Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2015/12744 Esas 2017/835 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 15.02.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/12744
Karar No: 2017/835
Karar Tarihi: 15.02.2017


11. Hukuk Dairesi         2015/12744 E.  ,  2017/835 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ


    Taraflar arasında görülen davada ... 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/02/2015 tarih ve 2013/87-2015/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili, müvekkilinin ... esas unsurlu markası bulunduğunu, tescilli markasına dayanarak davalının 2010/40036 kod numaralı 212 ... ibareli marka başvurusuna itiraz ettiğini, ancak itirazının Markalar Dairesi Başkanlığı ve YİDK tarafından reddedildiğini, davalı başvurusunun müvekkili markasıyla iltibas yaratacağını, markaların kapsadıkları sınıfın birebir aynı olduğunu, alkollü içkilerin tütün ve tütün mamulleri ile ilişkili olduğunu, halk nezdinde marka sahibi firmalar arasında ekonomik-idari bir bağın mevcut olduğunun düşünüleceğini müvekkili markasının tanınmış marka olduğunu ve davalının kötüniyetli olduğunu ileri sürerek TPE YİDK kararının iptali ile dava konusu 2010/40036 sayılı marka başvurusunun reddine; dava konusu markanın tescil edilmiş olması halinde resmi marka sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı TPE vekili, YİDK kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
    Diğer davalı şirket vekili; her iki markanın da ... şehrinin isminden esinlendiği, müvekkilinin markasında rakamların bulunduğunu ve ayırt edici olduğunu, aralarında bağlantı olmadığı gibi karıştırılmasının da mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraf markaları karşılaştırıldığında markaların görünüş, okunuş ve anlamsal açıdan benzerlik taşımadığı, davacı adına tescilli ve itiraza dayanak olarak ileri sürülen markaların İSTANBLUE şeklinde olduğu, dava konusu markanın ise 212 ... şeklinde olduğu, markalar arasındaki ortak unsurun yazılış itibariyle “İSTANB” harfleri olduğu, İstanbul ibaresinin tek başına tek bir kişinin tekeline bırakılamayacak işaretlerden olduğu, bu sözcüğün ancak bazı eklerle birlikte ve birbirinden farklılaştırılarak tescilinin mümkün olduğu, davalı şirket tarafından “212” sayısı ile birlikte sözcük tescil ettirilmiş olduğu, ancak 212 sayısının da ... ilinin Avrupa yakasının telefon kodu olduğu, yani ayırt ediciliği düşük bir ek olduğu, bu halde ise davacı markaları ile benzer mahiyette olduğu, davacı markalarında İstanbul kelimesinin farklılaştırılmaya çalışılmış olduğu, dava konusu markada
    ise bu yönde bir çaba görülmediği, tüketicilerin rakamı söylemekten ziyade kolay telaffuz edilen unsura yönelmeleri ve “...” sözcüğüne yoğunlaşmalarının muhtemel olduğu, markaların tescilli oldukları veya tescil ettirilmek istendiği emtialar yönünden de bu denli benzerliğin karıştırılma ihtimali yaratacağı, tarafa markalarının 556 sayılı KHK m. 8/I-b anlamında karıştırılma ihtimali bulunduğu, davacının tanınmışlığa ilişkin delil sunmadığı gibi davalının kötüniyetli olduğunun da kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TPE YİDK'nın 11/2/2013 tarih 2013-M-251 sayılı kararının iptaline, davalı şirket adına tescil olunan 2010/40036 ''212 İstanbul'' ibareli markanın tescilli olduğu 34. sınıf yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
    Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir.
    Dava, davalının marka başvurusuna davacı tarafça yapılan itirazların nihai olarak reddine karar veren TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Davacının daha önceki tarihli ve tescilli ... ibareli markaları 34. sınıftaki emtialarda tescilli iken, davalı taraf da 2010/40036 kod nolu 212 ... ibareli markanın yine 34. sınıfta tescili için başvuruda bulunmuş, davacının benzerlik, tanınmışlık ve kötüniyete dayalı itirazları, YİDK tarafından reddedilmiştir. Her iki taraf da markasını yaratırken İstanbul ilinden esinlenmiş ise de, davacı “blue” ibaresini “İstan” ibaresine ekleyerek özgün bir marka yaratmış, davalı da “...” ibaresinin önüne “212” sayısını ekleyerek markasını farklılaştırmıştır. Bu haliyle İstanbul kelimesinin ayırt ediciliği zayıf bir kelime olması nedeniyle markaların ek unsurları ile farklılaştığı ve benzer olmadıkları sonuca varmak gerekir. Taraf markalarının tescil kapsamlarına bakıldığında her iki taraf markası da 34. sınıfta aynı emtialar yönünden tescillidir. 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca, tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkili olduğu ihtimalini de kapsıyorsa, itiraz üzerine başvurunun reddi gerekir. Her ne kadar her iki taraf markası da aynı emtialar yönünden tescilli ise de, davalı markasının önüne 212 ibaresini ekleyerek davacının markalarından farklılaştığı, ortalama tüketicinin davalı markasını görünce davacının tescilli markası ile bağlantı kurup ilişkilendirmeyeceği, markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b. bendi anlamında iltibas riskinin bulunmadığı gözetilerek ve dosya kapsamında alınan ilk bilirkişi raporundaki tespitler de dikkate alınarak bir sonuca varılması gerekirken yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı TPE vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.










    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At