Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2016/128 Esas 2017/830 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 15.02.2017Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2016/128
Karar No: 2017/830
Karar Tarihi: 15.02.2017


11. Hukuk Dairesi         2016/128 E.  ,  2017/830 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ



    Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/05/2015 tarih ve 2014/68-2015/234 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili; davalının müvekkili olduğu bankadan çek defterleri alarak gayri nakdi kredi kullandığını, çeklerin bir kısmının karşılıksız çıkması nedeniyle müvekkili bankanın ödemekle yükümlü olduğu karşılık tutarları ödediğini, ayrıca henüz ibraz edilmeyen çekler yönünden de riskin devam ettiğini ve bunlar için de zorunlu karşılık tutarların bloke edilmesi gerektiğini, işbu alacaklarının tahsili amacıyla başlattıkları icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına mahkum edilmesi ve bu tazminatın müvekkili bankaya ödenmesini ayrıca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı ...; borcun tamamına itiraz etmediğini, borç miktarının 7.000 TL olduğunu, bunun bir kısmının da bankaya ödendiğini, faizsiz bankacılık olması nedeniyle davacının faiz talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı arasında yapılan sözleşme gereği, davalının davacı bankadan almış olduğu çeklerden 10 tanesinin karşılıksız çıkması nedeniyle davacı banka tarafından hamillere asgari sorumluluk bedelinin ödendiği, davalı tarafından çeşitli tarihlerde bankaya yapılan ödeme mahsup edildiğinde bu miktarın 8.304,90 TL olduğu, banka sorumlu olduğu miktarı ödediğinden, ödemiş olduğu miktarı davacıdan talep etme hakkının olduğu, bankanın talep edebileceği kar payı mahrumiyetinin 1.150,82 TL, BSMV'nin 57,54 TL olduğu, davacının talep ettiği dört çek koçanı için 4.090 TL'nin depo edilmesi istemine yönelik taraflar arasında yapılan sözleşmede bir hüküm bulunup bulunmadığı hususunun sözleşme ibraz edilmediğinden tespit edilemediğini, davacının muhtemel zararları nedeniyle icra takibi yapma hakkı olamayacağı, alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatına da hükmedilemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile icra takibinin 8.304,90 TL asıl alacak, 976,37 TL kar mahrumiyeti ve 48,81 TL BSMV yönünden devamına, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
    Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
    1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
    2- Dava, itirazın iptali istemine ilişkin olup, İİK 67/2. maddesi uyarınca bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. Somut olayda, karşılıksız çıkan çekler için davacı Banka'nın ödemekle yükümlü olduğu miklarlar yıllar itibariyle belirli olduğundan likit olan bu tutar yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davacının icra inkar tazminatının reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, hükmün bu yönden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/02/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.






















    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın

    Yeni üyelere kısa süreliğine ve tüm paketlerde geçerli %45 indirim tanımlanmıştır. Şimdi ücretsiz üye olun ve tüm programları ücretsiz deneyin.

    Programlar Paneline Göz At