Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/12416 Esas 2017/839 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 15.02.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/12416
Karar No: 2017/839
Karar Tarihi: 15.02.2017


11. Hukuk Dairesi         2015/12416 E.  ,  2017/839 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

    Taraflar arasında görülen davada ... 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08/07/2015 tarih ve 2014/377-2015/255 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili; müvekkilinin inşaat ve taahhüt işleriyle ilgili ticari faaliyette bulunduğunu, birçok proje gerçekleştirdiğini, ... ibareli 9, 35 ve 40. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 05.01.2011/647; ... ibareli 6, 11, 37, 39, 42 ve 43. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 26.12.2007/69127 ve ... ibareli 6, 11, 37, 39, 42 ve 43. sınıf ürün ve hizmetleri içeren 26.12.2007/69126 sayılı sektörde bilinen markaların sahibi olduğunu, davalının 2012/100568 numara ile 7. 9. ve 40. sınıf ürün ve hizmetleri içeren "..." ibareli marka tescil başvurusunun ilanı üzerine müvekkilinin ticaret unvanı ve iltibas ihtimaline dayanarak başvurunun reddi istemi ile itirazda bulunduğunu, itirazlarının önce Markalar Dairesi ve nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptaline, davalı adına tescil olunan markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı TPE ve davalı şirket vekilleri; savunmasında özetle; davacının "..." ibareli marka ve ticaret unvanı ile davalının "..." ibareli marka tescil başvurusu arasında başvuruda bulunan ürün ve hizmetler itibariyle ortalama tüketicileri iltibasa düşürebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal bir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının "..." ibareli markasının asıl ve ayırt edici unsurunun ... ibaresinden oluştuğu, anılan kelimenin kapsamındaki ürün ve hizmetler bakımından ayırt edicilik vasfının bulunduğu, davalı markasının konusu olan işaretin "..." ibaresinden oluştuğu, başvuru konusu işaretin davacının öteden beri kullandığı ve tescilli ... ibareli markalarının yeni bir versiyonu olduğu yönünde algı yarattığı, markalar arasındaki kısmi farklılığın anlamsal, görsel ve sescil olarak iki işaret arasında var olan genel izleminden doğan benzerliğin etkilerini geri plâna atmaya elverişli olmadığı, davacının markalarının kapsamında bulunan 9 ve 40. sınıftaki ürün ve hizmetlerin aynısının başvuru kapsamında da yer aldığı, öte yandan başvuru kapsamında bulunan 7. sınıf ürünler ile davacı markalarının kapsamında bulunan ürün ve hizmetlerin de aynı türden oldukları, ortalama düzeydeki alıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu derhâl ve hiç düşünmeden ilk bakışta algılamalarının mümkün olmadığı, marka ve işaretin birbirleriyle idarî ve ekonomik olarak bağlantılı şirketlere ait olduğu yönünde algılamada bulunulmalarının kaçınılmaz olduğu, davacının ticaret unvanının ayırıcı unsurunun da ... ibaresinden oluştuğu, başvuru ile davacı ticaret unvanının kapsamlarının örtüştüğü, başvurunun tescilinin davacı aleyhine haksız rekabet yaratacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPE YİDK kararının davacı itirazlarının reddi yönünden iptaline, davalı adına tescil olunan 03.12.2012 gün ve 2012/100568 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
    Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
    Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 3,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 15.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.












    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At