(AİHS. m. 3, 13, 41, 44) (765 S. K. m. 243, 245) (2577 S. K. m. 13) (2709 S. K. m. 125) (BEYHAN KAYGISIZ - TÜRKİYE DAVASI) (SULTAN ÖNER VE DİĞERLERİ - TÜRKİYE DAVASI) (KANLIBAŞ - TÜRKİYE DAVASI)
(Başvuru no:15750/02)
KARARIN ÖZET ÇEVİRİSİ
STRAZBURG
21 Ekim 2008
İşbu karar AİHSnin 44/2 maddesinde belirtilen koşullar çerçevesinde kesinleşecektir. Şekli düzeltmelere tabi olabilir.
USUL
Türkiye Cumhuriyeti Devleti aleyhine açılan (15750/02) nolu davanın nedeni (T.C. vatandaşı) Sait Oral Uyanın (başvuran) Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine 26 Şubat 2004 tarihinde İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Sözleşmenin (Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi - AİHS) 34. maddesi uyarınca yapmış olduğu başvurudur.
Adli yardımdan yararlanan başvuran, AİHM önünde Bursa Barosu avukatlarından Ü. Emek tarafından temsil edilmektedir.
OLAYLAR
I. DAVANIN KOŞULLARI
Olayların meydana geldiği dönemde, 1965 doğumlu başvuran, aşırı sol bir terör örgütünün mensubu olmaktan Bursa Cezaevinde müebbet hapis cezasını çekmekte olan bir hükümlüydü.
25 Şubat 2000 tarihinde, başvuran, Bursa Devlet Hastanesi Nöroşirurji Bölümünde muayene edilmiştir. Düzenlenen rapor, İstanbulda bir yıl önce saptanan boyun fıtığı tanısını teyit etmiştir. Boyundan kola doğru yayılan şiddetli ağrılar gösteren sözkonusu hastalığa ilişkin olarak, doktorlar, şayet cerrahi müdahale yapılacaksa, bunun İstanbulda bir üniversite hastanesinde gerçekleşmesinin uygun olacağını belirtmişlerdir. Bilahare, cezaevi yönetiminin talebi üzerine, Bursa Uludağ Üniversitesi Hastanesi, başvurana gerekli tedavileri uygulayabileceklerini ancak, hükümlüler için özel mahkum odalarının mevcut bulunmadığını belirtmiştir.
Bunun üzerine başvuran, İstanbul Bayrampaşa Cezaevine nakledilme talebinde bulunmuştur. 2 Haziran 2000 tarihinde, cezaevi yönetimi, başvuranın, İstanbulda Kartal Cezaevine nakledilmesine karar vermiştir.
A. Başvuranın Kartal Cezaevine Nakli
5 Haziran 2000 tarihinde, jandarma erler M.A, G.A., H.B., M.B., M.Y., ve uzman çavuş S.A.nın gözetiminde, cezaevi aracı ile nakli sırasında, başvuran, Bayrampaşa Cezaevi istikametinde gitmediklerini fark edince jandarmalara karşı çıkmış ve derhal Bursaya götürülmediği takdirde açlık grevine başlayacağı tehdidinde bulunmuştur. Ancak itirazları sonuçsuz kalmıştır.
Kartal Cezaevine vardıklarında, Kartal Cezaevi nizamiyesinde görevli jandarmalar, R.E., U.Ü., İ.K., M.T. ve U.Y. üst araması ve parmak izi alınmasından oluşan başvuranın giriş işlemlerini yapmak istemişlerdir. Ancak, başvuran, cezaevi aracından inmeyi reddederek jandarmalara karşı çıkmıştır.
Aynı gün, başvuran, müşahede altına alınması gerektiği Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine nakledilmiştir. Buna karşın, poliklinik kayıtlarına göre, başvuran, kötü muamelede bulunmakla suçladığı naklinden sorumlu jandarmaları protesto etmek amacıyla tedavileri reddetmiştir.
6 Haziran 2000 tarihinde, başvuran, Kartal Cezaevi doktoru tarafından muayene edilmiştir. Doktor, boyunluk takan başvuranın, sol elmacık kemiği üzerinde 1cmlik laserasyon ve şiddetli ağradan şikayetçi olduğunu gözlemlemiştir.
13 Haziran 2000 tarihinde, başvuran, Bursa Cezaevine gönderilmiştir ve ertesi gün, cezaevi doktoru tarafından muayene edilmiştir. Cezaevi doktoru, sol kol üst dış yanda 1x1,5 cmlik yeşilimsi ekimoz, sol elmacık kemiği üzerinde 1cmlik laserasyon ve sol bilekte sıyrık olduğunu, ayrıca başvuranın kulaklarında aşırı kulak kiri bulunduğunu ve sol kulağının çınlamasından da şikayetçi olduğunu tespit etmiştir.
B. Başvuranın cezai şikayeti
14 Haziran 2000 tarihinde, başvuran, Bursa Cezaevi Savcısı aracılığı ile şikayet dilekçesini sunmuştur. Şikayet dilekçesinde başvuran, nakli sırasında cezaevi aracında ve Kartal Cezaevine girişi sırasında kötü muamelelere maruz kaldığını iddia etmiştir. Başvuran, 5, 6 ve 13 Haziran 2000 tarihli sağlık raporlarını sunmuştur.
Aynı gün başvuran, Bursa Cumhuriyet Savcısına ifade vermiştir. Başvuranın ifadelerine göre, olaylar şu şeklide özetlenebilir:
Cezaevi aracında, uzman çavuş S.A ve astları, başvuran açlık grevine başlama tehdidine bulunduğunda elleri kelepçeliyken özellikle başına vurmaya başlamışlardır.
Kartal Cezaevine girişi sırasında, jandarmalar cezaevi aracından inmesi için başvuranı zorlamışlar ve sakalından çekmişlerdir. İçeri götürüldüğünde başvurandan soyunmasını istemişler, başvuran bu isteklerini reddetmiştir. Uzman çavuş S.A.nın da aralarında yer aldığı jandarmalar, ellerini sandalyenin arkasından kelepçeleyerek başvuranı dövmeye başlamışlardır. Jandarmalar başvuranın favorilerinden çekmişler, zorla soyduktan sonra başvurana su dökmüşler ve başvuran bayılana kadar devam etmişlerdir.
Bilahare, jandarmalar, başvuranı, Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi acil servisine götürmüşlerdir. Başvuran, doktora, maruz kaldığı şiddeti protesto etmek için tedaviyi reddettiğini açıklamaya çalışmış ancak orada bulunan uzman çavuş S.A. hiçbir şey geçmedi diyerek başvuranın sözünü kesmiştir. Doktor, başvurandan, poliklinik kayıtlarına kendi isteğiyle tedaviyi reddettiğini yazmasını talep etmiştir. Uzman çavuş S.A. yeniden araya girmiş ve başvuranın işkence ifadesi ile başladığı cümlesini tamamlamasına engel olmuştur.
Kartal Cezaevine döndüklerinde, nizamiyede görevli jandarmalar, arama yapmak amacıyla başvurandan soyunmasını istemişlerdir. Başvuran bu isteği yerine getirmeyince, jandarmalar başvuranı soymuş ve hakaret ederek dövmeye başlamışlardır, içlerinden biri, cinsel organına copla tacizde bulunmuştur.
Sözkonusu eylem, bir astsubayın, hücresine götürülmek üzere başvuranın giydirilmesini sağlayana kadar sürmüştür.
C. Başvuruya ilişkin açılan davalar
27 Haziran 2000 tarihinde, Bursa Cumhuriyet Savcılığı, cezaevi aracında başvuranın nakli sırasında meydana gelen olaylar hakkında soruşturma başlatılmasına karar vermiş, ancak Kartal Cezaevinde yapılan eylemlere ilişkin olarak Pendik Savcılığı lehine ratione loci bakımından yetkisizlik kararı almıştır.
Bu tarihten itibaren, sözkonusu jandarmalar hakkında Bursa ve Kartal mahkemelerinde, ilki M.A., G.A., H.B., M.B., M.Y. ve S.A., ikincisi R.E., U.Ü, İ.K., M.T. ve U.Y hakkında olmak üzere iki ayrı soruşturma başlatılmıştır.
Başvuranın şikayetinin iki ayrı soruşturma şeklinde yürütüldüğü konusunda bilgilendirildiğine dair dosyada hiçbir unsura rastlanmamıştır.
1. Bursa Mahkemelerinde yürütülen soruşturma
29 Ağustos 2000 tarihinde, Bursa Cumhuriyet Savcılığı, uzman çavuş S.A.nın ifadesini almıştır. Uzman çavuşa göre, Bayrampaşa Cezaevine nakledilmemesinin yarattığı hayal kırıklığı nedeniyle ya da Bursada güvenlik görevlisi olduğundan, yakınları tarafından başvurana gönderilen ve cezaevine sokulması yasak olan şeylere izin vermemesi nedeniyle yalnızca kendisini yıldırma amacıyla başvuran şikayetçi olmuştur.
Belirtilmeyen bir tarihte, Savcılık, 2 Aralık 1999 tarihli 4483 sayılı yasa uyarınca dosyayı, jandarma görevlileri M.A., G.A., H.B., M.B. M.Y. ve S.A. hakkında inceleme başlatılmasına izin verecek yetkili merci olan Bursa İl İdare Kuruluna havale etmiştir.
Bu amaçla, sözkonusu Kurul, Bursa Jandarma Komutanlığında görevli Yüzbaşı A.K.yi raportör-müfettiş olarak atamıştır.
16 Ekim 2000 tarihinde, Yüzbaşı A.K., olaylar sırasında cezaevi aracında bulunan, M.A., H.B. ve G.Anın ifadelerini almıştır.
M.A., uzman çavuş S.A.nın emri ile başvuranı Kartal Cezaevine nakletmekle görevlendirildiklerini ifade etmiştir. Kartal Cezaevine geldiklerinde, başvuran, nakil aracından inmeyi reddetmiş, nizamiyede görevli jandarmaların yardımıyla araçtan indirilmiştir. M.A., başvuranın nizamiyeden içeri alınmasından sonra neler yaşandığını bilmediğini, ancak, M.A., kötü muamele gördüğünü iddia ederek muayene olmayı reddettiği hastaneye kadar başvurana eşlik ettiğini sözlerine eklemiştir.
H.B. ve G.A., M.A.nın beyanlarını teyit etmiştir.
28 Ekim 2000 tarihinde, A.K., uzman çavuş S.A.nın ifadesini almış, S.A. suçlamaları reddetmiştir. S.A., nakil aracında başvuranın baş kaldırdığını, Kartal Cezaevine nakledilmesine karşı çıktığını ve nakil aracından inmemek için direndiğini, hastanede de başvuran tutumunu değiştirmediğini ve muayene olmayı reddettiğini dile getirmiştir.
Sonraki bir tarihte jandarma er M.Y. sorgulanmıştır. Adı geçen arkadaşının söylediklerini yineleyerek hekim karşısında başvuranın muayene defterine işkence gördüğünü yazmak istediğini, uzman çavuş S.A.nın kendisini engellediğini ve böyle davranmak için uygun bir yer olmadığını ve kurallara uygun davranması gerektiğini bildirdiğini belirtmiştir
Jandarma er M.B. sorgulanamamıştır.
Yüzbaşı A.K. değerlendirme raporunda başvuranın şikayetlerini destekleyici delillerin bulunmaması nedeniyle soruşturma açılmasına yer olmadığı sonucuna varmıştır.
Bursa İl İdare Kurulu 8 Kasım 2000 tarihli kararla bu görüşü onaylayarak jandarma erler M.A., G.A., H.B., M.B., M.Y., ve uzman çavuş S.A. hakkında soruşturma açılmasına gerek olmadığına karar vermiştir. İl idare Kurulu esasen başvuranın gerekli tedavi için hastaneye giderken kendisine eşlik edenlere karşı hasmane bir tavır sergilediğinin sabit olduğuna karar vermiştir.
Başvuranın Kocaeli F tipi cezaevine nakledildiği 20 Aralık 2000 tarihinde Bursa Cumhuriyet Savcılığı kaymakamlık kararı ile aynı yönde takipsizlik kararı vermiştir.
Başvurana tebliğ edilmeyen bu karardan başvuranın avukatı 19 Nisan 2001 tarihinde haberdar olabilmiştir. Başvuranın avukatı 4483 sayılı Kanunun 9/2 maddesinin uygulanmasına istinaden bu kararın iptali istemiyle Bursa Bölge İdare Mahkemesinde 25 Nisan 2001de dava açmıştır. Avukat yürütülen soruşturmaların yetersizliğinden ve kaymakamlık kararının gerekçesinin eksikliğinden yakınmıştır. Avukat 18 Mayıs tarihli ek görüşünde AİHSnin 3. maddesince ortaya konan işkence yasağını öne sürmüştür.
Bu dava sürerken başvuranın avukatı 18 Mayıs 2001 tarihinde Bursa Cumhuriyet Savcılığının takipsizlik kararına karşı bu defa Yalova Ağır Ceza Mahkemesinde dava açmıştır. Avukat özellikle AİHSnin 3. ve 13. maddelerine atıfta bulunmuştur.
25 Mayıs 2001 tarihinde Mahkeme başkanı başvuranın 8 Kasım 2000 tarihli soruşturmayı sonlandıran kaymakamlık kararının iptali amacıyla idari mahkemelere başvurmaması nedeniyle kararın nihai hale geldiğini belirterek takipsizlik kararını onamıştır.
Ancak, bu başvuru yolu kullanılmıştır. Kaldı ki Bursa Bölge İdare Mahkemesi 11 Haziran 2002 tarihli bir karar ile kaymakamlık kararını bozmuş ve sözkonusu altı jandarma hakkında soruşturma başlatılmasına hükmetmiştir.
9 Temmuz 2002 tarihinde Bursa Cumhuriyet Savcılığı kamu davasını Pendik Cumhuriyet Savcılığının açması gerektiğini belirterek anılan savcılık lehine görevsizlik kararı vermiştir.
Dosyada bu kararın başvurana tebliğ edildiğini gösterir bir unsur yer almamaktadır.
2. Pendik makamları tarafından sürdürülen soruşturma
Bursa Cumhuriyet Savcısının Kartal cezaevinde meydana gelen olaylar hakkında verdiği karar ile ilgili olarak, Pendik Cumhuriyet Savcısı 20 Nisan 2001 tarihinde Bölge İdare Kurulundan jandarma erler U.Ü., İ.K., M.T., U.Y. ve uzman çavuş R.E. hakkında soruşturma başlatılması iznini vermesini talep etmiştir.
Bölge İdare Kurulu bu olayın soruşturulması konusunda bölge jandarma komutanlığında görevli teğmen G.T.yi görevlendirmiştir.
Teğmen G.T. 17 Mayıs 2001 tarihinde jandarma er H.A.yı dinlemiş, adı geçen başvuranı cezaevi aracından indirmeye ikna etmenin yarım saati bulduğunu, fakat kendisine hiçbir şiddet uygulanmadığını beyan etmiştir.
25 Mayısta jandarma er M.T. dinlenmiştir. M.T. bizzat kendisinin başvuranın parmak izlerini aldığını, herhangi bir zorlama olmaksızın üstünü aradığını belirtmiştir. 29 Mayısta sorgulanan uzman çavuş R.E. başvuranın iddialarına şiddetle karşı çıkmış, uzman çavuş S.A.yı bile tanımadığının altını çizmiştir. Müfettiş G.T. 8 Haziran 2001 tarihinde jandarma er U.Ü.yü dinlemiş, adı geçen sözü edilen gün başvuranı cezaevi aracından indirmeye zorlamak durumunda kaldıklarını, içeriye götürürken başvuranın ağzını kapadıklarını zira Türk ordusuna karşı küfürler yağdırdığını ifade etmiştir. U.Ü. bununla birlikte hiç kimsenin başvuranı dövmediğini sözlerine eklemiştir.
Teğmen G.T. jandarma er İ.K.yı dinlemiştir. İ.K., başvuranın üstünün aranmasına engel olmak için kendini yere attığını belirtmiştir.
Jandarma er U.Y.nin ifadesinin alındığına dair dosyada herhangi bir bilgi yer almamaktadır.
Bu arada başvuran 13 Haziran 2001 tarihinde Kocaeli Devlet Hastanesinde sağlık kontrolünden geçmiştir. Düzenlenen raporda açlık grevinden kaynaklı kötü beslenme belirtilerinin haricinde klinik tablosunun «iyi» olduğu ifade edilmiştir. Bir hafta sonra başvuranın sağlık durumu ağırlaşmıştır. Başvuran takip eden 22 Haziranda İstanbul Adli Tıp Kurumu enstitüsünde muayene edilmiş ve kendisinde Wernicke-Korsakoff sendromuna bağlı olarak disimetri, yönünü bulamama ve nistagmüs rahatsızlıklarının görüldüğü kaydedilmiştir. Adli tıp uzmanları hapishane ortamının gerçek bir ölüm tehlikesi oluşturacağı gerekçesiyle başvuranın cezasının altı ay süreyle ertelenmesinde yarar olacağını dile getirmişlerdir.
Kocaeli Cumhuriyet Savcısı 26 Haziran 2001 tarihinde CMUKun 399. maddesinin uygulanmasına istinaden başvuranın serbest bırakılmasını kararlaştırmıştır. Başvuran iki gün sonra ailesinin yanına İstanbula yerleşmiştir (Bkz. Uyan-Türkiye kararı, no: 7454/04, 10 Kasım 2005).
Teğmen G.T. 24 Temmuz 2001 tarihinde yapılan soruşturmalardan R.E., U.Ü., İ.K., M.T. ve U.Y. hakkında kovuşturma açılmasına yer olmadığı bilgisini Pendik kaymakamına sunmuştur.
Pendik İdari Kurulu daha sonra 1 Ağustosta kesinleşen 26 Temmuz 2001 tarihli bir karar ile başvuranın şikayetlerine karşı elle tutulur herhangi bir unsurun bulunmadığına kanaat getirmiştir.
Dosyada yer alan bilgilerden bu kararın da ilk karar gibi başvurana tebliğ edilmediği görülmektedir. Anlaşıldığı kadarıyla başvuran artık ailesinin yanında kalmamaktaydı. Döneme ait gelişmeler, adli makamların cezanın icrasına sağlı