Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2015/6425 Esas 2015/28182 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 09.07.2015Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 11. Ceza Dairesi
Esas No: 2015/6425
Karar No: 2015/28182
Karar Tarihi: 09.07.2015


11. Ceza Dairesi         2015/6425 E.  ,  2015/28182 K.

    "İçtihat Metni"

    Tebliğname No : KYB - 2015/186843

    Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.05.2015 gün ve 2015-10163/32140 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 04.06.2005 gün ve KYB. 2015/186843 sayılı ihbarnamesi ile;
    Resmi belgede sahtecilik suçundan sanık A.. G..’in, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 342/1, 80, 81/1 ve 71. maddeleri gereğince 10 yıl 12 ay ağır hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Isparta Ağır Ceza Mahkemesinin 18/11/2003 tarihli ve 1998/97 esas, 2003/243 sayılı kararının infazı sırasında, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun lehe hükümlerinin uygulanması talebi üzerine, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun uygulanmasının sanığın lehine olmayacağı gerekçesiyle talebin reddine dair Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 31/10/2005 tarihli ve 1998/97 esas, 2003/243 sayılı ek kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
    Isparta 1. Ağır Ceza Mahkemesince yeniden uyarlama talebi üzerine verilen 31/10/2005 tarihli ek kararın kesinleşmiş olması sebebiyle, bu karar üzerine infaz aşamasında aynı mahkeme tarafından verilen 05/1/2013 tarihli ve 2013/190 esas, 2013/344 sayılı ek kararın hukuken yok hükmünde olduğu düşünülerek yapılan incelemede,
    5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların
    birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa ya da cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden evrak üzerinden karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
    İncelenen dosya içeriğine göre, Cumhuriyet savcılığının talebiyle hükümlü hakkında Isparta Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14.09.2005 tarihinde, 1998/97 esas 2003/243 sayılı ek kararı ile uyarlama kararı verilmesinden sonra, sanık müdafiinin talebi üzerine aynı mahkemenin uyarlama konusunda verdiği 31.10.2005 tarihli ek kararının yok hükmünde olduğu cihetle, bu karara vaki kanun yararına bozma isteminin CMK.nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, Isparta Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14.09.2005 tarihinde, 1998/97 esas 2003/243 sayılı ek kararıyla; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca eylemin, tartışmasız olarak suç olmaktan çıkarılması, ceza sorumluluğunun kaldırılması veya belirlenen cezanın bir değerlendirme ve takdir gerektirmemesi hallerinde dosya üzerinden; mahkemece bir değerlendirme yapılarak suçun unsurlarının tayini, takdir hakkı kullanılarak cezanın belirlenmesi veya kişiselleştirilmesinin gerektiği durumlarda ise davaya katılan veya şikayetçiye de haber verilerek duruşma açılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinin 1. fıkrası uyarınca usulüne uygun şekilde duruşma açılıp anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca da 765 sayılı TCK ile sonradan 01.6.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın temel cezanın tayini ile bireyselleştirilmesine ilişkin tüm hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçlar denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenip, sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, dosya üzerinden karar verildiği anlaşılmakla, bu karara karşı kanun yararına bozma yoluna gidilip gidilmeyeceği hususunda gereğinin takdir ve ifası için dosyanın Adalet Bakanlığına gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.07.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın