Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2015/5188 Esas 2015/28134 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 09.07.2015Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 11. Ceza Dairesi
Esas No: 2015/5188
Karar No: 2015/28134
Karar Tarihi: 09.07.2015


11. Ceza Dairesi         2015/5188 E.  ,  2015/28134 K.

    "İçtihat Metni"

    Tebliğname No : KYB - 2015/177068

    Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 12.05.2015 gün ve 2015-9707/30668 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 22.05.2015 gün ve KYB. 2015/177068 sayılı ihbarnamesi ile;
    Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık D.. Ö..'ün, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetim süresine tabi tutulmasına dair Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/09/2011 tarihli ve 2010/818 esas, 2011/672 sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
    Sanığın üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ancak O.. Ö..'ün kimlik bilgilerine göre doldurulmuş sahte nüfus cüzdan talep belgesiyle Sivas Nüfus Müdürlüğünden kayıp nedeniyle Nüfus cüzdanı alarak, bu kimlikle Gemi Adamları Belgesi çıkartıp, Sivas Emniyet Müdürlüğüne pasaport almak için başvuru yaptığında yakalanması şeklinde oluşa uygun biçimde sübutu kabul olunan eylemlerinin, 5237 sayılı Kanunun 204/1, 43/1. maddeleri kapsamında zincirleme biçimde tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı, ancak soruşturma sırasında, anılan eylemlerden “Gemi adamları belgesine” ilişkin tefrik kararı verilerek "resmi belgede sahtecilik" suçundan Beyoğlu Cumhuriyet Başsavcılığına yetkisizlik kararı ile soruşturma evraklarının gönderildiği, UYAP üzerinden yapılan sorgulamada anılan eylem nedeniyle 01/06/2009 tarih ve 2009/7449 esas sayılı iddianame ile sanık hakkında Beyoğlu 3. Asliye Ceza Mahkemesi'ne (2009/493-223 E.K) kamu davası açıldığı, yetkisizlik kararı üzerine dosyanın Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/818 esasına kaydının yapıldığının anlaşılması karşısında; Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/518 esasına kayden görülmekte olan dava ile ilgili olarak mükerrer yargılamanın önlenmesi ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının değerlendirilmesi açısından, Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/09/2011 tarihli ve 2010/818 esas, 2011/672 sayılı kararını kapsayan dosya ile aynı Mahkemenin 2014/518 esasına kayden görülmekte olan davanın birleştirilerek kovuşturmanın yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
    Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, mahkumiyet kararı olmadığı gibi, davayı esastan sonuçlandıran bir hüküm de değildir. Ceza Genel Kurulu’nun 19.02.2008 gün ve 346-25 sayılı kararında belirtildiği gibi, bu karar “koşullu bir düşme kararı” niteliğinde olup, CMK’nun 231. maddesinin 10 ve 11. fıkraları uyarınca, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, kamu davası aynı Yasanın 223. maddesi uyarınca düşürülecek, aksi halde ise açıklanması geri bırakılan hüküm açıklanacaktır.
    Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz vaki olduğunda, merciince ne şekilde inceleme yapılacağı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 07.04.2009 gün ve 2009/64 Esas, 2009/83 karar sayılı içtihadında açıklanmıştır. Buna göre; İtiraz mercii, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin koşullarının (suça ve sanığa ilişkin) olup olmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık (denetim süresinin doğru belirlenip belirlenmediği, denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmiş ise, belirlenen yükümlülüklerin yasada düzenlenen yükümlülüklere uygun olup olmadığı) bulunup bulunmadığı yönünden inceleme yapacaktır. İtiraz merciinin, suçun sübutu ve nitelendirilmesi gibi esasa ilişkin hususlarda değerlendirme yapması olanaklı olmadığı gibi açıklanmayan mahkûmiyet hükmü içeriğindeki hukuka aykırılıkları da denetlemesi mümkün değildir.
    Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.01.2013 gün ve 2012/10-534, 2013/15 sayılı kararında ise, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına itiraz vaki olduğunda merciince, CMK'nun 231. maddesindeki koşulların oluşup oluşmadığının yanı sıra suçun sübutuna ve vasıf değişikliğine ilişkin de inceleme yapılması gerektiği kabul edilmiştir.
    Açıklanan kararlarda, itiraz merciince yapılacak şekli incelemenin kapsamı konusunda bir tereddüt bulunmamaktadır. Bununla birlikte, esasa müessir incelemenin çerçevesinin belirlenmesi gerekmektedir.
    5271 sayılı CMK'nun 231/5 fıkrasında, sanığa “yüklenen suçtan” dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise, mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebileceğinin öngörülmüş olması karşısında; merciin öncelikle, sanığa yüklenen eylemin kanunda suç olarak tanımlanıp tanımlanmadığını incelemesi gerekmektedir. Kanunun lafzında "yüklenen suçtan" dolayı yapılan yargılamadan bahsedilmiş olması nedeniyle sanığa yüklenen eylemin kanunda suç olarak tanımlanması zorunludur. Bunun gibi, kanunda suç olarak tanımlanan eylemin cezası da, hükmün açıklanmasının geri bırakılması sınırları içerisinde kalmalıdır. Vasıflandırmada hata yapılmak suretiyle uygulanma imkanı bulunmayan suçlar için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi de merciin inceleme kapsamı içinde kabul edilmelidir. Esasen her iki inceleme bir yönüyle esasa müessir olarak kabul edilebilirse de, kanunun lafzı karşısında bu incelemenin aynı zamanda, şekli bir inceleme olduğunu söylemek mümkündür. Aksinin kabulü, kanunda suç olarak tanımlanmayan, tanımlanıp da kapsam dışında kalan eylemler için, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi ve bunun da herhangi bir incelemeye tabi tutulmaması sonucunu doğuracaktır ki, bu kanun koyucunun öngördüğü bir sonuç değildir. Bunun dışında, merciin, suçun sübutu ya da ceza miktarı itibariyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması sınırları içerisinde kalan eylemin vasıflandırması ile ilgili bir değerlendirme yapması mümkün değildir. Zira, bu tür aykırılıklar hükmün açıklanması durumunda temyiz ya da kanun yararına bozma yasa yollarının konusunu oluşturacaktır.
    Açıklanan nedenlerle, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının itiraz edilmeksizin kesinleşmiş olması halinde, merciince itirazen incelenebilecek aykırılıkların kanun yararına bozma konusu yapılabileceği, itiraz incelemesine konu olamayacak hususların ise, ancak hükmün açıklanmasından sonra yasa yollarına konu edilebileceği kabul edilmelidir.
    İncelenen dosya içeriğine göre; sanığın, üzerinde kendi fotoğrafı bulunan ancak O.. Ö..'ün kimlik bilgilerine göre doldurulmuş sahte nüfus cüzdan talep belgesiyle Sivas Nüfus Müdürlüğünden kayıp nedeniyle nüfus cüzdanı alarak, bu kimlikle Gemi Adamları Belgesi çıkartıp, Sivas Emniyet Müdürlüğüne pasaport almak için başvuru yaptığında yakalanması şeklinde gerçekleşen eylemlerinin, 5237 sayılı Kanunun 204/1, 43/1. maddeleri kapsamında zincirleme biçimde tek bir resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı nazara alınmadan, “Gemi adamları belgesine” ilişkin Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.09.2011 tarih, 2010/818 esas, 2011/672 sayılı kararıyla hükmün açıklanmasının geri bırakılması, diğer belgeler yönünden ise Dairemizin 20.10.2014 tarih, 2012/29658 esas ve 2014/16863 sayılı bozma ilamına konu olan, Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 06.05.2010 tarih, 2008/427 esas, 2010/293 sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verildiği anlaşılmakla, zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle, 5237 sayılı TCK'nun 204/1, 43/1. maddelerinin uygulanması sonucunda, asgari hadden ceza miktarı tayini halinde dahi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği cihetle; anılan dosyaların birleştirilerek kovuşturma yapılması gerektiğinin gözetilmemesi yasaya aykırı, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu itibarla yerinde görüldüğünden, Sivas 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 27.09.2011 tarih, 2010/818 esas, 2011/672 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde takdir ve ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın