Rekabet Kurumu Başkanlığından,
(Danıştay Kararları Üzerine Verilen)
REKABET KURULU KARARI
Dosya Sayısı : 2008-2-139 (Soruşturma)
Karar Sayısı : 14-04/81-34
Karar Tarihi : 22.01.2014
A. TOPLANTIYA KATILAN ÜYELER
Başkan : Kenan TÜRK (İkinci Başkan)
Üyeler : Dr. Murat ÇETİNKAYA, Reşit GÜRPINAR, Fevzi ÖZKAN,
Dr. Metin ARSLAN, Doç. Dr. Tahir SARAÇ
B. RAPORTÖRLER: Doç. Dr. Aydın ÇELEN, Özgür Can ÖZBEK, Gözde KARABEL
C. BAŞVURUDA BULUNAN:
- Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği
GMK Bulvarı Şehit Daniş Tunalıgil Sok. No:2/34 06570 Maltepe/Ankara
D. HAKKINDA SORUŞTURMA YAPILAN:
- Türk Telekomünikasyon A.Ş.
Turgut Özal Bulvarı 06103 Aydınlıkevler/Ankara
(1) E. DOSYA KONUSU: Türk Telekomünikasyon A.Ş. hakkında verilen 11.09.2008 tarih
ve 08-52/792-321 sayılı Kurul kararının Danıştay 13. Dairesi’nin 08.05.2012 tarih ve
2008/14245 E., 2012/960 K. sayılı kararı ile iptal edilmesi üzerine şikayet konusu
iddialar bakımından 4054 sayılı Kanun’un 6. maddesinin ihlal edilip edilmediğinin
tespiti.
(2) F. İDDİALARIN ÖZETİ: Başvuruda özetle;
- Serbest Telekomünikasyon İşletmecileri Derneği (Telkoder) üyesi firmaların, Türk
Telekomünikasyon A.Ş.’nin (Türk Telekom) tekel hakkının sona erdiği tarihten bu
yana, iller arası ve uluslararası ses iletimini ihtiva eden telefon hizmetlerini yürüten
işletmeciler olduğu,
- Telkoder üyesi işletmecilerin, her türlü teknoloji kullanılarak iller arası ve/veya
uluslararası telefon hizmeti sunulması olarak tanımlanan “Uzak Mesafe Telefon
Hizmeti (UMTH) İşletmecileri” olarak adlandırıldığı,
- Bu işletmecilerin, UMTH sunabilmeleri için Türk Telekom’dan satın aldıkları hizmetlere
karşılık; çağrı başlatma arabağlantı noktası aylık port kirası; çağrı başlatma
arabağlantı ücreti; uzak mesafe kiralanan devre veya omurga ücreti; çağrı
sonlandırma arabağlantı ücreti; çağrı sonlandırma arabağlantı noktası aylık port kirası
maliyetlerine katlanmak zorunda kaldıkları,
- Bir UMTH işletmecisi için söz konusu hizmetlerin maliyetinin (çağrı başlatma
arabağlantı noktası port kirası= 0,17 kr/dk, çağrı başlatma arabağlantı ücreti= 3,00
kr/dk, şehirlerarası kiralık devre maliyeti= 0,66 kr/dk, çağrı sonlandırma arabağlantı
ücreti= 3,00 kr/dk, çağrı sonlandırma arabağlantı noktası port kirası= 0,17 kr/dk olmak
üzere) toplam 7,00 kr/dk olduğu, buna karşılık Türk Telekom tarafından şehirlerarası
telefon hizmetinin perakende olarak (Türk Telekom’un 21.07.2007 tarihli şehirlerarası
ŞirketHatt tarifesi perakende fiyatı) 6,86 kr/dk fiyattan sunulduğu,
- Söz konusu durumun toptan fiyatların perakende fiyatların üzerinde kaldığı bir fiyat
sıkıştırmasına işaret ettiği,
14-04/81-34
2/24
- Bu durumda UMTH işletmecilerine, hizmetin ticari açıdan sunulmasını imkansız kılan
eksi %6’lık bir marj bırakıldığı,
- UMTH işletmecilerinin bu dönemin geçici olduğunu düşünerek zararına da olsa hizmet
vermeye devam ettikleri
iddia edilmiştir.
(3) G. DOSYA EVRELERİ: Kurum kayıtlarına 04.03.2008 tarih ve 1345 sayı ile intikal eden
başvuru üzerine hazırlanan 11.07.2008 tarih ve 2008-2-139/İİ-08-HB sayılı İlk İnceleme
Raporu 17.07.2008 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek, 08-45/639-M sayı ile Türk
Telekom hakkında önaraştırma yapılmasına karar verilmiştir. Önaraştırma sonucunda
hazırlanan 22.08.2008 tarih ve 2008-2-139/ÖA-08-HB sayılı Önaraştırma Raporu
11.09.2008 tarihli Kurul toplantısında görüşülerek, 08-52/792-321 sayı ile soruşturma
açılmasına gerek olmadığına ve şikâyetin reddine karar verilmiştir. Telkoder tarafından
açılan dava üzerine Danıştay 13. Dairesi’nin 08.05.2012 tarih ve 2008/14245 E., 2012/960
K. sayılı kararı ile anılan Kurul kararı iptal edilmiştir. Bunun üzerine Rekabet Kurulu,
28.08.2012 tarih ve 12-42/1274-M sayı ile dosya konusuna ilişkin olarak Türk Telekom
hakkında önaraştırma yapılmasına karar vermiştir.
(4) Önaraştırma sonucunda hazırlanan 28.12.2012 tarih ve 2008-2-139/ÖA sayılı Önaraştırma
Raporu, 03.01.2013 tarihli Kurul toplantısında görüşülmüş ve 13-01/8-M sayı ile Türk
Telekom hakkında soruşturma açılmasına karar verilmiştir. Ayrıca 06.06.2013 tarih ve 13-
34/451-M sayılı Kurul kararıyla soruşturma süresi 3 ay uzatılmıştır.
(5) 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun (4054 sayılı Kanun)’un 43/2. maddesi
uyarınca soruşturma açılmasına ilişkin karar ve teşebbüsler ile ilgili olarak ileri sürülen
iddiaların türü ve niteliği hakkında yeterli bilgi, 22.01.2013 tarihinde Türk Telekom’a tebliğ
edilerek 30 gün içinde ilk yazılı savunmalarını yapmaları talep edilmiştir. Teşebbüsün ilk
yazılı savunması Kurum kayıtlarına 20.02.2013 tarih ve 1026 sayı ile intikal etmiştir.
(6) Soruşturma sonucunda hazırlanan 03.10.2013 tarih ve 2008-2-139/SR sayılı Soruşturma
Raporu, aynı Kanun’un 45. maddesi uyarınca Kurul üyeleri ile ilgili taraflara tebliğ edilmiş,
hakkında soruşturma yürütülen teşebbüsten 30 gün içerisinde yazılı savunmasını
göndermesi talep edilmiştir. Soruşturma Raporu Türk Telekom’a 07.10.2013 tarihinde
tebliğ edilmiş ve teşebbüsün ikinci yazılı savunması 06.11.2013 tarih ve 7489 sayı ile
Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(7) Soruşturma Heyeti tarafından hazırlanan Ek Görüş’ün, 4054 sayılı Kanun’un 45. maddesi
uyarınca Kurul üyeleri ile hakkında soruşturma yürütülen teşebbüse 25.11.2013 tarihinde
tebliğ edilmesi üzerine Türk Telekom’un üçüncü yazılı savunması 25.12.2013 tarih ve
8546 sayı ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir.
(8) Yürütülen soruşturma kapsamında Telkoder ve Türk Telekom yetkilileri ile görüşmeler
yapılmış ve bilgi, belge talebinde bulunulmuştur. Cevabi yazılar 16.09.2013 tarih, 6515
sayı; 01.10.2013 tarih, 6868 sayı; 28.08.2013 tarih, 6179 sayı; 26.09.2013 tarih, 6785 sayı
ile Kurum kayıtlarına intikal etmiştir. Ayrıca dosya mevcudundaki eksikliklerin giderilmesi
için Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK)’ndan talep edilen bilgiler 02.10.2013 tarih
ve 6913 sayı ile Kuruma ulaşmıştır.
(9) Tarafların sözlü savunma talebinin olmaması üzerine dosya mevcudu, 22.01.2014 tarihli
Kurul toplantısında görüşülerek, 14-04/81-34 sayı ile nihai karar verilmiştir.
(10) H. RAPORTÖR GÖRÜŞÜ: İlgili raporda, Türk Telekom’un iddia konusu eylemlerinin 4054
sayılı Kanun’un 6. maddesi kapsamında hâkim durumun kötüye kullanılması olarak
nitelendirilemeyeceği görüşüne yer verilmiştir.
14-04/81-34
3/24
I. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME
I.1. Danıştay 13. Dairesi’nin İptal Kararı
(11) Danıştay 13. Dairesi’nin, 08.05.2012 tarih ve 2008/14245 E., 2012/960 K. sayılı iptal
kararında, telekomünikasyon mevzuatı ve 4054 sayılı Kanun hükümleri ile BTK1 ve
Rekabet Kurulunun yetki ve görev alanları birlikte değerlendirilmiş;
Rekabet Kurulunun tüm mal ve hizmet piyasalarındaki rekabet ihlallerini tespit etmek
ve yaptırım uygulamak konusunda yetkili ve görevli kurum olduğu,
4054 sayılı Kanun'un bu konudaki genel nitelikli kanun olduğu, ancak
telekomünikasyon sektörünü düzenleyen mevzuatta da rekabetin korunması
yönünde ve rekabet ihlali de sayılabilecek nitelikte davranışlar karşısında idari
yaptırım uygulanması yönünde hükümler bulunduğu açık olmakla birlikte,
telekomünikasyon mevzuatında öngörülen istisnai haller dışında, Rekabet Kurulunun
genel olarak rekabetçi olmayan davranışların ortaya çıkmasından sonra ihlalin tespiti
ve yaptırım uygulaması yoluna gidebileceği,
BTK’nın ise telekomünikasyon piyasasının rekabetçi bir yapıya kavuşmasını
sağlamak amacıyla, piyasa koşullarını önceden yaptığı sektöre özgü düzenleyici
işlemler ve aldığı tedbirler vasıtasıyla sağlamakla görevli olduğu, yapacağı
düzenlemelerin genel olarak piyasanın yapısal sorunlarını gidermeye yönelik teknik
düzenlemeler niteliğinde olduğu,
Rekabet Kurulunun piyasalarda yapısal problemler nedeniyle kendiliğinden veya
kamusal müdahalelerle ortaya çıkan aksaklıklara doğrudan müdahale ve düzenleme
yetkisinin bulunmadığı, bu görev ve yetkinin ilgili piyasada görevli ve yetkili
regülasyon kurumlarına, düzenlenmemiş sektörlerde ise devlete ait olduğu,
Rekabet Kurulunun bu noktada görev ve yetkisinin 4054 sayılı Kanun'un ilgili
maddelerini ihlal eden teşebbüs ve teşebbüs birliği davranışlarının
cezalandırılmasına yönelik olduğu ve belirtilen konularda ise anılan Kanun'un 27.
maddesi çerçevesinde görüş bildirme görev ve yetkisinin bulunduğu
belirtilmiştir.
(12) Ayrıca Danıştay’ın ilgili kararında;
Bir piyasanın düzenleyici ve denetleyici bir kurumun regülasyonuna tabi olmasının o
piyasada yer alan faaliyetlerin 4054 sayılı Kanun kapsamı dışına çıkarmayacağı,
Rekabet Kurulunun 4054 sayılı Kanun çerçevesinde tüm mal ve hizmet
piyasalarında rekabeti engelleyici, bozucu veya kısıtlayıcı anlaşma, karar ve
uygulamaları ve piyasaya hâkim olan teşebbüslerin bu hâkimiyetlerini kötüye
kullanmalarını önlemek, bunun için gerekli düzenleme ve denetimleri yaparak
rekabetin korunmasını sağlamakla görevlendirilmiş olduğu,
Söz konusu düzenleyici kurumların piyasa hakkındaki tasarruflarında rekabetçi bir
piyasa düzeni sağlamakla yükümlü olmalarına rağmen, piyasada gerçekleşen
rekabet ihlallerinin tespit ve idari yaptırıma tabi tutulmasının, Kanun veya ikincil
düzenlemelerle öngörülen istisnalar dışında, 4054 sayılı Kanun kapsamında
Rekabet Kurulunun görev alanına girdiği,
1 İlgili Danıştay kararında, Telekomünikasyon Kurumu olarak geçen yerler, söz konusu Kurum’un yeni adı
olan BTK ile değiştirilmiştir.
14-04/81-34
4/24
Nitekim dava konusu Kurul kararının alındığı tarih itibariyle yürürlükte olduğu şekliyle
her iki idarenin görev ve yetkilerinin yasalarda ayrıntısıyla belirlenmiş olduğu,
telekomünikasyon sektöründe yaşanacak rekabet ihlalini belirleme ve bu konuda
yaptırım uygulama konusunda genel yetkinin Rekabet Kuruluna verilmiş olduğu,
Bu çerçevede; davacı iddialarının telekomünikasyon mevzuatını ilgilendirdiği açık
olmakla birlikte, bu iddialar karşılığında BTK ve Rekabet Kurulunun izleyeceği
yolların ve alacağı kararların farklı olduğu,
BTK'nın amacı, telekomünikasyon piyasasında rekabetin tesis edilmesine, rekabetin
engellenmesine ve rekabetçi zararın önlenmesine yönelik tedbirlerin alınmasına ve
düzenlemelerin yapılmasına yönelik olmakla birlikte; Rekabet Kurulunun
telekomünikasyon sektöründeki teşebbüsler hakkında ileri sürülen ihlal iddiaları
hakkında açabileceği bir soruşturma sonucunda verebileceği idari para cezasının,
anti-rekabetçi davranışların ve bunun altında yatan saikin cezalandırılmasına yönelik
olacağı,
BTK'nın aldığı tedbirler ve yaptığı düzenlemelerle mevcut rekabet ihlalinin etkilerinin
sona ermesi, rekabetçi zararın tamamen ortadan kalkması ve konunun salt
telekomünikasyon mevzuatını ilgilendiren teknik bir hususa ilişkin olması halinde
Rekabet Kurulunun soruşturma açıp açmama konusunda bir takdir yetkisinin
bulunduğu, bununla birlikte bu takdir yetkisinin 4054 sayılı Kanun'un öngördüğü
amaca ve hukuka uygun bir şekilde kullanılması gerektiği,
Şikayet konusu fiiller hakkında ilgili mevzuat hükümleri uyarınca BTK tarafından aynı
fiil hakkında uygulanabilecek idari yaptırımların Rekabet Kurulu tarafından dikkate
alınması ve genel olarak iki Kurum'un işbirliği içerisinde bulunmasının gerektiği,
İlgili telekomünikasyon mevzuatı incelendiğinde, dava konusu Kurul kararının tesis
edildiği dönemde yürürlükte bulunan ve tarifelere ilişkin ayrıntılı düzenlemelerin yer
aldığı 14.06.2007 tarih ve 26552 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Erişim ve
Arabağlantı Yönetmeliği ile 28.08.2001 tarih ve 24507 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan Tarife Yönetmeliği’nde veya ilgili diğer mevzuatta fiyat sıkıştırmasının
tespiti ve yaptırım uygulanmasına yönelik herhangi bir hükmün bulunmadığı,
Kurul kararından sonra 08.09.2009 tarih ve 27343 sayılı Resmi Gazete'de
yayımlanan Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği'nin "İlkeler" başlıklı 5. maddesinin (h)
bendinde ise, ücretlerin, rekabetin engellenmesine, bozulmasına veya
kısıtlanmasına neden olacak şekilde belirlenmemesi ilkesinin getirildiği; 12.11.2009
tarih ve 27404 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tarife Yönetmeliği'nin 7.
maddesinin 5. fıkrasında, BTK’nın, tarifeleri değerlendirirken fiyat sıkıştırması ve
yıkıcı fiyatlandırma analizleri kullanarak rekabet ihlallerini tespit etmeye yetkili
olduğu, 15. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde ise, bu Yönetmelik’in 15. maddesi
kapsamında yapılan inceleme neticesinde tarifelerin aşırı fiyatları içerecek şekilde
uygulanması, rekabetin kısıtlanmasını hedefleyen fiyat indirimlerini ihtiva etmesi,
haklı olmayan nedenlerle son kullanıcılar arasında ayrım yapılmasına yol açması ve
bir hizmetin maliyetinin diğer bir hizmetin ücretiyle desteklenmesi suretiyle çapraz
sübvansiyon olması gibi ihlallerin tespiti durumunda, işletmeciye bir önceki takvim
yılındaki net satışlarının yüzde üçüne kadar idari para cezası verilebileceği
hükümlerinin düzenlendiği,
Öte yandan dava konusu Kurul kararında dikkate alınan BTK’nın 02.07.2008 tarih ve
36469 sayılı görüş yazısında, fiyat sıkıştırmasına ilişkin BTK’ya yapılan başvurular
hakkında herhangi bir somut işlemin tesis edilmediği, standart ara bağlantı referans
14-04/81-34
5/24
ücret tarifelerinin 20.02.2008 tarih ve 2008/DK-07/136 sayılı Kurul kararı ile
01.04.2008 tarihinden geçerli olmak üzere UMTH işletmecileri lehine olacak şekilde
düzenlendiğinin bildirildiği,
Bu çerçevede tarifelerin BTK tarafından onaylandığı/belirlendiği açık olmakla birlikte,
arabağlantı ve kiralık devre ücretlerine ilişkin tarifelerin belirlenmesine yönelik
uygulamada olduğu gibi, kural olarak Türk Telekom tarafından hazırlandığı göz
önüne alındığında belirtilen tarifelerin fiyat sıkıştırmasına yola açabileceğinin Türk
Telekom tarafından öngörülmüş olabileceği veya perakende tarifelere ilişkin tavan
fiyat uygulaması açısından Türk Telekom'un yapabileceği fiyat indirimleri yoluyla
fiyat sıkıştırmasına sebebiyet verebilme ihtimalinin bulunduğu,
Bütün bu hususların ötesinde, telekomünikasyon sektöründe gerçekleşebilecek
rekabet ihlalleri konusunda, genel yetkili olan Rekabet Kurulunun, düzenleyici otorite
kararları uyarınca hareket etmiş olduğu saptanmış olsa dahi anti-rekabetçi
davranışlar sergileyen teşebbüslerin davranışlarını tespit ve yaptırım uygulama
yetkisine sahip olduğu ve bu teşebbüslerin 4054 sayılı Kanun uygulamasından
bağışık tutulmasının, sektörde gerçekleştirilebilecek rekabet ihlallerinin yaptırımsız
kalması sonucunu doğurabileceği,
Şikayete konu iddialara ilişkin davranışların varlığı ve bu davranışların, hâkim
durumun kötüye kullanılması niteliğinde olduğunun saptanması veya bu duruma
yönelik somut delillere ulaşılması halinde, konu hakkında soruşturma zamanaşımı
süresi içerisinde Rekabet Kurulunca soruşturma açılması ve ihlalin kesin olarak
tespiti halinde yaptırım uygulanmasının önünde bir engel bulunmadığı,
Rekabet Kurulu tarafından şikayet konusu iddiaları değerlendirmek suretiyle,
BTK'nın görüşü ve konu hakkında idari yaptırım niteliğinde işlemler tesis edilmiş
olması ihtimalinde, bu hususun da dikkate alınarak hareket edilmesi gerekmekte
iken Türk Telekom'un şikayete konu olan uygulamalarının BTK tarafından
onaylanan/belirlenen tarifelerden kaynaklandığı gerekçesiyle 4054 sayılı Kanun
kapsamında önaraştırma yapılmasına ya da soruşturma açılmasına gerek
olmadığına ve şikayetin reddine yönelik dava konusu Kurul kararında hukuka
uygunluk bulunmadığı
gerekçelerine yer verilmiştir.
I.2. BTK Görüşü
(13) Kurul kararının Danıştay tarafından iptali ardından oluşan duruma ilişkin olarak, 5809 sayılı
Elektronik Haberleşme Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca BTK’dan bilgi talep
edilmiştir.
(14) Cevabi BTK görüşünde; “Rekabet Kurulu Kararının alındığı dönemde yürürlükte bulunan
ilgili mevzuat kapsamında Türk Telekom'un tarifeleri Kurumumuz onayına tabi olup, açıkça
görüldüğü üzere tarife onay sürecine ilişkin kapsam, ilkeler, usul ve esaslar ile
kullanılabilecek yöntemler ilgili mevzuatla belirlenmiştir. Bu kapsamda, söz konusu
dönemde Kurumumuz tarafından Türk Telekom'un tarifeleri yukarıda sayılan ilgili mevzuat
çerçevesinde hizmetin etkin olarak sağlanması maliyetine dayalı olacağı, işletmecinin etkin
piyasa gücünün bir sonucu olarak ortaya çıkabilecek aşırı fiyatları içermeyeceği, rekabetin
kısıtlanmasını hedefleyen fiyat indirimlerini ihtiva etmeyeceği, aynı veya benzer
telekomünikasyon hizmetlerinin sunulmasında kullanıcılar arasında ayrım yapılmasına yol
açmayacağı şeklindeki ilgili mevzuat hükümleri de göz önünde bulundurulmak suretiyle
onaylanarak yürürlüğe girmiştir. Rekabete aykırı olduğu değerlendirilen tarifeler ise
14-04/81-34
6/24
Kurumumuz tarafından reddedilmek suretiyle yürürlüğe girmesine izin verilmemiştir. Yani
Türk Telekom tarafından Kurumumuza sunulan tarifelerin rekabete uygun olup olmadığı
hususu tarifelerin onaylanması sürecinde göz önünde bulundurularak rekabete aykırı
olmadığı değerlendirilen tarifeler onaylanmış veya rekabete aykırı olduğu değerlendirilen
tarifeler ise reddedilmiştir.” şeklinde özetlenen ifade ile 11.09.2008 tarihli ve 08-52/792-321
sayılı Rekabet Kurulu kararının alındığı dönem itibariyle uygulanan tarifelerin rekabete
aykırı olup olmadığı değerlendirmesinin yapılıp, onaylanmak suretiyle yürürlüğe girdiği
belirtilmektedir.
(15) Mevcut döneme ilişkin olarak ise “Yukarıda yer alan ilgili mevzuat çerçevesinde Türk
Telekom tarafından uygulanacak tarifelerin yürürlüğe girmeden en az 7 (yedi) gün önce
rekabetin kısıtlanmasına neden olacak fiyat indirimlerini ihtiva etmemesi hususu başta
olmak üzere Kurum düzenlemelerine aykırı olmadığını gösteren, hizmete ilişkin genel
hüküm ve şartları da içeren ayrıntılı bilgi ve belgelerle birlikte Kurumumuza sunulması
gerekmektedir. Böylece, Türk Telekom tarafından uygulanacak tarifelerin yürürlüğe
girmeden önce Kurumumuza sunulması ve kontrol altında tutulması sağlanmaktadır.”
ifadelerine yer verilmektedir.
(16) Görüşte ayrıca; mülga 406 sayılı Kanun'un yürürlükte olduğu süre zarfında BTK tarafından
belirlenen toptan seviyedeki çağrı başlatma ve sonlandırma ücretlerinin işletmeciler için
referans niteliğini haiz olduğu, söz konusu ücretlerin işletmeciler arasında meydana gelen
uzlaşmazlıklar sonrasında BTK tarafından işletilen uzlaştırma prosedürleri ile bağlayıcı
hale geldiği; buna karşılık 5809 sayılı Kanun'un ve Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği'nin
yürürlüğe girmesiyle birlikte daha önce uzlaştırma prosedürleri kapsamında geçerli ve
bağlayıcı hale gelen referans arabağlantı ücretlerinin doğrudan bağlayıcı kılındığı
belirtilmektedir. Bunun yanı sıra 2012 yılında uygulamaya alınan toptan hat kiralama
uygulaması hakkında kısaca bilgi verilmiş, ayrıca 10.08.2011 tarih ve 2011/DK-07/424
sayılı Kurul Kararı ile Türk Telekom şebekesinden sabit telefon hizmeti işletmecilerinin
şebekelerine doğru yapılan aramaların ücretlerine (0,1459 TL/dk olmak üzere) üst sınır
getirildiği ifade edilmektedir. Görüşte fiyat sıkıştırması kapsamında özel bir hesaplama
yapıldığına dair herhangi bir bilgiye yer verilmediği görülmektedir.
I.3. Uzak Mesafe Telefon Hizmeti (UMTH) ve Sabit Telefon Hizmeti (STH)
(17) UMTH, BTK tarafından çıkarılan Telekomünikasyon Hizmet ve Altyapılarına İlişkin
Yetkilendirme Yönetmeliği’nin “Uzak Mesafe Telefon Hizmeti” başlıklı bölümünde;
“..işletmecilere ait her türlü telekomünikasyon şebekesi ve altyapısı üzerinden her türlü
teknolojiyi kullanarak kullanıcılara illerarası ve/veya uluslararası telefon hizmeti sunulması”
olarak tanımlanmıştır. Yönetmelik’te illerarası telefon hizmeti “Çağrı başlatma ve
sonlandırma noktalarının farklı illerde olduğu veya kullanıcıların sıfır (0) önsabitini
çevirerek eriştikleri telefon hizmeti”, uluslararası telefon hizmeti ise “Çağrı başlatma
noktasının Türkiye’de sonlandırma noktasının Türkiye dışında olduğu telefon hizmeti ve
çağrı başlatma noktasının Türkiye dışında, sonlandırma noktasının Türkiye’de olduğu
telefon hizmeti” olarak tanımlanmıştır.
(18) Bşvuruda belirtildiği üzere UMTH;
Çağrının başlatılması ve sonlandırılması aşamalarında, abone ile doğrudan
bağlantısı olmayan UMTH işletmecisi, Türk Telekom vasıtasıyla bu irtibatı
sağlamakta,
Türk Telekom şebekesinde başlatılan çağrının sırasıyla; nihai kullanıcıdan Türk
Telekom’un arabağlantı santraline; bu santralden UMTH işletmecisinin santraline;
buradan UMTH işletmecisinin diğer ilde sahip olduğu santrale; bu santralden söz
14-04/81-34
7/24
konusu ildeki Türk Telekom’un arabağlantı santraline ve Türk Telekom tarafından
devralınan çağrının, bu santralden kullanıcıya aktarılması aşamalarından
oluşmaktadır.
(19) BTK’nın 07.05.2009 tarih ve 2009/DK-07/228 sayılı kararı ile STH sunmak üzere
yetkilendirilecek UMTH işletmecileri ile Türk Telekom arasında imzalanmış olan mevcut A,
B ve C tipi uzak mesafe telefon hizmetlerine ilişkin arabağlantı sözleşmelerinde
düzeltmeler yapılmıştır. Buna göre;
A, B ve C tipi uzak mesafe telefon hizmetlerine ilişkin arabağlantı sözleşmeleri ve bu
sözleşmelere ek olarak tanzim edilen protokoller içerisinde yer alan tüm “Uzak
Mesafe Telefon Hizmeti” ifadeleri “Sabit Telefon Hizmeti” ve tüm “UMTH” ifadeleri
“STH” şeklinde değiştirilmiştir.
A, B ve C tipi uzak mesafe telefon hizmetlerine ilişkin arabağlantı sözleşmeleri
içerisinde yer alan; tanımlar bölümüne “Sabit Telefon Hizmeti (STH): İşletmecilere
ait her türlü telekomünikasyon şebekesi ve altyapısı üzerinden her türlü teknolojiyi
kullanarak Kullanıcılara il içi ve/veya iller arası ve/veya uluslararası telefon hizmeti
sunulması” ifadesi eklenmiştir. Tanımlar bölümünde yer alan “İlgili Mevzuat” tanımı
“5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu ve bu Kanunun uygulanma usul ve
esaslarını gösteren Kurum düzenlemeleri” olarak değiştirilmiştir.
A ve B tipi uzak mesafe telefon hizmetlerine ilişkin arabağlantı sözleşmeleri ve bu
sözleşmelere ek olarak tanzim edilen protokoller içerisinde yer alan tüm
“Şehirlerarası ve Uluslararası” ifadelerinin başına “Şehir içi” ifadesi eklenmiştir.
A ve B tipi uzak mesafe telefon hizmetlerine ilişkin arabağlantı sözleşmeleri
içerisinde yer alan;
i. 5.1.1.2. ve 5.1.1.4. maddelerinin sonuna, “Türk Telekom’un İşletmeci için daha
önce Uzak Mesafe Telefon Hizmeti kapsamında kurmuş olduğu Port’lar,
İşletmeci tarafından Sabit Telefon Hizmeti kapsamında kullanılabilecektir.”
ifadesi eklenmiştir.
ii. 7.1.7. maddesinin ilk paragrafının sonuna “İşletmecinin, Kurum tarafından
kendisine daha önce UMTH kapsamında tahsis edilen ve Türk Telekom
şebekesinde tanımlanmış olan taşıyıcı seçim kodunu STH kapsamında
kullanmaya devam etmesi halinde, Türk Telekom’a ilave bir ödeme yapması
gerekmeyecektir.” ifadesi eklenmiştir.
(20) Yukarıda yer verilen BTK kararının akabinde 12.08.2009 tarih ve 2009/DK-08/418 sayılı
karar ile, 28.05.2009 tarih ve 27241 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Elektronik
Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği’nin Geçici 1. maddesinin 4. fıkrası
uyarınca; Uzak Mesafe Telefon Hizmetinin Sunulmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında
Tebliğ 29.08.2009 tarihinde diğer bir Tebliğ ile yürürlükten kaldırılmıştır.
I.3.1. UMTH/STH Hizmeti Maliyetleri
(21) Başvuruda; işletmecilerin, UMTH/STH sunabilmeleri için Türk Telekom’dan satın aldıkları
hizmetlere karşılık;
Çağrı başlatma arabağlantı noktası aylık port kirası 0,17 kr/dk,
Çağrı başlatma arabağlantı ücreti 3,00 kr/dk,
Uzak mesafe kiralanan kiralık devre veya omurga ücreti 0,66 kr/dk,
Çağrı sonlandırma arabağlantı ücreti 3,00 kr/dk,
Çağrı sonlandırma arabağlantı noktası aylık port kirası 0,17 kr/dk’lık olmak üzere
toplam 7,00 kr/dk maliyete katlanmak zorunda kaldıkları,
14-04/81-34
8/24
buna karşılık Türk Telekom tarafından şehirlerarası telefon hizmetinin perakende
olarak (Türk Telekom’un 21.07.2007 tarihli şehirlerarası ŞirketHatt tarifesi perakende
fiyatı) 6,86 kr/dk fiyattan sunulduğu
ifade edilmektedir.
(22) Yapılan değerlendirmelerde, başvuruda da yer verildiği üzere, söz konusu hizmetlerin
tamamının Türk Telekom’dan temin edildiği varsayılmıştır.
I.3.2. Türk Telekom Tarafından UMTH/STH İşletmecilerine Toptan Sunulan
Hizmetlere İlişkin Ücretlerin Değerlendirilmesi
(23) UMTH/STH işletmecileri, Türk Telekom’dan toptan olarak sağladıkları hizmetlere karşılık,
arabağlantı ve kiralık devre ücretleri ödemektedir. Çağrı başlatma/sonlandırma ücretleri
“Arabağlantı Ücretlerine İlişkin Düzenlemeler” başlığı altında, çağrı başlatma/sonlandırma
arabağlantı noktası aylık port kirası ile uzak mesafe kiralık devre/omurga ücretleri ise
“Kiralık Devre Ücretlerine İlişkin Düzenlemeler” başlığı altında değerlendirilmiştir.
I.3.2.1. Arabağlantı Ücretlerine İlişkin Düzenlemeler
(24) Mülga 406 sayılı Kanun’un 10. maddesinde;
“Bütün işletmecilerin ve kişisel telekomünikasyon tesislerini kullananların ara bağlantı
talepleri, ilgili mevzuatta belirlenen haller saklı kalmak üzere, ara bağlantı sağlama
yükümlülüğü olan işletmeciler tarafından karşılanır. Ara bağlantı sağlama yükümlülüğü
olan işletmeciler, bu maddeye dayanarak çıkarılacak yönetmelik çerçevesinde Kurum
tarafından belirlenir. Ancak, Türk Telekom her halde ara bağlantı sağlama görev ve
yükümlülüğüne tabidir. Kurum tarafından ara bağlantı sağlama yükümlülüğü getirilen
işletmeciler ve Türk Telekom “ara bağlantı yükümlüsü” olarak anılır.
Ara bağlantı yükümlüleri, ara bağlantıya ilişkin talepleri bu madde hükümleri çerçevesinde
ve eşitlik, ayırım gözetmeme, şeffaflık, açıklık, maliyet ve makul kâra dayalı olma ilkeleri
temelinde ve ara bağlantı yükümlülerinin veya bunların ortaklarının, iştiraklerinin veya
ortaklıklarının, kendi hizmetleri için sağladıkları ile aynı koşul ve kalitede karşılamakla
yükümlüdürler. Ara bağlantı sağlanmasına ilişkin teknik olarak imkân dâhilinde olan ve
ekonomik olarak orantısız maliyetler ihtiva etmeyen talepler, makul ve haklı sebepler saklı
kalmak üzere kabul edilir… Ara bağlantı anlaşması ilk talepten itibaren azami üç ay
içerisinde sonuçlandırılamadığı takdirde, Kurum, ara bağlantı talep eden tarafın başvurusu
halinde, kamu menfaati gözetilerek belirleyeceği esaslar çerçevesinde taraflar arasında
uzlaştırma prosedürü işletir ve kamu menfaati açısından makul ve gerekli gördüğü diğer
tedbirleri alabilir...”
ifadeleri yer almaktadır. 14.06.2007 tarih ve 26552 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak
yürürlüğe giren ve kapsamı “işletmecilerin erişim ve arabağlantıya ilişkin hak ve
yükümlülükleri ile söz konusu yükümlülüklerin yerine getirilmesinde uygulanacak
hükümler” olarak belirlenen Erişim ve Arabağlantı Yönetmeliği’nin 10(2). maddesinde
“…Kurum, ayrım gözetmeme yükümlülüğü getirilen işletmecilere referans erişim ve/veya
arabağlantı teklifleri hazırlama yükümlülüğü getirebilir.” ve 10(4). maddesinde “Kurum, 5.i
maddede belirtilen ilkeleri göz önünde bulundurarak, referans erişim ve/veya arabağlantı
tekliflerinde değişiklik yapılmasına karar verebilir. İşletmeciler, Kurumun talep ettiği
değişiklikleri belirtilen biçimde ve sürede yerine getirmekle yükümlüdür. İşletmeciler,
Kurum tarafından onaylanan veya değiştirilerek onaylanan teklifleri Kurumun onayını
müteakip bir hafta içinde kolay erişilebilir bir şekilde ve asgari olarak internet sitelerinde
yayımlamakla yükümlüdür.” ifadelerine yer verilmiştir.
14-04/81-34
9/24
(25) Benzer şekilde Yönetmelik’in 16. maddesinin 2. fıkrasında, BTK’nın ilgili pazarlarda etkin
piyasa gücüne sahip işletmecileri belirleyebileceği ve bu işletmecilere arabağlantı dahil
olmak üzere, Yönetmelik’in 7 ila 15. maddelerinde belirtilen yükümlülüklerden birini,
birkaçını ya da tamamını getirebileceği düzenlenmektedir. Yönetmelik’in 17. maddesinde
işletmecilerin erişim ve/veya arabağlantı tarifelerini Yönetmelik’te yer alan ilkeleri göz
önüne almaları koşuluyla kendi aralarında müzakere ederek serbestçe belirleyebileceği
belirtilmekte ve sözleşme serbestisi esasına yer verilmektedir. Yönetmelik’in 11.
maddesinin 1. fıkrasında işletmecilerin arabağlantı tarifelerini Yönetmelik’te yer verilen
esaslar çerçevesinde serbestçe belirleyebileceği, 2. fıkrasında ise BTK’nın ilgili pazarda
etkin piyasa gücüne sahip işletmecilere, tarifelerini maliyet esaslı olarak belirleme
yükümlülüğü getirebileceği belirtilmektedir.
(26) Yönetmelik’in 11(3). maddesinde; “Kurum, tarifelerin maliyet esaslı belirlenmediğine karar
vermesi halinde tarifeleri maliyet esasına göre belirler. Kurum, tarifeleri maliyet esasına
göre belirleyinceye kadar diğer ülke uygulamalarını ve işletmecilerin maliyet yapılarını
uygun olduğu ölçüde dikkate alarak tarifelere üst sınır koyabilir. Kurumun belirlediği
tarifeler bağlayıcıdır.” ifadelerine yer verildikten sonra, “Uzlaşmazlıkların Çözümü” başlıklı
18. maddesinde işletmecilerin belirli bir süre içinde uzlaşma sağlayamamaları halinde,
taraflardan herhangi birinin BTK’dan uzlaştırma prosedürünün işletilmesini talep
edebileceği hüküm altına alınmaktadır. Yine aynı maddede, uzlaşma sağlanamaması
halinde BTK’nın anlaşma için uygun gördüğü ve işletmeciler için bağlayıcı olan hüküm,
koşul ve ücretleri belirlemeye yetkili olduğu ifade edilmektedir.
(27) Yukarıda yer verilen düzenlemeler çerçevesinde gerçekleşen arabağlantı ücretinin
belirlenmesine yönelik uygulamalar, çağrı başlatma ve çağrı sonlandırma ücretlerinin
hangi kriterler ışığında belirlendiğini ortaya koymaktadır. Bahse konu dönemde Türk
Telekom’un UMTH işletmecilerine uygulamış olduğu arabağlantı ücreti, BTK tarafından
kamuoyuna duyurulan referans arabağlantı ücretini yansıtmaktadır. Dosya mevcudu
tabloda; 10.01.2007 tarih ve 2007/DK-10/3 sayılı Kurul Kararı ile belirlenen 01.01.2007 –
01.03.2007 ve 01.03.2007 – 31.03.2008 tarihleri arasında geçerli olan standart referans
arabağlantı ücret tarifelerine, alan içi ve alan dışı olmak üzere, üç operatör (Turkcell,
Vodafone ve Avea) açısından yer verildiği görülmüştür.
(28) BTK tarafından ilgili dönemde gönderilen yazıda; “…İlgili işletmecilerin, uygun olduğu
ölçüde kendi standart hüküm ve şartları içine dahil edebilecekleri Standart Arabağlantı
Referans Ücret Tarifleri onaya tabi olmamakla birlikte, işletmeciler arasında arabağlantı
ücretlerine ilişkin olarak ortaya çıkan uzlaşmazlıkların çözümünde referans olarak
uygulanmakta ve Kurumun uzlaştırma kapsamında belirlediği ücretlerin tespitinde esas
alınmaktadır. Dolayısıyla, söz konusu arabağlantı ücretleri doğrudan işletmecilerce
sözleşmelere dercedilmemesi halinde, uzlaştırma prosedürü neticesinde uygulanır hale
gelmekte olup, son tahlilde uygulamadaki ücretlerin Kurum tarafından belirlenmekte
olduğunun kabul edilmesi gerekmektedir.” ifadelerine yer verildiği görülmektedir.
Başvurudaki hesaplamalarda kullanılan söz konusu arabağlantı ücretlerinin, Türk Telekom
ile çeşitli işletmeciler arasında yürütülen arabağlantı görüşmeleri sonrasında anlaşma
sağlanamaması üzerine gerçekleştirilen uzlaştırma prosedürü sonucunda, BTK tarafından
belirlenen ücretler olduğu anlaşılmaktadır.
(29) Bu çerçevede, Türk Telekom’un, mülga 406 sayılı Kanun’un 10. maddesi gereğince
arabağlantı yükümlüsü olduğu, ilgili işletmeciler ve Türk Telekom ile arabağlantı yapma
talebinde bulunan bir UMTH işletmecisinin arabağlantı ücretlerini karşılıklı müzakereler
sonucunda serbestçe belirleyebileceği, ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı
durumlarda BTK’nın uzlaştırma prosedürünü başlatacağı ve tarafları bağlayıcı arabağlantı
14-04/81-34
10/24
ücretlerine karar vereceği, hâlihazırdaki arabağlantı ücretlerinin de tüm bu aşamalar
sonucunda, düzenleyici otorite tarafından şikâyetçi sebekesinde çağrı başlatma ve
sonlandırmaya ilişkin alan dışı arabağlantı ücretlerinin 3 kr/dk, alan içi arabağlantı
ücretinin 1,89 kr/dk olarak belirlendiği anlaşılmaktadır.
(30) Bahse konu çağrı başlatma/sonlandırma ücretleri BTK tarafından belirleniyor olmakla
birlikte, şikayete konu tarifenin rekabet hukuku mevzuatı kapsamında fiyat sıkıştırmasına
yol açıp açmadığının tespiti için birtakım değerlendirmelerin yapılması gerekmektedir.
Başvuruda, söz konusu ücretin alan dışı ücretler (ilgili dönemde 3,00 kr/dk olmak üzere)
baz alınarak hesaplamaya alındığı, ancak alan içi ücretlerin (ilgili dönemde 1,89 kr/dk
olmak üzere) değerlendirmeye alınmadığı görülmektedir. Bu çerçevede, Türk Telekom
tarafından gerek önaraştırma döneminde Kuruma gönderilen yazılarda gerekse
soruşturma döneminde gönderilen ilk yazılı savunmada UMTH işletmecileri ile 2004
yılından itibaren yapılan sözleşmeler kapsamında 12 ilde başlatılacak çağrılar için söz
konusu işletmecilerin Türk Telekom’a alan içi ücret ödediği, dolayısıyla sadece alan dışı
ücretin esas alınarak maliyet hesabı yapılmasının doğru olmadığı ifade edilmiştir.
(31) İlgili yazılarda çağrı başlatma hizmeti bakımından alan içi trafiğin payı, 2007 yılı için
%(…..), 2008 yılı için %(…..); çağrı sonlandırmada alan içi trafiğin payı 2007 yı