Rekabet Kurumu Başkanlığından,
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2020-4-060 (Muafiyet)
Karar Sayısı : 20-52/735-326
Karar Tarihi : 03.12.2020
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Birol KÜLE
Üyeler : Arslan NARİN (İkinci Başkan), Şükran KODALAK
Ahmet ALGAN, Hasan Hüseyin ÜNLÜ, Ayşe ERGEZEN
B. RAPORTÖRLER: Fatma ATAÇ, Elif Nurdan ŞARBAK, Alican KORKMAZ
C. BİLDİRİMDE
BULUNAN : - Zurich Sigorta A.Ş.
Temsilcisi: Sezin Elçin CENGİZ
Ferko Signature Büyükdere Cad. No:175 Kat:10 Levent/İstanbul
(1) D. DOSYA KONUSU: Zurich Sigorta A.Ş. ile Türk Ekonomi Bankası A.Ş. arasında
akdedilen “Hayat Dışı Sigorta Acentelik Sözleşmesi”ne muafiyet tanınması
talebi.
(2) E. DOSYA EVRELERİ: Rekabet Kurumu kayıtlarına 01.09.2020 tarih ve 1214 sayı ile
giren bildirim üzerine düzenlenen 01.12.2020 tarih ve 2020-4-060/MM sayılı Menfi
Tespit/Muafiyet Raporu görüşülerek karara bağlanmıştır.
(3) F. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda;
- Zurich Sigorta A.Ş (ZURICH) ile Türk Ekonomi Bankası A.Ş. (TEB) arasında
akdedilen Hayat Dışı Sigorta Acentelik Sözleşmesi’ne (Sözleşme) 4054 sayılı
Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un (4054 sayılı Kanun) 8. maddesi
çerçevesinde menfi tespit belgesi verilemeyeceği,
- Sözleşme’nin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyeti Tebliği (2002/2
sayılı Tebliğ) kapsamında grup muafiyetinden yararlanamayacağı,
- Bununla birlikte anılan Sözleşme’ye 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi çerçevesinde
bireysel muafiyet tanınabileceği
ifade edilmiştir.
G. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
G.1. İlgili Teşebbüsler
G.1.1. Zurich Sigorta A.Ş. (ZURICH)
(4) 1872 yılında kurulan ve merkezi Zurich, İsviçre’de bulunan Zurich Insurance Group
(ZURICH GRUBU), 2008 yılında TEB Sigorta’yı satın alarak Türkiye’de faaliyet
göstermeye başlamıştır. ZURICH GRUBU’nun ana şirketi Zurich Insurance Group
Ltd.’nin kontrolü altında bulunan ZURICH, hayat sigortaları dışında kalan hastalık,
sağlık, kara araçları, raylı araçlar, hava araçları, su araçları, nakliyat, yangın ve doğal
afetler, genel zararlar, kredi ve finansal kayıplar branşlarında sigorta hizmeti
sunmaktadır. ZURICH’in Türkiye’de herhangi bir iştiraki bulunmamaktadır.
G.1.2. Türk Ekonomi Bankası A.Ş. (TEB)
(5) 1927 yılında bankacılık faaliyetlerine başlayan TEB, genel olarak bankacılık ve finansal
hizmetler alanında faaliyet göstermektedir. Bu çerçevede TEB, kurumsal, kobi, hazine
20-52/735-326
2/11
ve sermaye piyasaları, bireysel ve özel bankacılık hizmetlerinin yanı sıra iştirakleri ve
grup şirketleri aracılığıyla yatırım, leasing, faktöring, sigorta ve portföy yönetimi
alanlarında geniş bir yelpazeye dağılmış finansal hizmet ve ürünler sunmaktadır.
TEB’in hisselerinin %(…..)’i TEB Holding A.Ş.’ye1, %(…..)’i BNPP Yatırımlar Holding
A.Ş.’ye, %(…..)’i BNP Paribas Fortis Yatırımlar Holding A.Ş.’ye, %(…..)’ü BNP Paribas
SA’ya ve %(…..)’si ise Kocaeli Ticaret Odasına aittir.
G.2. Bildirime Konu Sözleşme
(6) Taraflar arasında hâlihazırda bir “Hayat Dışı Sigorta Acentelik Sözleşmesi”2 (Mevcut
Sözleşme) mevcuttur. Mevcut Sözleşme ile ZURICH, TEB’i acente olarak tayin etmiş
olup sözleşme süresi 01.01.2011 tarihinden başlamak üzere ilk beş yılı münhasır, ikinci
beş yılı ise münhasır olmayacak şekilde düzenlenmiştir. Mevcut Sözleşme uyarınca
TEB, ZURICH’in hayat dışı sigorta ürünlerinin Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk
Cumhuriyeti sınırları içerisinde müşterilerine satışı ve pazarlanması hususunda acente
olarak hareket etmektedir.
(7) Mevcut Sözleşme’nin süresi 01.01.2021 tarihinde dolmaktadır. Bu sebeple işlem
tarafları aralarındaki banka sigortacılığı (bankasürans) ilişkisini devam ettirmek
amacıyla 12.08.2020 tarihinde yeni bir Sözleşme akdetmişlerdir.
(8) Bildirime konu Sözleşme, münhasırlık içeren standart bir bankasürans sözleşmesidir.
Söz konusu Sözleşme ile ZURICH, sunduğu hayat dışı sigorta ürünlerinin
pazarlanması, tanıtımı, dağıtımı ve satışına ilişkin olarak TEB’i, tüm şubeleri ve dağıtım
ağı ile birlikte münhasır acentesi olarak tayin etmekte, TEB ise bu tayini kabul etmekte
ve böylelikle işlem tarafları arasında bir acentelik ilişkisi kurulmaktadır. TEB, Sözleşme
kapsamındaki sigortacılık ürünlerinin Türkiye ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak
belirlenen bölgede 01.01.2021 tarihinden başlamak üzere 10 yıl boyunca TEB
tarafından pazarlanan ve/veya satılan yegâne hayat dışı sigorta poliçeleri ve ürünleri
olduğunu ve olacağını ZURICH’e beyan ve taahhüt etmektedir.
(9) TEB, ZURICH tarafından yazılı olarak sağlanacak olan riziko kabul yönetmeliği
çerçevesinde sigorta sözleşmeleri akdedecek ve primlerin tahsilatına aracılık edecek
ancak primleri kendi nam ve hesabına tahsil etmeyecektir.
(10) Sözleşme’nin 5.2. maddesi uyarınca aksi belirtilmedikçe TEB, hem kendisinin hem de
kontrolüne sahip bulunduğu iştiraklerinin ilgili pazarda ZURICH tarafından Sözleşme
uyarınca sağlanan sigorta ürünleri haricinde herhangi bir hayat dışı sigorta ürünü veya
poliçesi pazarlayamayacağını veya satmayacağını taahhüt etmektedir. Ayrıca TEB,
kendisinin ve iştiraklerinin herhangi bir müşterisinden Sözleşme kapsamındaki
herhangi bir ürünü iptal etmesi veya başka bir sigorta şirketine devretmesine yönelik
olarak talepte bulunmayacağını, teşvik etmeyeceğini veya buna özendirmeyeceğini
taahhüt etmektedir.
(11) Öte yandan, ZURICH’in Sözleşme kapsamındaki ürünler haricinde de sigorta ürünleri
satmakta olduğu ve Sözleşme süresince bu ürünleri satmaya devam edeceği
belirtilmiştir. Sözleşme’nin 5.6. maddesi uyarınca TEB, Sözleşme’deki hiçbir hükmün
1 Bildirim Formunda belirtildiği üzere, TEB Holding A.Ş.’nin (…..) hissesi BNP Paribas Fortis Yatırımlar
Holding A.Ş., diğer (…..) hissesi ise Çolakoğlu Grubu tarafından kontrol edilmektedir.
2 Bildirim Formunda yer alan bilgiye göre; Mevcut Sözleşme ZURICH ile Fortis Bank A.Ş. (FORTİS)
arasında akdedilmişse de sözleşme sonrasında FORTİS ile TEB birleşmiş ve TEB bu birleşme işlemi
sonrasında varlığını sürdüren şirket olmuştur. Anılan birleşme ile birlikte FORTİS tasfiye olmaksızın
kapatılmış (infisah) ve FORTİS’in tüm hakları, alacakları, borç ve yükümlülükleri ile Mevcut Sözleşme
çerçevesinde doğan hak ve yükümlülükleri de tamamen TEB’e devredilmiştir. Dolayısıyla Mevcut
Sözleşme halihazırda ZURICH ile TEB arasında geçerli olacak şekilde uygulanmaktadır.
20-52/735-326
3/11
ZURICH’in bu ürünleri TEB dağıtım ağı dışında düzenlenmesine veya satmasına engel
teşkil etmeyeceğini kabul etmektedir.
G.3. İlgili Pazar
(12) Sigortacılık pazarı genel olarak hayat sigortaları ve hayat dışı sigortalar şeklinde iki
kategoride değerlendirilmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1487.
maddesine göre hayat sigortası; sigortalının ölümü veya hayatta kalması hâlinde,
sigorta bedelinin sigorta ettirene veya onun belirlediği bir kişiye ödenmesinin
üstlenildiği sigorta türüdür. Hayat dışı sigorta ise; kaza, hastalık/sağlık, kara araçları,
hava araçları, su araçları, nakliyat ve ulaşım, yangın ve doğal afetler, genel zararlar,
trafik sigortası, hukuksal koruma, kara taşıma sorumluluk, hava araçları sorumluluk,
genel sorumluluk, raylı araçlar, su araçları sorumluluk, kredi, emniyeti suistimal,
finansal zararlar ve destek gibi diğer tüm sigorta çeşitlerini kapsamaktadır. 5684 sayılı
Sigortacılık Kanunu’nun 5. maddesine göre sigorta şirketleri hayat ve hayat dışı sigorta
gruplarından sadece birinde faaliyet gösterebilmektedirler3.
(13) Daha önce de belirtildiği üzere taraflar arasında akdedilen Sözleşme; TEB’in,
ZURICH’in sunduğu hayat dışı sigorta ürünlerinin pazarlanması, tanıtımı, dağıtımı ve
satışı için münhasır yetkili olarak atanmasına ilişkindir. Bu kapsamda Sözleşme’nin
kapsamının tamamının hayat dışı sigorta ürünlerinden oluştuğu görülmektedir.
(14) Rekabet Kurulunun (Kurul) geçmiş tarihli bazı kararlarında4 ilgili ürün pazarı acentelik
sözleşmesi kapsamında sağlanacak olan hizmetlerle sınırlı olarak belirlenmiştir.
Dolayısıyla ilgili ürün pazarının “hayat dışı sigortacılık ürünlerinde acentelik hizmetleri”
şeklinde tanımlanabilmesi mümkündür. Ayrıca işlem tarafları arasındaki Sözleşme ile
verilecek olan hizmetin Türkiye genelinde sunulacak olması ve ilgili ürünler açısından
rekabetin ülke çapında homojen dağılması nedeniyle ilgili coğrafi pazar “Türkiye”
olarak belirlenebilecektir. Bununla birlikte İlgili Pazarın Tanımlanmasına İlişkin
Kılavuz’un 20. paragrafında inceleme konusu işlemin olası alternatif pazar tanımları
çerçevesinde rekabet açısından endişeler yaratmıyor olması halinde pazar tanımı
yapılmayabileceği öngörülmüştür. Bu kapsamda, yapılacak olan değerlendirmeyi
değiştirmeyeceğinden Kılavuz’un ilgili hükmüne dayanılarak nihai bir pazar tanımı
yapılmasına gerek görülmemiştir.
G.4. Değerlendirme
G.4.1. 4054 sayılı Kanun’un 4. Maddesi Açısından Değerlendirme
(15) 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesinde, “belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan
veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya
bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar”
yasaklanmıştır.
(16) Bildirim konusu Sözleşme TEB’in, ZURICH’in sunduğu hayat dışı sigorta ürünlerinin
pazarlanması, tanıtımı, dağıtımı ve satışı için münhasır yetkili olarak atanmasına
ilişkindir. Taraflar arasındaki hak ve yükümlülükler incelendiğinde, bildirim konusu
anlaşma ile taraflar arasında ZURICH’in sağlayıcı, TEB’in ise alıcı konumunda dikey
bir ilişkinin kurulduğu anlaşılmaktadır. Söz konusu dikey ilişkide TEB, ZURICH
hesabına ZURICH’in ürün ve hizmetlerinin pazarlanmasına aracılık etmekte ve bu
yönüyle acentelik faaliyeti yürütmektedir.
3 Söz konusu madde hükmü şu şekildedir: “Sigorta şirketleri hayat ve hayat dışı sigorta gruplarından
sadece birinde faaliyet gösterebilir. Bu gruplarda yer alan sigorta branşları Bakan tarafından belirlenir.”
4 14.09.2011 tarih, 11-47/1165-411 sayılı; 28.08.2012 tarih, 12-42/1319-432 sayılı Kurul kararları.
20-52/735-326
4/11
(17) 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nda da sigorta acentesi, “Ticarî mümessil, ticarî vekil,
satış memuru veya müstahdem gibi tâbi bir sıfatı olmaksızın bir sözleşmeye dayanarak
muayyen bir yer veya bölge içinde daimî bir surette sigorta şirketlerinin nam ve
hesabına sigorta sözleşmelerine aracılık etmeyi veya bunları sigorta şirketleri adına
yapmayı meslek edinen, sözleşmenin akdinden önce hazırlık çalışmalarını yürüten ve
sözleşmenin uygulanması ile tazminatın ödenmesinde yardımcı olan kişi” olarak
tanımlanmaktadır. Söz konusu tanım uyarınca acente, müvekkillerinin talimat ve
menfaatleri doğrultusunda faaliyet göstermekte ve bağımsız hareket edememektedir.
(18) Dikey Anlaşmalara İlişkin Kılavuz’da (Kılavuz) müvekkil hesabına aracılık ettiği ya da
akdettiği sözleşmelere ilişkin olarak acenteye getirilen sınırlamaların genellikle 4054
sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında olmadıkları ve prensip olarak muafiyet
rejiminin de konusunu oluşturmadıkları belirtilmiştir. Bu kapsamda acentenin müvekkili
hesabına aracılık ettiği ya da akdettiği sözleşmelerle ilgili kısıtların 4054 sayılı
Kanun’un 4. maddesi kapsamında olup olmadığını belirleyen faktör, acentenin
müvekkil tarafından atandığı faaliyetlerle ilgili olarak ticari veya mali bir risk alıp
almadığıdır. Acentenin mali veya ticari risk taşımaması durumunda faaliyetlerinin
müvekkil teşebbüsün faaliyetlerinin bir parçası olarak değerlendirilebileceği, aksi
halde, yani acentenin risk üstlenmesi durumunda, kendi yapmış olduğu yatırımların
geri dönüşünü sağlayabilmesi için pazarlama stratejisini özgürce belirleyebilmesi
gerektiği, bu durumda getirilen kısıtların 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamına
girebileceği ifade edilmiştir.
(19) Bildirim Formunda, Sözleşme kapsamında TEB’in yüklendiği edimin, ZURICH
tarafından üretimi ve pazarlaması yapılan hayat dışı sigorta ürünlerinin müşterilere
satışı ve sigorta primlerinin tahsili ile sınırlı olduğu belirtilmiştir. Nitekim Sözleşme’nin
2. maddesinde “İşbu Sözleşmenin hüküm ve koşullarına tabi olarak, Sigorta Şirketi,
Acente’yi acentesi olarak tayin eder ve Acente, Sigorta Şirketi tarafından yapılan tayini
kabul eder. Acente, Sigorta Şirketi tarafından yazılı olarak temin edilecek olan
sigortalama talimatnameleri çerçevesinde sigorta sözleşmeleri akdetmeye yetkili
olacak ve Primler’in tahsilatına yardımcı olacak, ancak söz konusu Primler’i kendi
hesabına tahsil etmeyecektir.” ifadesi yer almaktadır.
(20) Sözleşme’de yer alan hükümler incelendiğinde, ZURICH tarafından belirlenen
primlerin TEB tarafından ZURICH nam ve hesabına toplanacağı, TEB’in müşterilere
primler üzerinden indirim yapma, herhangi bir tutarı iade etme veya bu tutardan feragat
etme yetkisinin bulunmayacağı ve TEB tarafından satışı gerçekleştirilen herhangi bir
sigorta işlemi bakımından risk gerçekleşirse söz konusu riske yönelik tazminat/hasar
ödemesinin ZURICH tarafından yapılacağı anlaşılmaktadır. Böylece TEB’in acente
sıfatı ile yapacağı işlemlerden doğan hak ve borçlarının müvekkili ZURICH’e ait olduğu
ve Kılavuz’da bahsedilen riskleri üstlenmeyerek bağımsız davranmadığı
anlaşılmaktadır. Dolayısıyla ZURICH hesabına aracılık ettiği iş ve işlemlerle ilgili olarak
bildirime konu standart bankasürans sözleşmesi çerçevesinde TEB’e getirilen
kısıtlamalar 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında değildir.
(21) Diğer taraftan, yukarıda bahsedildiği üzere Sözleşme’nin 5. maddesi ile ZURICH
tarafından TEB’e anlaşma konusu faaliyetler bakımından 10 yıl boyunca rekabet
etmeme koşulu getirilmektedir. Bu düzenlemelere göre, ZURICH hayat dışı sigorta
ürünlerinin TEB’in dağıtım ağı aracılığıyla pazarlanması, satışı ve dağıtımına ilişkin
münhasır bir hak elde etmekte olup TEB doğrudan veya dolaylı olarak ZURICH dışında
herhangi bir sigorta şirketi tarafından çıkarılan hiçbir hayat dışı sigorta ürününü kendi
dağıtım kanalı vasıtasıyla pazarlamayacak, satmayacak ve dağıtmayacaktır.
20-52/735-326
5/11
(22) Bildirim Formunda Türkiye Sigorta ve Reasürans Şirketleri Birliği (TSB) verilerine
dayanılarak hazırlandığı belirtilen ZURICH’in hayat dışı sigortalar pazarındaki ve bu
pazarın alt segmentlerindeki pazar paylarına aşağıdaki tabloda yer verilmektedir:
Tablo-1: ZURICH'in Hayat Dışı Sigorta ve Alt Segmentlerindeki/Branşlarındaki Pazar Payı (%)
Sigorta Branşı 2017 2018 2019
Kaza (…..) (…..) (…..)
Hastalık / Sağlık (…..) (…..) (…..)
Kara Araçları (…..) (…..) (…..)
Nakliyat (…..) (…..) (…..)
Yangın ve Doğal Afetler (…..) (…..) (…..)
Genel Zararlar (…..) (…..) (…..)
Kara Araçları Sorumluluk (…..) (…..) (…..)
Genel Sorumluluk (…..) (…..) (…..)
Finansal Kayıplar (…..) (…..) (…..)
Diğer (…..) (…..) (…..)
Genel Hayat Dışı Sigorta (…..) (…..) (…..)
Kaynak: TSB
(23) Tablo 1’deki verilerde görüldüğü üzere, hayat dışı sigortacılık pazarında 2019 yılında
ZURICH’in pazar payı %(…..) olarak gerçekleşmiştir. Buna ek olarak, ZURICH söz
konusu pazar payı ile pazarda (…..) sırada yer almaktadır5. Acentelik hizmetleri
açısından bakıldığında ise sigorta şirketlerinin acentesi konumunda çok sayıda
teşebbüsün bulunduğu ve söz konusu teşebbüsler arasında en yüksek pazar payına
sahip teşebbüslerin ağırlıklı olarak bankalardan oluştuğu bilinmektedir. Bildirim
Formunda ise Sözleşme tarafı TEB’in acentelik hizmetleri pazarındaki pazar payının
%(…..) olduğu, bunun yanı sıra hayat dışı sigortacılık alanında sadece bankalar
aracılığıyla gerçekleşen primler açısından bakıldığında pazar payının %(…..) olduğu
ve ana faaliyet konusunu oluşturan bankacılık alanındaki pazar payının ise %(…..)
olduğu ifade edilmiştir.
(24) Pazarda sigortacılık faaliyeti yürüten teşebbüsler ile acentelik faaliyeti yürüten
teşebbüsler arasında akdedilen sözleşmelerde rekabet etmeme yükümlülüklerinin
yaygın olduğu görülmektedir. Bu kapsamda örneğin; Kurulun ZURICH ile ING Bank
A.Ş. arasında akdedilen ve 15 yıllık rekabet etmeme yükümlülüğü içeren anlaşmaya,
Sompo Japan Sigorta A.Ş. ile Finansbank A.Ş. arasında akdedilen ve 15 yıllık rekabet
etmeme yükümlülüğü içeren anlaşmaya, Aksigorta A.Ş. ile Akbank T.A.Ş. arasında
akdedilen ve 15 yıllık rekabet etmeme yükümlülüğü hükmü içeren anlaşmaya ilişkin
olarak verdiği kararlarda söz konusu anlaşmalara bireysel muafiyet tanınmıştır.
(25) Bu bakımdan, her ne kadar bildirime konu Sözleşme taraflarının faaliyet gösterdikleri
pazarlardaki pazar payları görece düşük olsa da genel olarak pazar dinamikleri
içerisinde teşebbüslerin anlaştıkları acentelere yönelik rekabet etmeme yükümlülükleri
öngörmesi, pazara yeni girecek teşebbüslerin etkin bir acente ağına ulaşımını
zorlaştırabilmektedir. Bildirim konusu Sözleşme’nin de pazarın genel durumundan
bağımsız değerlendirilmemesi gerekmekte olup, Sözleşme’nin içerdiği 10 yıllık rekabet
etmeme yükümlülüğü nedeniyle 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamına girdiği
değerlendirilmektedir.
G.4.2. 2002/2 sayılı Tebliğ Bakımından Değerlendirme
(26) Taraflar arasındaki acentelik ilişkisinin bir dikey ilişki olması nedeniyle bildirim konusu
sözleşmenin 2002/2 sayılı Tebliğ açısından değerlendirilmesi gerekmektedir. Anılan
5 Söz konusu veri TSB’nin internet sitesinden alınmıştır.
20-52/735-326
6/11
Tebliğ’in 2. maddesi uyarınca, Tebliğ ile sağlanan muafiyet, sağlayıcının dikey
anlaşma konusu mal veya hizmetleri sağladığı ilgili pazardaki pazar payının %40’ı
aşmaması durumunda uygulanmaktadır. Dosya mevcudu bilgilere göre, gerek
ZURICH’in gerek TEB’in pazar payı 2002/2 sayılı Tebliğ’de öngörülen %40 eşiğinin
altındadır.
(27) Ancak, 2002/2 sayılı Tebliğ’in 5. maddesine göre alıcıya getirilen belirsiz süreli veya
süresi beş yılı aşan rekabet etmeme yükümlülüklerine Tebliğ ile sağlanan muafiyet
uygulanamamaktadır. Bildirim konusu Sözleşme ile 10 yıllık rekabet etmeme
yükümlülüğü getirilmektedir. Dolayısıyla Sözleşme’nin 2002/2 sayılı Tebliğ
kapsamında grup muafiyetinden yararlanamayacağı değerlendirilmektedir. Bu
doğrultuda, anılan Sözleşme’nin 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi kapsamında
bireysel muafiyetten yararlanıp yararlanamayacağının tespitine ihtiyaç duyulmaktadır.
G.4.3. 4054 sayılı Kanun’un 5. Maddesi Açısından Değerlendirme
(28) 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesine göre teşebbüsler arası bir anlaşma, uyumlu eylem
ve teşebbüs birliği kararının 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesince öngörülen
yaptırımdan muaf olabilmesi için;
a) Malların üretim veya dağıtımı ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve
iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik gelişmenin sağlanması,
b) Tüketicinin bundan yarar sağlaması,
c) İlgili piyasanın önemli bir bölümünde rekabetin ortadan kalkmaması,
d) Rekabetin (a) ve (b) bentlerindeki amaçların elde edilmesi için zorunlu olandan fazla
sınırlanmaması
koşullarını birlikte sağlaması gerekmektedir. Bu doğrultuda, söz konusu Sözleşme’nin
4054 sayılı Kanun’un 5. maddesindeki şartları sağlayıp sağlamadığına ilişkin
değerlendirmeye aşağıda yer verilmiştir.
G.4.3.1. Malların Üretim veya Dağıtımı İle Hizmetlerin Sunulmasında Yeni
Gelişme Ve İyileşmelerin ya da Ekonomik veya Teknik Gelişmenin Sağlanması
(29) Muafiyet incelemesinde ele alınan olumlu şartlardan ilki, malların üretim veya dağıtımı
ile hizmetlerin sunulmasında yeni gelişme ve iyileşmelerin ya da ekonomik veya teknik
gelişmelerin sağlanması olup, bu hüküm çerçevesinde hangi hallerin ekonomik yarar
olarak kabul edileceği işlemin özelliklerine göre değişmektedir. Rekabeti kısıtlayıcı bir
anlaşmanın muafiyet korumasından faydalanabilmesi için öncelikle rekabet üzerindeki
olumsuz etkisini bertaraf edebilecek düzeyde bir etkinlik kazanımı sunabilmesi
gerekmektedir.
(30) Bildirim Formunda, Sözleşme kapsamında kurulan acentelik ilişkisinin ölçek ve
kapsam ekonomilerine imkân sağlayabileceği, taraflara birbirlerinin müşteri
tabanlarına erişim sağlayabilme imkânı getireceği, çapraz satış olanaklarından ve
diğer tarafın üstün marka imajından fayda elde edilmesinin mümkün hale geleceği
belirtilmiştir. Sözleşme ile getirilen 10 yıllık rekabet etmeme yükümlülüğü süresinin orta
vadedeki belirsizlikleri ve bundan kaynaklanan riskleri büyük oranda bertaraf edeceği,
bu sayede ZURICH ve TEB’in faaliyetlerini ve yatırımlarını yoğunlaştırmalarına ve orta
vadede kaynaklarını etkin kullanmalarına imkân tanıyacağı ifade edilmiştir.
(31) Bildirim Formunda yapılan açıklamalar değerlendirildiğinde, 10 yıllık sözleşme süresi
sayesinde tarafların karşılıklı güven içinde yatırım yapabilmelerinin ve bu sayede
ürünlerin etkin bir şekilde geliştirilmesi ve tüketiciye ulaştırabilmelerinin mümkün hale
20-52/735-326
7/11
geleceği öngörülmektedir. Ayrıca taraflarda yapacakları yatırımların geri dönüşünün
gerçekleşeceği yönünde bir güven oluşacağı, bu sayede yüksek maliyetli yatırımlara
girişebilmelerinin mümkün olacağı değerlendirilmektedir. Sözleşme ile TEB, tek bir
sigorta şirketinin ürünlerine odaklanarak o konuda daha fazla teknolojik ve kurumsal
yatırım yapabilecek, bu yatırımlar da nihai olarak tüketicilere sağlanan hizmetlerin
iyileştirilmesini sağlayabilecektir. Sonuç olarak, Sözleşme’nin 4054 sayılı Kanun'un 5.
maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtilen koşulu karşıladığı
değerlendirilmektedir.
G.4.3.2. Tüketicinin Bundan Yarar Sağlaması
(32) Muafiyetin ikinci şartı; malların dağıtımı veya hizmetlerin sunulmasından elde edilen
iyileşmelerin tüketicilere yansıtılmasıdır. Bu şartın gerçekleşmesi için ortaya çıkan
etkinlik kazanımından tüketicilerin yarar sağlaması gerekmektedir. Fiyatlar
seviyesindeki düşüş, satış sonrası etkin hizmetler, kalitenin ve ürün çeşitliliğinin
artması, tüketicinin ürüne daha kolay ulaşabilmesi, yeni mal veya hizmetlerin
sunulması ve mal ya da hizmet arzında devamlılığın sağlanması gibi koşullar
tüketicinin elde edeceği yarar kapsamında değerlendirilebilmektedir.
(33) İşlem taraflarınca söz konusu Sözleşme’nin tüketiciye sağlayacağı faydalar hakkında
yapılan detaylı açıklamalarda; öncelikli olarak Sözleşme ile planlanan uzun dönemli
işbirliğinin beraberinde uzmanlaşma getireceği, tüketici ihtiyaçlarına daha sağlıklı
cevap verebileceği ve tüketiciye sunulan hizmetin maliyetinin düşeceği böylelikle daha
uygun fiyatlı ve kaliteli hizmet sunumunun gerçekleşeceği belirtilmiştir. ZURICH
tarafından TEB’e personel eğitimleri ile satış, pazarlama, geliştirme, raporlama, altyapı
ve IT entegrasyonu, çağrı merkezlerinin geliştirilmesi mevzuata uyum desteği gibi
destekler verilmesi ile ZURICH’in sigorta sektöründeki bilgi birikimi, deneyimi ve
teknolojisinin TEB’e aktarılması ve Sözleşme süresi boyunca yapılacak ilave yatırımlar
ile TEB’in bu alandaki kaynaklarının gelişimine katkı sağlanması beklenmektedir.
TEB’in de faaliyetlerini ZURICH’e özgüleyerek uzmanlaşması ve bu sayede
müşterilerine daha kaliteli hizmet sunması mümkün olacaktır. Bunun yanı sıra,
Sözleşme’nin 9. maddesi ile normal satış inisiyatiflerinin üzerine ayrıca yılda en az iki
kez ek satış kampanyaları düzenlenmesinin müşterilere fiyat düşüşü olarak yansıması
planlanmaktadır. Ayrıca TEB şubelerinin bağımsız acentelere nazaran daha geniş bir
coğrafi yelpazeye yayılmış olması sayesinde tüketicinin sigorta ürünlerine ulaşmasının
kolaylaşacağı ve uzun süreli münhasırlık dolayısıyla ilgili ürünlerin arzındaki devamlılık
ile tüketici faydasının sağlanacağı ifade edilmiştir.
(34) Ek olarak Sözleşme’nin “Rekabetçilik” başlıklı 5.5. maddesinde, ZURICH’in Sözleşme
kapsamında sunduğu ürünlerin hem fiyat hem de teminat kapsamı bakımından
rekabetçi olması gerektiği ve rekabetçi ürün stratejisi belirlemek için en iyi ticari çabayı
göstereceği düzenlenmektedir. İlaveten ZURICH, rakiplerin kendi hayat dışı
bankasürans dağıtım kanallarından sundukları ürünlerin özelliklerine ilişkin ortalama
piyasa standardını sağlamayı taahhüt etmektedir. TEB’in, herhangi bir temel ürünün
rekabetçi olup olmadığının kontrol edilmesi amacıyla yılda bir kez test edilmesini talep
edebilmesi ve tarafların bir ürünün rekabetçiliğine ilişkin anlaşmaya varamazlar ise,
taraflardan herhangi birinin yazılı bildirimi üzerine bir bağımsız firma atanması
hükümleri de dikkate alındığında, işlem taraflarının ürünleri tüketiciye en düşük ve
rekabetçi fiyattan sunma amaçlarının ön planda olduğu anlaşılmaktadır.
(35) İşlem taraflarının beyanları doğrultusunda tüketicinin yararına olacak bir diğer husus
ise Sözleşme ile öngörülen münhasırlığın karşılıklı ve çeşitli istisnalar dolayısıyla
mutlak bir münhasırlık olmamasıdır. ZURICH, bankasürans kanalında halihazırda aktif
20-52/735-326
8/11
olarak TEB haricinde çeşitli bankalar (ING Bank A.Ş., HSBC Bank A.Ş. ve FİBA Bank
A.Ş.) ile çalışmakta ayrıca geleneksel acenteler ve brokerlar üzerinden de ürünlerinin
satış ve dağıtımını gerçekleştirebilmekte; Sözleşme sonrasında da bu durumun devam
etmesi beklenmektedir. Ayrıca Sözleşme’de TEB’e belirli koşullar altında bazı ürünleri
üçüncü kişi sigortacılardan tedarik etme imkânı da tanınmıştır. Sözleşme’ye göre bazı
ürünlere ilişkin olarak ZURICH’in bu ürünleri sigorta etmek istememesi veya ZURICH
tarafından verilen son fiyat teklifi üçüncü kişi sigorta şirketi tarafından verilen son fiyat
teklifinden %10’dan daha fazla olması halinde TEB, ZURICH’e sağlanan münhasırlığın
dışına çıkabilmektedir.
(36) Bankasürans uygulamaları kapsamında belirtilmesi gereken bir diğer husus,
13.03.2015 tarih ve 29294 sayılı Resmî Gazetede yayınlanan Bireysel Kredilerle
Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmeliği’nin İyi Niyet başlıklı 13. maddesi
uyarınca kredi kullananın sigorta şirketini seçme hakkının sınırlandırılamayacağı
düzenlemesidir. Zorunlu veya ihtiyari sigortalarda, kredi kullanan kişinin sigorta
şirketini seçme hakkı sınırlandırılamamakta, sigorta sözleşmesine veya kredi
sözleşmesine sigortanın belirli bir sigorta şirketine yaptırılmasına ilişkin konan her türlü
şart hükümsüz olmaktadır. Böylelikle kredi teminatlarının sigortalanması söz konusu
olduğunda tüketici TEB’in çalıştığı sigorta şirketi ile çalışabileceği gibi dilerse diğer bir
sigorta şirketi ile çalışabilmektedir.
(37) ZURICH hâlihazırda 39 hayat dışı sigorta şirketi arasında prim üretimi bakımından
pazar payı itibarıyla (…..) sırada bulunmaktadır. Sigorta sektöründe rekabet edebilmek
için en önemli etkenlerden birisi de güçlü bir dağıtım ağına sahip olmaktır. Bu
bağlamda söz konusu Sözleşme sayesinde dağıtım ağını güçlendirecek olan
ZURICH’in hayat dışı sigortacılık pazarında etkinliğini artırabilmesi ve güçlü rakipleri
ile rekabet edebilmesi mümkün hale gelebilecektir. Banka ve sigorta şirketleri
arasındaki bahsi geçen dikey ilişkiler ile ölçek ve kapsam ekonomisine imkân
sağlanarak her iki tarafın da diğerinin müşteri tabanına erişimi, çapraz satış olanakları,
diğer tarafın gelişmiş IT altyapısı, mobil hizmetleri ve marka imajından fayda elde
edilmesi mümkün hale gelebilecektir.
(38) Bu kapsamda, ürünlerin geniş bir dağıtım ağı ile daha kaliteli ürün ve hizmetlerin
sunulacak olmasının ve pazardaki rekabetin artmasının tüketicilerin lehine olduğu ve
elde edilmesi beklenen faydaların tüketicilere yansıyacağı değerlendirilmektedir.
TEB’in kredi müşterilerinin kullandığı kredinin geri ödenmeme riskini ortadan kaldırmak
amacıyla yaptırılan sigortalar bakımından da müşterinin sigorta şirketini seçme
hakkının sigortacılık mevzuatı kapsamında sınırlandırılamayacağı göz önünde
bulundurularak Sözleşme’nin 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının (b)
bendinde belirtilen koşulu karşıladığı anlaşılmaktadır.
G.4.3.3. İlgili Piyasanın Önemli Bir Bölümünde Rekabetin Ortadan Kalkmaması
(39) Muafiyet için aranan bir diğer şart, bildirime konu işlemin ilgili olduğu piyasanın önemli
bir bölümünde rekabeti ortadan kaldırmamasıdır. Pazardaki rekabetin tamamen
ortadan kalkması halinde kısa vadeli etkinlik kazanımları gerçekleşse dahi bu etkinlik
kazanımları, inovasyonun azalması, fiyatların artması ve kaynakların etkin
kullanılmaması gibi uzun vadeli negatif etkileri telafi edemeyecektir. Bu şartın
karşılanıp karşılanmadığının analizi; tarafların pazar güçleri, pazardaki rakiplerin
durumu ve pazardaki yoğunlaşma derecesi gibi unsurların incelenmesini
gerektirmektedir.
(40) Geçmiş tarihli Kurul kararlarında da ifade edildiği üzere, sigorta pazarı dinamik bir yapı
20-52/735-326
9/11
sergilemekte olup genel olarak büyüme eğilimindedir ve yeni girişlere açıktır6. Bildirim
Formunda sunulan bilgilere göre hayat dışı sigorta branşlarındaki nominal büyüme
oranı 2019 yılında %21 civarındadır. Yine Bildirim Formunda TSB verilerine göre hayat
dışı sigortacılık pazarında faaliyet gösteren ilk beş şirketin pazar payları toplamının
2019 yılı itibarıyla %(…..) olduğu belirtilmiştir. Aşağıdaki tabloda hayat dışı sigortacılık
alanında faaliyet gösteren en büyük beş rakibin pazar paylarına yer verilmiştir.
Tablo-2: Hayat Dışı Sigortacılık Alanında Faaliyet Gösteren En Büyük Beş Rakibin Pazar Payı Verileri
Rakip (Toplam Prim Üretimine Göre) 2017 (%) 2018 (%) 2019 (%)
Allianz Sigorta A.Ş. (…..) (…..) (…..)
Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketi (…..) (…..) (…..)
Aksigorta A.Ş. (…..) (…..) (…..)
Axa Sigorta A.Ş. (…..) (…..) (…..)
Sompo Sigorta A.Ş (…..) (…..) (…..)
Kaynak: TSB
(41) Tablo-2’dan hayat dışı sigortacılık pazarında güçlü rakiplerin bulunduğu
anlaşılmaktadır.
(42) İşlem taraflarının pazar payları incelendiğinde, yüksek olmadıkları görülmektedir.
Nitekim ZURICH’in hayat dışı sigortacılık pazarında 2019 yılındaki pazar payı
%(…..)’dir. İlgili pazarın alt segmentlerindeki pazar payının ise en fazla %(…..)
düzeyinde olduğu belirtilmiştir. Bildirim Formunda TEB’in acentelik hizmetleri
pazarındaki pazar payının ise %(…..) olduğu ifade edilmiştir. Tarafların pazar payları
ve pazardaki sıraları dikkate alındığında, Sözleşme kapsamında öngörülen rekabet
etmeme yükümlülüğünün ilgili ürün pazarındaki rekabet üzerinde olumsuz etkisinin çok
düşük olacağı, bununla birlikte tarafların benzer anlaşmalar yapan rakip teşebbüslere
karşı pazarda daha etkin rekabet eder hale gelebileceği ve bunun da pazardaki
rekabete olumlu yansıyacağı anlaşılmaktadır. Sonuç olarak, Sözleşme’nin 4054 sayılı
Kanun'un 5. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde belirtilen koşulu karşıladığı
değerlendirilmektedir.
G.4.3.4. Rekabetin (a) ve (b) Bentlerindeki Amaçların Elde Edilmesi İçin Zorunlu
Olandan Fazla Sınırlanmaması
(43) Bir anlaşmaya bireysel muafiyet tanınabilmesi için gerekli olan son koşul, anlaşmanın
ilk iki olumlu koşuldaki yararların elde edilmesi için olması gerekenden fazla rekabeti
sınırlayıcı nitelikte olmamasıdır. Bu koşul altındaki değerlendirmelerde genel olarak
sözleşmenin rekabeti kısıtlayıcı hükümlerinin, sözleşmeden elde edilecek faydaların
sağlanması için zorunlu olup olmadığı dikkate alınmaktadır.
(44) Bildirim Formunda, taraflar arasında kurulacak acentelik ilişkisi sayesinde ZURICH’in
sigorta sektöründeki bilgi birikimini, deneyimini ve teknolojisini TEB’e aktaracağı,
yapacağı yatırımlar ile TEB’in kaynaklarının gelişimine katkı sağlayacağı belirtilmiştir.
TEB’in de faaliyetlerini ZURICH’e özgüleyerek yaptığı işte uzmanlaşmaya devam
edeceği, sigorta sektörüne ilişkin deneyim ve bilgi birikimini artıracağı ve bu sayede
müşterilerine daha kaliteli bir hizmet verebileceği ifade edilmiştir.
(45) Bildirim Formuna göre Sözleşme’de öngörülen rekabet etmeme yükümlülüğü ile
ZURICH’in TEB ile paylaştığı gizli bilgilerin korunması, TEB’in elde edeceği know-how'ı
başka sigorta şirketleri ile paylaşmasının engellenmesi, bu kapsamda ZURICH’in
TEB’e yaptığı yatırımların karşılığını alabilmesi hedeflenmektedir. Bu çerçevede
Sözleşme’de ZURICH tarafından TEB’e personel eğitimleri ile satış pazarlama,
6 29.03.2012 tarih ve 12-14/414-125 sayılı Kurul kararı.
20-52/735-326
10/11
geliştirme, altyapı ve bilgi işlem entegrasyonunun geliştirilmesi gibi çeşitli destek ve
taahhütlerin yer aldığı görülmektedir. Taraflarca ZURICH tarafından yapılacak
yatırımların geri dönüşünün ve bahsedilen fayda ve etkinliklerin sağlanması için 10
yıllık sürenin öngörüldüğü belirtilmiştir.
(46) Rekabet etmeme yükümlülüğü ile rakip sigorta şirketlerinin pazarın kapatılması
şeklinde rekabet karşıtı etki ile karşılaşmaları muhtemel olacaktır. Özellikle rekabet
etmeme yükümlülüğünün süresi arttıkça daha büyük ölçüde bir pazar kapama etkisi
doğacaktır. Bu hususta sigorta şirketleri ile bankalar arasında akdedilen ve münhasırlık
(rekabet etmeme yükümlülüğü) içeren hayat dışı sigorta acentelik sözleşmeleri ile ilgili
verilen geçmiş tarihli bazı kararlarda, 10-15 yıllık sürelerle rekabet etmeme
yükümlülükleri içeren sözleşmelerin rekabeti olması gerektiğinden fazla kısıtlamadığı
sonucuna ulaşılmıştır. Bu kapsamda örneğin Kurulun 18.03.2015 tarih ve 15-12/163-
75 sayılı kararında Türkiye Garanti Bankası A.Ş ve Garanti Sigorta A.Ş. arasındaki
"Hayat Dışı Sigorta Grubu ile İlgili Sigorta Acentelik Sözleşmesi" ele alınmış, 15 yıl
süre ile rekabet etmeme yükümlülüğü içeren söz konusu sözleşmeye 4054 sayılı
Kanun’un 5. maddesi kapsamında bireysel muafiyet tanınmıştır. Yine Kurulun
11.12.2014 tarih ve 14-50/892-408 sayılı kararında ZURICH ile ING Bank A.Ş.
arasında akdedilen ve 15 yıl süreli rekabet etmeme yükümlülüğü içeren “Hayat Dışı
Sigortalar İçin Münhasır Acentelik Sözleşmesi”ne 4054 sayılı Kanun’un 5. maddesi
kapsamında bireysel muafiyet tanınmıştır7.
(47) Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda, Sözleşme’de öngörülen 10 yıllık
rekabet etmeme yükümlülüğünün yatırımların geri dönüşünün sağlanabilmesi ve
TEB’in kazanımlarının sürdürebilirliği açısından makul bir süre olarak
değerlendirilebileceği, dolayısıyla Sözleşme’nin 4054 sayılı Kanun'un 5. maddesinin
birinci fıkrasının (d) bendinde belirtilen koşulu karşıladığı anlaşılmaktadır.
(48) Netice itibarıyla, bireysel muafiyet için gerekli olan koşulları taşıyan Sözleşme’ye 4054
sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrası çerçevesinde bireysel muafiyet
tanınabileceği kanaatine varılmıştır.
7 Benzer nitelikli kararlar için bkz: 26.06.2013 tarih, 13-40/521-230 sayılı; 14.09.2011 tarih, 11-47 /1165-
411 sayılı; 28.08.2012 tarih, 12-42/1319-432 sayılı; 04.05.2011 tarih, 11-28/582-183 sayılı Kurul
kararları.
20-52/735-326
11/11
H. SONUÇ
(49) Düzenlenen rapora ve incelenen dosya kapsamına göre,
- Zurich Sigorta A.Ş. ile Türk Ekonomi Bankası A.Ş. arasında akdedilen Hayat Dışı
Sigorta Acentelik Sözleşmesi’ne, 4054 sayılı Kanun’un 4. maddesi kapsamında
olduğuna,
- Hayat Dışı Sigorta Acentelik Sözleşmesi’nin 2002/2 sayılı Dikey Anlaşmalara İlişkin
Grup Muafiyeti Tebliği kapsamında grup muafiyetinden yararlanamadığına,
- Bununla birlikte Hayat Dışı Sigorta Acentelik Sözleşmesi’ne, 4054 sayılı Kanun’un
5. maddesinde yer alan koşulları sağlaması nedeniyle, bireysel muafiyet
tanınmasına
gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemelerinde yargı
yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verilmiştir.
Full & Egal Universal Law Academy