Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2016/7350 Esas 2019/4353 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 04.07.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/7350
Karar No: 2019/4353
Karar Tarihi: 04.07.2019


1. Hukuk Dairesi 2016/7350 E. , 2019/4353 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
    DAVA TÜRÜ : YARGILAMANIN İADESİ

    Taraflar arasında görülen yargılamanın iadesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ... ...'nın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

    -KARAR-

    Dava yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.
    Davacı, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22/01/2013 tarih ve 2011/456 Esas 2012/453 Karar sayılı ilamı ile aleyhine açılmış olunan muris muvazaası nedeniyle tapu iptal ve tescil davasının kabulüne karar verildiğini, bu kararın 15/12/2014 tarihinde kesinleştiğini, ancak HMK 'nın yargılamanın iadesi sebepleri bağlığını taşıyan 375. maddesinin ç bendine göre yargılama sırasında elinde olmayan nedenlerle tüm taleplerine rağmen elde edilemeyen ancak daha sonraki başvuruları neticesinde ele geçirilen ekteki belge nedeniyle yargılamanın iadesini talep etmek zorunluluğu doğduğunu ileri sürüp satış bedelinin ödendiğini gösteren TC. Ziraat Bankası ... Şubesinden muris adına ve murisin yakınları adına satış bedeline mahsuben yapılan ödemeleri gösteren ekteki belge çerçevesinde davanın reddini istemiştir.
    Davalılar, 3 aylık hak düşürücü sürenin geçtiğini, HMK 375 ve devamı maddelerindeki yargılamanın iadesi koşullarının gerçekleşmediğini bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.
    Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, davalının 15.12.2015 havale tarihli dilekçesi üzerine 18.02.2016 tarihli ek karar ile davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.
    Toplanan deliller ve tüm dosya içeriği ile HMK’nın 375. maddesindeki koşullardan hiçbirinin gerçekleşmediği saptanarak, yargılamanın iadesi isteğinin reddedilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine.
    Davalının temyiz itirazlarına gelince, HMK’nın 305. maddesi’’1- Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
    (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez.’’ hükmünü içermektedir.
    Somut olayda, mahkeme davayı reddettiği halde davalı lehine vekalet ücretine hükmetmemiş, ek kararla vekalet ücretini hüküm altına almıştır.
    Bilindiği ve HMK 326/1. bendinde düzenlendiği üzere "Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir."
    Eldeki davada asıl hükümde vekalet ücretine hükmedilmemesine rağmen, ek kararla vekalet ücretine hükmedilmesi hükmün değiştirilmesi niteliğindedir.
    Hal böyle olunca 18.02.2016 tarihli ek kararın ortadan kaldırılmasına, HMK'nun 326/1. maddesi gözetilerek davalı lehine nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken değinilen husus gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
    Davalının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK'un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.07.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


















    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın