Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2018/1985 Esas 2018/4722 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 31.05.2018Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 10. Ceza Dairesi
Esas No: 2018/1985
Karar No: 2018/4722
Karar Tarihi: 31.05.2018


10. Ceza Dairesi 2018/1985 E. , 2018/4722 K.

    "İçtihat Metni"

    Adalet Bakanlığı'nın, 17/04/2018 tarihli yazısı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/10/2017 tarihli ve 2017/274 esas, 2017/272 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına ilişkin İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 20/11/2017 tarihli ve 2017/842 değişik iş sayılı kararının kanun yararına bozulmasına yönelik talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nca 24/04/2018 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.
    Dosya incelendi.
    GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
    A) Konuyla İlgili Bilgiler:
    1- Sanık hakkında 10/04/2017 tarihinde işlediği iddia edilen uyuşturucu madde ticareti yapmak suçundan yapılan yargılama sonucunda, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğundan bahisle İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/10/2017 tarihli ve 2017/274 esas, 2017/272 sayılı kararı ile TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanunla değişik 191/8. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği,
    2- Cumhuriyet savcısının bu karara karşı, eylemin uyuşturucu madde ticareti suçunu oluşturacağından bahisle itiraz etmesi üzerine; itirazı değerlendiren İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 20/11/2017 tarihli ve 2017/842 değişik iş sayılı kararı ile "adli sicil kaydında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel sabıkası bulunduğu" gerekçesiyle itirazın kabulüne ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına karar verildiği,
    Anlaşılmıştır.
    B) Kanun Yararına Bozma Talebi:
    Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, "İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesinin 06/10/2017 tarihli kararına karşı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan itirazın sanık hakkında daha önce verilmiş olan bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğundan bahisle kabulüne karar verilmiş isede, 28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin 8. fıkrasında “Bu Kanunun; a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki düzenleme nazara alınarak, 5271 sayılı Kanun’un 231/6. maddesinde belirtilen şartlar aranmaksızın sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi yasal bir zorunluluk
    olduğu gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilerek, İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 20/11/2017 tarihli ve 2017/842 değişik iş sayılı kararının bozulması istenmiştir.
    C) Konunun Değerlendirilmesi:
    28/06/2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'la değişik TCK’nın 191. maddesinin 8. fıkrasında, 188 veya 190. maddelerde tanımlanan suçlardan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun 191. madde kapsamına girdiğinin anlaşılması halinde, sanık hakkında "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" karar verilmesi öngörülmüştür.
    Belirtilen hükme göre, TCK'nın 191. maddesinin 8. fıkrası uyarınca, 28.06.2014 itibarıyla uyuşturucu madde ticareti suçundan yapılan yargılama esnasında suçun münhasıran TCK'nın 191. maddesinde tanımlanan "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak" suçunun kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, CMK'nın 231. maddesindeki şartlar aranmaksızın, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi zorunlu olduğundan, somut olayda, Cumhuriyet savcısının suç vasfına yönelik itirazına ilişkin olarak değerlendirme yapılarak itiraz hakkında bir karar verilmesi gerekirken, “CMK'nın 231. maddesinde yer alan genel şartlara göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının mümkün olmadığı” şeklindeki gerekçe ile itirazın kabulüne karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerindedir.
    D) Karar:
    Açıklanan nedenlere göre; İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 20/11/2017 tarihli ve 2017/842 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine, 31.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.





    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At