaçınılmaz olduğunu, iltibasa yol açan ve müvekkil markasından sonraki tarihli olması nedeniyle müvekkili markasına göre tali durumda kalan davalı markasının müvekkili şirketin ve markalarının ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle markanın bilinirliğinden haksız yararlanmasına, marka itibarına zarar vermesine neden olmakta ve müvekkil şirket markalarının ayırt edici karakterini zedelediğini, davalının marka başvurusunun dürüstlük kuralına, basiretli tacir ilkesine ve haksız rekabet kurallarına aykırı olup kötüniyetli olduğunu belirterek hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmistir.
SAVUNMA:
Davalı cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkilinin 18.12.2019 tarihinde...şlem nolu başvurusuyla "....." markasını tescil ettirmek için Türk Patent ve Marka Kurumu'na başvurmuş olduğunu, Akabinde davacı tarafından işbu başvuruya Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK) 'nun 6/1, 6/3. 6/5, 6/6, 6/9 maddeleri gereğince itiraz edilmiş olduğunu, Türk Patent ve Marka Kurumu Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davacının işbu itirazı haklı ve doğru bir kararla reddedilmiş olduğunu, Bu red kararına karşı davacı, tekrar itiraz etmiş, Türk Patent ve Marka Kurumu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Dairesi Başkanlığı nezdinde itiraz değerlendirilmiş olduğunu, itiraz kısmen kabul edilmiş olduğunu, bu hususa ilişkin belgelerin Türk Patent ve Marka Kurumundan celbi talep olduğunu, sonuç olarak, müvekilinin "....." markasına ilişkin tescil başvurusu, kısmen kabul edilmiş, bazı ürünler açısından reddedilmiş, marka 30.01.2022 tarihinde 18.12.2019 tarihinden itibaren 10 yıl süreyle tescil edilmiş olduğunu, davacı, bu kez sayın mahkemeniz nezdinde işbu davayla "....." ibareli marka tescilinin kapsamındaki tüm mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiş olduğunu, davacının dava dilekçesindeki iddiaları ve savlarını tek tek değerlendirecek olursak, bu iddialar tarafımızca kabul edilemez olduğunu, haksız açılan işbu davanın reddi gerekmekte olduğunu, Şöyle ki; I) SMK 6/1 maddesi "Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir." hükmünü amirdir, bu maddede bahse konu markaların aynılığı ya da benzerliği ile kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ve benzerliği konusunda nasıl değerlendirme yapılacağı Türk Patent ve Marka Kurumu'nun 2021 yılında güncellemiş olduğu Marka İnceleme Kılavuzunda açık bir şekilde örneklerle belirtilmiş olduğunu, buna göre markalar arasında sadece bazı harflerin ortak olduğu ancak mal ve hizmetlere ilişkin olarak aynılık ya da benzerlik olmadığı görülmekte olduğunu, davacı dava dilekçesinde, müvekkilinin "....." markasının, "..." markasının önüne p harfinin eklenmesi suretiyle oluşturulduğunu, alfabedeki sert sessizlerden olan p harfinin çekinik, arka planda dikkat çekmeyen bir unsur olduğundan, markalar arasındaki benzerlik ve karıştırılma ihtimalinden bahsetmiş olduğunu, ancak davacı, "..." markasının ve "....." markasının nasıl oluştuğu ve ne anlama geldiğinden bahsetmemekte olduğunu, Davacının "..." markası, davacı şirketin web sitesinde bahsediliği üzere yeni anlamına gelen İngilizce kökenli... kelimesi ile kuzey mitolojilerinde yaşam anlamına gelen... kelimesinin birleşiminden oluşmakta olduğunu, yine davacının web sitesinde ve Ticaret Sicil Gazetesindeki Ana Sözleşmesinde de belirtildiği üzere ana çalışma alanı ilaçları olduğunu, müvekkilinin "....." markası ise İtalyanca Çam anlamındaki... ile Zeytin anlamındaki... kelimlerinin birleşiminden oluşmakta olduğunu, marka ismi logoda çam ve zeytin dalları arasında yer alır ve markanın kapsadığı mal ve hizmetlerin ana noktası da zeytin ve zeytin yağı satışı olduğunu, davacının dava dilekçesinde ... gibi konuyla ilgisiz örnekler vermiş olduğunu, Ancak vermiş olduğu örnekler şahıs isimlerinden kurulan şirket ve marka adları olduğunu, ...), ...) ve...), bu davada ise davacının marka adı içerisinde geçen İtalyanca zeytin kelimesinin başına İtalyanca çam kelimesi gelmekte olduğunu, bu açıdan ve yukarıda bahsetmiş oldukları marka inceleme kılavuzunda yer alan hususlar dikkate alındığında markalar arasında ve kapsadığı mal ve hizmetler arasında aynılık ya da benzerlik olmadığı açık bir şekilde görülebilmekte olduğunu, yazım farklıdır, karakterler farklıdır, puntolar farklıdır, logo tamamen farklıdır, mal ve hizmetler farklı olduğunu talep etmiştir. DELİLLER:
Tpmk kayıtları, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davalı adına "....." ibareli markanın davacının markasıyla görsel işitsel ve kavramsal benzerliğini bulunup bulunmadığı tüketici kitlesi nezdinde karıştırılma ihtimalinin bulunup bulunulmadığı markaların benzer mal ve hizmetler sınıfında yer alıp almadığı davalının markayı kötü niyetle tescil edilip edilmediği, davalı markasının hükümsüzlük ve sicilden silinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediğine ilişkin yapılan yargılama sonucunda; Davacının "..." ibareli markasını ... 01,03,05,10,16,29,30,31,32,35,40,41,42,44 mal ve hizmetler sınıfında kayıtlı olduğu davalı markasının ise "....."... nolu 03 /Sabunlar(ilaç ihtiva eden sabunlar hariç), 04, 29/Zeytin, zeytin ezmeleri. Yenilebilir bitkisel yağlar mal ve hizmetler sınııfında tescilli olduğu TPMK cevap yazısında anlaşılmıştır.
Bir markayı oluşturan unsur o markanın başka markalardan ayırt edilmesini sağlayan kelime, harf, sayı, şekil ve benzeri işaretlerden oluşup, marka birden ziyade unsuru ihtiva ediyorsa asıl unsurun markanın bütünü ile bıraktığı izlenim tümüne hakim olan görünüş ve ayırıcılığını vurgulayan imajda aramak gerekmektedir.
Başkasının hak sahibi olduğu markanın toplumda karıştırmaya neden olacak kadar aynı veya benzer sınıflardaki ürün ve hizmetlerde kullanılması durumunda iltibas oluşmaktadır, markalardaki benzerlik incelendiğinde markanın esas unsurları ve tamamlayıcı unsurları, görsel, biçimsel, anlamsal, işitsel benzerlik, çağrıştırma, bir bütün olarak markaların uyandırdığı toplu kanaat, malı veya hizmeti alıcı durumu, toplumsal düzey ve durumu, markayı taşıyan mal ve hizmetin değeri ve alıcının bu mal ve hizmeti almaya ayırdığı zaman, kriterlerinin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekmektedir. Tescil kapsamındaki mal ve hizmetlerin ilişkilendirilebilecek olup olmadıklarının değerlendirilmesinde her iki grup mallarının aynı tüketici kitlesine hitap edip etmediği birbirine alternatif olup olmadığı aynı dağıtım ve dolaşım yollarına sahip olup olmadığı aynı mağazada ve aynı raflarda satışa sunulup sunulamadığı ham madde mamül ilişkisinin bulunup bulunmadığı birbirlerini bütünleyici tamamlayıcı olup olmadıkları hususlarının bir bütün olarak ortalama tüketici kitlesi özellikleri ve genel bakış açısı dikkate alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacının markası ... davalının ise ..... kelimesinden oluşmaktadır, fonotik olarak P harfi dışında fonotik olarak benzer olduğu, görsel olarak ise davacının markasının ... kelimesinden oluştuğu, davalının markasına ise marka ibaresinin altında ve üstünde yay şeklinde ağaç şekillerinin yer aldığı, davacının düz klasik yazım davalının ise tüm harfleri küçük el yazısı ile yazıldığı, anlamsal olarak ..... italyanca kelime olup çam zeytini anlamını taşıdığı ... ise zeytin yağı anlamını taşımaktadır. Netice itibariyle davacının markası ile davalının markası arasında görsel ve fonotik açıdan benzerliğin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacının kısmen hükümsüzlük sebepleri arasında yer alan SMK 6/5 bakımından yapılan değerlendirmede markanın ulaştığı tanınmışlık düzeyi tespit edilirken her somut olayın özelliklerini ve tanınmışlık düzeyini ulaşıldığı iddiasını bulunan marka iddiasını ispatı için sunduğu deliller dikkate alındığında marka veya başvuru kapsamındaki mal ve hizmet çeşidinin mevcut ve gelecekteki tüketici kitlesi esas alınarak belirlenmesi gerektiği, toplumun ilgili kesiminde markanın bilinme veya tanınma derecesi coğrafi alan kullanma derecesi veya süresi marka haklarının başarılı şekilde uygulandığını gösteren kayıtlar markaya atfedilen değer gibi kriterler markanın tanınmışlık düzeyini belirlemektedir. Bütün bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının markasının tanınmış bir marka kapsamında olmadığını ve 6/5 şartları taşımadığı anlaşılmıştır. SMK 6/9 düzenlenen kötü niyetli yapılan marka başvurularının itiraz üzerine reddedileceği hükmü değerlendirildiğinde marka sahibinin markasını tescil ederken markanın kullanış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gitmesi gibi hallerde kötü niyetli marka tesciline bahsedilebilir, tescil başvurusunda bulunan kişinin kötü niyetli olduğuna emare teşkil edilebilecek olgu ve olayların varlığı somut olayda bir bütün olarak başvuru sahibinin içsel durumu yani kastı, niyeti gibi hususlarında varlığını ortaya koyabilecek ciddi belirtilerin varlığının bulunması yanında davalının kullandığı markanın bire bir davacı markasıyla logo vesair aynı niteliği taşımadığı ve SMK 6/9'da ki şartların gerçekleşmediği anlaşılmıştır. Ancak SMK 6/1 madde gereğince tescil başvurusu yapılan markanın tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliğin ve kapsadığı mal ve hizmetlerin aynılığı ya da benzerliğinin söz konusu olması gerekmektedir. Davacı ile davalı markasının koruma kapsamında ki emtia ve hizmetleri bakımından benzerliğin görsel ve fonotik açıdan benzer olduğu, marka koruma kapsamında ki emtia ve hizmetlerinde yer alan davalı adına ..." markada 3. Sınıfta yer alan sabunlar (İlaç ihtiva eden sabunlar hariç) ve 29. Sınıflar (Zeytin, Zeytin ezmeleri. Yenilebilir bitkisel yağlar) sınıflarının yönünden davacının markasında ki yer alan emtia ve hizmet sınıflarının bu kısımlar bakımından benzer olduğu davacının tescilinin daha önce olması nedeniyle SMK 25 1 maddesinde ki kapsamında (1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verileceğine ilişkin yasal düzenleme kapsamında ki yasal şartların oluştuğu dolayısıyla davacının davasının SMK 6/1 düzenleme kapsamında düzenlenen karıştırılma ihtimalinin bulunduğuna dair dosyadaki tüm bilgi ve belgeler alınan ek bilir kişi raporu kapsamında davacının davasının kısmen kabulüne dair aşağıda belirtir şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere,
1-Davacının davasının kısmen kabulüyle davalı adına 2019/128712 "....." markada 3. Sınıfta yer alan sabunlar (İlaç ihtiva eden sabunlar hariç) ve 29. Sınıflar (Zeytin, Zeytin ezmeleri. Yenilebilir bitkisel yağlar) sınıflarının yönünden markanın hükümsüzlüğüne ve bu kısımlar yönüyle terkinine, diğer sınıflar yönünden ve diğer kısmi iptal sebepleri bakımlarından ise reddine,
2- Alınması gereken 427,60 TL karar harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile eksik 346,90 TL den kabul ve red oranına göre 173,45 TL'nin harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, davacı tarafından yatırılan 40,35 TL harcın davacı üzerine bırakılmasına, 40,35 TL başvuru harcının davalıdan alınıp davacıya verilmesine, diğer harç miktarı olan 173,45 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davacı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 25.500 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davalı duruşmada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT.'ne göre hesap ve takdir edilen 25.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 5280,25 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 2.640,12 TL'sinin davalılardan alınarak davacı tarafa ödenmesine, kalan kısmının ise davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan toplam 11,50 TL yargılama giderinin yargılama giderinin kabul/ret oranına göre 5,75 TL'nin davacıdan alınarak davalı tarafa ödenmesine, kalan yargılama giderinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
7-Kalan ve kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde talep beklenmeksizin ilgili taraflara iadesine,
8-Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ve gerekçeli hükmün tebliğinden itibaren 2 hafta süre içinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde İstinaf yasa açık olmak üzere, mahkememizce yapılan açık yargılama neticesinde verilen karar usulen okunup anlatıldı.
30/04/2024
Katip...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır