Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2018/3415 Esas 2019/5004 Karar

Yargıtay Karar Tarihi: 01.07.2019Orjinal Dili: TR
Yargıtay
Dairesi: 11. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/3415
Karar No: 2019/5004
Karar Tarihi: 01.07.2019


11. Hukuk Dairesi 2018/3415 E. , 2019/5004 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
    14. HUKUK DAİRESİ


    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 12/07/2017 tarih ve 2013/326 E- 2017/622 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine , istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nce verilen 26/04/2018 tarih ve 2017/1003 E- 2018/448 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
    Davacı vekili, taraflar arasında 27.02.2012 tarihinde akdedilen İpragaz Bayi devir sözleşmesi gereğince, müvekkilinin davalıdan işletmeyi devraldığını, bu sözleşmenin rekabet yasağını içeren 8.maddesinde; “Davalının Esenyurt İlçesi sınırları içinde hizmet verecek şekilde İpragaz dahil herhangi bir sıvılaştırılmış petrol gazı (LPG) dağıtım şirketlerinin doğrudan ve dolaylı olarak (Bağlı şirketleri, yan kuruluşları, akrabaları, ilişkili kişiler kanalı ile vs.suretle) ürününü satışa arzedemez, tanıtamaz, teşhir edemez, pazarlayamaz, bayisi ya da tali bayisi olamaz, bunları imal edemez/ettiremez, benzer ürünleri üreten, satan veya pazarlayan üçüncü kişi ve kuruluşların distiribitörü, bayi, acentesi, ortağı, vekili, komisyoncusu olarak veya başka sair sıfatla hareket edemez veya bunlara benzer herhangi bir teşebbüste bulunamaz. Bu yükümlülük rekabetin korunmasına dair mevzuat şartları çerçevesinde beş yıl süreyle devam eder.” denildiğini, aynı sözleşmenin 10.maddesinde, tarafların yükümlülüklerine aykırı davranması halinde 85.000,00 TL cezai şart ödenmesinin kararlaştırıldığını, davalının rekabet yasağına aykırı davranarak Esenyurt ilçesi sınırları içinde LPG satışı yaptığını, bunun üzerine cezai şartın ödenmesi için davalıya ihtarname keşide edildiğini, fakat ihtarnamenin tebliğ edilemediğini ileri sürerek 85.000,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, müvekkilinin sözleşmeye aykırı davrandığı iddiasının doğru olmadığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin rekabet yasağına aykırı olarak Esenyurt ilçesi sınırları içerisinde herhangi bir satış yapmadığını, ispat külfetinin davacıda olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
    İlk derece mahkemesince, davalının sözleşmeden sonra 29.02.2012 ve 21.03.2012 tarihlerinde Esenyurt ilçesinde LPG satışı yaptığı, satışa ilişkin faturaların sözleşmeden önceki döneme ilişkin olduğu ileri sürülmüş ise de, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı ve fatura içeriğinin usulüne uygun olmadığı dikkate alındığında bu savunmaya itibar edilmediği, kimse kendi muvazaasına dayanamayacağından faturaların mevcut haliyle kabul edildiği, dolayısıyla davalının rekabet yasağını ihlal ettiği, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın dosya kapsamı gözetilerek takdiren tenkis edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 30.000,00 TL cezai şartın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
    İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
    İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, dosya kapsamında bulunan 29/02/2012 tarihli fatura irsaliyeli fatura olsa da faturada teslim alanın imzasının bulunmadığı, irsaliyeli fatura ibaresinin bulunması ifanın tanzim tarihinde gerçekleştiği anlamına gelmeyeceği, faturanın aktin ifasından itibaren 7 gün içinde düzenlenebileceği ve 15/03/2011 tarihli faturanın ise ticari defterlere 21/03/2012 tarihinde kaydedilmiş olmasının fatura içeriği satışın kayıt tarihinde yapıldığı anlamına gelemeyeceği davacının başkaca delili de bulunmadığı, bu hali ile de davalının rekabet yasağına aykırı eyleminin tespit edilemediği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 01/07/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.









    Full & Egal Universal Law Academy

    Yorumlar (0)

    Bu karar hakkında ne düşündüğünüzü yazın!


    Bu karar hakkında yorum yapmak için lütfen giriş yapın