Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2016/10608 Esas 2019/4298 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 02.07.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/10608
Karar No: 2019/4298
Karar Tarihi: 02.07.2019


1. Hukuk Dairesi 2016/10608 E. , 2019/4298 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

    Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tereke temsilcisi tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...'nun raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;


    -KARAR-
    Dava, yolsuz tescil (sahtecilik) hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
    Davacı, gaipliğine karar verilen oğlu ...’ın 62 ada 290 parseldeki 7 ve 8 nolu bölümlerinin oğlu ...'ın düzenlediği sahte vekaletname ile vekil olarak atanan ... tarafından dava dışı ... ve ...’e devredildiğini, ... ve ...’nin de daha sonra muvazaalı olarak taşınmazları davalılara temlik ettiklerini ileri sürerek tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir.
    Davalılar, hak düşürücü sürenin geçtiğini ve iyiniyetli olduklarını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece, davalıların iyiniyetli oldukları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
    Dosya içeriği ve toplanan delillerden; ...1. Noterliğinin 19.08.2004 tarih 13695 yevmiye nolu vekaletnamesi ile ...’ın maliki olduğu 7 ve 8 numaralı bağımsız bölümlerin satışı için dava dışı ... vekil tayin ettiği ve vekilin 19.08.2004 tarihinde 7 nolu bölümü ...’e, 8 nolu bölümü de ...’a devrettiği, 13.10.2004 tarihinde ...’nin 8 nolu bölümü davalı ...’e, ...’nin 7 nolu bölümü davalı ...’a temlik ettiği, 19.08.2004 tarihli vekaletnamenin ...’ın kardeşi ... ve ... tarafından sahte nüfus cüzdanı kullanılmak suretiyle düzenlendiği hususunun ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/29 Esas, 2005/211 Karar sayılı dosyası ile kesinleştiği, ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/27 Esas sayılı dosyasında ...' ın gaipliğine karar verildiği ve bu kararın 15/02/2013 tarihinde temyiz edilmeksizin kesinleştiği, anılan gaiplik kararına binaen...1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/224 Esas sayılı veraset ilamı ile ...’ın mirasçıları olarak annesi ... ve babası ...’in belirlendiği, ...’in de nüfus kayılarına göre 14.10.2013 tarihinde öldüğü, geride eşi ... ile çocukları ... ve ...’in mirasçı olarak kaldığı, ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/29 Esas sayılı tereke dosyasında ...’ın terekesine davacı ...’nın tereke temsilcisi olarak atandığı anlaşılmıştır.
    Hemen belirtmek gerekir ki sahteliği sabit olan nüfus cüzdanı ile alınan vekaletname kullanılarak dava dışı ... ve ...’ye yapılan temliklerin yolsuz tescil niteliğinde olduğu açıktır. Ancak ikinci el konumundaki diğer davalıların iyiniyetli olmaları halinde edinimlerinin korunacağı da kuşkusuzdur.
    Bilindiği üzere hukukumuzda, diğer çağdaş hukuk sistemlerinde olduğu gibi kişilerin huzur ve güven içerisinde alış verişte bulunmaları satın aldıkları şeylerin ilerde kendilerinden alınabileceği endişelerini taşımamaları, dolayısıyla toplum düzenini sağlamak düşüncesiyle, alan kişinin iyi niyetinin korunması ilkesi kabul edilmiştir. Bu amaçla 4721 s. Türk Medeni Kanununun (TMK) 2.maddesinin genel hükmü yanında menkul mallarda 988 ve 989., tapulu taşınmazların el değiştirmesinde ise 1023. maddesinin özel hükümleri getirilmiştir.
    Öte yandan, bir devleti oluşturan unsurlardan biri insan unsuru ise bunun kadar önemli olan ötekisi topraktır. İşte bu nedenle Devlet, nüfus sicilleri gibi tapu sicillerinin de tutulmasını üstlenmiş, bunların aleniliğini (herkese açık olmasını) sağlamış, iyi ve doğru tutulmamasından doğan sorumluluğu kabul etmiş, değinilen tüm bu sebeplerin doğal sonucu olarak da tapuya itimat edip, taşınmaz mal edinen kişinin iyi niyetini korumak zorunluluğunu duymuştur. Belirtilen ilke TMK'nin 1023. maddesinde aynen "tapu kütüğündeki sicile iyi niyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan 3 ncü kişinin bu kazanımı korunur" şeklinde yer almış, aynı ilke tamamlayıcı madde niteliğindeki 1024.maddenin 1. fıkrasına göre "Bir ayni hak yolsuz olarak tescil edilmiş ise bunu bilen veya bilmesi gereken 3 ncü kişi bu tescile dayanamaz" biçiminde öngörülmüştür.
    Somut olaya gelince, ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2005/29 Esas, 2005/211 Karar sayılı kararında dava dışı ilk el ...’ın sahte nüfus cüzdanı kullanılarak alınan temlike esas vekaletnamenin düzenlettirilmesinde dava dışı ... ile birlikte hareket ettiği gerekçesi ile resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet aldığı ve bu kararın Yargıtay 11. Ceza Dairesince onandığı, öte yandan anılan ceza dosyasında dinlenen sanık ve tanık ifadelerinden ilk el ... tarafından 7 nolu bağımsız bölümün devredildiği davalı ...’ın ...’ın eşinin kardeşi, davalı ... tarafından 8 nolu bağımsız bölümün devredildiği davalı ...’in ise ...’in yeğeni olduğu, ayrıca ilk el konumundaki ... ve ...’nin her iki taşınmazı da aynı tarihte devralıp yine aynı tarihte davalılara temlik ettiği hususları toplanan tüm delillerle birlikte değerlendirildiğinde, davalılar İlker ve ...’ın iyiniyetli olmadıkları; başka bir deyişle, TMK'nın 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacakları sonuç ve kanaatine varılmaktadır.
    Hal böyle olunca, tapu iptali-tescil isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
    Tereke temsilcisinin yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulüyle, hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02/07/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.Başkan






    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın