Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2017/1582 Esas 2017/7739 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 09.11.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/1582
Karar No: 2017/7739
Karar Tarihi: 09.11.2017


10. Hukuk Dairesi         2017/1582 E.  ,  2017/7739 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :İş Mahkemesi

    Dava, trafik kazası sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerine Kurumca yapılan yardımların tazmini istemine ilişkindir.
    Mahkemece, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Hükmün, davalı...Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    1-Öngörülen istisnaları dışında 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Kanunun 39. Maddesinin 1. Fıkrasında “Üçüncü bir kişinin kastı nedeniyle malûl veya vazife malûlü olan sigortalıya veya ölümü halinde hak sahiplerine, bu Kanun uyarınca bağlanacak aylığın başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı için Kurumca zarara sebep olan üçüncü kişilere rücû edilir.” hükmüne yer verilmiştir.
    Anılan hükme göre; Kurum'un rücû hakkı, üçüncü kişinin sadece kasıtlı fiili haline özgülenmiştir. Üçüncü kişi, kasta dayanmayan fiili sonucunda sigortalının malül kalmasına veya ölümüne neden olmuş ise, sigortalıya veya hak sahiplerine bağlanan aylıkların ilk peşin değerinin yarısından sorumlu tutulması mümkün değildir.
    Eldeki davaya konu somut olayda, 5510 sayılı Kanunun 4/1-b bendi kapsamında sigortalı olan ölenin, davalının kullandığı araç ile seyir halinde iken gerçekleşen kaza sonucu vefat ettiği, Kurumca, hak sahiplerine ölüm aylığı bağlandığı, olayın iş kazası niteliğinde bulunmadığının anlaşılması karşısında, Kurum'un rücû hakkının varlığı için şart olan kast unsurunun davaya konu trafik kazasında bulunmadığının belirgin olduğu gözetilerek, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usûl ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    2- Hükmü temyiz etmeyen ... yönünden davacı Kurum lehine oluşan kazanılmış hak gözetilerek karar verilmelidir.
    O hâlde, davalı...Sigorta A.Ş vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istem halinde davalı...Sigorta A.Ş.'ne iadesine, 09.11.2017 gününde oybirliği ile karar verildi







    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın