Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2017/5431 Esas 2017/7768 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 09.11.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 10. Hukuk Dairesi
Esas No: 2017/5431
Karar No: 2017/7768
Karar Tarihi: 09.11.2017


10. Hukuk Dairesi         2017/5431 E.  ,  2017/7768 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

    Dava, hizmet süresinin tespiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın  reddine karar   verilmiştir.
    Hükmün, davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ...  tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
    Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 86. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
    Bu tür davalarda, davacının çalışmasının gerçekliği, işin ve işyerinin kapsam ve niteliğiyle süresinin belirlenebilmesi amacıyla; çalışmaları ile ilgili tüm belgeler davalı kurumdan; puantaj kayıtları ve ücret tediye bordrolarının asılları işverenden getirtilmeli, iş bu belgelerden sigortalının imzasını içerenler yönünden imzanın aidiyeti davacı tarafından kabul edilenler ile inkar edilip de aidiyeti ehil bilirkişi incelemesiyle saptananlardan yine davacı tarafından hata-hile-ikrah durumu iddia ve ispat edilemeyenler bakımından, işbu yazılı belgelerin aksi eşdeğerde delillerle kanıtlanması için davacıya delilleri sorulmalı; dava konusu dönemde işyeri devri yada işverenler arasında organik bağ bulunup bulunmadığı araştırılmalı, davacı ile birlikte çalışan ve işverenlerin bordrolarında kayıtlı kişiler ile, aynı yörede komşu veya benzeri işleri yapan başka işverenler ve bu işverenlerin çalıştırdığı bordrolara geçmiş kişiler resen  saptanarak bilgi ve görgülerine başvurulmalı, bunun dışında sigortalının kayıtlarda gözükmeyen çalışmalarının hangi nedenlerle kayıtlara geçmediği ya da bildirim dışı kaldığı hususu gereğince araştırılmalı, tespiti istenen dönemde davalı işyerinde kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalıdır.
    Eldeki davada, davalı işyerinde, davacı 01.07.2010 - 31.12.2011 tarihleri arasında çalıştığının tespitini istemiştir. Dosya kapsamında davacıya ait hizmet döküm cetvelinde, 15.01.2007 - 13.01.2009 tarihileri arasında davalıya ait işyerinde çalıştığı, 31.03.2009 - 06.04.2011 tarihleri arasında ise Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu sabittir. Mahkemece, davacının dava konusu dönemde Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğu ve komşu işyeri ve bordro tanık beyanlarına göre davacının çalışmadığının anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı tanıkları ...ve ...'in davacının çalışmasını doğruladığı, davalı tanığı ... davacının 2010 yılına kadar çalışmış olabileceğini daha sonra...ı'da çalıştığını beyan ettiği, davalı tanığı ...'ın ise talep edilen dönemde davacının çalışıp çalışmadığını tam olarak bilmediğini ancak 2012 yılında...ı'da çalışmaya başladıklarını beyan ettiği, davacı tanığı...ise davacının 2009 yılına kadar davalının fotoğraf sütüdyosunda çalıştığını, daha sonra davalının kardeşi ... ile birlikte fotoğraf sütüdyosu açtığını burada çalıştıktan sonra 1,5 yıl daha davalının stüdyosunda çalıştığını beyan ettiği, kamu tanıkları... ve ...'in ise dava konusu edilen çalışma konusunda tam olarak bilgi sahibi olmadıklarını beyan ettikleri görülmekle tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde toplanan dellerin hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece davacının talep konusu dönemde aynı zamanda Tarım Bağ-Kurlu olduğu gerekçesine de dayanılmış ise de sosyal güvenlik mevzuatımızın 4/b sigortalılığın 4/a sigortalılığa engel olduğuna dair bir düzenleme bulunmadığı ancak sigortalık sürelerinin çakışması halinde, hangi sigortalılığın geçerli olacağına ilişkin düzenlemler içerdiği ve 5510 sayılı Kanunun 53. maddesinin bu hususu düzenlediği gözetildiğinde, davacının 4/a kapsamında davacının yanında çalışmasının bulunup bulunmadığına dair tahkikat genişletilerek davacının davalının yanında çalışmasını ve süresini bilebilecek komşu işyeri çalışanları ve komşu işyerinde çalışan bordro tanıkları tespit edilerek dinlenilmeli, yine davalının iddiası ve tanık beyanlarına göre davacının kendi adına fotoğraf sütüdyosu açıp açmadığı, hangi sürelerde işlettiği vergi müdürlüğünden, ticaret odasından ve ilgili kurumlardan araştırılmalı, kayıt dışı olması durumuda gözetilerek emniyet vasıtası ile tahkikat yaptırılarak tüm bu toplanan deliller ortaya konulmalı ve oluşacak sonuca göre karar verilmelidir.
    Mahkemenin, yukarıda açıklanan esaslar doğrultusunda araştırma yaparak, elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması  usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
    O hâlde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 09/11/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.







    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın